BEN KİMİM? BİZ KİMİZ?
“Sen kimsin?” diyorsunuz ya…Ben size slogan yerine veriyle anlatayım kim olduğumu:
Babasının soyadıyla siyaset yapmayan, küresel fonlarla parti kurmayan, arkasında medya, holding, bütçe omadan bir avuç inanmışla yola çıkan sıradan bir Türk çocuğuyum.
Çift vatandaşım. İstesem askerlikten kaçınmanın yolunu da bulurdum. Bulmadım. Şırnak’ta askerliğimi yaptım ve arkadaşlarımı gözlerimin önünde şehit olurken gördüm.
Gelelim “Ne yaptın?” sorusuna:
1) İklim kanunu süreci
Bir milyondan fazla imzayı topladık ve Meclis’e sunduk.
(Bunu bir avuç inanmış insanla yaptık.)
2) Aşı ve korona dayatmaları döneminde (2020–2021) “Anayasal haklar” dedik.
Zorunlu uygulamalara karşı açıkça davalar açtık, mitingler yaptık.
Siz anayasanız çiğnenip tıpış tıpış aşı olmaya giderken, susarken biz sizin çocuklarınızın geşeceği adına da konuştuk.
3) Nakitsiz toplum kölelik getirecek diyerek İLK EYLEMİ market önünde yaptık.
Market önünde çıktım, “Bu bir kölelik altyapısıdır” dedim.
Siz o gün alay ettiniz.
İşte siz de busunuz!
4) Veri güvenliği krizi
“Kimlik bilgileriniz çalınabilir” diye önceden uyardık.
Muhalefete kadar söyledik
Sonra veriler sızınca… herkes akıllandı.
5) 2024 – C31K uyarısı
Adını koyarak söyledim: C31K.
“Bu yapı büyüyecek, tehlike olacak” dedim.
“Polis çocukları hedef olabilir” dedim.
Kayıt var. Tarih var. Uyarı var.
6) 2025 – Sonuçlar
Bugün konuşulanların çoğu, dün bizim söylediğimiz şeyler. Bir de kalkıp diyorsunuz ki: “2589 imza almış…”
Evet.
Cumhurbaşkanlığı adaylığında 2589 imza. Teşkilatsız, parasız, reklamsız ve SANSÜRLÜ.
Sıfırdan buralara...
Ve açık söylüyorum:
O imzaların bir kısmının bile kaybolmuş olabileceğini düşünüyorum.
Ama mesele sayı değil. Mesele, bu şartlarda neyi başardığın.
Şimdi beni alıp devasa bütçeli, küresel bağlantılı partilerle kıyaslıyorsunuz. Koyun bakalım onları benim şartlarıma:
Ne teşkilat, ne medya, ne para…
Yapabilecekler mi?
Duruşum ortada. Biz bir avuç insanla, inançla bu işi yaptık.
Peki siz ne yaptınız?
Alay ettiniz.
Küçümsediniz.
Aşağıladınız.
Başka?
O yüzden rahatsızsınız.
Ve şunu da net söyleyeyim:
Bu saatten sonra benim partim tabela partisi olarak kalsa bile…
hiç mühim değil.
Mesele, sıfırdan gelmiş bir insanın ortaya koyduğu vizyon.
Ortaya koyduğum şey bir parti tabelasının çok çok ötesinde…
Bir bakış açısı. Bir uyarı. Bir duruş.
#SONDAKİKA
ÖZEL HABER: "KOMPLO" DEDİĞİNİZ HER ŞEY GERÇEK MİYDİ?
İNSANLIĞA KARŞI SAVAŞIN BELGELERİ!
Yıllardır "hurafe" ya da "komplo teorisi" denilerek dalga geçilen, kulak ardı edilen ne varsa gün yüzüne çıkıyor.
Küresel elitlerin, insan neslini ve doğayı hedef alan sinsi planları artık gizlenemez boyutta.
Uyuyan bir toplumu sarsacak, zihinlerdeki prangaları kıracak o gerçeklerle yüzleşmeye hazır mısınız?
KARANLIK AYİNLER VE KAYBOLAN ÇOCUKLAR
Deprem felaketlerinde sağ kurtarıldığı halde sırra kadem basan çocuklar.
Yurt dışına kaçırıldıkları iddiaları belgelerle doğrulanıyor mu?
"Bebek ve çocuk istismarı üzerinden beslenen o karanlık yapılar bir hayal ürünü değil miydi?" sorusu artık daha yüksek sesle soruluyor.
Siyasetten medyaya, sanattan bilime kadar her alana sızmış bu "şeytani sapkınlık", insanlığın en saf hali olan çocuklara göz dikmiş durumda!
İklim Krizi ve Su Kıtlığı: Gerçek bir felaket mi, yoksa mülkiyetimizi elimizden almak için uydurulmuş bir senaryo mu?
İlaç Endüstrisi: İyileştirmek için mi varlar, yoksa bizi ömür boyu "sakat ve bağımlı" bırakmak için mi?
Teknoloji ve Kontrol: İçme suyumuzdan kullandığımız her cihaza kadar, her adımımız izleniyor ve yönlendiriliyor.
Bakara Suresi 205. ayet yüzyıllar öncesinden bugünleri haber veriyor:
"İş başına geçti mi yer yüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekini ve nesli helak etmek için koşar."
Türkçesini okumadığımız, anlamadığımız o uyarılar bugün kapımıza dayandı.
Bu yol herkesin yürüyeceği bir yol değil, yürümek isteyenlerin yolu.
Bu yolda sessiz kalmak Lut Kavmi olmak Demek.
SİZ HANGİ TARAFTASINIZ?
UYANANLARDAN MI, YOKSA HALA RÜYA GÖRENLERDEN Mİ?
#SONDAKİKA
REFERANDUM'DA TARTIŞMAYA AÇIK!
"GÜVENLİK" MASKELİ DİJİTAL KAYIT: E-DEVLET ANAHTARI GELİYOR!
Instagram, X, YouTube ve TikTok artık size ait değil.
Yayınlanan yeni taslağa göre, bu platformlara giriş yapmak için artık e-Devlet kapısından icazet almanız gerekecek.
Şahsa özel üretilecek "anahtarlar" ile her girişiniz, her etkileşiminiz kayıt altına alınacak.
FRANSA’DAKİ FELAKETİ UNUTTUNUZ MU?
Daha dün Fransa’da milyonlarca kişinin kimlik bilgilerinin çalınması dünya gündemine bomba gibi düşmüşken, şimdi tüm dijital kimliğiniz tek bir merkeze, BTK bünyesine hapsediliyor.
2015 yılında E Devlet Verilerimiz Çalındığını Hatırlatmakta Fayda Var!
Bilgileriniz sosyal medya devlerine verilmiyor denilse de, tüm aktiviteniz tek bir tuşla erişilebilir hale getiriliyor.
Veri güvenliğinin pamuk ipliğine bağlı olduğu bu çağda, bu devasa riskin bedelini kim ödeyecek?
İNFAZ GİBİ YAPTIRIMLAR: YA İTAAT YA İZOLASYON!
📍Mali Suikast: Küresel cironun %3'üne varan devasa cezalar.
📍Dijital Boğma: İnternet trafiğinin %90 oranında daraltılması (Yani sosyal medyanın tamamen kullanılamaz hale gelmesi).
📍Reklam Prangası: Gelir kapılarının tamamen kapatılması.
Adli merciler talep ettiği anda, sosyal medya devleri sizin "gerçek" kimliğinizi 30 gün içinde teslim etmek zorunda kalacak.
Artık anonimlik tarih oluyor; her eleştiri, her paylaşım anında bir soruşturma dosyasına dönüşebilir!
ŞİMDİ SORUYORUZ: BUNA DA MI İZİN VERECEKSİNİZ?
9 ay içinde hayata geçmesi planlanan bu düzenleme, dijital dünyadaki son özgürlük kırıntılarını da süpürüp atmaya hazırlanıyor.
Küresel güçler sosyal medya aktivitenizi kısıtlamak, sesinizi kısmak ve her adımınızı "merkezi bir onay" sistemine bağlamak için düğmeye bastı.
Harekete geçmek için hala vaktiniz var mı, yoksa dijital hücrenize girmeye hazır mısınız?
HAK BİRLİĞİ HAREKETİ PARTİSİ
“TOPRAK MİLLETİNDİR, RANT DEĞİL”
Hobi Bahçeleri ve Tarım Arazileri Üzerine Kamuoyu Bildirisi
Bugün bu ülkede bir garabet yaşanmaktadır.
Bir vatandaş, şehirden kaçıp bir parça toprağa sığınmak istediğinde karşısına çıkan şey yasaktır, ceza tehdididir, yıkım kararıdır.
Ama aynı topraklar, sermayenin önüne serildiğinde bir anda “yatırım alanı” oluvermekte, beton kuleler, oteller, tatil köyleri yükselmektedir.
Soruyoruz:
Toprak kimin?
Milletin mi, yoksa imtiyazlıların mı?
ÇELİŞKİYİ TEŞHİR EDİYORUZ
Türkiye’de bugün “hobi bahçesi” adı altında gelişen olgu, aslında bir kaçışın ifadesidir.
Şehirde sıkışan insanın toprağa dönme çabasıdır.
Fakat devletin yaklaşımı çelişkilidir:
Küçük üreticiye, bireysel vatandaşa yasak
Büyük sermayeye, projelere istisna
Bir tarafta birkaç metrekarelik kulübeye tahammül yoktur,
diğer tarafta yüzlerce dönüm tarım arazisi betonla kaplanmaktadır.
Bu, ayrıcalık düzenidir.
GERÇEK TEHDİT NEDİR?
Açık konuşuyoruz:
Türkiye’de tarımı bitiren şey hobi bahçeleri değildir.
Asıl tehdit:
Tarım arazilerinin rant uğruna el değiştirmesi
Büyük ölçekli betonlaşma
Plansız ve kontrolsüz imar genişlemesidir.
Bir hobi bahçesi sökülür, toprak geri döner.
Ama bir otel dikildiğinde o toprak yok olur.
BİZİM DURUŞUMUZ NETTİR
Hak Birliği Hareketi Partisi olarak diyoruz ki:
Toprak, bir sistem dahilinde korunmalıdır.
ÖNERDİĞİMİZ MODEL
1. TARIM ARAZİSİ KIRMIZI ÇİZGİDİR
A sınıfı tarım arazileri kesin koruma altına alınmalıdır.
Bu alanlara:
konuta
turizm tesisine
ticari yapıya hiçbir şekilde izin verilmemelidir.
2. HOBİ BAHÇESİ YASAKLANMAMALI, DÜZENLENMELİDİR
Tam yasak çözüm değildir.
Bunun yerine:
Minimum parsel büyüklüğü korunmalı
Araziler bölünerek parçalanmamalı
Yapı oranı %5’i geçmemeli
Betonarme yerine sökülebilir yapılar zorunlu olmalıdır.
3. ÜRETİM ŞARTI GETİRİLMELİDİR
Toprak boş bırakılmamalıdır.
Her hobi bahçesinde minimum üretim zorunluluğu olmalıdır.
Üretim yapılmayan alanlar cezai yaptırıma tabi olmalıdır.
Toprak, sadece keyif alanı değil; yaşam ve üretim alanıdır
4. ÇİFTE STANDART SON BULMALIDIR
En önemli mesele budur.
Hangi yasa vatandaşa uygulanıyorsa
aynı yasa büyük projelere de uygulanmalıdır.
Hiç kimseye ayrıcalık tanınamaz.
5. KIRSAL YAŞAM DESTEKLENMELİDİR
Şehirler nefes alamaz hale gelmiştir.
Kırsala dönüş teşvik edilmeli
Küçük ölçekli üretim desteklenmeli
Kooperatif modelleri
yaygınlaştırılmalıdır.
SON SÖZ
Biz bu ülkenin toprağını, sadece bir ekonomik değer olarak görmüyoruz.
Toprak:
Egemenliktir
Bağımsızlıktır
Gelecektir.
Toprak rant ekonomisi yerine milletin olmalıdır.
Hak Birliği Hareketi Partisi olarak bu çarpık düzene karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. @HakBirPartisi
Elon Musk'tan üç çocuğu olan Grimes (Claire Boucher):
"İnsanlar yapay zekâ karşısında işlerini hızlıca kaybedecek ama iyi haber şu ki büyük bir nüfus azalması geliyor."
Uzay sahte.
Uydular sahte.
Roketler sahte.
Atom bombası sahte.
Dünya haritası sahte.
İklim değişikliği sahte.
Virüsler 🦠 sahte.
Covid 19. Plandamesi sahte.
Politikacılar sahte.
Tarih, sağlık, coğrafya ve teoloji…
Hepsi sahte.
Dünya küresi sahte.
Göktaşları sahte.
Yerçekimi sahte.
Ay’a iniş sahte.
Astronotlar sahte.
Her şey teoriler üzerine kurulmuş bir sahte düzen.
Kopyala yapıştır, ezbere dayalı bir sistem.
Peki şimdi ne olacak?
#SONDAKİKA
Çocuklarımız Küresel Güç Odaklarına Teslim Edilmek İsteniyor!
Lütfen Bu Bilgiyi Paylaşın... Yarın Çok Geç Olabilir
Hak Birliği Hareketi Partisi Lideri Erkan Trükten’den Şok Belgeyi Ortaya Çıkardı "Zorunlu Aşı Yasası Geliyor!"
Hak Birliği Hareketi Partisi Genel Başkanı Erkan Trükten, sosyal medya üzerinden yaptığı acil bir yayınla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulduğunu kanun teklifini kamuoyuyla paylaştı.
Erkan Trükten, "Toplumsal Bağışıklık ve Çocuk Sağlığını Koruma Kanun Teklifi" adını taşıyan bu belgenin, çocuklara zorunlu aşı uygulamasını ve uymayanlara ağır yaptırımları içerdiğini savundu.
Yeni Kanun Teklifi Neleri Kapsıyor?
Erkan Trükten'in yayında gösterdiği belgelere göre, 10 Aralık 2025 tarihinde TBMM Başkanlığı'na sunulduğu kanun teklifi şu kritik maddeleri barındırıyor:
📍Zorunlu Aşı Uygulaması:
👉Çocuklara uygulanacak aşılar için yasal bir çerçeve oluşturulması.
📍İdari Yaptırımlar:
👉Ebeveynlerin aşıyı reddetmesi durumunda çeşitli idari cezaların uygulanması.
📍Eğitim Engeli:
👉Eğitim kurumlarına kabulde çocukların zorunlu aşılarını tamamlamış olması şartının getirilmesi.
📍Sağlık Çalışanlarının Sorumlulukları
👉Aşı uygulamalarına ilişkin sağlık personelinin görev ve yetkilerinin yeniden düzenlenmesi.
"Türk Milletine İhanet Etmem"
Erkan Trükten, yaptığı açıklamada yıllardır televizyon kanallarında bu tür tehlikelere dikkat çektiğini ancak artık sansürlendi.
Erkan Trükten Partisini de tam olarak bu tür "dayatmalara" karşı çıkmak için kurduğunu belirten Erkan Trükten şunları söyledi:
🗣️"Eğer bugün bu gerçeği söylemezsem Türk milletine ihanet etmiş olurum.
🗣️Bizi susturmaya çalışıyorlar ama biz halkımızın haklarını savunmaya devam edeceğiz.
🗣️Bu teklifin zamanlaması ve içeriği son derece manidardır."
Erkan Trükten'in bu açıklamaları özellikle çocuk sağlığı ve bireysel özgürlükler konusunda hassas olan çevrelerde büyük yankı uyandıracakmı
-SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI MAHMUT ARIKAN SİYONİST AŞILARININ TÜRK MİLLETİNE ZORLANMASINI NEDEN DESTEKLİYOR....
-NECMETTİN ERBAKAN'IN KURDUĞU PARTİ ARTIK GLOBALİST-SİYONİST SİSTEME ENTEGRE Mİ OLDU...👇
Gün geçmiyor ki KÜRESEL TIP DAYATMALARINA karşı insanımızdan yana tavır ortaya koyan doktorlara karşı savaş ilan edilmemiş olsun...
Epstein'in adamı büyük tıp münafığı, sahtekâr, sübyancı, satanist, psikopat, LSD bağımlısı ve mahkûmu Bill Gates'in adamları şimdi de Prof. Dr. Alişan Yıldıran hocaya yönelik zulümlerine hız verdiler.
Daha önce laboratuvarından edilen Alişan şimdi de bölüm başkanlığından alındı.
@RTErdogan@EmineErdogan bu insanlar daha ne kadar sahipsiz bırakılacak?
@fatmaaydinMD derdiniz ne ve neden suskunsunuz?
@OmuKonsey gençler hocanızı yalnız bırakmayın! Aksi halde gelecekte sizi de benzer akıbetler bekliyor olacak!
@uniondokuzmayis@erolozvar@YuksekogretimK@Yusuf__Tekin@drahmetrasim
Prof. Dr. Alışan Yıldıran, seneler önce bebeklere aşı yapılamayacağını ve doğar doğmaz topuk kanı alınamayacağını ifade etmişti. Bunun ardından önce laboratuvarına baskın yapıldı, şimdi ise bölüm başkanlığından alındı.
#Alişanyıldıranyalnızdeğildir.
Kahraman Hekim Prof. Dr. Alişan Yıldıran'a Yeni Engelleme! Önce Laboratuvarını Bastılar Şimdi DE...👇👇
https://t.co/mrJ4Z5XkGy