Fıransız işğalinde'mi kalmış ki ?
İdris-i Bitlis’i tepesine
Pierre Loti denilen eşcinselin adını chp 1934’te vermiş...!
Eyüp Sultan semtindeki İdris-i Bitlis’i tepesinin önce ki adıyla değiştirilsin diyoruz....!!!
Cumhurbaşkanı @RTErdogan bugün çok mühim bir tarih çıkışı yaptı.
Türkleri İSLAMSIZ BİR MİLLET haline getirmeye teşebbüs etme tehlikesine dikkat çekti:
"Selçukluyu, Osmanlıyı yok sayıp eski Türk tarihinden tek hamlede Cumhuriyet’e atlayan tarih okumalarını da kesinlikle iyi niyetli bulmuyoruz. Bunlar Türkiye’yi ve Türk milletini asli kimliğine yabancılaştırmaya çalışan ruhsuz, köksüz ve hatta İslamsız bir millet hayali gören son derece tehlikeli, son derece art niyetli toplumsal mühendislik projeleridir.”
1830'lara kadar eşlerinin boynuna kement takıp hayvan pazarlarında satan İngiliz'i TAKLİT edip KADINI AÇANLAR dünyaya nizam veren Alparslan'ın, Yavuz'un varislerine UTANMADAN gerici diyor. Biz geri kalmadık. Sadece sizin kadını TEŞHİR EDEN ahlaksız yaşam tarzınızı reddediyoruz.
Bütün annelerin, babaların beni çok ama çok dikkatli dinlemesini rica ediyorum.
Birkaç gündür Özbekistan’dayım. Semerkant, Buhara ve Taşkent’i geziyorum. Hava sıcaklığı 40 derecenin üzerinde. Buna rağmen sokaklarda açıklık saçıklık yok; edep var, haya var.
Türkiye’de ise şu an sadece bir “açıklık-saçıklık” değil, çıplaklık ve teşhir var.
Bunun birçok sebebi var. Fakat bugün özellikle bir konuya dikkat çekmek istiyorum.
İsmini bile ağzıma almak istemediğim bir müzik grubu var. Konserlerinde üzerlerinde elbise yok, ahlaksızlığın her türlüsü var ve konserleri 12-15 yaş arası çocuklarla dolu.
Son zamanlarda birçok anneden, “Hocam, çocuğuma söz geçiremiyorum. O grubun giydiği kıyafetleri istiyor.” diye mesajlar alıyorum.
İstenen kıyafetler şort bile değil; mahremiyeti hiçe sayan, çıplaklığı özendiren kıyafetler…
Erkek çocukları ise bu grup yüzünden kimlik bunalımı yaşıyor. Bu gruba bakıp kızlar gibi davranan erkek çocukları ortaya çıkıyor.
Bu küçük bir mesele değil. 30 bin, 50 bin kişilik konser alanları ağzına kadar çocuklarla doluyor.
Bu konserlerin yapıldığı meydanlar kimin? Belediyelerin, devletin.
Peki siz buna nasıl izin veriyorsunuz?
Bunun sadece bir konser meselesi olmadığını, gençliğin zihnini ve ahlakını şekillendiren büyük bir kültürel etki olduğunu görmüyor musunuz?
Allah’ın emirleri ortada, Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) ikazları ortada. Biz Müslümanız.
Peygamberlere muhabbet etmiş, evliyalara yurt olmuş bu topraklarda böyle bir ahlaksızlığa nasıl izin veriyorsunuz?
Buradan bütün yetkililere sesleniyorum:
Bu çocukların hâlini görmüyor musunuz?
Bugün bu ahlaksızlığın içinde büyüyen bir çocuğun kalbine yarın edebi, hayayı ve iffeti nasıl yerleştireceğiz?
Ben bir Müslüman olarak, vicdan sahibi herkesi bu ahlâkî yozlaşmaya karşı ses yükseltmeye davet ediyorum.
Bu videoyu yetkililere ulaştırın. CİMER’e yazın. Sosyal medyada gündem yapın.
Bu konserler yasaklanmalı. Eğer bu kanunen mümkün değilse, en azından 18 yaş sınırı getirilmeli.
Nasıl ki millî güvenliği tehdit eden durumlarda sosyal medya hesapları kapatılıyorsa, bugün bu grubun yaptığından daha büyük bir millî güvenlik sorunu yoktur. Bu grubun hesapları kapatılmalı, bu ahlaksızlığa dur denilmelidir.
Çünkü bugün zehirlenen sadece birkaç çocuk değil, geleceğimizdir.
Bakın, bir insanın namaz eksiği olabilir, ibadet eksiği olabilir. Bunlar zamanla telafi edilebilir. Ama bir çocuğun ruhundan edep alınırsa, haya alınırsa, iffet alınırsa, ahlak sökülüp atılırsa; onu yeniden inşa edemezsiniz.
Lütfen bu meseleyi gündem yapın.
Hep birlikte çocuklarımızın edebini, hayasını ve ahlakını koruyalım.
Bu ahlâkî yozlaşmaya “Dur!” diyelim.
Rabbim evlatlarımızı insî ve cinnî şeytanlardan muhafaza eylesin.
Darbeci generali alnından vurarak darbenin seyrini değiştiren Ömer Halisdemir’e,
Köprüde sorun büyük orayı almamız lazım diyerek vatandaşları köprüye yönlendiren ve oğluyla beraber şehadete eren Erol Olçok’a,
Burası Çanakkale’dir diyerek halka cesaret verdiği sırada şehit olan İlhan Varank’a,
Tankların ve askerlerin dışarı çıkmasını engellemeye çalışırken girdiği çatışmada şehit edilen Albay Sait Ertürk’e,
Köprüde polisin gitmeyin vurulursunuz uyarısına, “Ben giderim abi, öleceksek adam gibi ölelim” diyen Mehmet Ayaz’a,
Sağır ve dilsiz oluşunu vatan müdafaası için engel görmeyen şehidime, Erhan Dündar’a,
Köprüde askerlerin ateş açmasına rağmen tankın üzerine doğru koşan ve o esnada şehit edilen Sevgi Yeşilyurt’a,
Tankların altına yatan Metin Doğan’a, Sabri Ünal’a,
Darbecilerden ele geçirilen tankı 2 dakika içinde kullanmayı öğrenen ve tankı darbecilerin üstüne süren Mehmet Köse’ye,
Uçaklar kalkamasın diye tarlasındaki mahsulü yakarak uçakların kalkışını engelleyen Hicabi Bitik’e,
Darbe girişiminin en genç şehitleri, 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım’a, 16 yaşındaki Abdullah Tayyip Olçok’a, Engin Tilbaç’a,
“Halk korku içinde” diyerek haber yapan muhabire bağırarak “Yalan söyleme halkın korkusu yok halk burada” diyen kahramanlara,
Çocuklarım babasız da büyür ama vatansız büyüyemez diyerek cepheye koşan bütün yiğitlere MİNNETTARIZ...
Onlar namusumuzu çiğnetmediler, vatanımızı böldürtmediler, bayrağımızı indirtmediler, ezanımızı dindirtmediler.
Allah 15 Temmuz ruhunu ebediyete kadar diri kılsın...
15 Temmuz gecesinde kahpece şehit edilen,
Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı'nın Hilal Bıyıklı,Yiğit Bozkurtları,
mekanınız cennet olsun.
Bu Millet siz yiğitlerini unutmayacak.
#15Temmuz#15TemmuzDestanı
@tugberk37 Ak parti bu olaylar yüzünden önümüzdeki seçim çok büyük cevap alacak müslümanlardan bu kudurukların itini feministini lpgli sini yasayla koru ama sana oy veren Müslümanlara bir tane bile yasa yapma bu millet bunun cevabını sandıkta çok kötü verecek
PİYERLOTİ İSMİ SİLİNSİN EYÜP SULTAN’DAN!
Piyerloti ismi silinsin Eyüp Sultan’dan.
Her yerinden İstanbul’un…
Bu adam Fransız istihbaratının adamı.
Bu adam adam değil, eş@insel bir s@pık!
Eyüp Sultan: Efendimizin (sav) emaneti bize! İstanbul’un manevî gökkubbesi.
Böyle bir adamın adının bu kadar kutlu bir mekâna verilmesi bu topluma bir tecavüzdür!
Artık yeter!
Tecavüz yok edilmeli!
Piyerloti ismi her yerinden kazınmalı İstanbul’un!
@RTErdogan@DIBSafiArpagus
https://t.co/uuwH9sEXjx
Erzurum belediyesi, Türkiye’de ilk kez başıboş köpekleri laparoskopik yöntemle kısırlaştırma yapıyormuş.
Yetmez, bence köpek çiftliklerine robotik cerrahi ünitelerin falan kurulmalı.
Belediyeler yarışıyor birbiriyle, köpeklere kim daha çok para harcayacak diye.
Avrupa’da ve ABD’de sahibi çıkmayan köpekler kısa sürede uyutuluyor.
Çünkü ülkenin kaynaklarını hiç bir ekonomik değeri olmayan köpek çiftliklerine harcamak istemiyorlar.
Ancak insanlar uygun fiyatla kaliteli proteine ulaşabilsin diye büyükbaş ve küçükbaş hayvan çiftliklerine verilen devlet destekleri Türkiye ile kıyas bile edilmez.
Bakalım Türkiye bu saçma sapam köpek kutsayıcılığından ne zaman vaz geçecek!
Merak ediyorum Erdoğan'dan önce bu ülke "yönetilemiyor" bahanesiyle bu kadar çok kendisinden nefret duyulan ve düşmanlaştırılan başka bir lider oldu mu!?
Şahsen ben Adnan Menderes'in sahte belgeler üretilerek asılması hariç, hiçbir liderin Erdoğan kadar, organize halinde düşmanlaştırılıdığını ve bir nefret objesi haline dönüştürüldüğünü hatırlamıyorum.
Üstelik yetmiş sente muhtaç olduğumuz dönemleri yaşayan ve küresel tefecilerin eline düştüğümüz o sıkıntılı günlere şahitlik etmiş olan biri olarak hatırlamıyorum.
Hâlbuki Erdoğan, hiçbir liderin cesaret edemediği, azınlığın çoğunluğa tahakkümünü kaldırmış bir lider olmasına rağmen hâlâ toplumun bir kesimi tarafından neden düşmanlaştırılıyor!
Bunun sebebi Erdoğan'ın ülkeyi iyi yönetemiyor olmasından değil elbette, öyle olmuş olsaydı, kendisinden önce Türkiye'yi iflasa sürükleyen liderlerden çok daha fazla nefret etmeleri gerekirdi.
Bunların dertleri başka, delikanlı gibi çıkıp biz Erdoğan'ı İslâmî hassasiyetleri olan bir insan olduğu için sevmiyoruz, bu yüzden ondan nefret ediyoruz, isterse ağzıyla kuş tutsun yine de ondan nefret etmeye devam edeceğiz deme cesaretini gösteremiyorlar.
Erdoğan'ın 23 yılda yaptıklarını seküler zihniyete sahip olan biri yapabilmiş olsaydı, Türkiye'nin her tarafına putlarını dikerlerdi.
Bunun adı edepsizliktir, hayasızlıktır, iffetsizliktir. Sokakta artık açıklık saçıklık değil, çıplaklık var.
Önce şunu açık söyleyeyim:
Tesettür konusunda eksikleri olan kardeşlerimiz var. Belki onların kalbi bizden daha temizdir. Nitekim çok edepli, iffetli, dua eden kardeşimiz var.
Onların tesettür noktasındaki kusuru kendileri ile Allah arasındadır.
Biz o kardeşlerimize dua ediyoruz: Rabbim gönüllerine tesettürün güzelliğini tam manasıyla nasip eylesin.
Benim söylediğim şey bambaşka…
Bugün sokaklarda, sosyal medyada, reklamlarda, dizilerde açıklık değil, teşhircilik var.
Şorttan kısa kıyafetlerle sokaklarda geziyor bazıları. Bunun adı çağdaşlık değil, hayasızlıktır. Biz kendi annelerimizi evin içinde bile pijamalı görmedik.
Bakın, bir toplumda edep ölürse arkasından merhamet ölür, sadakat ölür, aile ölür, güven ölür. Zaten çoğu da ölmüş durumda. Çünkü ahlak, bir toplumun süsü değil; taşıyıcı kolonudur. Kolon çürürse bina ayakta kalmaz. Zaten bina neredeyse yıkılmış durumda.
Bakın, geçen bir arkadaşımız dedi ki:
“Çocuğa elbise almaya gittim. Kız çocuğu, erkek çocuğu fark etmiyor; kısacık elbiseler vardı. Normal bir elbise bulamadık.”
Siz bunları üretirken hiç utanmıyor musunuz? Bu çocukları neye alıştırıyorsunuz?
Çocukları küçük yaşta beden odaklı bir kültürün içine çekiyorsunuz. Sonra da “Neden gençlik bozuluyor?” diye soruyorlar. Çünkü bir nesli ayakta tutan şey sadece eğitim değildir; hayadır.
Tarih boyunca ahlakını yitiren hiçbir medeniyet ayakta kalamadı.
Roma da böyle çöktü, Endülüs de böyle zayıfladı. Çünkü ahlaki çürüme başladığında toplum önce utanmayı kaybeder, sonra vicdanını kaybeder.
Bu yüzden mesele sadece bireysel tercih meselesi değildir. Sokakta, televizyonda, sosyal medyada sürekli teşhir edilen çıplaklık; çocukların psikolojisini, aile yapısını ve toplumun ahlakını doğrudan bozuyor.
Nasıl ki uyuşturucuya, kumara ve şiddete sınırlama getiriliyorsa; toplumu ahlaken çürüten teşhircilik kültürüne karşı da ciddi tedbirler alınmalı. Çünkü özgürlük, başkasının iffetini, huzurunu ve neslini bozma hakkı değildir.
Anne-babalar… Evlatlarınıza sahip çıkın. Sokaklardan koruyun. Sosyal medyanın karanlık bataklığından koruyun. Onlara kul olduklarını hatırlatın, günahı hatırlatın, kalplerine Allah korkusu bırakın.
Ve devletimiz şunu görmeli:
Bir toplumu ayakta tutan sadece ekonomi değildir. Ahlakı çöken bir milletin teknolojisi de olsa huzuru olmaz.
Bu yüzden televizyonlarda, dijital platformlarda ve sosyal medyada teşhirciliği özendiren içeriklere karşı ciddi hukuki yaptırımlar uygulanmalı.
Sokakta teşhircilik yapanlara karşı da caydırıcı bazı tedbirler alınmalı.
En önemlisi de çıplaklığı normalleştirenlere karşı toplumsal bir tepki oluşmalı. Yani onlara sırtımızı dönmeliyiz. Gerçekten bu toplumun ahlakını bozan insanlardan uzak durulmalıyız.
Rabbim bu toplumu hayasızlığın fitnesinden muhafaza eylesin.
Bir çocuğumuzun daha göz göre göre başıboş sokak köpekleri tarafından parçalanarak, hunharca öldürülmesine tahammülümüz kalmamıştır.
İlgili kanunun gereğini yapmayarak çocuklarımızın ölümüne davetiye çıkaran, köpek sahipleri ve yöneticiler, bu saldırılar sonucu meydana gelen ölümlerden 1. Derecede sorumlu olmalı ve “adam öldürme” suçundan yargılanarak en ağır şekilde ceza almalı ve hapse mahkum edilmelidir.
Sahipsiz köpekleri toplayıp barınaklara götürmekten ve böyle bir imkan yoksa “uyutmaktan” başka çare yoktur.
Üniversiteler kedi-köpek barınağı değildir !
Mezarlıklar, sokaklar, karayolu kenarları, avm, marketler, kafeler
Türkiye yüksek kuduz riskli ülke sınıfındayken, halimize bakın !
Harran Üniversitesi, öğrencisinin köpek saldırısıyla ölümünden sonra şimdi de kedi peşine düşmüş , İTÜ de aynı, Harran da !
@Mehmetali_Onel Torununa bakan biri olarak site içerisindeyseniz rahatsınız köpek yok fakat bu seferde kedi besliyenleri nereye koyacağız bankların yanına olur olmaz heryere mama döküyorlar uyarınca hemen kavga moduna geçip hayvanları sevmiyorlar diyerek yaygara
Bir çocuk daha başıboş vahşi köpeklere yem oldu, acı içinde can verdi!
Van’ın Saray ilçesinde evlerinin önünde oyun oynarken başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan 5 yaşındaki #HamzaÖzsoy hayatını kaybetti, 9 yaşındaki kuzeni yaralandı.
Yıllardır bu ilkelliği yazıyoruz, anlatıyoruz!
Üç beş ruh hastası köpekçiyi memnun etmek uğruna çocuklar köpeklere yem ediliyor!
Bir ülkenin idarecileri için bundan daha büyük bir utanç olabilir mi!
@TC_icisleri , @TCTarim , @adalet_bakanlik, valilikler ve elbette belediyeler görevini yapmış olsaydı bu çocuk köpeklere yem olmayacaktı.
Vahşi bir köpeğin dişleri arasında acı içinde can veren bu çocuğun hesabı bütün devlet idarecilerinin yakasındadır.
Yeter artık!
Yarından tezi yok, sokaklarda bir tane bile başıboş köpek kalmamalıdır!
Türkiye, örneği sadece Hindistan’da görülen bu utançtan ve ilkellikten derhal kurtulmalıdır!