Sevgili Erdem Atay (@medreyata) PKK'nın nasıl silah bıraktığını dünyanın en aptal insanının anlayacağı şekilde anlatmış. Bu videoyu tüm AKP'li ve MHP'li terör sempatizanlarının postlarının altına yapıştırın gitsin.
#DevletBahçeli#sürecibaltalayacağız
Bebek Katili terörist abdullah öcalan öldürdüğün çocukların ,annelerin, babaların, kardeşlerin, ablaların hepsinin hakkını sormaya devam edeceğiz ite it çakala çakal deriz sen it oğlu itsin orspevldı
ALLAH BELANIZI VERSİN YAZIKLAR OLSUN
Kalleşce Kurşun Sıkıp Katlettiğiniz ne bu bebeği, ne diğer masum canları ,nede Şehit ettiğiniz ana kuzularını geri de gözü yaşlı bıraktığınız ,Anaları babaları evlatları , bizler Unutmadık ALLAH BELANIZI VERSİN !!!
@nedenttoldu FTM dediğimiz, kendisine yapılanların intikamını alan, ceza kitapçığından başka Trafik bilgisi olmayanlar. Hatırlarsanız:start/stopku araçlara"motoru ışıklarda stop ettiriyor" diye ceza kesenler.
Biliyor musun Sebastian, bazen Tanrıyı hiç anlamıyorum.
- Tanrı mı efendim? Hangi Tanrı?
- O ne demek öyle Sebastian? Kaç tane Tanrı var ki?
- Bilmiyorum efendim. Sizce kaç tane var?
- Elbette bir tane var Sebastian. O da bildiğimiz Tanrı. Hani şu adaleti sağlayan.
-
ÇİPRAS BİR ATEİST
İktidara geldiğinde Yunanistan İflasını ilan etmişti.
Bu gün, GSMH 300 milyar Euro..
Kişi başına düşen Milli gelir *28 bin* *Euro*...
Emekli maaşı 1200 ila 7400 Euro arası. Emekliler ve Memurlar maaşlarını alamıyordu, Bankamatiklerden sınırlı para çekiliyordu.
İlk işi sahtekârları, yandaşları, hırsızları devletten kovmak, yargıya göndermek oldu.
Bizdeki *TÜİK* Benzeri kuruluşun yöneticerini hapse attırdı..
Hala çatı katındaki 3+1 dairesinde oturuyor, 1998 model şahsi arabasını kullanıyor.
Bakanların Makam arabalarını, oturdukları devlete ait evleri ve devlet uçaklarını sattı.
Bakanlara, meclise şahsi araçlarınızla ya da motosikletle geleceksiniz benzin parası yok dedi, m. vekili maaşlarını düşürdü.
Yolsuzluk komisyonu kurdu, Devlette yolsuzluk yapanların hepsini hapse attırdı, Çaldıkları paraları kuruşuna kadar geri aldı. Yedi sülalemden en uzak akrabam bile devlet idaresine yaklaşamaz dedi. Hepsinin düzenini bozdu. DEVLETTE Liyakat esastır, Bilgisi, birikimi, donanımı tam ve dürüst insanlar görüşleri, İnançları her ne olursa olsun devlette görev alır dedi ve dediğini yaptı.
“ATEİST olmam MİLLİYETÇİ Olmama engel değildir dedi, YUNAN HALKININ ve DEVLETİNİN çıkarları herşeyden önde gelir” dedi.
Din adamlarının PAPAZLARININ EKMEKLERİNİ KESTİ, OTORİTELERİNİ BİTİRDİ. YUNAN EKONOMİSİ VE YUNAN HALKI RAHATLADİ.
Darısı başımıza...
Evet, Kentsel Dönüşüm ve Rezerv Kanununa devam edelim. Bir Arap ülkesi vatandaşı olan bir iş adamı var, 5-6 yıldır zaten Türkiye’de kentsel dönüşüm yapıyor. Dönüşümde Türklerle zar zor anlaştık, çok yorucuydu demiş. Anlaşılan yorucu durumu bu kanun kaldırmış. Neyse bu Arap yatırımcı, Türkiye’de daha da çok kentsel dönüşüme girmek istiyormuş. Hatta özellikle Bağcılar, Güngören, Şişli, Esenler gibi yerlerde dönüşümler yapmak istediğini söylemiş. Bu sadece bir tanesi… Merak etmeyin diğer semtlerin de talipleri vardır muhakkak. Şimdi olabilecekleri söyleyeyim Devlet; risklidir rezervlidir filan deyip, oturduğunuz evleri yıkacak, (artık size bu evden çıkarma ve yıkım işlemlerini bir daha anlatmıyorum, nasıl olacağını biliyorsunuz) sonra bu Kuveytli, Katarlı vs. veya başka yabancılara: ‘hadi gelin ya komple satalım ya da birlikte dönüşüm yapalım’ diyecek. Süreç başlayacak…Lüks konutlar, residencelar, avm ve oteller, süper şaşalı lüks projeler, ama siz içinde tabi ki yoksunuz. İsteseniz de olamazsınız! Yeni projenin proje çizim bedelini bile ödeyecek gücünüz mü var? Cebinizde kalacak tek şey de yıkılan evin arsa payı, onu da kanuna göre istedikleri gibi değiştirebilirler ve un ufak edebilirler. Sırf yıkım masrafı ve enkaz bedeli zaten size epey bir dokunacak. Yani Kuveytli, Katarlı vs.; sizi sitesine kabul etse dahi, siz bu parayı ödeyecek kadar zengin olamayacaksınız ki. Neyse sonuç nedir söyleyeyim; bu kanunla Kuveytli şirket, size yallah yallah diyecek. Kısacası kendi ülkemizde 2. Sınıf vatandaş olacağız. Öyle yok olmaz bunlar deme; yıkım hemen gerçekleşecek, dava açsan zaten bir çözümü yok, bir de yıllar sürecek. Bu arada daha evvelden kentsel dönüşüm defalarca yapıldı, herşey uygunsa ve vatandaş mağdur edilmiyorsa tabi ki yapılır, ama bu bambaşka bir durum. Burada sizin evinizin zorla yıkılması, başkalarının yerleşmesi, çoluk çocuk sürülmeniz ve maddi manevi mağduriyetiniz var. Yabancı şirketler bu sefer görünürde afet özde Türk Milletini mülksüzleştirme kanunun sunduğu hukuka uygun kılıflarla Türkleri yerinden yurdundan bedavaya atacaklar. Oy kullanmayı dahi hayatlarında ilk defa Erdoğan sayesinde Türkiye’de Türk Vatandaşlığı satın alarak gerçekleştirebilenler şimdi ülkemizi adeta devralacaklar. AKP’nin yönettiği Türkiye’de bir genelkurmay başkanının 33 silahsız asker dahil yüzlerce askerimizi şehit eden, yaralayan bir teröristin ifadesi ile tutuklandığını unutmayın ve yasayı bir hukukçu arkadaşınız ile birlikte okuyun. Uyan Türk Halkı! Tek Çözüm Zafer Partisi. @zaferpartisi
KEŞKE SIRP GALİP GELSEYDİ
Ömer Seyfettin’in "PİÇ" adlı kitabından güzel bir hikaye..
"Ömer Seyfettin asker bir yazardır, İstiklal savaşında birçok cephede savaşmıştır. Filistin cephesinde olan hatırasını okuyalım:
"Almanların yenilmesiyle savaş bitmiş mütareke imzalanmıştı Filistin’den çekiliyorduk bir kaç arkadaş subayla karşı tarafın subaylarıyla çekilme işlerini görüşmek için görüşmeye gittik. Karşı tarafta Fransız üniformalı bir subay bana sık sık bakıyor gözünü benden ayırmıyordu. Ben buna bir mana veremiyordum.
Fransız subay yerinden kalkıp bana doğru geldi ve nasılsın Ömer Seyfettin dedi. Beni nerden tanıyorsun ben bir yüzbaşıyım öyle tanınacak kadar üst düzey bir kumandan değilim dedim.
Ömer ben seninle İstanbul da askerî lisede beraber okudum ben falancayım deyince hayretler içinde baktım hatırladım. Hep dini Kur'an-ı eleştiren Osmanlıyı devamlı kötüleyen vatan bayrak sevgisi olmayan bir öğrenci idi amma yine de Fransız subayı olması normal değildi.
Peki, nasıl böyle oldun dedim.
Dedi ki: Ne zaman bir savaş olsa Türkler galip gelse içimde üzüntü oluyordu. Türkler kaybetse zarar görse içimde bir sevinç oluyordu, çoğu zaman kendimi ayıplıyor neden böyleyim diyordum. Bir gün Anneme ısrarla bunun sebebini sordum.
- Dayanamayacağım anlatayım dedi. İstanbul hastanesinde görevli bir Fransız doktor vardı hastaneye gidip gelirken onunla birlikte oldum ve sen o Fransız doktorun oğlusun babanın bundan haberi olmadı, şimdi sen öğrendin dedi.
Zaten babam zannettiğim çoktan ölmüştü. O hastaneye gittim şu tarihte burada çalışmış şimdi Fransa’ya dönmüş olan şu isimli doktorun adresi var mı dedim, adresi verdiler. Fransa’ya gittim babamı buldum. Olanları, Annemin sözlerini söyledim. Her şeyi unutmadım, anneni gerçekten sevmiştim dedi ve beni kabul edip nüfusuna yazdırdı. Fransız okullarında eğitimimi tamamladım ve gördüğün gibi bir Fransız subayı olarak karşındayım Ömer Seyfettin dedi.
Şimdi ben milletini bayrağını dinini eleştirenleri gördükçe acaba onlar da böyle piç mi diye düşünüyorum???
Ömer Seyfettin