Türkiye bugüne kadar çok şey kaybetmişti fakat şu an esas ham maddesini yani iyi yetişmiş evlatlarının yaşam enerjisini kaybediyor.
Bugüne kadar içerisinde bulunduğum ticari faaliyetler sebebiyle birçok farklı eğitim seviyesinden mavi ve beyaz yakalı insanla birlikte çalışma fırsatı yakaladım. Maaş zamları dönemlerinde de elimden geleni daima yapmaya çalıştım; muadil örneklere göre de bu konuda başarılı oldum denilebilir.
Fakat verilen dezenflasyon mücadelesine rağmen geçtiğimiz birkaç sene de dahil olmak üzere hiçbir dönemde çalışan kesimde bu yıl fark ettiğim kadar bir yılgınlık ve karamsarlık görmemiştim.
Özellikle de iyi eğitimli kesimdeki gelecek kaygısı çok üst seviyeye çıkmış durumda. Bu kaygının her ne kadar alanım olmasa da sağlık sorunlarını dahi tetikleyecek derecede olduğuna dair gözlemlerim var.
Dersine en çok çalışmış, en iyi notları almış, en iyi diploma ve yeteneklere sahip dünün çocukları maalesef ki bugünün Türkiye'sinde son yüzyılda yaşanmamış bir darboğazı yaşıyor.
Çok uzun zaman sonra bu insanlar kendilerini nice zorlukla okutan ailelerinin sahip olduğu bir eve, bir arabaya ve belki bir de yazlığa sahip olamayacaklarını, çocuklarına yüksek ücretler ödemeksizin iyi bir eğitim aldıramayacaklarını henüz fark ettiler.
Daha kötüsü şu ki içinden geçtiğimiz süreçte bu halin yeni fark edilmiş olması ve belki de böyle devam edeceğine dair kanaat toplumsal ve çok önemli bir meseleyi işaret ediyor. Türkiye ruhunu kaybediyor.
Çok çok acil olarak;
📌 Avukatlar için Sosyal Medya Etik Kuralları yayınlanmalı.
📌 Etik kuralların meslek kurallarının bir parçası olduğuna dair meslek kurallarına ilave madde konulmalı.
📌 Barolar, defacto olarak, soruşturma yetkisini devretmeden, etik kural ihlallerinin resen tespitiyle görevli alt komisyonlar kurmalı. Komisyonca tespit edilecek hususlarda yönetim kurulları tarafından disiplin soruşturması yürütülmeli.
Çılgınca mesleği iki paralık edenler var. Bu mesleği ileri götürmek istiyorsak, ifade hürriyetini ihlal boyutuna varacak düzeye getirmeden, bazı şeyleri ne yazık ki avukatlara rağmen yapmamız gerekiyor.
"ama bana öyle geliyor ki dünyada güzel olan her şey daha insana ulaşamadan, insanın kendi ördüğü ağlara takılıp kalıyor."
kuru otlar üstüne.
nuri bilge ceylan.
2023.
Bu memlekette akıl sağlığını, kariyerini/eğitimini ve duyarlılığını aynı anda muhafaza etmek gibi bir imkân kalmadı. Birini korumak için en az bir diğerinden vazgeçmek, eksik ve sakat var olmak zorundasın. Yazık.
"Milleti asırlarca gafil bulunduran hep bu cehalettir. Milleti esir gibi, köle gibi kullanmaları, vatanı kendi özel mülkleri gibi düşünmeleri, hep milletin bu bilgisizliği sayesindeydi. Gerçek kurtuluşu istiyorsak, herşeyden evvel bu cehaleti ortadan kaldırmaya mecburuz."
1923
Merkeziyetsiz organizasyonların oluşmasını sağlayan blokzincir ile haksız ve güçlü olan kişiler karşısında haklı ve güçsüz olan kişileri destekleyecek hukuki araç ve kurumlar oluşturulabilir.
Blokzincir ve dava fonlamayı Furkan Levent sizler için yazdı 🌙
https://t.co/IQnvGu1osj
Hukukçu kimliğini taşıyan herkes, mevcut sistemi ve kuralları sorgular; ideal hukuki yapıya ulaşmanın yollarını arar. Hukukçu kimliğini bir insana kazandıran unsur ise hukuk nosyonudur. Hukuk eğitiminde hukuk felsefesini Ertuğrul Kahraman sizler için yazdı.https://t.co/zMozYChCpa