İdeolojik romantizmin hakikati nasıl çarpıtabildiğine dair harika bir örnek :) Bahsettiği dönem “demokratik” değildi; vesayetçi seçkinciliğin şekilsel demokrasiyle cilalanmış bir versiyonuydu.
Başbakan astılar bu topraklarda, muhtıralarla seçilmiş hükümetleri devirdiler, anayasayı askıya aldılar, postmodern darbe yaptılar, toplumun majör çoğunluğunu sistemin dışında bıraktılar.
“Kusurlu demokrasi” dediği şey, küçük bir grubun diğerleri üzerinde kurduğu tahakküm düzeniydi. O dönemlere rahmet okumayacağız. Avrupa bile artık kendini sorgulamaya başlamışken, bizimkiler hala sırtını Batı’nın 90’lar referansına yaslıyor. Müthiş bir kolonyal aşağılık kompleksi.
Üsküdar, AK Parti sosyal belediyeciliğinin vitrin ilçesiydi; mesela tek başına “Nevmekan” konsepti ile kamusal alanı yeniden tanımlayıp, kültürü en konforlu haliyle halka açmış; “millet kıraathanelerine” ilham olmuştu. Bugün “bilgilendirme maili atmış olmanın” övüldüğü vasat bir yönetim anlayışına mahkum edildi. Hizmetin yerini retorik, vizyonun yerini makyaj aldı. Bu yalnızca bir siyaset erezyonu değil, kamusal sorumluluktan da ideolojik bir kopuş aslında.
Şimdi bastıkları “şantiye rehberini” kapısına kilit vurulan hizmetlerin tatlı bir hatırası olarak saklayabiliriz. Geçmiş olsun.
İftara 5 Kala 💛
Önceki dönem Genel Merkez Gençlik Kolları MYK üyemiz @OsmanTomakin, önceki dönem İl Gençlik Kolları Başkan Yardımcımız @aenesnas, önceki dönem İl Yönetim Kurulu Üyemiz @elifsahinn19 ve Gençlik Kolları İlçe Başkanımız @barisclik34 ile birlikte, iftara evine yetişemeyen vatandaşlarımıza “İftara 5 kala” diyerek biz yetiştik.
📍Üsküdar Sahil
#AşkınAdıÜsküdar
AK Parti İstanbul Önceki Dönem İl Gençlik Kolları Başkanımız Sn. @OsmanTomakin, AK Parti İstanbul Önceki Dönem İl Yönetim Kurulu Üyemiz Sn. @elifsahinn19 ve Önceki Dönem İl Gençlik Kolları Başkan Yardımcımız Sn. @aenesnas'ı misafir ettik.
Nazik ziyaretleri için teşekkür ederim.
Kartal 7. Olağan Gençlik Kolları Kongremizi gerçekleştirdik.
Gençlerimizin enerjisiyle, İstanbul’umuzu ve Kartal’ımızı daha güçlü yarınlara taşımak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.
Hayırlı olsun. ✅
#GeleceğeYönVer
Onlara “sanatçı” dedik durduk, oysa çoğunun yaptığı iş sadece toplumu eğlendirmekten, oyalamaktan ibaretti. Güldük, eğlendik, oyalandık. Sayemizde ünlendiler, çok sevildiler; çıktıkları her sahnede aldıkları alkışın bağımlısı oldular, sonunda kendilerini birer “aydınlanma meşalesi” sandılar.
Yollarda otobüsler, metrolarda merdivenler alev alıyor. Haftalardır Kartal’da, Maltepe’de çöpler toplanmıyor. İstanbul’dan Mardin’e gittiği sürede biz iki yaka arasında köprüyü geçemiyoruz.
İstanbul’dan başka her konuda fikri var. Bambaşka bir arsızlık seviyesi. Çok başka.
Musk ve Trump, “halkın kümülatif sesi” karar verici olacak iddiasıyla yola çıkarken görünürde eski elitleri devirmiş olabilirler; ancak onların yerine kendi algoritmaları, kendi doğruları ve kendi öncelikleriyle kurulu yeni bir “dijital aristokrasi” inşa ediyorlar.
Yıllardır ekonomi Nobellerinin çoğu, mevcut piyasa düzenini alkışlayan yani “Kutsal neoliberal sahne” olarak bilinen o rahat koltukta oturuyor.
“Acaba başka bir şey denesek mi?” diyen fikirler ise Nobel kürsüsüne geldiğinde ya hiç ödüllendirilmiyor ya da kibarca “sonraki sefere” denilerek öne çıkmaları engelleniyor.
İdealize ettikleri rejim simülasyonunun zemininde ne hakiki bir demokrasi ne de adil bir hukuk harcı var. Dayattıkları hayat tarzının harcında ne bireysel özgürlük alanı ne de eşit yurttaşlık teminatı var.
İkna etmeye çalışmakla vakit mi kaybedeceğiz, terörle mücadeleye tavizsiz devam mı edeceğiz?