Hazreti Muaviye’nin oğlu ve varisi Halife Yezid’e Kerbela hadisesi sebebiyle bakışımız nasıl olmalı? Ehli sünnet alimlerinin bu mevzuda tutumu nasıl olmuş?
https://t.co/knAIsNTkkt
"Şunu iyi bilmeli ki, herhangi bir sözde, âlimler ile sôfiyye arasında uygunsuzluk bulunursa, iyi ve ince düşünülünce, âlimlerin haklı ve doğru olduğu görülüyor."
(Mektubat-ı Rabbani 1/266)
İttihatçılık Osmanlıyı seven, padişaha bağlı Müslüman gençlerin seküler ideolojilere geçmesi için organize edilmiş teşkilatlanmadır.
Memleketi felakete sürükleyen bu insanlar vatan evlatlarını cephelere sürmüş, kendilerine ise bundan kahramanlık devşirmeye çalışmışlardır. Bugün
@Ertugrul_Ocagi Nurettin Yıldız açıktan Ehli sünnete saldıran biri değil, satır arasından verdiği sinsice mesajlarla tahrif eden biri.
https://t.co/a8x26lq6bZ
Üstâd aramaktan maksad, islâmiyeti öğrenmektir. Onlardan görerek itikatta ve islâmiyete uymakta kolaylık elde etmekdir. Yoksa istediğini yapıp, istediğini yiyip de, mürşidin eteğine yapışarak azaptan kurtulmak yoktur. Böyle sanmak, tam bir hayâle kapılmaktır.
Mektubat-ı Rabbani
Sabah saatlerinde Eyüb Sultana ziyarete gittik. Meydanda kocaman dev ekrandan yüksek sesle maç izleniyordu. Böyle manevi bir mekan yerine başka alternatif yerler seçilebilirdi. @eyupsultan_tc
Ahmed Rızâ Han Hazretleri Osmanlı düşmanı değildir. Bilakis, Osmanlı Devleti ve makamı hakkında sarf ettiği medihleri toplasak müstakil bir risale, hatta bir cilt eser meydana gelir. Kendisinin ifade ettiği husus, hilâfet makamının aslî olarak Hâşimîlerde bulunması gerektiğine dair kanaatidir. Bu ise ayrı bir ilmî ve tarihî mesele olup, Osmanlı düşmanlığı şeklinde yorumlanamaz.
İkinci olarak, "İngilizlerin adamı Ahmed Rıza Han" diye zikredilen ve hakkında çeşitli iddialar ileri sürülen başka bir şahıs vardır. Çoğu zaman isim benzerliği sebebiyle bu iki kişi birbirine karıştırılmaktadır. Hâlbuki bizim bahsettiğimiz Ahmed Rızâ Han Hazretleri ile o şahsın hiçbir ilgisi yoktur.
Eğer Yusuf Nebhânî Hazretlerinden başlayıp Seyyid Muhammed Alevî el-Mâlikî Hazretlerine kadar birçok muteber âlimin Ahmed Rızâ Han Hazretleri hakkındaki methiyelerini paylaşsam, aynı üslupla onlar hakkında da konuşabilir misiniz? Keza Diyobend meselesinde de mutedil Diyobendî âlimlerinden pek çoğunun Ahmed Rızâ Han Hazretleri hakkındaki takdir ve övgülerini nakletsem buna ne dersiniz?
Şerif Hüseyin Efendi meselesine gelince; öncelikle kendisi Osmanlı Devleti'ni sevdiğini, Sultan II. Abdülhamid Han Hazretlerine bağlılık duyduğunu ve kıyamının Osmanlı'ya değil İttihat ve Terakki kadrolarına karşı olduğunu açıkça ifade etmektedir. Bu hususta propaganda mahiyetindeki yayınları değil, bizzat kendisinin beyanlarını okudunuz mu?
Ayrıca Şeyh Said Efendi'nin Kemalist rejime karşı kıyamını meşru görenler, Şerif Hüseyin Efendi'nin kendi nazarında mevcut olan birçok gerekçeye dayanarak İttihatçılara karşı çıkışına neden aynı müsamaha ile yaklaşmamaktadırlar? Kanaatimce bunun en önemli sebeplerinden biri, uzun yıllar boyunca tekrar edilen tek taraflı tarih anlatılarının tesiridir.
Merhum Şeyh Nâzım Hazretlerinin ifade ettiği gibi:
"Senin bilmediğini ben biliyorum; benim bildiğimi sen bilmiyorsun. Mesele de zaten buradadır."
İhtilaflı meselelerde kanaat sahipleri hakkında hüküm vermeden ilk önce onnların malumatına vâkıf olmak gerekir. Bu ise birkaç tweeter mesajı ile mümkün değildir. Vesselâm