Polisiye sevenler bilir.
Sherlock Holmes bir soruşturmayı, bekçi köpeğinin havlamaması bulgusuyla çözer. (Silver Blaze)
Köpek havlamadığına göre katil tanıdıktır.
Bu durumu fon krizine de uyarlayabiliriz.
Denetleyici, düzenleyici kurumlara İngilizce'de 'bekçi köpeği (watchdog)' denir.
Bu kurumlar bir sorun gördüklerinde havlayarak alarm verirler.
Fon vurgunu devam ederken Türkiye'deki düzenleyici ve denetleyici kurumlar da harekete geçmemiştir (yani havlamamışlardır)
Çünkü hırsız tanıdıktır.
İşsizlik Sigortası Fonu ve diğer kamu fonlarının Takasbank'ta işlem yapması teknik açıklamalar ve likidite yönetimi kisvesiyle bir gerçeği gözden kaçırmamızı hedefliyor.
Bu mesele teknik bir detay değil, sınıfsal bir tercihtir.
İşçinin dişinden tırnağından artırıp biriktirdiği o primler, işini kaybedene, en ihtiyaç duyduğu zamanda çok görülüyor.
İlk 8 ayda 1 milyon 220 bin kişi başvurmuş, sadece 563 bin kişi ödeme almış.
İşini kaybeden her 100 işçiden sadece 46'sı işsizlik maaşı alabiliyor.
İşçiye çok görülen bu kaynak, özel fonların ve sermayenin sıkışıklıklarını sıfır riskle atlattığı konforlu bir can simidine dönüştürülüyor.
Meselenin özü bu kadar net.
Böyle yorumları okudukça gerçekten hayret ediyorum. Adamlar SPK onayı olmadan TEFAS'a fon açmış. Siz hala teknik olarak mümkün değil diye savunma yapıyorsunuz. Kör eşleşme 2008 krizinin patlak vermesinin en temel sebeplerinden biri. Kamu kaynağının kör eşleşmede ne işi var diye soruyoruz zaten
Takasbank, 'İşsizlik Sigortası Fonu üyemiz değil. Aracı kurumlar üzerinden işlem yapıyor' diyor.
Soru soruyu doğuruyor.
İşsizlik Sigortası Fonu, Takasbank'taki işlemlerini hangi aracı kurum üzerinden yapıyor?
İşsiz kalanlardan esirgenen kamu kaynakları ile kimler kör alanlarda işlem yapıyor?
Takasbank'ın açıklaması fecaat.
Plan Bütçe Komisyonunda kırdıkları potları kurtarmaya çalışıyorlar.
Çok söylenecek şey var ama özellikle İşsizlik fonu ile ilgili kısım daha çok izaha muhtaç.
(madde 4) İşsizlik Sigortası Fonu'nun başka bir yatırım fonunu özellikle seçerek fonlamasının mümkün olmadığını söylüyor.
'İşsizlik Sigortası Fonu Takasbank'ta işlem yaparken kimi fonladığını bilmiyor' diye savunma mı olur?
İşsizlik Sigortası Fonu gibi stratejik ve hassas bir havuzun, aracı kurumlar perdesi arkasında gizlenen hangi borçlulara kaynak sağladığının şeffaf olmaması kabul edilemez.
"Karşı tarafı seçemiyoruz" savunması, kurumsal denetim açısından bir mazeret olabilir mi?
Aksine bu savunma piyasada kimin kime para aktardığının denetlenemediği kör bir alanın varlığını tesciller.
Fon vurgununu geniş bir perspektifle analiz eden TİP PM Üyesi Nazır Kapusuz'un hesabı da engellenmiş.
Ucunun nereye gideceğine biz karar veririz diyen zihniyet, mağdurların sesi olanları, bu çarpık düzeni ifşa edenleri hedef almaya devam ediyor.
Daha öğlen paylaşımlarımızı yetkilileri etiketleyip sesimizi kıstırmayın demişti.
@erdematahan95 Gördüm evet. TMSF ve DASK da aynı düzenleme ile, işsizlik sigortası fonu gibi sermaye piyasalarında işlem yapabiliyorlar. İşsizlik sigortası fonu gibi düzenli açıklamaları olmadığı için onların durumunu göremıyoruz. DASK'ın 2025 yılı faaliyet raporu bile ortada yok.
DEPREM GÜVENCESİ FONLARDA ERİDİ Mİ?
Türkiye Sigorta skandalı tartışılırken, sigortacılık sektöründe cevap bekleyen başka bir dosya var: Türk Reasürans ve teknik işleticiliğini yürüttüğü DASK’ın kaynaklarının, Q Yatırım Bankası ve Allbatross bağlantılı işlemler nedeniyle yaklaşık 10 milyar TL zarara uğratıldığına dair çok ciddi iddialar var.
Konuya ilişkin bir inceleme raporunun SEDDK’da bekletildiği öne sürülüyor.
Buradan soruyoruz:
• Yaklaşık 10 milyar TL’lik kayıp iddiası doğru mu?
• DASK ve Türk Reasürans kaynakları hangi işlemlerde, kimlerin kararıyla değerlendirildi?
• Bu işlemler hangi denetimlerden geçti?
• Bir inceleme raporu hazırlandı mı? Hazırlandıysa hangi bulgulara ulaşıldı, ne işlem yapıldı?
İddia doğru değilse belgeleriyle çürütün.
Doğruysa kaybı, sorumluları ve yapılan işlemleri açıklayın.
Vatandaşın deprem güvencesi hakkında cevap bekliyoruz.
@KeloglanBM Hocam Takasbank Genel Müdürü Tera'ya son haftaya kadar teminat karşılığı kaynak kullandırdıklarını itiraf etti. İşsiz kalana vermemek için kırk takla attıkları kamu kaynaklarının bu sisteme dahi edilmesi başlı başına yeterli bir skandal.
Takasbank'ın açıklaması fecaat.
Plan Bütçe Komisyonunda kırdıkları potları kurtarmaya çalışıyorlar.
Çok söylenecek şey var ama özellikle İşsizlik fonu ile ilgili kısım daha çok izaha muhtaç.
(madde 4) İşsizlik Sigortası Fonu'nun başka bir yatırım fonunu özellikle seçerek fonlamasının mümkün olmadığını söylüyor.
'İşsizlik Sigortası Fonu Takasbank'ta işlem yaparken kimi fonladığını bilmiyor' diye savunma mı olur?
İşsizlik Sigortası Fonu gibi stratejik ve hassas bir havuzun, aracı kurumlar perdesi arkasında gizlenen hangi borçlulara kaynak sağladığının şeffaf olmaması kabul edilemez.
"Karşı tarafı seçemiyoruz" savunması, kurumsal denetim açısından bir mazeret olabilir mi?
Aksine bu savunma piyasada kimin kime para aktardığının denetlenemediği kör bir alanın varlığını tesciller.
Her gün onlarca kez üst ve en üst makamlar etiketlenerek paylaşımlarım onlara sunuluyor.
Eskiden “ihbar” nitelikliydi şimdikiler iyi niyetli “bak bu işin doğrusu burada” demeye çalışıyor.
Sevgili takipçiler iyi niyetinizi anlıyorum ama iktidar ile bizim ilişkimiz öyle bir şey değil.
Son 1 ayda 4 mahkeme kararım var.
Lütfen etiketlemeyin daha az mahkeme kararı ile yazabildiğimiz kadar yazabilelim.
Üst makamların derdi bu işin doğrusu nedir öğrenmek değil ki doğrusu nedir diyen kanalları/hesapları susturmak.
Bunu ilk duyduğumda “olmaz çünkü TAKASBANK’ta sadece finansal kuruluşlar borç alma/verme hakkına sahipler” demiştim.
İnan Mutlu bu düzenleme ile İşsizlik Fonu’na da bu hakkın verildiğini ortaya çıkarmış.
İktidar kanalı fon tasfiyesinde “kamu kaynakları” kullanılmayacak demişti, ancak bırakın tasfiyeyi, soygun sisteminin, Takasbank, Türkiye Hayat Sigorta ve İşsizlik fonu ile beslendiğini de görüyoruz. Burada mesele hem kamu zararı hem de fon sisteminde kaynak sağlayıcı olma durumu.
Belki bu kaynaklar aktarılmasa bu sistem daha erken çökecek ve çok daha az insan mağdur olacaktı.
Çalışanların maaşlarından kesilerek oluşturulan bu fonun sadece 1/3’ü işsizlik ödeneği olarak ödeniyor.
Fon maaş kesintileriyle elde ettiği gelirleri ezici bir çoğunlukla işverene destek olarak yeniden dağıtıyor.
Örneğin MESEM adı altında 15 yaşındaki gençleri günde 11-12 saat haftanın 6 günü çalıştırmanın karşılığında ödenen asgari ücretin 1/3’ü tutarı bu fondan karşılanıyor.
15 yaşındaki çocukların, işsizlerin hakları meğer Emre Tezmen’lerin kaynağı olmuş
'İşsizlik Sigortası Fonu, Takasbank üzerinden fonlara borç veriyor' dediğimde inanmayanlar oluyor.
2022'de bir CB kararı ile Kamu Haznedarlığı Yönetmeliği'ne şu fıkra eklendi.
(6) (Ek:RG-19/1/2022-31724-CK-5126/1 md.) İşsizlik Sigortası Fonu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve Doğal Afet Sigortaları Kurumu, ikinci fıkrada sayılan araçlara ek olarak organize para piyasalarında TL cinsi borç verme işlemlerini yurt içinde yerleşik tüm bankalar ile 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu gereğince faaliyet gösteren aracı kurumlar aracılığıyla yapabilir
Sadece İşsizlik Sigortası Fonu değil, TMSF ve Doğal Afet Sigortaları Kurumu da birikimlerini bu şekilde kullanabilir.
İşsizlik Fonu, düzenleme hayata geçtikten bir buçuk yıl sonra Takasbank üzerinden borç vermeye başladı.
Aşağıda fonun aylara göre, Takasbank'a portföyünün ne kadarını yatırdığını gösteren grafik var.
İlginç olan Şimşek'in 'fonlarda manipülasyon yapıldığını biliyoruz' açıklaması yaptığı dönemde, İşsizlik Fonu Takasbank'taki işlemlerini sıfırlıyor.
Mart 2026'da yeniden başlıyor. Eylül ayında fonun toplam portföyünün yüzde 0,43 yani 3,8 milyar lirası Takasbank'ta.
Gönüllü iade ricası işlemiyor.
Fahiş kazanç elde eden 9 kişi 2 milyar lirayı gönüllü iade etmiş.
SPK, TMSF ve Başsavcılığının ricalarını ciddiye alan pek olmamış.