Nisa Suresi 58. Ayet: "Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğütler veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir."
Enam Suresi 165. Ayet: "Sizi yeryüzünün halifeleri kılan, size verdiği şeylerde sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O’dur. Şüphesiz rabbinin cezası çok çabuktur; yine O’nun bağışlaması ve rahmeti boldur."
Fatır Suresi 39. Ayet: "Sizi yeryüzünde halifeler yapan O’dur. Artık kim inkâr ederse inkârcılığı yalnız kendi aleyhinedir. Kâfirlerin küfrü rableri katında gazabı arttırmaktan başka bir sonuç doğurmaz; şu halde kâfirlerin küfrü ancak kendi ziyanlarını arttırır."
“KİM RUS”
Bloomberg’in haberine göre, tanker kiralamak artık uzaya i roket fırlatmaktan daha pahalı hâle geldi.
Evet, bu da bir pandemi.
Süreç, 2019'da salgın kılıfıyla başladı. Normal zamanda fiyatı 1500 dolar olan konteynerler 20 bin dolara fırladı.
Tedarik zinciri kırıldı. Piyasalar altüst oldu. Devletler para bastı.
Her sıkışmada olduğu gibi savaşlar patladı.
Önce tahıl başta olmak üzere hayati emtiaların geçtiği Karadeniz'in dengesi altüst oldu. Petrol ve doğalgaz ihracatçısı Rusya'ya ambargolar geldi. Avrupa enerji darboğazına girdi.
Ardından enerji arzının merkezi Körfez'in ve derken Kızıldeniz'in akışı sınırlandı.
Yüzyıllar sonra insanlık Ümit Burnu'nu yeniden keşfetmek zorunda kaldı.
Bu süreçten en çok, Türkiye'nin de aralarında olduğu petrol ve doğalgaz ithalatçısı konumundaki Avrupa ülkelerinin ekonomisi olumsuz etkilendi. Afrikalılar başta olmak üzere dünyanın en yoksul halklarının ekmeği pahalandı.
Avrupa’da savaş tamtamları çalmaya başladı.
Bunları yazınca "İsim verin" diyorlar, "Tokmak hangi devletin elinde?"
Bu soru, eskide kalan dünyanın kabullerinden kaynaklanıyor. Artık patron devletleri esir alan küresel sermaye. Geçtiğimiz günlerdeki yazılarımda bahsettiğim finans kapitalin son sürümü para babaları.
Paradan para kazananlar için sürekli kriz hâli, istikrarlı bir dünyaya göre daha kârlı.
Kendilerine seçtikleri din falan işin hikâyesi... Ahalinin alacağı pozisyonu manipüle etmek için işaret ettikleri cambaz.
Enerji fiyatlarındaki tırmanışın, sıkılan boğazlarımızın etkisinin daha fazla hissedileceği yaklaşan karakış öncesi Avrupa sokakları karışmışken düğümü çözmeye yönelik her türlü girişimi nasıl sabote ettiklerini görmüyor musunuz?
Trump, "Putin'le anlaştım; Rusya, ABD ve küresel piyasaya derhal 300 bin ton dizel akaryakıt tedarik edecek. Kasım ayında 500 bin ton, ardından 1 milyon ton daha yakıt tedarik edecek. Dizel rafinerilerinin durumuna göre 3 milyon ton dizel daha sağlayacak" dedikten saatler sonra Ukrayna eliyle Rusya'nın petrol yükleme terminallerini havaya uçuruyorlar.
Şimdi de "Rus musun?" diye soracaklar...
Tıpkı geçtiğimiz gün, "Babülmendep'i kapatanlar kime hizmet ediyor, bedelini Avrupa ve Türkiye ödüyor" diye yazdığım için "Avrupalı mısın, sana ne" dedikleri gibi.
Aklıma Putin'in birkaç yıl önce yine bir kış arifesinde anlattığı fıkra geliyor:
Bir Alman çocuk, babasına sorar:
- Baba, evimiz neden bu kadar soğuk?
Babası cevap verir:
- Çünkü Rusya, Ukrayna'ya saldırdı.
Çocuk tekrar sorar:
- Bizim bununla ne ilgimiz var?
Babası:
- Çünkü biz Ruslara karşı yaptırımlar uyguladık.
Çocuk:
- Neden?
Babası:
- Onlar acı çeksin diye.
Çocuk kafası karışmış hâlde sorar:
- Peki o zaman, Rus olan kim?
Şiilerin Yemen’deki oranı %20-25, Lübnan’da %26, Suriye’de %15, Afganistan’da ise %10! Bunlar, gittikleri veya bulundukları her ülkeyi ele geçirmeye ve İran’ın güdümüne sokmaya çalışıyorlar. Ellerine fırsat geçince, başta Sünniler olmak üzere insanları doğruyorlar. Tecavüz ve işkencelerinin haddi hesabı yok.
Şimdi sana birkaç soru sorayım Dilipak efendi!
Şiiler bu ülkelerde Sünnileri doğradığında mezhepçilik olmuyor da biz, bu ülkelerde çoğunluğu oluşturan Sünniler olarak müdahale edince mi mezhepçilik oluyor? Sünniler katledilirken neden Şiilere “Mezhepçilik yapmayın!” demiyorsunuz da Sünnilerin en ufak bir girişimini “mezhepçi hareket” diye tanımlıyorsunuz?
Mesela Yemen’de Şiilerin oranı %25! Şii Husilerin bütün Yemen’i işgal etmesi ve ülkeyi İran’ın güdümüne sokması adil midir? Suriye’de adil miydi? Lübnan’da adil mi?
Ama Husiler İsrail’e füze fırlatıyor, değil mi? Husilerin İsrail’e fırlattığı füzeler nedeniyle ölen Yahudi sayısı 1! Evet, sadece 1! Peki, Yemen’de Husilerin katlettiği Sünnilerin sayısı kaç? Yüzlerce!
Neden Husilere müdahale etmeyelim? İmkanlarımız varken neden duralım. Neden millet affetmeyecekmiş? Sen milletin sözcüsü müsün? İşiniz gücünüz İran’ın işini kolaylaştırmak.
Sen ya cahilsin ya da İran’a hizmet ediyorsun. Üçüncü bir şık yok!
Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak:
▪️ Hisse senetlerine ve bireysel emeklilik fonlarına yatırım yapanlar da dahil olmak üzere en az 2 milyon mağdur var. Bu sayı aileleriyle en az 5 milyon kişiye denk geliyor.
▪️ Olayın boyutu da 20 milyar dolardan çok daha fazla. Fon krizinde temel sorumlu kurum SPK. Her şey iyi giderse resmin tamamını, krizin boyutunu 5-6 ayda görebiliriz.
▪️ Tera’nın patronu Emre Tezmen zamanında engellenseydi bu tahribat olmazdı. Devlet bu çarkı kuran o eli bulup kırmalı. Bu el ülkeye vatan hainliğinden daha fazla zarar veriyor.
▪️ 45 yıllık sermaye piyasası tarihinin en tahrip edici ve en çok mağdurun yaratan kriziyle karşı karşıyayız.
▪️ Fon krizi en çok tahribat, en çok güven kaybı yaratan olaylardan biridir.
▪️ Bu tahribat göz göre göre yaratıldı. Bürokrasi, siyaset ve yargı içinden bu yapı destek görmeseydi 45 yıllık sermaye piyasası tarihindeki en büyük krizi yaşamazdı.
▪️ Ama resmin tamamını görmeden gerçek suçlulara da ulaşamayız. Bunun için de 2021’e gitmek gerekiyor.
▪️ 2021’de Kasım Garipoğlu’nun Türkiye’de SPK lisansı olmadan faaliyet gösteren GKFX isimli bir şirketi var. Lisansı olmamasına rağmen faaliyetlerine devam edebilmiş. Şirketi ABD ve Rus makamları kara para aklayan şirket olarak tanımlıyor.
▪️ Garipoğlu gidip yöneticileriyle ilgili “30 milyon dolarımı çaldı” diye şikâyette bulunuyor. Savcılık 2021’de inceliyor.
▪️ Tera Yatırım, Azko ve Venbey gibi şirketlerle GKFX arasında çanta ve valizlerle gerçekleştirilen yaklaşık 350 milyon dolarlık para trafiği ortaya çıkıyor.
▪️ Burada inceleme ilerletilmiş olsaydı Tera, fon krizinin baş aktörü olmazdı ve 2021’deki o meşhur kapalı fonu oluşturamazdı.
▪️ 524 katlık değerin yaratıldığı, bir anlamda orada kara para aklandığını düşünüyorum.
▪️ 2021’deki soruşturma gerçekten yapılsaydı Tera 2022’de halka arz izni alamazdı. 2023’te de banka kurma iznini alamazdı.
▪️ BDDK Tera’ya banka izni vermekle onlara itibar kazandırdı. Kapalı fonlardaki hisseler çeşitli şaibelerle 2025’te tam 524 kat artış sağlıyor.
▪️ Muhtemelen 2021’deki kara paraları buraya soktular. Borsa kazancı gibi legalleştirdiler.
▪️2025’te bu fon TEFAS’a açılıyor, halka arz ediliyor. İnsanlar bu kadar yüksek getiriyi görünce yatırım yapıyorlar. Çünkü bakan yardımcıları, rektörler var. Bu yüzden insanlar daha çok güveniyor.
▪️ Ben fonlardaki şaibeler ve dolandırıcılık işlemlerini gördüğüm için Temmuz 2025’te CİMER’e, MASAK’a başvurdum.
▪️ Ama ben Kasım 2025’te Emre Tezmen’in şikâyetiyle gözaltına alındım. Sonra bilgilendirmeye devam ettim. Nisan 2026’da yine Emre Tezmen’in şikâyetiyle ikinci kez gözaltına alındım.
▪️ Bu 5 milyon insan ödemelerini yapamayacağı, alışveriş yapamayacağı, kredi kartını ödeyemeyeceği, birçok şeyi yapamayacağını düşündüğümüzde dalga dalga toplumu etkileyecek. Bunun faturasını 86 milyon kişi ödeyecek.
▪️ Ekonomik, sosyal ve siyasal olarak bu sürecin çok iyi yönetilmesi gerekiyor. İyi yönetilmezse sosyal olarak daha kötü yerlere varabilir.
▪️ Kamunun ağır ihmali sonucu ortaya çıkan mağduriyet giderek büyüyor.
▪️ Bu göz göre göre, bile bile gelen bir kriz bu. Destek almadan bu kadar büyük organizasyonlar, bu kadar büyük mağdurların olması mümkün değil.
▪️ Fonzedelerin parasını Hazine’ye başvurmadan, kim çaldıysa onlardan alacaksınız.
▪️ Çakılan hisseleri de tespit etmek gerekiyor. Burada birileri 100 milyarlarca lira kazandı.
▪️ Mağduriyetlerin azaltılması mümkün değil, her gün artacaktır. Çünkü her gün paralar değer yitiriyor. Ama çözüm için tek yol var. Çalandan alacaksınız.
▪️ Devlet bu çarkı kuran o eli bulup kırmalı. Bu el ülkeye vatan hainliğinden daha fazla zarar veriyor.
- Nefes
2015 de Meclis Yemekhanesinde idik. Vekil Aday Adayı olunca usulen davet edilmiştik.
Biranda Masaya Muhalefet Vekilleri de geldi. Hatta HDPKKlı Vekil de.
8 kişi kadar olduk masada. Az önce Meclis Konuşması yapmış Muhalif Vekil, Akpartili Vekile, Kusura bakmayın biraz yüklendik size, ne yapalım ekmek parası dedi. Kahkaha attı herkes.
Sonra akşam nerde nargile içip,sohbet edeceklerini konuştular. Düşünün AKPARTİ MHP CHP HDPKK lılar kanka gibiydi.
Ama TV önünde Kavga ediyor gözüküyorlar . Millette bunlara bakıp kavga ediyor.
Siz siz olun Ekran önündeki kavgalara aldanıpta birbirinize düşmeyin bilmediğimiz konularda..
FON olayı İktidar Muhalefet herkes var emin olun. SPK BDDK MASAK YARGI CHP AKPARTİ MHP DEMPKK dan adamlarda çıkacak.
O yüzden olaylara BENİM SENİN ADAM diye bakmayın
MİLLETİN HAKKINI YİYENLERİN NE İDEOLOJİSİ NE DAVASI NE PARTİSİ olur.. Onlar HARAMZADE ORTAK..
🚨Osmanlı tarihini çok araştırdım.
Ama şu 6.5 dakikanın
verdiği hazzı hiçbirinde bulamadım
Elin yabancısı
Osmanlıyı öyle bir anlatmış ki
İzledikten sonra
"Zulüm 1453'te başladı" diyenleri
Silkeleyesi geliyor insanın
Mutlaka izleyin..
Tam arşivlik..👇
Yer işaretlerine ekleyelim mümkünse
🇹🇷Mutlaka Paylaşalım🇹🇷
Ben çiftçiliğe başladığımda;
Dap gübre 2.90 ₺’den satılıyordu.
Şimdi Dap gübre 48 ₺.
Mazot 13 liraydı.
Bugün mazot 100 ₺.
İlk yılımda buğday fiyatı 2.25 ₺’idi.
Bu yıl hasatta 12-14 ₺ arasında satıldı.
Şu an buğday 21 ₺.
Zamlarla orantılı buğday fiyatı artmış olsaydı, bugün fiyatın 35-37 ₺ arasında olması gerekirdi.
Buğday fiyatını baskılayan sistem, borçlu köylünün buğdayını hasatta 12 liraya sattırıp, Ekim sezonunda 31 liraya tohum olarak aldırır.
12 liradan buğday toplayanlara 3 ayda 21 liraya yükselen buğdayı 9 lira kârla ihya eder.
Bunun adı serbest piyasa değil, tarım ve ekonominin en tepesindeki karar merciinin verdiği kararların sonucudur.
Buğday belki ezelden gelen ilk gıda ama aynı senaryo etrafınızdaki her şey için geçerli.
Teknoloji ilerledikçe işsizlik artacak, gıdaya daha çok muhtaç bir toplum olacağız.
Yok edilen çiftçilerin her biri gelecekteki pişmanlığınız olacak.
Türkiye’nin geliştirdiği çip | Çelik’le tanışın 🔥
Dünyanın en büyük çip üreticisi olan TSMC’nin fabrikalarında üretilen Çelik, ülkemiz mühendisleri tarafından geliştirilen ve milyonlarca cihaza güç verecek.
Yongatek tarafından tasarlanan Çelik, teknoloji serüvenimiz için önemli.
Dizel bildiğimi mazottur .petrolun ağır halidir .
benzin daha saf yanıcı dır..
2000 li seneler öncesi mazotu bir tenekeye doldur 150 yıl sonra arabaya koy çalışır...bozulmaz hiç bir şey olmaz..çünkü toprağın altından çıkar basit bir flitreleme yöntemiyle mazot olur.
bu gün EURO DİZEL diye aldığınız mazot KÜRESEL şeytanların elinde olan SİMYOTİK karşımla bildiğimiz ve asırlarca bir depoda durabilecek olan o kara mazot ....artık sadece 6 ay dayanabilecek hale getirildi ve diğer kara mazot yasaklandı....! kimsenin ruhu bile duymadı mazotun üretim şekli değiştirildi
aynı operasyon benzine yapıldı.o da 6 ay dayanacak şekle getirildi.
daha sonra teknolojiyi geliştirdik arabalar manyak hızlı gidecek dediler ve aynı yıllarda comon rail sözde dizel motorları sürdüler ...bu arabalar aslında dizel değil
...şaşırdınız değil mi ? simyotik akaryakıtla çalışan araçlardır. mazotlu değil...! benzinlisi de,benzinli değil...!
amaç; KARA MAZOTU ve 2000 li yıllar öncesi mavi saf benzini YASAKLAMAK... BU GÜNLER GELDİĞİNDE KİMSE mazotu benzini ALIP 10 TON 20 TON DEPOLAMASIN diye amaç imnsanları kıyametin ortasında bırakmak kaosu çıkartmak...sadece 6 ay vaktiniz var 8 ay sonra , o güzel arabanıza simyotik karışımı koyduğunuzda o mazotun süresi dolmuş oluyor ve ilk önce enjektörleri elinize alıyorsunuz.sonra devamı geliyor pompa ateşleme ,ve motor ,,, neyse fazla ip ucu vermeyelim 😄
E. Korgeneral Erdoğan Karakuş:
“Hedef Türkiye diyorlar ya, aslında hedef Türkler. Hedef, Türkiye'deki Türkler artı İran'daki Türkler, Türk dünyasının Türkleri.
Ve Pakistan Başbakanı şunu açıkladı: ’Biz Babür Hanlığının Türkleriyiz’ diye açıkladı.
Bugün Urdu dilidir, Pakistan'daki resmi dil. Düşünün işte 300 milyona yakın Pakistan halkının resmi dili, Urdu dili, yani Türk dili.
Hindistan'da da öyle. İkinci resmi dil Hindistan'da nedir? Urdu dilidir gene. Hindistan'daki Müslümanların dili Urdu dilidir. Onun için dünyadaki en büyük korku bir defa tarih korkusu.
Bakın ben bunları uzun yıllar inceledim.
14 bin yıldır Türklere verilen arazi belli. Yahudilerin bir vaat edilmiş toprağı yok. O topraklar bizim. Kudüs'e gelişleri zaten Yahudilerin 3600 yıl önce.
Halbuki biz orada 14.000 yıl oradayız.
Yani insanlarımıza Batı'dan gelen tarihi aşılattılar yıllarca.
Tarih çünkü 14 bin yıldır bizim ta Mısır'a kadar hakim olduğumuzu onlar da biliyor.
Merak etmeyin. Onlar bizden evvel biliyor. Çünkü ben doktora çalışmamı da İngiltere'de gizli belgelerden yaptım.
İngilizler, Fransızlara bir yazıyor. Şimdi gizli belgelerde. Ne diyor?
Efendim Mustafa Kemal Atatürk diyor Etiler ile ilgili çalışma başlattı.
Bu Etiler ile ilgili çalışmanın sonucunda iki yerde gerçekten Türklerle Etiler’in arasında bağ olduğu meydana çıktı.
Fransızlar cevap veriyor. Ne diyor?
‘Türkler kuvvetlenmemeli. Yoksa Etiler vasıtasıyla Mısır'a kadar hakikaten aidiyet talep ederler.’
Batı bizim tarihimizi bizden iyi biliyor.”
Yahudilerin kitabı Talmutta;
"Köpekler, yahudi olmayanlardan üstündür. Eti köpeğe ver, yahudi olmayanların et yemesi doğru değildir." diye yazıyor.
Türkiyedeki köpek meselesine bir de bu cihetten bakılırsa milletimize revâ görülen alçaklık daha net anlaşılır!
Rusya’da en yüksek not 5’iken, bir çocuğun boş kağıt verse bile alabileceği en düşük not 2’imiş. Bu uygulamadan yeni haberdar olan biri şaşkınlıkla Moskova Üniversitesi’ndeki Dr. Theoder Medraev’e sormuş “boş kağıt veren bir öğrenciye neden “0” yerine “2” veriyoruz, niye öğrencilere adil davranmıyoruz” diye.
Medraev bu soruyu “her sabah 7’de soğuk havalarda bile kalkıp okula gelen, tüm dersleri takip eden, toplu taşıma ile sınava saatinde yetişen ve soruları cevaplayamasa bile en azından sınava giren, başka bir hayat yaşayabilecekken okumayı seçen birine nasıl “0” verebiliriz” diyerek cevaplamış.
Biz demiş, sadece sınavdaki sorunun cevabını bilmiyor diye hiçbir öğrenciye “0” veremeyiz. En azından insan olduğu ve denediği için o öğrencilere de saygı göstermeliyiz.
Bir Radyolog Şok Açıklıyor:
“Eğer kanser olursam hastane kapısından içeri adımımı atmam.
Kemoterapiden ölen çok fazla hastayı izledim, kanserden değil.
30 gün oruç tutar, işi bırakırım.”
Kemoterapinin gerçek sağkalım oranı ne.?
Yaklaşık %8.
Bizzat kanser hastalarına bakan bir radyolog gerçeği söylüyor:
“Tedavi onları öldüren şey.”
Düşününce ürpertici değil mi.?
NoT: herkesin anlayabilmesi için video Türkçeye Çevrilmiştir.
UYARI / YORUM
EĞİTİM VE AİLEDE DEVRİM ŞART!
• Eğer zorunlu eğitimin sorunlu eğitim olduğu anlaşılamaz da, zorunlu eğitim kaldırılmazsa, mevcut eğitim sistemi, toplumun mezarını kazma, ülkenin altını oyma sürecini hızlandıracaktır.
• Aileyi çökerten yuvaları yıkan 6284 sayılı yasa derhal kaldırılmalı. Aileyi çökertmekten başka bir işe yaramadığı anlaşılması gereken Aile Bakanlığı kaldırılmalı.
• Aileye dokunulmamalı. Ailenin en iyi eğitim kurumu olduğu unutulmamalı, aileyi güçlendirecek radikal önlemler alınmalı. Kadının anne rolü yok edildiği ve kadın sokağa zorla sürüldüğü sürece ailenin çöküşü durdurulamaz!
• Eğitim sitemi yetenek ve karakter sütunları üzerinden yeniden inşa edilmeli.
• Zorunlu eğitim derhal kaldırılmalı. Meslekî eğitimde devrim yapılmalı. Yoksa ülkede sanayinin çökmesi, sosyolojinin alt üst olması durdurulamaz.
Başıboş köpek sürüsü;
İlk olarak evinin önündeki 4,5-5 yaşındaki Hamza’yı alıp götürmüş, parçalamış ve yemişler…
Yetmemiş…
Geri dönmüşler okuldan dönen 9 yaşındaki Ayaz’a saldırmışlar…
Parçalarken babası yetişmiş kurtarılmış…
Yahu biz neyi tartışıyoruz…
Ne bekliyoruz…
Bu yazdıklarım yenilir, yutulur, sindirilir şeyler mi!!!
Sizin merhametiniz batsın, sizin rantınız batsın, sizin can dostunuz batsın, batın ya…
Batın…
2026 yılı, sokakta başıboş köpek olmayacak diyen kanun çıkalı 2 yıl olmuş kaçıncı çocuk bu…
Bu nasıl bir iradeyi teslimdir, bu nedir Allah aşkına…
Utanmadan yarın çıkıp sokaklarda “Can dostlarımız” diye slogan atacaklar…
Utanmadan yarın çıkıp “can dostlarımız güvende, bir kap mama” diyecekler…
Utanmadan bu çocukları da yok sayacaklar…
Bir aya kalmaz tüm sokakları temizlerdim, neyin tereddütü bu…
Bu çocukların canı pahasına neyin pazarlığı bu…
Nedir çocuk canı pahasına kaybetmeyi göze alamadığınız…
Hiç mi Allah’tan korkmazsınız, hiç mi vicdanınız sızlamaz…
5 yaşındaki evlat Hamza’yı başıboş köpekler avlanıp YEDİ…
Çektiği acıyı düşünmeniz dahi İMKANSIZ…