Son 10 günde yaşanan zehirlenme olayları:
— Kayseri’de bir okulda sucuk festivalinde 80 kişi hastaneye kaldırıldı.
— Almanya’dan İstanbul’a gelip kumpir, midye ve lokum yiyen 4 kişilik aileden 3 kişi hayatını kaybetti.
— Rize’de mevlite gidip yemek yiyen 94 kişi hastaneye kaldırıldı.
— Kayseri’de yardım etkinliğinde döner yiyen 28 öğrenci hastaneye kaldırıldı.
— Bursa’da tavuk pilav yiyen 11 işçi hastaneye kaldırıldı.
— Samsun’da kolej yemekhanesinde hamburger yiyen 5 öğrenci hastaneye kaldırıldı.
Türkiye'nin en iyi yazılımcıları arasında gösterildiğim için bu konuda bir şeyler söylemem talep edilmiş.
Öncelikle; bilindiği üzere koyu Galatasaraylıyım.
Sonralıkla; böyle db olmaz. Kendileri bir host'un içine tutturcom scripti kurmuşlar ordan ss almışlar. Tümüyle sahte...
Sonunda birileri konuşmaya başlamış şunu, güzel bir haber, umarım harekete de geçilir. Ben yeri gelmişken yine söyleyeyim, eğer canınızı seviyorsanız içerisinde E250 koduyla geçen nitrit tuzu olan hiçbir ürünü yemeyin, sevdiklerinize de yedirmeyin. Özellikle salam, sosis, jambon, ısıl işlem görmüş sucuk ve pastırmalarda, yani işlenmiş et ürünlerinde bulunur bu. Sucuğu pastırmayı nitrit tuzsuz bulabilirsiniz, arayın, ama salamı imkansız, sosisi de çok zor bulursunuz. Uzun uzun anlatmayayım ama marketten satın alıp da vücudunuza sokabileceğiniz muhtemelen en kötü şey nitrit tuzu. Hani hala yasal olarak satılması mucize geliyor bana diyeyim, öyle bir şey bu. Bağırsağınızın boylu boyunca içinden geçen bir madde.
Yok arkadaşım, o iş öyle değil.
Mesele 3-5 menopozlu kadının çok ama çok ötesinde.
Anlatalım;
1⃣ Türkiye'deki "mama" sektörü 2015 ta yıllarında yılda 2-3 kat büyüyordu. Marketlerin ön raflarında köpek yemi görmediğiniz, sokakta köpek besleyen ucubelerin bile olmadığı yıllar. Geçen yılın rakamlarıyla 500 milyar cirosu var; Milli Savunma Bakanlığı bütçesinden fazla!
2⃣ Veterinerlerin büyük çoğunluğu inek-dana işini bıraktı. Binlerce veterinerin gelir kapısı başıboş köpek ve kedi üzerinden gelen usulsüz paralardan oluşuyor. Arkalarında her meslek grubundan binlerce oda ve STK desteği var.
3⃣ Siz grip olduğunuzda uyuşturucu yapımında kullanıldığı gerekçesiyle Psödoefedrin içeren ilaçları reçetesiz alamıyorsunuz. Fakat çok daha etkili uyuşturucularda kullanılan ketamin ve xylazine gibi ilaçlar ameliyat-kısırlaştırma işlemleri için veterinerler tarafından kullanılıyor. Bu ilaçları köydeki Ahmet Dayı'nın ineğine fatura edemezler, "yaralı bulduk" dedikleri kedi ve köpeğe edebilirler. Özetle derinin de derini var.
4⃣ Kuduz aşısı mevzusu var, suya sabuna dokunmadan milyonlarca aşı Hindistan gibi ülkelerden alınıp sağlık bakanlığına satılıyor.
5⃣ Hesapsız belediye bütçeleri var. Ufacık şehirler bile yüzlerce ton mama ve ilaç alıyor. Ne hikmetse, bütün ihaleleri aynı 3-5 şirket kazanıyor.
6⃣ Dış destek var. Komplo teorisi değil, gerçekten. Türkiye'deki köpekler toplanmasın diye bir tarafını yırtan AB siyasetçileri ve ünlüleri var. LGBT'nin tutmadığı tüm ülkelerde son 5-10 yıl içinde köpek furyası başladı, tesadüf olabilir mi? Nüfus artışına hastalıksız-savaşsız en etkili çözümü eşcinsellik ve kadınların köpekle yaşaması olarak gören bir batı zihniyetinin sınırsız kaynakla fonladığı küresel bir akım var.
Şimdi düşünün, sadece mama sektörü MSB bütçesinden fazla ve bu buzdağının sadece görünen RESMİ kısmı, görünmeyeni siz tahmin edin. Bu parayla satın alınamayacak kaç kişi var?
Köpek lobisinin başkanı, bürokratı, gazetecisi, mafyası, şarkıcısı ve hatta milletvekilleri var.
Gelelim bu tarafa;
- Para yok.
- Sektör yok.
- Bürokrat, asker, polis, başkan ve milletvekili yok.
Bir avuç vatansever var, hepsi bu.
Öylesine büyük bir güç dengesizliği ki, tüm dünyanın arkasında durduğu İsrail'e karşı sapan taşıyla mücadele eden Gazzeli çocuk misali.
Naçizane bir hatırlatma, küfredilmesi gereken en son kişiler "bir çocuk daha parçalanmasın" diye bu örgüte karşı mücadele eden insanlardır.
Son olarak:
Türkiye'de 3000'e yakın köpek derneği var.
🔴 Çocuklar köpeklere yem olmasın diye mücadele eden ise 1 tane!
efendimiz aleyhisselam buyuruyor:
“kim gece uyanıp (yatağında uyuyamayıp kıvranırsa) şöyle derse:
lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehu’l-mülkü ve lehu’l-hamdu ve huve ‘alâ külli şey’in kadîr. elhamdulillâh. subhânallâh. lâ ilâhe illallâh. allâhu ekber. lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.
sonra da: ‘Allah’ım, beni affet’ der veya başka bir dua ederse, duası kabul edilir. abdest alıp namaz kılarsa da o namazı kabul olunur.”
buhârî