Beyaz yakalıların kazanç/lüks rasyosu çok bozuldu. Bunu eleştiri anlamında söylemiyorum, kapitalizm bunu yarattı.
Ortalama bir beyaz yakalanın evinde 30.000₺ saç maşası veya kahve aleti var. Elektrik süpürgesi neredeyse 1 asgari ücret..
Eskiden fabrikatörlerin , aileden zengin insanların sahip olacağı şeyler bugün 3 yıllık bankacının evinde var. Herkes t-bone yiyor , Cem Yılmaz’a gidiyor.
Ben memur çocuğu olarak hayatımda hiç marka ayakkabı giymemiştim. Bugünkü memur çocukları airmax giyiyor. İki memur evlendiğinde bal ayına baliye gidiyor.
Hülasa , kapitalizm daha çok mal satmanın yolunu buldu. Ama netflix ama İnstagram.. insanları etkilemenin yolunu çözdü. Tüm bu süreçte bunları satın almak için ek mesai yaptıracak işler de yarattı.
Gündüz trendyoldan yoga matı siparişi ver , akşam pakete çık..
Dünya çok değişti :)
@frekanstr_ Babadan öğretmenden dayak yiyerek büyüyen nesil şimdi çocuk psikolojisi adı altında kendi cocuklarina, öğrencilerine tek kelime edemiyorlar. Dayak yiyerek terbiye edilen nesilden okul basıp çocukları katleden psikopat çıkmadı ama şimdiki nesilden 5 tabancayla okul basanlar çıktı.
Yabancıya yerliden ucuz otel satan turizmci batsın
Pazarlık yapmayı bilmeyen komisyonu düşünüp hizmet vermekten Bihaber olan emlakçı batsın
Araya adam sokup karaborsa yaratarak insanların otomobil satın almasını engelleyen ve tefecilik yapan galerici batsın
İşlerine gelince "biz güçlü kadınlarız, erkeğe ihtiyacımız yok" şovu. Paçaları suya değince anında "ben bir bayanım" diye duygu sömürüsü.
Her olayı cinsiyete bağlayıp mağdur edebiyatı yapmanızdan gerçekten gına geldi.
Adam arabanı o sudan çıkarmak için amelelik yapacak, parasını isteyince de anında "Türkiye'de kadın olmak çok zor" tribi başlayacak öyle mi?
Kimse senin paçan ıslanmasın, elin cebine gitmesin diye sana bedavaya hamallık yapmak zorunda değil.
Madem o kadar güçlüsünüz; ya kucakla çocuğunu geç karşıya ya da ağlamayı bırakıp ver 2000 lira kurtar arabanı.
Hem her işim bedavaya görülsün hem prensesliğim bozulmasın diye ağlayan bu ikiyüzlü kitleden artık midem bulanıyor.
15 yıl önce hayat:
-Kiralar 250 TL’ydi.
-100 TL’ye market arabası doluyordu.
-Başvurudan bir hafta sonra işe başlıyordun.
-Aile bağları kuvvetliydi, kimse telefona gömülmüyordu.
-İnsanlar daha sabırlıydı.
O dünya vardı.
Çok uzun zaman önce değildi.
Ve tamamen yok oldu.
Hiç unutmuyorum.
2022 yazıydı. Babam emekli oldu, araç bakıyoruz kendisine.
Tüm bayileri gezdik araç bulamadık. Bir gün gözümüzün önünde 1 tır dolusu 0 km araç indirdiler. Onlar satılık değil dediler. Sıradan vatandaşız, peki dedik döndük sırtımızı gittik.
Sonra dedik bu iş böyle olmayacak, bayiden araç bulamadık bari galerileri gezelim. Adamlar kalem gibi dizmişler sıfır araçları. Bayiden galeriye, galeriden "sıradan vatandaşa"...
O dönem sıfır araç liste fiyatı 450 bin TL,
galerici yazmış 530 bin TL.
Gittim sordum, "liste fiyatı 450 bin TL, neden bu fiyat?" diye...
Pişkin pişkin "bayiden bulabilirsen çıkar o fiyata.." demesi yok mu...
Bir gram üzülüyorsam neyim.
İnsanlar haftada 7 gün, günde 8-10 saat başkasının kârı için çalışıyor.
Sonra geceleri 4 saat boyunca ekranlara boş boş bakarak vakit öldürüyorlar.
Temelde; 65 yaşına kadar sürekli tekrarlanan hafta sonu hayalleri ve yılda 4 haftalık ücretli izin için yaşıyorlar.
Tüm bunlar olurken devlet, gelirlerinin %25-30’una el koyuyor.
Ve bize bunun 'normal' olduğu söyleniyor."
Artık kimse çalışmak istemiyor değil.
Aslında insanlar bunu istemiyor:
- Günde 2 saat yolculuk yapmak
- Çocuklarının büyümesini izleyememek
- Maaşı kiraya vermek
- Önceden haber verilmeden işten çıkarılmak
- 40 saatlik maaş karşılığında 50 saat çalışmak
Arkadaşım Vadistanbul Big Chefs'e gitmiş, menü ve fiyatlar fotoğraftaki gibi.
Kendisi fiyatları görünce doğru bir hareket yapıp masadan kalkmış. Bunu hepimizin yapması lazım ki işletmeler biraz da olsa utansınlar. İnsaf!
İşçilik, enerji, kira muhabbeti yapan olacak mı acaba?
her şeyi de hizmetçiliğe bağlamanız baydı artık. iki çay doldurmak da elinize yapışmaz elinizin hayrı da mı yok. misafir sevmeyen insandan uzak durun. misafir ağırlamak güzeldir berekettir. bireyselcilikle bencillikle kafayı bozmuşsunuz.