MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞİKLİĞİ TALEPLERİ KARŞILANMAYAN ÖĞRETMENLERİN MAĞDURİYETİ GİDERİLMELİDİR
Öğretmenlerimizin mazerete dayalı yer değişikliği kapsamında çok sayıda talebinin karşılandığı görülmekle birlikte, boş norm sayısı ile yer değişikliği talep eden öğretmen sayısı birlikte değerlendirildiğinde, talepleri karşılanmayan ve bu nedenle mağduriyet yaşayacak çok sayıda öğretmenin bulunduğu görülmektedir.
Daha önceki dönemlerde mazerete bağlı yer değişikliği talepleri karşılanamayan öğretmenler yönünden Bakanlıkça il veya ilçe emri uygulaması hayata geçirilerek oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçilmiştir.
Bu uygulama, 2026 yılı yaz tatili mazerete dayalı yer değişikliği sürecinde de aynı uygulamanın yapılması konusunda haklı bir beklenti oluşturmuştur. Geçmiş yıllardaki tecrübe, söz konusu uygulamanın eğitim-öğretim süreçlerinde herhangi bir olumsuzluğa yol açmadığını ortaya koymaktadır.
Bu itibarla Bakanlıkça, 2026 yılı yaz tatili dönemi mazerete bağlı yer değişikliği sürecinde, öğretmenlerin tercihine bağlı olarak mazeretlerinin bulunduğu il veya ilçe emrine atanmalarına imkan sağlayacak gerekli çalışma yürütülmelidir.
ÖĞRETMENLER İL VE İLÇE EMRİ BEKLİYOR!
Aile birliği bir ayrıcalık değil, anayasal güvencedir. Ancak bugün binlerce öğretmenimiz, eşinin ve çocuğunun yanına gidebilmek için tercih yapacak okul dahi bulamıyor. Açılan sınırlı kontenjanlar ise kimi zaman öğretmeni eşinin bulunduğu yerden yüzlerce kilometre uzakta kalmaya mecbur bırakıyor.
Sorunun kaynağı öğretmenler değil; norm kadroları gerçek ihtiyaca göre belirlemeyen, yeterli kontenjan sunmayan ve yer değiştirmeleri sağlıklı bir personel planlamasıyla yürütemeyen MEB’dir.
Normlar ve kontenjanlar gerçek ihtiyaca göre belirlense, öğretmen hareketliliği öngörülerek doğru bir planlama yapılsa bugün binlerce öğretmen il ve ilçe emri beklemek zorunda kalmayacaktı.
Uzun süredir Bakanlıkla yaptığımız görüşmelerde bu sorunu ve çözüm önerilerimizi dile getiriyoruz. Eğitim-İş olarak resmî başvurumuzu da yaptık. MEB’in plansızlığının bedelini öğretmenler, eşleri ve çocukları ödeyemez.
Bugün gelinen noktada mağduriyetin giderilmesi için il ve ilçe emri açılması artık bir zorunluluktur. Çünkü öğretmeni yalnızca eşinin bulunduğu ile getirmek de aile birliğini sağlamaya yetmez. Aynı ilin iki farklı ilçesi arasında yüzlerce kilometre mesafe bulunabilir.
Sınırlı kontenjanlar nedeniyle eşinden ve ailesinden uzak bir yere yerleşmek zorunda kalan öğretmenlerin mağduriyeti de görmezden gelinmemeli; öğretmenin eşinin bulunduğu ilçeye ya da ailesiyle birlikte yaşamasına ve günlük ulaşımına imkân verecek yakınlıktaki bir yere atanması sağlanmalıdır.
Mazeret tayini, öğretmene birkaç tercih gösterip sorumluluğu üzerinden atmanın adı değildir. Mazeret tayini, öğretmenin mazeretini gerçekten ortadan kaldırabilmelidir.
MEB’in norm kadro, kontenjan ve personel planlamasındaki eksikliklerinin bedeli öğretmenlere ve ailelerine ödetilemez. İl ve ilçe emri açılmalı, aile birliği kâğıt üzerinde değil, fiilen sağlanmalıdır. @tcmeb@Yusuf__Tekin@mebpgm
Eğitim-Bir-Sen’i öğretmenlerin yanında görmek istiyoruz. Mazeretimiz var, ailelerimizden ayrıyız ve kontenjan yetersizliği nedeniyle yerleşemedik. Böylesi bir mağduriyette sessiz kalınmasını üzülerek karşılıyoruz. İl emri için desteğinizi bekliyoruz. @_aliyalcin_@EgitimBirSen@talatyavuz29 #SendikalarilEmrineSessiz