Yine cumhurbaşkanını eleştirdiği için tutuklanan bir vatandaş. Küfür yok, hakaret yok, saydıklarında yanlış da yok, hatta fazlası var, eksiği yok. Neden hapse atılıyor? Ne CB ne de diğer siyasetçiler Allah değildir. Artık şu içinde bulunduğunuz gaflet ve delaletten kurtulup yanlışlarınızı kabul edin. Sizin bulunduğunuz makam en ileri derecede eleştirilere de açık olmaktır.Kaldı ki siz bir kulsunuz, hatasız kul olmaz, bundan sebep yanlışlarınız eleştirilebilir.
Devleti kimin yöneteceği, o koltuğa kimin oturacağı bizim oylarımızla belirleniyorsa, bize kulak tıkayamazsınız ve söylediklerimizi suç sayamazsınız. Vatandaşın sesini kesmeye çalışmak niye? Bu dikta rejimi gibi baskıcı sistemle daha konuştuğu için kaç kişi esir edilecek?
Hiç mi böyle yapan ülkelerde sonunda ne olduğunu izlemiyorsunuz? Halkın bu denli sabrını zorlamak ve eziyet etmek niye, neden?
Şunu kabul edin, sizler elbet gideceksiniz ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Böyle yaparak sonucu değiştiremezsiniz, sadece mutlak sonu sancılı hale getirirsiniz. Burası monarşi devleti değildir ve halka yaptığınız bu haksız tutuklamalar insanlık suçudur.
Türkiye'de bugün hukukun ne durumda olduğunu şöyle anlatayım: Varieties of Democracy'nin ölçümlerine göre Naziler döneminde Almanya'da hukukun üstünlüğü (19/100) bugünün Türkiyesi'nden daha iyi durumda (18/100).
Bize tacizi açıklıyorlar farkında mısınız? BİZE -cinsel dürtülerini, ormandaki hayvandan hallice kontrol etmeyi bilmeyen hemcinsleri yüzünden tek haneli yaşlarımızdan beri maruz kaldığımız, ne yazık ki hepimizin defalarca deneyimlediği- TACİZİ ANLATIYORLAR. Bir şey diycem. Çok ciddiyim. Bunlar "fiziksel güç rörörö, kadınla erkek eşit değil" diyerek bir şekilde rezil bir dünya düzeni kurmuş ya. O beceriksiz düzende, neyin bize nasıl hissettirmesi gerektiğine dair bile ahkam kesiyorlar ya. Birinin onlara şunu hatırlatması lazım: İnsanoğlu hayvanların %95inden daha güçsüzdür. Dişi bir leopar, bir insandan, bir erkekten en az 5 kat güçlüdür mesela. Ama acımasızca derisini yüzüp, kürkünü zevk için giyebileceği bir endüstri yaratabilmiş insanoğlu mesela değil mi? İnsanın, kendisinden 10 kat güçlü bir gorili bile kendi zevki için hayvanat bahçesinde sergileyebilmesinin tek sebebi ne sizce? Alet kullanımı. Bilin bakalım başka kim zekasını kullanıp gücü bertaraf edebilecek aletler üretebiliyor: kadınlar. Yani bizden ortalama 1,5 kat daha güçlüsünüz diye "biz üstünüz rörörö" yaptığınızda hep aklınıza bu gelsin. Biz kadınlar, yeterince kafayı kırmadığımız için bu düzeni sürdürebiliyorsunuz. Bizden güçlü olduğunuz için değil. Ne üstünlüğü ayrıca? Yüzde olarak baktığımızda korkunç oranlarla şiddet sizde, taciz sizde, tecavüz sizde, cinayet sizde, pedofili sizde, zoofili sizde, nekrofili sizde. Bu mu üstünlük? Hiçbir hayvani dürtünüz üzerinde kontrol geliştirememişsiniz bir de övünüyorsunuz. Oğlum farkında mısınız? Siz "genellenmekten", "itibar zedelenmesinden" falan korkuyorsunuz biz taksiye bindiğimizde tecavüze uğrayıp öldürülüp konteynıra atılmaktan korkuyoruz. Genellemeyinmiş... Açın suç yüzdelerine bakın sonra konuşun genellemeyi falan. Genellenmek istemeyen "iyi erkekler"in de nelere sustuğunu biliyoruz hepimiz. Kendi vicdanınızla başbaşasınız o konuda da. Varsa tabii. Sonra biz erkeklerden nefret ediyor oluyoruz. Evet, ben şahsen ediyorum. Kimse kusura bakmasın. Bu noktaya bir günde gelmedik.
Gazzeli kız çocuğu:
“Gazze’yi romantize etmeyi bırakın, sabırdan sürekli bahsetmeyi bırakın. Sanki biz insan değilmişiz gibi davranıyorsunuz… Biz açız.”
👏🏼👏🏼👏🏼 Kadın kadının yurdudur demeye devam edicez. Birbirimizde iyileşicez. Birimiz düşerse, hepimiz gidip kaldırıcaz. Dindar / seküler hiç farketmez, tacizci erkeklerin hepsinin uykuları kaçsın ya ifşa edilirsem diye.
“Kadın beyanı esastır deyip, kadının her dediğini doğru mu kabul ediyoruz?”
Hayır.
Kadın beyanı esastır demek,
👉 Beyanı ciddiye almak, güvenliği sağlamak ve süreci başlatmak demektir.
👉 Kadını şüpheyle susturmak yerine sözünü başlangıç noktası kabul etmektir.
👉 İspat yükünü mağdurun omzuna yıkmamaktır.
Cinsel saldırı iddialarında asılsız beyan oranı yalnızca %2–8’dir (Lisak 2010; CŞMD).
Kadınların büyük çoğunluğu doğruyu söyler.
Kadın beyanı esastır = Adil sürecin ilk adımıdır.
Türkiye bağıra bağıra su krizine giderken bir avuç azınlık için ormanlar ormanlık vasfından çıkarılıyor. İçilebilir su varlıkları şirketler tarafından plastiklere hapsedilerek ticarileştiriliyor. Her canlının en temel varlığı olan su nasıl şirketlere peşkeş çekilebilir?
"Beni öldürecek yardım edin" diye onlarca kez şikayette bulunup dijitalden defalarca tehdit alan ve sonunda öldürülen kadınları ölüme mi terk ettiniz o zaman? Sadece soruyorum?
biz ne voleybol ülkesiyiz ne de baska bir sey. biz verilen kayıplara alıstırılmak zorunda bırakılan, her dogal afette vergilerimiz nerede diye bas bas bagırmamıza ragmen görmezden gelinen koca bi “ihmal” ülkesiyiz.
Olum bu kadınların size çocuk borcu mu var, yürüyün gidin. Sanki kendi taşıcak 9 ay, kendi emzircek, kendi çoğu bakım sorumluluğunu alacak gibi bir de triplere giriyorlar delirirsin.
Sahte diploma olayını YÖK değil, “Şikayet Var” sitesindeki rezilliği ifşa eden bizler tespit ettik, infial olunca YÖK mecburen devreye girdi. 2024 yılında gazeteci Murat Ağrıel yazdı kimse de oralı olmadı.
Bir hezimetten de zafer çıkarmayım be! Azıcık utanmanız olsun!
Sayın Varank,
Benim yazımın neresinde “diploma notu”ndan bahsettiğimi gösterir misiniz? OBP, yani Ortaöğretim Başarı Puanı, lise hayatınız boyunca aldığınız tüm notların ortalamasıdır. Hatta bu notların belli bir katsayı ile çarpılmasıdır. Buna da Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) denir.
Tam olarak bu yüzden tweetimde “diploma notu” değil, “not ortalaması” ifadesini kullandım. Ama görüyorum ki siz bunu da anlamamışsınız. Çarpıtmaya ne gerek var efendim; aynısını biz yapsak, az sonra kapıdan ters kelepçeyle alırlar malum 😁
Diploma notunuzu bulmak isteseydim, OBP’nizi katsayı çarpanına bölerek yaklaşık 76 civarında olduğunu söyleyebilirdim ama ben diploma notundan hiç bahsetmedim.
Ayrıca “zır cahil” gibi kelimeler, sizin gibi eğitimli, Bakanlık yapmış, ODTÜ’lerde eğitim almış kültürlü birine hiç yakışmıyor. Ben size hakaret etmedim, bir Türk genci olarak sadece soru sordum. Sonuçta siz beni temsilen o koltuktasınız. Soruyu anlamayan, diploma notundan bahsetmediğim halde diploma notundan bahsetmişim gibi konuşan sizsiniz; ben size “zır cahil” diyor muyum? ☺️
Röportaj teklifiniz hâlâ geçerliyse seve seve kabul ediyorum. Hazır bir araya gelmişken, gündemdeki diğer konuları da konuşur, gazetecilik adına güzel bir işe imza atmış oluruz.
Mesela sizin, Fatma Betül Sayan hanımefendinin, BTK’nın başındaki kardeşi Ömer Bey’in kendi resmi sitesinde bulunan diplomalarını silmeye başladığını da konuşuruz.
Benden duymuş olmayın ama “dört diploma silmiş” diyorlar. Ortalık çok kirli bilgiyle dolu. Belki kendisini de ararız canlı yayında. Onlar muhalif kanallara çıkmamaya yemin etmiş gibiler. Araya adam sokarsak bunu da başarabiliriz bence.
İletişim Başkanlığı, DMM, Fahrettin Bey, uyuşturucu kaçakçılığı, külçe külçe altınla yakalanan vekiller, Bulgar’da yakalanan kokainler, ikinci çözüm süreci…
Meydan okumanızı kabul ediyorum Varank Bey. Yer ve tarih verin, biz gelelim.
Sizin gibi saygın birinin, muhalif bir gazetecinin karşısına çıkması son derece olumlu olur.
Sormak istediğim birçok konu var. Soruları önceden vermem ama, ona göre. ☺️
Güzel haberlerinizi bekliyorum.
Hürmetler.
Admin: İstanbul'da tek şubesi bulunan Et ve Balık Kurumu, o şubeyi de kapatmış
Deniz Zeyrek: Gerekçe şu 'dükkanın önünde oluşan kuyruklar, Kurumun itibarını zedeliyormuş'😳
Yani kuyruğu bitirmek için, ucuz et marketini kapattı adamlar ya, şeytanın aklına gelmez...
kadin erkek esitligini medeni, hukuki, bireysel, saglik, egitim, is konusunda anlamak yerine yalnizca fiziksel yönden anlayan insanlarin beyin yonunden eksik oldugunu dusunuyorum