Soldaki fotoğraflar, Gazi Koşusu’ndan, sağdaki fotoğraf dün benim de bizzat katıldığım Bosna’nın Müslüman oluşunun 516. yılının kutlandığı Ayvazdede Şenlikleri’nden…
Hangisi biziz?
Ve biz kimiz?
YOK OLUYORUZ!
Gönüllü acentalar, gönüllü köleler, celladına âşık tasmalı çekirgeler, bizi sömürge ülkesi haline getirmek için can atıyorlar!
Bu ülke dışarıdan fiilen işgal edilmedi, içeriden zihnen işgal altında!
Bu toplum devşirmelerin çocuklarımızı mankurtlaştırarak ülkeyi elimizden almalarına asla izin vermeyecek!
Bu kölelik düzeni yıkılacak!
Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir, radikal değildir, ekstrem değildir; belli bir tarikatın, belli bir cemaatin veya ideolojinin sembolü hiç değildir.
Başörtüsü bu toprakların normalidir, inşallah ebediyen de normal olacaktır.
UYARI / YORUM
ÜLKEYİ SAVAŞMADAN KAYBETMEK ÜZEREYİZ!
Burası İstanbul Erkek Lisesi…
Mezuniyet töreninde öğrenciler okul yöneticilerini ve MEB’i protesto ediyorlar!
Tıpkı Boğaziçi Üniversitesi’nde olduğu gibi…
Öğrencilerin uygulanan psikolojik baskıyla bunu yaptıklarını düşünüyorum. Alman derin devleti kaynaklı, ülkenin en parlak çocuklarını ülkelerine düşman eden baronik-masonik şebekelerin güdümünde olan bir “gizli el” tarafından yönlendirildiklerini düşünüyorum. Küresel bir operasyona kurban gittiklerini düşünüyorum.
Öğrencileri değil, öğretmenlerini, ailelerini ve yöneticilerimizi sorumlu tutuyorum bu yakışıksız ve manidar davranıştan.
Çocuklarımızı mankurtlaştırıyoruz kendi ellerimizle…
Çocuklarımız elimizden kayıp gidiyor…!
Almanların, Fransızların, Amerikalıların kölesi oluyor!
Bu manzara, Türkiye’nin eğitim sisteminin kangrene dönüştüğünün resmidir.
Bu manzara, Türkiye’deki eğitim sisteminin iflas ettiğinin resmidir.
Bu manzara, ülkenin savaşmadan kaybedilmekte olduğunun resmidir.
Oysa bu ülkenin çocukları yeni İbn Sina, yeni Cezerî, yeni Sinan olma, bizim medeniyetimizi yepyeni ufuklara taşıma hayalleriyle yetiştirilmeliydi değil mi?
Gelinen nokta tam bir çıkmaz sokak: Bu ülkenin çocukları celladına (Batılılara) âşık tasmalı çekirgelere dönüştürüldü.
Hepsi de ülkeyi terketmek, Almanların, İngilizlerin, Fransızların kölesi olmak için can atar hâle geldi.
Neden?
Nedeni şu cümlede gizli:
Bir iddianız, bir hayaliniz yoksa, başkalarının iddialarının, hayallerinin kölesi olmaktan kurtulamazsınız.
Çocuklarımızı iddia sahibi, büyük hayaller gören, bu topraklar için nefes alıp verecek, medeniyetimizi yeniden diriltecek medeniyet ufku sınır tanımayan, özgüveni yüksek öncü, dertli, iddia sahibi kabuna sığmayan insanlar olarak yetiştirmedik, yetiştiremedik.
Son cümlem şu olsun:
Gençlerini ihmal edenler, geleceklerini imha ederler!
@RTErdogan@tcmeb@Yusuf__Tekin
Cahit Zarifoğlu Abdürrahim Karakoç Mevlana İdris
Harvard Üniversitesi lisansüstü mezuniyet töreninde bir Müslüman öğrenci, Kur’an-ı Kerim’den Nur Suresi’ni okudu:
“Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan kandil gibidir.”
Bunu, ODTÜ’de, Boğaziçi’nde yapın bakalım!…
Emekli Tümamiral Cihat Yaycı’dan, 19 Mayıs gününü “Pontus Soykırımı Günü” ilan eden Yunanistan'a tatile giden Türk vatandaşlarına önemli çağrı:
Türk vatandaşlarına çağrım şudur: Tatil planı yaparken sadece denizi, oteli ve fiyatı değil; ülkemizin çıkarlarını, ekonomik gücünü ve milli hassasiyetlerini de düşününüz.
Yunanistan, Türk turistleri dostluk ve karşılıklılık anlayışıyla değil, ekonomik ihtiyaç nedeniyle kabul etmektedir. Bugün Türk vatandaşlarına uygulanan kapıda vize sistemi tüm Yunanistan için geçerli değildir; yalnızca Türkiye’ye yakın ve ekonomileri büyük ölçüde Türk ziyaretçilere bağımlı hâle gelen belirli adalarla sınırlıdır. Üstelik bu uygulama geçici ve süreli bir istisnadır.
Buna karşılık Yunan vatandaşları Türkiye’nin tüm sınır kapılarından kimlik kartlarıyla giriş yapabilmekte, hatta birçok durumda süresi geçmiş kimlik kartlarıyla dahi kabul edilmektedir. Türk vatandaşları ise hâlâ vize uygulamalarına tabi tutulmaktadır. Bu durum karşılıklılık değil, açık bir eşitsizliktir.
Bugün Adalar Denizi’ndeki bazı adaların esnafı, restoranı, oteli ve ticareti büyük ölçüde Türk turistlerin harcamalarıyla ayakta durmaktadır. Ancak aynı Yunanistan; 19 Mayıs’ı, yani Türk Milletinin bağımsızlık mücadelesini başlattığı günü sözde “Pontus Soykırımı Günü” ilan eden, nesillerine Türkiye karşıtı tarih anlatıları aktaran, Batı Trakya Türklerinin Lozan’dan doğan haklarını yıllardır kısıtlayan ve Türkiye’ye yönelik maksimalist taleplerini hiçbir zaman tamamen terk etmeyen bir devlet politikası izlemektedir.
Dolayısıyla mesele yalnızca turizm değildir. Harcanan her kuruşun ekonomik olduğu kadar siyasi ve stratejik sonuçları da vardır. Bugün bazı adaların ekonomileri Türk turist sayesinde ayakta dururken, aynı devletin uluslararası platformlarda Türkiye’nin hak ve menfaatlerine karşı faaliyetlerini sürdürmesi, Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de Türkiye aleyhine politikalar izlemesi üzerinde düşünülmesi gereken bir çelişkidir.
Elbette herkes tatilini istediği yerde yapabilir. Ancak vatandaşlarımız harcadıkları her kuruşun ekonomik, siyasi ve stratejik sonuçlarını da düşünmelidir. Kendi ülkesinin turizmine, esnafına ve ekonomisine katkı vermek sadece bir tatil tercihi değil, aynı zamanda milli bilinç ve sorumluluk meselesidir.
Unutmayınız; bir milletin gücü yalnızca ordusundan değil, ekonomisine sahip çıkan vatandaşlarının tercihinden de gelir.
@gztcom
ÇOK ÖNEMLİ! KESİN PAYLAŞIN!
@elonmusk’a ait @x, İsrail Ordusu’na açık desteğini ilan etti.
Nasıl mı?
@r_burgundy isimli bir hesap, Lübnan’a saldıran İsrail’e karşı Hizbullah’ın Drone saldırılarının videosunu yayınladı.
X’in cevabı: NEFRET SUÇU NEDENİYLE KISITLANDI!
Oysa videoda 1 sivil bile yoktu!
Oysa yayınlayan şahıs İsrail Halkı’na hiçbir hakarette de bulunmamıştı.
Ukrayna’nın savunması?
Normal.
Lübnan’ın savunması?
Nefret suçu.
@x’in bu tavrı, İsrail Lideri Netanyahu’nun “Sosyal Medyayı ele geçirdik, hiçkimse İsrail’in aleyhinde konuşamayacak!” açıklamasıyla uyumlu ve paraleldir!
DEVLET GÖREVE!
@x ALGORİTMASI TÜRKİYE İÇİN ULUSAL TEHDİT BOYUTUNA GELMİŞTİR!
İSRAİL HER GÜN TÜRKİYE’Yİ VURMAKTAN SÖZ EDERKEN,
BU DERECE FANATİK İSRAİL YANLISI OLAN BİR PLATFORMUN, TÜRK HALKI’NIN TÜM BİLGİLERİNE ERİŞEBİLMESİ HEM DE AYNI TÜRK HALKI’NDAN MİLYONLARCA DOLAR GELİR ELDE ETMESİ, ÜSTÜNE BİR DE TÜRK HALKI’NI SANSÜRLEMESİ, BAĞIMSIZ VE HÜR TÜRK DEVLETİ’NİN GÖRMEZDEN GELEBİLECEĞİ BİR TEHLİKE DEĞİLDİR!
DEVLETİMİZDEN X’İN FETÖ’NÜN SOSYAL MEDYA TERÖRÜNE VERDİĞİ AÇIK DESTEĞE VE İSRAİL YANLISI ALGORİTMASINA KARŞI TÜRK HALKI’NA YARDIM ETMESİNİ BEKLİYORUZ ÇÜNKÜ ARTIK YAPACAK HİÇBİR ŞEYİMİZ KALMADI.
@tcbestepe@RTErdogan@TC_icisleri@adalet_bakanlik@UABakanligi@iletisim
Böyle bir alçaklık,
Böyle bir şerefsizlik,
Olamaz ya!
Soykırım, idam bakanı namussuz da orada..
Bu coğrafyanın insanları İsrail'in rehinesi mi?
Nedir bu!
Günlerdir Türkiye’nin hazırlıklarını yaptığı
“Mavi Vatan Kanunu” konuşuluyor.
Yani 'Mavi Vatan' doktrini kanunlaşıyor.
Türkiye'nin denizlerdeki hak ve çıkarlarını korumaz için hazırlanan kanun teklifi ile;
Denizlerde uygulanacak standartlar belirlenecek, münhasır ekonomik bölgeler kural haline gelecek.
Türkiye’nin özellikle Adalar Denizi’ndeki (Ege) hakları yasalaşacak.
Yunanistan’ın İsrail’i adalara taşıdığı,
denizlerimizin sıfır noktasında Türkiye’ye karşı ortak cephe kurduğu bir dönemde,
Türkiye güçlü bir iddia ile sahne alacak.
Atina, İsrail için kendini ateşe attı.
Anadolu, denizlerdeki doğal sınırına ulaşmalı.
Bu artık önlenemez.
Ege'de harita yeniden çizilmeli!
İsrail doğum oranında dünya rekoru kırıyor! Ama Yahudi sermayeli ajanslar, ülkemize 'köpek anneliği'ni pazarlıyor!
Kendi nüfuslarını ikiye katlayanlar, bizi bu reklamlarla çocuksuz bir geleceğe hapsetmeye çalışıyor!
Bu ülke sahipsiz mi?
Sumud Filosu'na işte tam burada müdahale yapılıyor:
Yunanistan-Girit arasında.
İsrail donanmasının bu bölgelerde ne işi var?
Yoksa müdahaleyi Yunan donanması mı yaptı?
Ama ortada çok düyük bir tehlike var:
1- Yunanistan İsrail vesayetine mi girdi?
2- Yunanistan "soykırım ekseni"ne mi girdi?
3- Ege'de, adalardaki İsrail askeri varlığı Türkiye için nasıl bir tehdit oluşturuyor?
4- Türkiye için Ege'de Yunan tehdidi yok. Türkiye için Ege'de artık İsrail tehdidi var!
5- Batı sınırımızda, denizimizin sıfır noktasında İsrail tehdidi inşa edildi.
6- Yunanistan bile isteye bu saldırganlığı denizlerimize, Batı sınırımıza taşıdı.
7- Bu yeni tehdit doğru tanımlanmalı. Ve "öncelikli tehdit" olarak görülmeli.
8- Ege'de artık İsrail tehdidi var. Yunanisan bunun bedelini mutlaka ödemeli!
9- İsrail kontrolüne girmenin bedeli "adalar" olacaktır. Ve o gün İsrail'in onlar için hiç bir şey yapmayacağını göreceklerdir.
19- Yunan halkı bu "aptallığa" ne zaman dur diyecek?
Coğrafya Silahtır!
Bunu anlayınca böyle oluyor.
ABD uçak gemisi, Husi’lerden korktuğu için Süveyş’e giremedi.
Çünkü Bab-ul Mendep Boğazı’nda saldırıya uğrayacağından korktu.
90 savaş uçağı, 6 bin asker hiçbir bin füze karşısında dize geldi.
İsrail orada. Avuç içi kadar bir yer.
Hiçbir şey yapmamıza gerek yok.
Sadece Coğrafya Silahı kullanılsın, İsrail bir hafta yaşayamaz.
Nefes bile alamaz.
https://t.co/l3zCUuszCp