IShowSpeed’i hala ciddiye almayanlar var. Siz varın almayın ama bu çocuğun etkisi, diplomatik pasaporttan daha kuvvetli. Sadece eğlendiriyor sanıyorsanız, vizyonsuzlukta seviye atlamışsınız demektir. Adam, Amerika’nın Çin hakkında 800 milyon dolar dökerek yıllarca yaydığı algı operasyonunu tek bir yayınla tuzla buz etti.
Üstüne Çinliler öyle bir misafirperverlik, öyle bir planlama gösterdi ki adamı resmen ülkenin onur konuğu gibi gezdirdiler. Cyber şehirler, uçan arabalar, su üstünde giden araçlar, katlanabilir telefonlar, metroda tünelde bile kesilmeyen 5G, hızlı trenler, gökdelenler… Adamın gözleri faltaşı gibi açıldı. Parasıyla aldığı katlanabilir Çin marka telefonunu her yerde gururla gösteriyor. Sonuçta 41 milyon kişinin Çin’e bakışı bir yayında değişti.
Bu yayınların etkisini fark eden Çin yönetimi ne yaptı? Jet hızıyla 144 saat vizesiz giriş uygulamasını genişletti. Ardından ne oldu? İnsanlar akın akın Çin’e gitmeye başladı. Yeni bir kavram doğdu: “IShowSpeed rotası”. Gidenler kendi yayınlarını açtı, gerçekleri paylaşmaya başladı. Yıllardır Çin’e çamur atan kanalların izlenmeleri düştü, gelirleri çakıldı. Başladılar Youtube’u suçlamaya. Neymiş? “Algılarımız niye eskisi kadar parlatılmıyor?” E canım benim… Gerçekler böyle bir şey işte.
Bir kişinin etkisiyle bir ülkenin kültürü, turizmi, teknolojisi, halkıyla ilgili algısı değişti. ISpeedShow’un yayınları “kelebek etkisi” yarattı.
Türkiye’de bu fırsatı kaçırdık...
1. Galata Kulesi’nde İngilizce Bilmeyen Görevliler…
@TCKulturTurizm, Galata Kulesi’ni devraldınız ama oraya yerleştirdiğiniz görevliler İngilizce bilmiyor. Çocuk en temel tarihi bilgiye ulaşamıyor, kule hakkında bilgi istiyor, görevli gözünün içine baka baka sırıtıyor. Şaka mı bu? İBB daha iyisini yapardı. Mirasımızı turistlere anlatabilecek, maaşını hak edecek kişileri koyardı. Bu liyakatsizlik, bu sorumsuzluk kelimenin tam anlamıyla utanç verici. Şanghay’da banka güvenlik görevlileri bile size yardım edecek kişiler meşgulse size gelir ve “May I help you?” diye sorar. Turistik bir alandaki görevli ise “I don’t know” deyip sırıtıyor. Yazık, gerçekten yazık. Turistik alanlarda çalışan güvenlik görevlisi temel seviyede de olsa İngilizce konuşmalıdır.
2. ISpeedShow’un Rehberi İngilizce bilmiyor ?
ISpeedShow’un rehberi, yani Türk Elon Musk, İngilizce bilmiyor, çocuğa eşlik ediyor ama İngilizce konuşamıyor. Sonra ne oluyor? Tüm dünya, “Türk rehber İngilizce bilmiyor” diye dalga geçiyor. Çin’de Trump taklidi yapan adamla ISpeedShow karşılaşıyor, adam şakır şakır İngilizce döktürüyor. Bizde ise… boş ekran. 2025 Türkiye’sinde hala durum bu.
3. Dondurma Şovunda Rezillik
Sürekli yapılan o zorla dondurma şovu sizin zannettiğinizin aksine herkese keyif vermiyor. Çocuk daha önce gitmiş zaten oraya. İkinci seferde ne sevdiğini sormamışlar bile. Oyun istemiyorum diye defalarca söylüyor ama satıcı İngilizce bilmiyor üstüne bir de IShowSpeed’in ağzına peçete tıkıyor🤦♀️ Bir de bunu “Türk misafirperverliği” diye pazarlıyorlar. Sizin ağzınıza tıksalar, güler misiniz gerçekten? Pes.
4. Korku Evi ve Hayvanat Bahçesi: İstanbul���un Tanıtım Kılavuzu Bu mu?
Bu vizyonsuzluğun zirvesi. IShowSpeed’i hayvanat bahçesine ve korku evine götürmek. Şehirde yapacak onca şey varken, çocuğu hayvanat bahçesine götürüyorlar. Yetmiyor çocuğu maymun ısırıyor. Yayını izleyenler İstanbul’da maymunların yaşadığını zannediyor. İstesen bu kadar olmaz. Dünyanın en eski şehirlerinden biri, kültür, tarih, sanat, teknoloji… Hiçbiri yok! Neden? Çünkü “bi şeyler yapalım da zaman geçsin, gülsün eğlenelim” kafası hakim. Planlama sıfır. Vizyon sıfır.
5. Türk Hamamındaki görüntüler…
🤦♀️
6. Sürekli takılan yayın, internet sorunu!
😫
Bu ülkenin imajına yapışmış en büyük kötülüklerden biri CİDDİYETSİZLİK.
“Aman canım abartma”cılar,
“Biz İngilizce değil, o Türkçe öğrensin”ciler,
Ne vizyon var ne strateji. Sosyal medyada ne oldum delisi olanlarla ülke tanıtımının sonucu… Sadece bugünü düşünen, “eğlenelim yeter” diyen zihniyetin sonunda gelinen nokta bu.
Bir vatandaş: “39 yıldır ABD’deyim. Türkiye kadar insanını israf eden başka bir ülke yok.
5G’yi icat eden Erdal Arıkan, Bilkent Üniversitesi’nde profesör, Türkiye’de buldu.
Sonra Çin makaleyi buldu, 600 milyon $ yatırdı, 500 milyar $ kazandı bu işten. Türkiye’nin haberi yok.”
Siz dünyada hak ihlali görmemişsiniz be..
Daha 60’larda Amerika’da siyahların oy hakkı yoktu, beyazlarla aynı çeşmeden su içme hakkı yoktu, aynı lokantada yemek yeme hakkı yoktu, belediye otobüsünde önde oturma hakkı yoktu.
Kimse silaha, teröre sarılmadı.
Köy basmadı…
40,000 insanı katletmedi.
Irak’ta çoluk çocuk demeden Kürtleri hardal gazıyla katlettiler.
Türkiye kucak açtı.
Suriye’de Kürtlerin vatandaşlık kimlik kartı yoktu..
Ceberut yönetimlerde hak, hukuk elbette aranır.
Biz de arıyoruz…
Bilhassa 90’larda uygulanan politikalar eleştiriyi, hatta lanetlenmeyi fazlasıyla hak eder.
Bu da kabul.
Bunlara saygım sonsuz ama Batılının gazına gelip, silahla, terörle, katliamlarla aramak nankörlüktür, vicdansızlıktır…
Türkiye bu kadarını hak etmedi!!
Hele hele, halklar arasında teröre hiç tepki vermeyen, kardeşliği savunan Türk milleti hiç haketmedi..
Kykdayken bir keresinde asansörde tek başıma mahsur kalmıştım. Bir erkek çalşan gelip kapıyı zorlayıp açmıştı.O sırada başım açık,tişörtle ve pijamaylaydm.Adamı görünce donmuş, hiçbir şey söylemeyip gidip odamda ağlamıştım.Ağlama nedenim asansör değil beni bu şekilde görmesiydi.
Aden Nil isimli içerik üreticisi, tacize uğrayan kadınların neden şikayetçi olmadığını veya neden dava açmadığını anlattı:
"Siz şikayetçi olduğunuzda açık adresiniz karşı tarafa iletiliyor."