Beril Pozam, İnşirah Suresini okuduktan sonra yaşadığı değişimi anlattı:
“Yalı Çapkını'ndayken bir gün oturup konuşuyoruz. Emre Altuğ dedi ki; 'Ben sabahları İnşirah Suresi okurum.’ Ben de hiç İnşirah Suresi'ni duymamıştım. Dur, bir bakayım dedim. Hemen internetten baktım ve o an gerçekten gönlümden vuruldum o sureyi okuyunca. Gerçekten bir rahatlamaya, ferahlamaya ihtiyaç duyduğum, içsel bir ferahlamaya ihtiyaç duyduğum bir dönemdeydim ve ben de İnşirah okumaya başladım.
Sonra sohbetler dinlemeye başladım, insanları dinlemeye başladım. Bildiğim, güvendiğim, tanıdığım insanları dinlemeye başladım. Sonradan da dedim ki; 'Ben niye insanların algısından dinliyorum? Ben okuyayım. En azından kendi algımla bir algılamaya çalışayım.' Çünkü Allah, sonuçta onu hepimize yazdı. Birtakım insanlara yazdı da onlar bize anlatsın diye yazılmadı Kur'an-ı Kerim. Ben okuyayım dedim ve okudukça daha da derinleşti her şey, daha da etkilendim. Yazılmış en iyi kitap bence.”
Çocuklar hüzünlü anne sevmiyor. Ne yaşarsa yaşasın gözünün yaşını silip yola devam eden, gerektiğinde bencil davranabilen anneyi seviyor. Çünkü üzgün annenin olması çocuğun devamlı kurtarıcı haline bürünmesine sebep . Hani diyoruz ya “çocuklarım için fedakarlık yaptım” yapmayın
En büyük isteğim Aziz Yıldırım’ın kazanması ve akabinde herkese karşı organize bir şekilde kirli propaganda yürüten, fenomen kılıklı sosyal medya çetesinin Fenerbahçe’ye küserek siktir olup gitmesi. Fenerbahçe’nin menfaatleri bu kitlenin yok edilmesinden başlıyor.
Ben nasılsa Aziz Yıldırım kazanır işimi gücümü bırakıp kongreye gitmeyecektim. Hakan Safi seçmenlerinin yaşattığı rezaleti izledim ve uçak bileti aldım. Muhtemelen benim gibi pek çok kişiyi sandığa çekecekler şu rezaletle. Hatırlattıkları için teşekkürler. Oylar Aziz Yıldırım’a.