Gazeteci Fatih Altaylı, mutlak butlan ile CHP'nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu'na, 2023 seçimleri döneminde toplanan bağış paralarına ne olduğunu sordu: Ben yine de soruyorum, arınmadan bahseden Kayyuma: Bağış paraları ne oldu? Açıklayın.
"CHP’yi destekleyen Halk TV ve benzeri birkaç yayın kuruluşu ile yayın anlaşmalarının Kılıçdaroğlu döneminde yapıldığı, en yüksek miktarda paraların bu kanallara Kılıçdaroğlu’nun hakiki genel başkanlığı döneminde aktarıldığı iyiden iyiye ortaya çıktı.
Ben bunu uzun zamandır soruyordum ama Kayyum’dan yanıt alamıyordum.
Ama sonunda hem CHP tarafından hem de kanalın şimdiki sahibi Cafer Mahiroğlu tarafından yapılan açıklamalar durumu ortaya koydu.
Kılıçdaroğlu’nun ve avanesinin suç gibi göstermeye çalıştığı ödemeler, kendi zamanında başlamış ve sürmüş.
Tabii Kılıçdaroğlu’nun en büyük parayı Acun Ilıcalı’nın ve Ferit Şahenk’in TV8’ine verdiği de ortaya çıktı.
Yani eğer bu bir 'medya satın alma' ise bu işi başlatan Kemal Kılıçdaroğlu’ydu.
Artık net.
Öncesinde ise Halk TV zaten CHP’ye aitti ancak yasa gereği Baykal ailesinin üzerinde duruyordu.
Kanal CHP’nin parasıyla kurulmuştu, Baykallar ise emanetçi idi. Ne var ki, CHP’nin parası ile kurulan kanalı Baykal’ın mahdumesi sanki kendi helal parasıyla kurulmuş gibi Mahiroğlu’na sattı, parayı da cebe attı. CHP’liler bu paranın akıbetini hiç ama hiç sormadılar. Sanki Deniz Baykal’ın emeklilik ikramiyesi gibiydi.
Ve şimdi kamuoyu bir başka paranın akıbetini sormak istiyor.
Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı sırasında toplanan “Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu Bağış Kampanyası”nda toplanan paranın akıbetini.
Biliyorsunuz, cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında adaylar bağış toplayabiliyorlar.
Muharrem İnce adayken farklı bankalarda açtığı hesaplarda bağış topladı. İnce son derece şeffaf biçimde 143 bin vatandaştan 25,9 milyon TL bağış topladığını açıkladı. Bu o günkü kurla 4 milyon 700 bin dolar ediyordu. (Ali Tarakçı’nın araştırması)
Kemal Kılıçdaroğlu da bağış kampanyası yaptı. İş Bankası, Ziraat Bankası ve Vakıfbank’ta açtığı hesaplarda bağış topladı. Ancak Fizik Öğretmeni Muharrem İnce’nin aksine, maliye müfettişi Kemal Kılıçdaroğlu bu bağışların ne kadar olduğunu, nereye nasıl harcandığını, tamamının harcanıp harcanmadığını hiç ama hiç açıklamadı.
Muharrem İnce 4,7 milyon topladı ise Kılıçdaroğlu büyük ihtimalle bunun birkaç katı bağış toplamış olmalı. Ama biz bunu öğrenemedik.
Her yerde arınmadan, temizlikten bahseden Kayyum Kemal Bey, bu halkın Cumhurbaşkanı seçilmesi için ona yaptığı bağışları hiç ama hiç açıklamadı.
Hesabını vermedi. Büyük ihtimalle 'tıpış tıpış' mantığı ile 'Bana bağışladınız, size mi hesap vereceğim?' diye düşündü.
Tıpkı benim iki yıldır sorduğum, 'Kemal Bey bunca ofis, bunca çalışan, bunca lüks araç, bunca masrafın finans kaynağı ne? Emekli maaşınızla mı karşılıyorsunuz, birileri destek oluyorsa kim ve ne için destek oluyor?' sorularıma yanıt vermediği gibi.
Ve kim bilir belki de Kayyum Kemal Bey o bağışlarla gelen parayı cumhurbaşkanı seçilmek için değil, CHP’nin başına yeniden geçme yolunda kullanmayı tercih etti.
Ben yine de soruyorum, arınmadan bahseden Kayyum’a.
Bağış paraları ne oldu? Açıklayın."
@Yilmaz_Ozdill özellikle son 1 senedir senin aslında ne olduğunu çok iyi anladı insanlar, hala anlamayanlar da anlayacaklar, senin kitaplarına zamanında verdiğim paralar haram zıkkım olsun, sen iyi bir adam değilsin yılmaz
Değerli Beyoğlu Belediye Başkanımız İnan Güney’in özgürlüğüne kavuşması hepimize büyük bir sevinç yaşattı.
Ailesine, sevdiklerine ve yol arkadaşlarına yeniden kavuşması, yalnızca bir hasretin sona ermesi değil; adaletin er ya da geç tecelli edeceğine inanan herkes için de güçlü bir umut olmuştur.
Kendisine bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, adaletin tüm yol arkadaşlarımız için de en kısa sürede tecelli etmesini temenni ediyorum.
📍Bugün İBB Davası’nda 15,5 milyon insanın oyuyla Cumhurbaşkanı adayı seçilen Ekrem İmamoğlu, ciddi bir hukuksuzluğa maruz kaldı. Sizler için özetliyorum. NATO Ankara Zirvesi’nden dolayı araya kaynamasın:
— Hakim, Ekrem İmamoğlu’ndan savunmasına başlayıp kısa bir süre içerisinde (yarın) bitirmesini istedi.
— İmamoğlu da “aylarca bekledim, 2000 küsür yıl cezayla yargılanıyorum, neden savunmamı kısıtlıyorsunuz” dedi.
— Hakim ısrar etti, Ekrem İmamoğlu da savunmasını 1 günde bitiremeyeceğini söyledi.
— Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “o zaman susma hakkımı kullanıyorum yazacağım, çıkın dışarı” diyerek İmamoğlu’nu salondan çıkarttı.
Bakın bir Ceza Avukatı olarak söyleyeyim: Bu savunma hakkına açıkça bir müdahaledir. 1 hafta da savunma yapsa siz sanığı bölemezsiniz.
Özellikle böylesi büyük bir davada kimseden apar topar savunma yapmasını bekleyemezsiniz. İmamoğlu’nun kısılan sesini herkese duyuralım!
Sabah 08.10’da, hapishanede, mahkeme heyetinin İBB duruşmasına katılmamı engelleyen keyfî kararı tarafıma bildirildi.
Benim ismimle kurulan iddianamenin görüşüldüğü mahkemeye katılmamın engellenmesi çok ağır bir hak ihlalidir, düşman hukukunun zirvesidir.
Mahkeme iddianamede en fazla suç isnat edilen kişilerin ve avukatlarının savunmalarını kısıtlamakta, yok saymaktadır.
Bu durum, “asrın hukuksuzluğu” İBB davasının tümüyle çökmüş, bir yargısız infaz yığınına döndüğünün ispatıdır.
Dava açıldıktan sonra doğal yargıç ilkesi hiçe sayılarak dizayn edilen, bu sebeple bağımsızlığı ve tarafsızlığından asla söz edilemeyecek mahkeme heyeti, bugün itibarıyla görünürde bile olsa yargılama faaliyetinden tümden vazgeçmiştir.
Bu hukuksuzluğu ifşa ediyorum. Milletimiz duysun.
“Yılmaz Özdil’e ‘salak’ demek için salak olmak lazım.”
Fatih Altaylı, Yılmaz Özdil’in kendisi hakkında yazdığı yazıyı yorumladı:
• Geçenlerde Yılmaz Özdil benim bir yazımdan dolayı kendisine “salak” dediğimi esprili bir yazısına konu etmiş. Haşa.
• Tarzlarımız, siyasete bakışımız çok farklı olsa da Yılmaz Özdil’e “salak” diyecek kadar şuursuz değilim.
• Zaten Yılmaz da aslında bunu biliyor.
• Benim “Yeni parti CHP’den daha güçlü olamaz” diyenlere salak dememi üzerine alınmış gibi yaparak fikrini yazmış.
• Yılmaz Özdil, tüm medyada salak nitelemesi yapılacak son kişi olabilir.
• Tam aksine son derece parlak bir zekası vardır.
• Yanlış yapabilir, yanlış yerde durabilir, hatalı değerlendirmeleri olabilir ama bunu salak olduğu için yaptığını kimse söyleyemez.
• Ayrıca da Kemal Kılıçdaroğlu’nun “ne” olduğuna Türkiye’de ilk uyananlardan biri, muhalif mahallede bunu bağıra bağıra yazanların da birincisidir.
• Bu bile salak olmadığının kanıtıdır.
• Anlaşılmaz olan ise bugün niye hâlâ Özgür Özel ve arkadaşlarına Kılıçdaroğlu’nun yerleştiği çatının altında kalmalarını öğütlediğidir.
• “Sen olsan orada kalır mıydın Yılmaz?” diye sormak isterim.
@CelikBaskan06 Geçmişinin temiz olması bir insanı iyi ve makbul insan yapmaz, sizler kötü ve karanlık ruhlu insanlarsınız, kime ne faydanız var, iktidar planının kuklasısınız hepiniz, dilerim ömür boyu yüzünüz gülmesin, bilmem anlatabildim mi
@KucukkayaIsmail Ya İsmail ne güzel uzun zamandır seni görmüyorduk buralarda, sözcü ye gelişinle çıktın yine ortaya, keyfimi kaçırdın sevimsiz tavşan boku kılıklı adam