Fon krizi Araştırma Önergesi TBMM’de reddedildi.
Ancak, Trump’ın Suudi Arabistan’a Türk askerini gönderme tezkeresi aynı meclisimizde maalesef kabul edilecek! TBMM, halkın talebine kapalı, Trump’ın emrini ise öncelikle ve ivedilikle görüşüp kabul edecek! Meclisten çekilin!
#FonzedelerMecliste #FonzedeTBMMde #FonzedeninTalebiANAPARA #ÖncePBLKtamÖde Fon Rehberi #pazartesi
➖Memleketi yediler, bitirdiler.
➖Emekliye vermiyor, foncuya veriyor.
➖27 tane ev satmış, tam 367 tane ev almış. Ben 27 yıl çalıştım, emekli oldum. Emekli ikramiyemi aldım, üzerine kredi çekerek ancak ev alabildim. Bu adaletsizlik!
➖Kendimiz için bir şey istemiyoruz. Allah torunlarımızın yardımcısı olsun.
➖Demokrasiyi kurtarın!
📍Altınoluk'tayız.
👉Fon vurgunu burada da gündemin en önemli konusu.
🗳️Vatandaşta hem öfke hem umut hem de kararlılık var.
ACI KAYBIMIZ
Dün akşam Amcamın oğlu Ahmet Sami Halaçoğlu’nun küçük oğlu Av. Berke Halaçoğlu’nun vefat haberini üzüntüyle öğrendim. Gencecik yaşında kaybetmek daha da zor.
Allahtan merhum yeğenimize rahmet dilerken baba, anne ve kardeşleriyle ailemiz camiasına baş sağlığı ve sabırlar diliyorum.
Allah tüm geçmişlerimize rahmet eylesin.
Yemen'deki Ensarullah'a mesajımdır:
Recep Tayyip Erdoğan ve kurduğu idare, Türk toplumunun tümünün isteklerini, niyetlerini ve fikirlerini temsil etmiyor.
Toplumun büyük kısmı Türkiye Cumhuriyeti'nin Yemen'e karşı, Suudi Arabistan'ın yanında ittifaka katılmasını onaylamadığı gibi, çok sayıda insan bunu siyonist ittifaka dahil olmak olarak görüyor.
Bize hiçbir şekilde düşmanca bir tutumu olmamış müslüman bir ülkeye başka müslüman bir ülkenin operasyon yapması için ona yardımcı olmamız, çok sayıda kişi tarafından utanç verici olarak kabul ediliyor.
Öte yandan hem Donald Trump hem de İsrail yönetiminin Yemen'e yapılacak Türkiye-Suudi Arabistan- Pakistan müdahalesinden çok memnun olduğunu biliyoruz.
Bunu bizzat kendileri açıklıyor. Donald Trump'ın açıklamalarına da bakılabilir.
Maalesef Türkiye'de şu anda İsrail'in lehine olan bu anlaşmaların halka süslü gösterilmesi için çok katmanlı bir propaganda yapılıyor.
Çok sayıda hükümet destekçisi akademisyen, tarikat lideri, hoca, tarafından;
"Türk askeri Kabe'yi koruyacak"
"100 yıl sonra Suudi Arabistanı biz yöneteceğiz" gibi, dini ve milli duyguları sömürücü, öte yandan mezhep ayrılıkçılığını körükleyici bir dil kullanılıyor.
Emin olunuz ki bu kullanılan enstrümanların siyonizmin işine yaradığını bilen bir Türk cephesi vardır.
Ve o cepheye sizin karşınızda değil Sizin yanınızdadır.
Burada kardeşleriniz olduğunu unutmayın. Siyonist cepheye karşı birleşmiş Sünni, Zeydi, Şii tüm Yemen halkına sevgilerimi sunuyorum.
SİZ NASIL DEVLET YÖNETİYORSUNUZ?
Cevdet Yılmaz, hırsız olduğu tescillenen,#PusulaHolding’in Yönetim Kurulu Bşk #SerdarTurhan’ı
14 Mart 2026’da devlet protokolüne çağırıyor,plaket veriyor,açılış yapıyor
İYİ Parti Erhan Usta @55erhanusta
Ankara Barosu Genel Kurulu’na damga vuran konuşma. Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu’ndan Avukat Paşa Büyükkayaer:
- Kıymetli meslektaşlarım. Kadın haklarını savunurken dahi tecavüzcü terörist başı Apo’nun sloganlarını kullananlar Ankara Barosunu temsil edemezler.
- Etnik ayrılıkçı fikirlerini bizlere eşit yurttaşlık ve çoğulcu demokrasi diye yutturmaya çalışanlar Başkent Barosunu temsil edemezler.
- Türk devletine düşman, terörle iltisaklı bir kadının Berlin eyalet seçimini kazanmasını bayram gibi kutlayan bir cehalet Başkent Barosunu yönetemez.
- Baromuzun Cumhuriyet Kurulu tarafından hazırlanan ve Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesine ilişkin paylaşımındaki bütün ‘Türk’ ifadelerini çıkararak paylaşan, Türk’ün vatanında ‘Türk’ ifadesine bu derece alerjisi olanlar Ankara Barosunu temsil edemezler.
Yarın baro seçimleri var.
Ankara Barosu 69. Olağan Genel Kurulu’nda bizzat Ankara Barosu tarafından kurulan seçim çadırına terörist başı ile özdeşleşen ‘Jin, Jiyan, Azadi’ pankartı asıldı.
Barolar; terörün sözcüsü kürsüler değildir.
Barolarda teröre geçit vermeyeceğiz
Çitçi dostlarım bu yüksek ama kalitesiz verim safsatası, hunharca kimyasala bulanmış üretim en çok sizleri vuracak. Özellikle kapalı sistem, tarım zehiri ve her türlü kimyasallarla topraksız ürettikleri, lezzetsiz, sağlıksız mahsüller bir kaç yıla kalmaz çok yüksek bir ihtiyaç fazlası arza dönüşecek. Mahsüllerinizi zararına satacak belki de hasat edemeyecek tarlada bırakacaksınız. Beni en çok siz anlayın siz destekleyin, tarımda kontrolsüz endüstriyelleşme en çok sizi vuracak. Farkındalığımızı en çok siz destekleyin ki insanlar sağlıklı lezzetli gıdalar tüketsin, sizler de ürettiklerimizin bereketini ve tarım arazilerinizin sürekliliğini görün. Bu yazdıklarım burada tarih ve saat itibari ile kalsın.
Sayın @birolaydinSP, TBMM’de bir arada olmaktan gerçekten çok onur duyduğum, Türkiye’nin meselelerine hakim, konuşmasında kelimeleri belagatle havada uçuran değil, insanların beynine ve yüreğine nakşeden bir üsluba sahiptir.
Bu kürsü konuşması da onlardan bir tanesiydi.
İzleyip dinlemenizi tavsiye ederim…
ES IST OFFIZIELL. 💥
PFIZER HAT GERADE DIE LISTE DER MÖGLICHEN NEBENWIRKUNGEN
SEINES «COVID-IMPFSTOFFS» VERÖFFENTLICHT. 💥
ES IST EINE VERBRECHEN!
1) Blutgerinnsel,
2) Akute Nierenschädigung,
3) Akute schlaffe Myelitis,
4) Positive Antikörper gegen Spermien,
5) Embolie des Hirnstamms,
6) Thrombose des Hirnstamms,
7) Herzstillstand (hunderte Fälle),
8) Herzinsuffizienz,
9) Thrombose der Herzkammer...
10) Kardiogener Schock,
11) Vaskulitis des zentralen Nervensystems,
12) Tod von Neugeborenen,
13) Tiefe Venenthrombose,
14) Enzephalitis des Hirnstamms,
15) Hämorrhagische Enzephalitis,
16) Epilepsie des Frontallappens,
17) Epileptische Psychose,
18) Gesichtsneuropathie,
19) Fetal distress-Syndrom,
20) Gastrointestinale Amyloidose,
21) Generalisierte tonisch-klonische Anfälle,
22) Hashimoto-Enzephalopathie,
23) Vaskuläre Thrombose der Leber,
24) Reaktivierung von Gürtelrose,
25) *Reaktivierung von Krebs...
26) "Turbo"-Krebs,
27) Immunvermittelte Hepatitis,
28) Interstitielle Lungenerkrankung,
29) Embolie der Jugularvenen,
30) Juvenile myoklonische Epilepsie,
31) Leberschäden,
32) Niedriges Geburtsgewicht,
34) Multisystemisches entzündliches Syndrom bei Kindern,
35) Myokarditis,
36) Anfälle bei Neugeborenen,
37) Pankreatitis,
38) Lungenentzündung,
39) Totgeburt,
40) Tachykardie,
41) Epilepsie des Temporallappens,
43) Autoimmunerkrankung der Hoden,
44) Thrombotischer Schlaganfall,
45) Typ-1-Diabetes mellitus,
46) Venenthrombose bei Neugeborenen,
47) Thrombose der Wirbelarterie,
48) Perikarditis,
49) Plötzlicher Säuglingstod.
SCHWERE FOLGEN eines sogenannten Impfstoffs, der weder vor der Krankheit, noch vor ihrer Übertragung oder schweren Verläufen schützt!
"Ich wurde beleidigt, als gefährlicher Verschwörungstheoretiker bezeichnet, ich habe Freunde verloren, weil ich gesagt habe, dass es bei jeder Medikation Nebenwirkungen gibt, und weil ich lautstark verkündet habe, dass ein sogenannter Impfstoff, der mehr Menschen tötet als die Krankheit selbst, keinen Grund hat, verwendet oder zur Pflicht gemacht zu werden.
Ich habe meinen Job als Chirurg deswegen verloren!
Hadini bilsin dediği gazeteciler bu işi daha fazla araştırmasın, konuşmasın, mağduriyetleri ortaya çıkarmasın, ilişkiler ağını irdelemesin olarak anlamak gerekiyor. Sıkıntı dediği Sayın Ömer Çelik’in milyarlarca lira. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamuoyunun yönetenlerden hesap sorması had meselesi değil demokrasi meselesidir. Anayasadır, kanundur, denge denetlemedir.
Ülkemizde ilaç israfının sebepleri şunlardır:
✅Tıp eğitimi yetersizdir. Birçok pratisyen doktor gerekli bilgi ve tecrübeye sahip olmadan diploma almaktadır ve bu açığını ilaç yazarak giderdiğini sanmaktadır. Doktor mutlaka ilaç yazar beklentisi ortadan kaldırılmalıdır.
✅Tıp fakültelerindeki eğitim koruyucu hekimliğe değil tedavi edici hekimliğe önem verir. İmtihanlarda koruyucu hekimlikle ilgili sorular yok denecek kadar azdır; düzen “ilaç yazmak” üzerine kuruludur.
✅Tıp eğitimi ve öğretim üyeleri ilaç endüstrisinin hegemonyası altındadır; onlara karşı çıkmak her babayiğidin harcı değildir.
✅ Defansif tıptan kaynaklanan ilaç israfı da çok büyük boyutlardadır. Bazen bilgi ve tecrübe eksikliğinden bazen zaman azlığından hastasına yeteri kadar zamana ayırması mümkün olmayan hekim “Başıma bir iş gelmesin” diyerek çareyi bol ilaç yazmakta bulmaktadır.
✅ Hastalardan gelen ilaç yazdırma baskısı da gözden kaçırılmamalıdır. Birçok hasta elinde ilaç listesi ile hekime giderek “Bana bunları yaz” diyebilmekte ve isteği yerine gelmediğinde de “Sen kim oluyorsun da bunları yazmıyorsun” diyerek olay çıkarmaktadır.
✅ İlaç endüstrisinin pazarlama faaliyetleri de ilaç israfının mühim sebeplerindendir. Hedef, her hasta hatta her sağlıklı insan için ömür boyu kullanması gereken ilaçlar olduğunu hekimlerin beynine kazımaktır.
✅ Hastaların değil laboratuar bulgularının tedavi edilmeye çalışılması da ilaç israfına yol açar. Bu sayede kesinlikle gerekli olmadığı hâlde milyonlarca insan kolesterol, reflü, astım, osteoporoz ilaçları içmektedir.
✅ Son senelerde iki veya daha fazla kimyasal maddenin bir arada bulunduğu ilaçlar (polypil) da ilaç israfının gözden kaçan sebeplerindendir.
✅ İlaç ambalajlarında çok fazla ilaç bulunması da ilaç israfında önemlidir. Yutulan ilk hap ciddi bir yan etki yarattığında kutunun tamamı ziyan olmaktadır.
✅ Çeşitli hastalıklar için verilen sağlık kurulu raporlarının da ilaç israfında çok önemli bir yeri vardır. Aslında bir iki reçete ile düzelmesi mümkün olan pek çok hastalık için “ömür boyu ilaç kullanma dayatması” yapılmakta ve bu hastalar asla doğru dürüst de takip edilmemektedir.
💥Allah kabul etsin.
👉Bu soygun, Saray çevrelerinden ya da siyasi güç odaklarından destek alınmadan yapılamaz.
👉Bu soygun, ilgili kurumlarda ya da devlet kademelerinde görev yapan bürokratlar alan açmadan, göz yummadan yapılamaz.
📍Bu soygun, organize suç şebekeleri tarafından her aşaması en ince ayrıntısına kadar planlanarak gerçekleştirilmiştir.
➖İlk aşamada: hedef şirketlerin hisselerinin çoğu ele geçirilmiş,
➖İkinci aşamada: bu şirketlerin hisse değerleri organize bir şekilde yükseltilmiş.
➖Son aşamada ise şişirilen hisseler, organize edilmiş fonlar aracılığıyla elden çıkarılarak vurgun gerçekleştirilmiştir.
📍Soygunun tüm ayrıntıları ortaya çıkarılmaz, soyguncular cezalandırılmaz, sorumlularla arkalarındaki güç odaklarından hesap sorulmaz ve mağduriyetler hakkaniyetli bir şekilde giderilmezse,
👉Bunun bedelini sadece parasını kaptıranlar değil, bütün Türkiye öder!
BALIK🐠🐋🐟 BALIK HAFIZALILARA...
Faruk Nâfiz Çamlıbel’in ünlü “Han Duvarları” şiirini bilirsiniz,
duymuşsunuz veya bilmiyorsunuzdur..
Şiirde ismi geçen *Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış kimdir diye hiç aklınıza geldi mi?
Yemen cephesinden Sarıkamış cephesine sevk edilen, Maraşlı askerlerden biridir.
Memleketinden, sevdiğinden ayrılalı 10 yıl olmuştur ve ailesi muhtemelen öldüğünü düşünüyordur.
Yemen'den döndüğü için üzerinde kışlık elbisesi bile yoktur.
Va Sarıkamış'ın o soğuğunda hastalanır.
Savaş bittikten sonra köyüne, anne ve babasına dönmek için yola çıkar, ancak vereme yakalanmıştır.
Ulukışla taraflarında kaldığı bir handa, köyüne ulaşamadan ölür.
Ölmeden önce de hanın duvarlarına aşağıdaki dörtlükleri yazar.
**
Garibim namıma Kerem diyorlar.
Aslımı el almış harem diyorlar.
Hastayım derdime verem diyorlar.
Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış’ım ben…
On yıl var ayrıyım kına dağından,
Baba ocağından yar kucağından,
Bir çiçek dermeden sevgi bağından,
Huduttan hududa atılmışım ben...
Gönlümü çekse de yârin hayâli,
Aşmaya kudretim yetmez cibâli,
Yolcuyum bir kuru yaprak misâli,
Rüzgârın önüne katılmışım ben...
**
1922 yılının soğuk bir Mart ayında Kayseri Lisesi'ne atanan genç edebiyat öğretmeni **Faruk Nafiz Çamlıbel ise Kayseri'ye giderken aynı handa misafir kalır.
Şeyhoğlu Satılmış'ın ölmeden önce duvara yazdığı o meşhur dörtlükleri görür...
Ve o dizeler Faruk Nafiz Çamlıbel'in ünlü HAN DUVARLARI şiirine dönüşür.
Demem o ki, bu ülkenin her bir köşesinde şehit kanı vardır.
Kolay alınmadı bu ülke.
Onlarca yıl anasından, yarinden, çocuğundan ayrı,
cepheden cepheye koşan,
Yazlık kıyafetlerle eksi 20 derecede savaşan yiğitlerin sayesinde oturuyoruz bu topraklarda.
Bu toprakların bir metresini bile gözden çıkartanın gözü çıkar...
Dolar ile almadık ki biz bu ülkeyi dolar ile yıkılsın,
Petrol ile almadık ki, petrol artınca yıkılsın,
Sokak oyunlarıyla almadık ki, sokakta kaybedelim.
Kan ile aldık, KAN !!!
Ve ancak kan ile veririz.
Sahip çık VATANINA !!!🇹🇷
1 milyon AKP'li, 85 milyon vatandaşın kanını emiyor.
27 milyon'a yakın AKP'li de bu durumdan rahatsız değil.
Böyle bir mantıksızlık, vicdansızlık ve partizanlık, cumhuriyet tarihimizde ilk defa yaşanıyor.
Sizce sebebi nedir?
#SonDakika
Özgür Özel konuşuyor:
📌İstanbul'da tutuklu belediye başkanlarımızın annesinin, babasının, kardeşinin hesaplarına, üç kuşaklık şirketlerine tedbir koydular, 18 aydır kalkmıyor. Hayati Yazıcı'nın oğlunun tedbir kararı 1 saat içinde kaldırılıyor!
📌Fondan 20 milyar TL çekip kaçan Osman Arıkan Nacar en yakın arkadaşıyla baş başa tatil yapmış. Kimmiş o arkadaş? AK Parti Sözcüsü Sayın Ömer Çelik'miş. Bodrum'da tatil yapmışlar beraber!
Haberin tamamı:
https://t.co/r7SvTmRzlh
Fatma Betül Sayan Kaya vurgun yaparken yakalanırsa, AKP ve Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini koruyacağını biliyordu.
Ve haklı çıktı.
Bir hafta boyunca plan ve pazarlık yapıldı. Bu sırada savcılar bekledi, SPK bekledi, Borsa yönetimi bekledi. Ve mutlu son.
Link aşağıda