"Benim hiç kimsenin malında mülkünde gözüm olmadı, hiç kimsenin de iyi niyetini kendi çıkarım için kullanmadım. Bana inanan, elini uzatan hiçbir insanı yarı yolda bırakmadım. Zor zamanlar yaşadım, çok şeyden vazgeçtim belki ama kimsenin gözyaşını döküp de vebal almadım.
1 milyoncu Mehmet ağabey, sen insanları hep güldürdün, Cenab-ı Allah’ta seni güldürsün, mekanın cennet olsun, kalbi güzel, temiz insan, Ruhuna Fatiha .
24 Kasım Öğretmenler Günü'nde;
Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehit öğretmenlerimizi rahmet, minnet ve dualarla anıyorum.
💐 Şehit Fırat Çakıroğlu, Şenay Aybüke Yalçın, Necmettin Yılmaz, Ayşenur Alkan, Neşe Alten unutulamaz!
Türk’ün Türklük için yaşayan çocukları var oldukça, Türk Bayrağı Türk göklerinde nasıl dalgalanacaksa; Türk’ü Ergenekon’dan çıkarıp büyük yurduna kavuşturan bozkurt da öyle yaşayacaktır. Türklük var oldukça, O’nu meydana getiren maddi ve manevi bütün unsurlar da var olacaktır.
Nevruz, Nizamü’l Mülk’ün hazırlattığı Celali takvimine göre yılbaşı olarak kabul edilen (yeni) gündür. Aynı zamanda güneşin Koç burcuna girmesini, gece ile gündüzün eşit olmasını simgeler. Eski Oniki Hayvanlı Türk takviminde de Nevruz vardır ve baharın gelişini müjdeler.
Nevruz günü; Hz.Nuh’un gemisi Cudi Dağı’na oturmuş, Hz.Yusuf kuyudan, Hz.Yunus balığın karnından çıkarılmıştır. Hz.Musa’nın Kızıl Denizi asasıyla yarması Nevruz Günü’ne denk gelmiştir. Türklerin Ergenekon’dan çıkışı da Nevruz Günü gerçekleşmiştir.
Nevruz, baharın feyziyle birlik ve beraberlik hissiyatının taçlandığı gündür. Bereketin, bolluğun, sevginin, hürmetin daha da güçlendiği dönemdir. Nevruz, Türk milletinin nesilden nesile taşıdığı bahar, barış ve kardeşlik meşalesidir. Bu meşalenin aydınlığında dostluk, yardımlaşma ve dayanışma ruhu tekemmül etmiştir.
Asırlar geçse bile bu çok önemli tarihsel ve kültürel miras Türklüğün vicdanında özenle korunmuş, özüyle ve özgüvenle yaşatılmıştır. Bu yüzden Nevruz; yeniden doğuşun, dirilişin, uyanışın, huzur ve esenliğin kutlu mesajıdır. Bu mesajın ülkemize, bölgemize ve dünyaya bütünüyle hakim olması yegane temennimdir.
Binlerce yıldan bu yana Balkanlardan Orta Asya bozkırlarına, Adriyatik’ten Çin seddine, Kafkasya yaylalarından Ortadoğu vadilerine, Kırım köylerinden Sibirya düzlüklerine kadar yakılan Nevruz ateşi Türklüğün hayat ve varlık haklarının tesciline sahne olmuştur.
Nevruz, milletimizi ortak amaç ve kaderde buluşturan köklü bir kaynaşma fırsatı olması bakımından bizimdir, bize has kadim bir emanettir. Yakılan Nevruz ateşi muhteşem Türk asırlarının kefili, en canlı görgü tanığı, en sağlam kültürel dokularından birisidir.
Bu düşüncelerle Türk milletinin 21 Mart Bahar Bayramı’nı kutluyor, Yenigün’ün bin yıllık kardeşliğimizin perçinlenmesi için tarihi bir eşik olmasını diliyorum. Son yurdumuzda birlik ve beraberlik içerisinde sonsuza kadar var olmayı Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyor; tüm vatandaşlarımızla, gönül ve kültür coğrafyalarımızdaki tüm kardeşlerimizle sağlık, sıhhat, refah, mutluluk ve selamet dileklerimi paylaşıyorum.
Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti nice zorluk ve çetin engelleri aşarak bugünlere ulaştı. Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi, devletimizin kurucu ilke ve esasları çok şükür hiçbir sapma göstermeden, hiçbir yara almadan, hiçbir tahrip ve tahrik kapanına sıkışmadan 100 yıl öncenin ilham ve iradesiyle yeni bir Türk yüzyılının temelini oluşturdu.
Bu duygu ve düşüncelerle, gerek depremde, gerek terörle mücadelede, gerek Gazze’de, gerekse de her türlü hastalık ve afet sonucunda hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, başımız sağ olsun diyorum. Aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin, barış, huzur ve istikrara susamış tüm insanlığın yeni yılını kutluyor, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün 2024 yılında hız ve derinlik kazanmasını gönülden diliyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin ortak değeri, onur simgesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet banisidir. Onun muazzam bir mücadeleyle inşa ve ihya ettiği kalıcı eserleri ve emanetleri daha güçlü bir şekilde yaşatılacak, istismarcılara elbette fırsat tanınmayacaktır. Aziz Atatürk Türk milletine ve Türk tarihine mal olmuş yüksek bir şahsiyettir. Onun adı ve anıları üzerinden kamplaşma üretmeye gayret edenler 2024 yılında da hayal kırıklığına uğrayacaktır.
Hayatın her alanına provokasyon yatırımı yapan, milli ve manevi hassasiyetlerimizi kanatmak pahasına kaşıyan, bilhassa Türk sporunu kirli amaç ve arzularına alet etmek için sürekli faal halde bulunan kim ya da kimler varsa, bu kapsamda hangi çevreler hamle üstüne hamle peşinde koşuyorsa, bilinmesini özellikle isterim ki, alayının karşısında sapasağlam durmaya 2024 yılında da azimle devam edeceğiz.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak çağrımız şudur: Eğer bugünden itibaren 24 saat içinde ateşkes sağlanamazsa, saldırılar durmazsa, mazlumların üzerine bombalar bırakılmaya ısrarla devam ederse, milletimle açık açık paylaşıyorum ki, Türkiye süratle devreye girmeli, tarihi, insani ve inanç sorumluluğunun gereği her neyse yapmalıdır. Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır.
Bize düşen Kerbela hadisesinden ders ve ibret almak; birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi tahrip etmeye niyetlenip heveslenen karanlık odaklara geri adım atmadan direnmektir. Çıkarlarının kulu-kölesi olmuş çevrelerin tezvirat ve tefrikalarına Hüseyin’i duruşla mukabele etmek, inanıyorum ki Yezid operasyonlarını durduracak ve nihayetinde mahvı perişan edecektir.
1384 yıl önce bugün Efendimiz Resulallah’ın gülzarı, aynı zamanda Cennet gençlerinin efendisi olarak taltif ve tarif ettiği sevgili torunu Hz.Hüseyin ile yanında bulunan 70'in üzerindeki Ehl-i Beyt büyüğü şehit edilmişlerdir. Kerbela’nın sıcak kumlarına nifakın vahşet gölgesi düşmüş, Müslüman gönüller yanıp kavrulmuştur.
Kerbela’dan çıkarılacak doğru mesajlar bir daha benzeri dramların yaşanmasını kuşkusuz engelleyecek, batıl ve hain planları da bozacaktır. Başta Hz.Hüseyin ve Ehl-i Beyt’in muhterem mensupları olmak üzere, şehadet şerbetinden içen tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle, tazimle anıyor; Muharrem ayının ve Aşure Günü’nün huzur, barış ve esenlik dolu günlerin cümle kapısını aralamasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
Meşrebi, mezhebi, yöresi ve kökeni ne olursa olsun, Kerbela felaketi Müslüman yüreklerin müşterek matemi, Aşure Günü de bu matemin hem idrak hem de paylaşma günüdür. Bugün aynı zamanda Hüseyni ahlakı tanıma, anlama, anlatma ve hayatımıza nakletmek için hüzünle bezenmiş bir fırsattır. Kerbela şehitleri hepimizin şehidi, davaları hepimizin davasıdır.
Hz.Hüseyin’in şehadetiyle yanan sönmeyecek meşale adaletin, ahlakın ve hakikatin ufkunu çok daha gür bir şekilde aydınlatmıştır. Yezid husumetin, huşunetin, hizbin, fitnenin, zulmün ve kutuplaşmanın simgesi; Hz.Hüseyin doğruluğun, güzelliğin, iyiliğin, cesaretin, imanın ve inançlarından asla dönmeyen bir iradenin arşa mıh gibi çakılmış anıt sembolüdür.
Hafızalara kazınmış öyle acılar, gözyaşlarıyla karılmış öyle anılar vardır ki, asırlar geçse bile kalplere bir yük gibi binen ağırlığından ve o günkü ıstırabından hiçbir şey kaybetmez. Hicri 61 yılı 10 Muharrem’de yaşanan Kerbela katliamı Müslümanların ortak hüznü, ortak sızısı, dökülen ortak kanıdır. Nitekim Kerbela’da mazlumlara kıyılmıştır.