Bu beş dakika meselenin arka planını izah bakımından önemli. Mertçe inancını yaşayan, hayatın akışında kimliğini gizlemeyen normal insanları engelleyen, buna mukabil örgütlenmesini gizleyen sinsi ve namert fetöcüleri sırf seküler taklidi yapabildikleri için sisteme kabul eden katı laiklik anlayışı 15 Temmuz’un taşlarını döşedi. Darbecilerin tamamı sol eline altın yüzük takan, eşinin başı açık, lojmanlardaki çöp tenekelerine içki şişesi koyan, seküler hayat tarzına sahip olduklarını göze sokan tipler. Bunlar “makbul” görülüp yükselirken dindar, vatansever, namaz kılan, eşi tesettürlü, mukaddesatçı askerler yıllarca “irtica” gerekçesiyle ordudan atıldı. Bilal Erdoğan’ın ifade ettiği gibi “Fetöyü doğuran katı laiklik anlayışı olmuştur, fetöyü doğuran dindarlık olmamıştır.”
Cevap isteyen Çin’e ve Sözcüsüne şahsımız, firmamız ve arkadaşlarımız adına cevabım şudur: pişman değiliz, gerekirse yine yaparız.
Özür talep etmişler, ancak Doğu Türkistan’ı ve Uygur Türklerini yeterince gündeme getiremediğimiz için özür dileriz.
Açıklama istemişler: Doğu Türkistan ümmetin yetimidir. Uygur Türklerine ufacık bir destek verebilmiş olmak, yüzlerini güldürmek bize mutluluk verir. Elimizden gelen budur.
Başka bir diyeceğiniz var mı @szctelevizyonu ? Çin’in sözcülüğünü gönüllü mü yaptınız, ücretli mi bilmem ama onlara da sorun, başka bir diyecekleri var mıymış…
🗣️Warren Buffett:
"Hayatta istediğim her şeye sahibim. Bir yerine on evim, iki yerine on arabam olabilirdi ama inanın bu beni daha mutlu etmez, aksine çıldırtırdı.
İstersem devasa bir yat alabilirdim fakat bu kez de onlarca kişilik bir mürettebatla, onların kavgalarıyla veya hırsızlıklarıyla uğraşmak zorunda kalırdım. Kaptan olmak isteseydim zaten başka bir meslek seçerdim.
İnsanlar zenginliğin 'daha fazla eşyaya sahip olmak' olduğunu sanıyor. Oysa gerçek zenginlik; istemediğin şeyleri satın almak zorunda kalmamak, sevmediğin insanlarla çalışmamak ve zamanının kontrolünü tamamen elinde tutabilmektir.
Finansal özgürlüğün asıl özü tam olarak budur."
Bu sabah İstanbul Şehremini'ndeki meşhur Seyran Pastanesi'ne uğradım. Alışveriş yaparken gözüme çok ince ve kıymetli bir detay takıldı: Aldığım her üründe, tartıya koydukları kutunun tarasını (boş ağırlığını) tek tek düşüyorlardı.
Merak edip yetkiliye sordum: "Neden her defasında bu uygulamayı yapıyorsunuz?"
Aldığım cevap, beni adeta 1900'lü yılların o eski, naif ve dürüst esnaflık kültürüne, ahilik geleneğine götürdü. Şöyle dedi:
"Eğer kutunun tarasını almazsak, karton kutuyu tarttığımız ürünün (böreğin) fiyatından satmış oluruz. Bu da kul hakkıdır. Biz müessese olarak bu konuda hassas davranmak zorundayız, bu bizim en temel prensibimizdir. Kaldı ki bu durum kanunen de yasaktır."
Ne yalan söyleyeyim, tartıda üç beş gramın hesabını yapıp "bundan ne olacak" demeyen, müşterisinin hakkını kendi hakkı gibi koruyan esnafları görmek içimi ısıttı. Ticaret sadece para kazanmak değil, aynı zamanda güven ve ahlak inşa etmektir.
Helal kazancın, kul hakkı hassasiyetinin ve dürüst esnaflığın hâlâ yaşadığını görmek çok güzel. Teşekkürler Seyran Pastanesi! 👏
#EsnaflıkAhlakı #KulHakkı #DürüstEsnaf #SeyranPastanesi #Şehremini #İstanbul #AhilikKültürü #TartıDürüstlüğü
Biliyor musunuz?
Şu anda hacıların arasında yerde istirahat eden bu kişi, Fildişi Sahili Cumhurbaşkanı Alassane Ouattara’dır 🇨🇮
Hac ibadetini kendi masraflarıyla yerine getirmek için geldiği ve protokol gereği kendisine tahsis edilmek istenen kraliyet sarayında konaklama teklifini Suudi Arabistan Kraliyet Divanı’na teşekkür ederek reddettiği ifade ediliyor.
Peki korumaları nerede?
Yanında geniş bir koruma ekibi olmadan bulunduğu söyleniyor.
Alassane Ouattara’nın göreve gelmesinden sonra Fildişi Sahili’nin güvenlik, siyaset ve ekonomi alanlarında önemli ölçüde istikrar kazandığı; kişi başına düşen yıllık gelirin ise yaklaşık 5 bin dolara yükseldiği belirtiliyor.
“Adaletle yönetti, güven sağladı ve huzur içinde uyudu” sözleriyle hakkında yorumlar yapılıyor.
Dünya basınında da bu görüntü, Allah’ın samimi kullarından biri olarak takdirle paylaşıldı.
Allah hac ibadetini kabul etsin, kendisine hayırlar nasip etsin.
#TerviyeGünü
#ArefeGünü
#Hac1447Hicri
@wasem_sad22
Bir vatandaş Ada tarihinde ilk kez bir Millî Eğitim Bakanı geldi buraya…
Yalnızca ayağınızla değil, gönlünüzle de geldiniz.
Birçok önyargımı yıktınız, samimiyetiniz için minnettarım.
Algıları yıka yıka, çok çalışarak gönüllere dokunan Bakanımız Sn. @Yusuf__Tekin ❤️❤️
Şu rezilliğe şu kepazeliğe bakın!
@EgitimBirSen Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki 30 küsür yıllık Ramazan öğretmen tahliye olunca, evine avukat gönderip "Burada beraat edemezsin. İfadelerin bir kısmını kabul et, daha az ceza alırsın." telkininde bulunmuş.
Üstelik de Ramazan hoca bunların üyesi...
Sosyal medyadaki bir avuç insanın gündem oluşturmasına kadar yaşananlara seyirci kalan kendi üyesine sahip çıkmayan Eğitim Bir Sen'in hocayla sahip çıkmamasındaki motivasyonu tahmin edebiliyorum ama masum bir insana "ifadelerin bir kısmını kabul et" diye söylemediği sözleri söylemiş kabul etmesini telkin etmenin tek sebebi olabilir; muhtemelen Ramazan hocaya bu iftira kumpasını kuran öğretmen ve idareciler de bunların üyesi...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü konuşması epik bir isyan manifestosu gibi.
Metni kaleme alanları tebrik ediyorum, cümlelere ruh veren Cumhurbaşkanımızı tüm Müslüman liderlerin örnek almasını ümit ederim.
Konuşmanın bir çok dile çevrilmesini önemle öneririm.
@RTErdogan@Akparti@iletisim
Soldaki avukat, yalancı şahitlik ihtimali olmadan, uluorta, açık açık İslam şeriatına küfretti. Gülerek pozlarını verdi, özgür yaşamına devam etti.
Sağdaki öğretmen (anlaşamadığı okul idarecisinin bazı öğrencilere imzalattığı suçlamayı doğru kabul edersek) Mustafa Kemal’i eleştirdi.
Disiplin cezası, uyarı, uzaklaştırma falan değil; kelepçelenip hapse atıldı.
İlk değil, umarız son olur. Nesillerdir yanlış çalışan bu terazi hakkaniyetli değil.
Ramazan hoca için ifadesini geri çekip yeni ifade veren bir öğrencinin dilekçesi.
Dilekçeden de belli olduğu üzere Ramazan hocaya büyük bir kumpas tertiplenmiş.
#RamazanHocayaÖzgürlük