@muratonderman İnsan elbette düşünsel dünyasını yaşadığı çevrenin sınırlarına hapsetmemeli. Ancak bireysel gelişim ile toplumsal GERÇEKLİK arasındaki mesafeyi ve bu ilişkinin insanın öğrenme motivasyonuna etkisini de tartışmaya açmak gerekiyor.
@muratonderman Aslında söylediğiniz şey, benim de bir dönem okumaya yüklediğim anlamla örtüşüyor. Ancak benim sorguladığım, okumanın bireye kattıkları değil; bu birikimin toplumsal hayatta ne ölçüde karşılık bulduğu/bulabildiği.+
@temettuozgurrr bu tip davalarda avukat ile temsil zorunluluğu yok. Mevzuat ve yargı kararları, resmi sitede kamuya açık. Oradan öğrenip, haklarınızı tek başınıza arayabilirsiniz.
NEREDEYSE 3 YILDIR KİTAP OKUMUYORUM...
Ondan önceki dönemde de oldukça fazla okuyan biriydim. Ancak artık ne kitap alıyorum ne de okuyorum. Çünkü okudukça, bana anlatılanların gerçek sosyal hayatla pek de örtüşmediğini fark ettim. Kitaplar bize iyiyi, kötüyü, doğruyu, yanlışı+
@hanci_art Toplumsal bir gözlemi, bireysel bir deneyim üzerinden aktarmaya çalıştım. Konunun iyi/KÖTÜ okuyuculuk veya bireysel yalnızlık üzerinden değerlendirilmesi, sorunu özünden uzaklaştırıyor. +
EMEKLERİMİZ YOK SAYILIYOR
Yaşadığımız toplumda bilgi sahibi olmak, donanımlı olmak, kendini yetiştirmek ne kadar değerli? İnsanların birbirleriyle ilişkilerinde bilgi mi, liyakat mi, yoksa güç, çıkar ve kişisel bağlantılar mı belirleyici?+
Yanılıyor olabilirim. Ancak insanın yıllarını verdiği bir çabayı sorgulaması için bazen yalnızca yaşadıklarına ve yaşatılanlara bakması yetiyor…
En nihayetinde kendime şu soruyu sordum: Bilgiye sahip olmak güzel de,+
Belki de en çok üzüldüğüm şey, kitap okumayı bırakmış olmak değil; bir zamanlar okumaktan çok büyük keyif alan bir insanın, artık okumak için kendinde bir neden bulamaması. Bıraktım.
İnsan ister istemez içinde bulunduğu çevreye, topluma ve hayatın gerçeklerine göre şekilleniyor. Bir süre sonra da kendini geliştirmek için gösterdiğin çabanın, yaşadığın dünyada bir karşılığının olmadığını düşünmeye başlıyorsun.
Bıraktım. Daha da kitap almam diyorum…+