Gazze 2017
Bir grup Filistinli düğün konvoyunda ki bir aracı (Muhtemelen gelin arabası) Türk bayrağı ile süsledi. O topraklarda Türkiye sevgisi çok başka boyutta.
Kardeşlerim, siz siz olun kazancınızın miktarından önce nasıl kazandığınıza dikkat edin. Haram yollardan servet edinenlere asla imrenmeyin. Çünkü her zenginlik nimet, her çokluk bereket değildir. Unutmayın ki haram kazanç yalnızca cebinize giren parayı değil, evinizin huzurunu ve evlatlarınızın rızkını da ilgilendirir. Haramla biriktirilen servet, dışarıdan ne kadar ihtişamlı görünürse görünsün insanın kendi huzurunu, ailesinin saadetini ve evinin bereketini tüketen gizli bir zehirdir. Haram kazanmanın düşüncesi dahi insanın yüreğine korku salmalı, Allah'ın huzurunda hesabını veremeyeceği bir servetin hayali bile ona ağır gelmelidir.
Dünyada milyonları biriktirip ahirette iflas edenlerin vay haline..
@anewliz34 Aynı sıkıntı bende de var. Cenab’ı Mevlaya şükürler olsun. İsyan veya pişmanlık değil sözlerim. Allah c.c böyle emretti öyle yaptık. Mükafat ahirette inş. Ama bu faiz sistemi“hassasiyeti” olan için çok fena dezavantaj oluşturuyor.
When some Western governments & organisations condemn Türkiye for action against selected LGBTI+ groups, they mask a deeper geopolitical hypocrisy. Rooted in a hegemonic Western epistemology and ontology, they weaponise "universal" rights to project power https://t.co/BNa9IwnPcO
Bir insan, çocuğunun ayağına diken batsın istemez, gönlü kırılsın, hor görülsün istemez. Kimse onu incitmesin ister. Bir şey başa gelecekse onun değil benim başıma gelsin der. Çocuk için diğergamlık bir erdem bile değildir, hayatın tabii fıtri akışıdır.
Basın kartı sahibi gazeteciler için silah ruhsatı harçlarında indirim talep ediyoruz.
Avukatlar için planlanan ilk başvuruda %50 indirim ve yenilemelerde harç muafiyeti, sahada risk altında görev yapan basın emekçilerini de kapsamalı.
Talebimiz yeni bir hak değil, mevcut bir hakka ilişkin düzenlemenin eşit uygulanmasıdır.
Gazetecilerin güvenliği, toplumun haber alma hakkının güvencesidir.
@adalet_bakanlik@iletisim@abakingurlek
Yıllarca gözünün önünde anası, babası, evladı doğranmış ve son çare Türkiye’ye sığınmış insanlarla uğraştı, mülteci düşmanlığı yaptı. Kendisi de ortada bir savaş yokken, 3-5 ay hapse girerim korkusuyla bir fare gibi saklanarak kaçmaya çalıştı. Allah böyle rezil eder insanı.
Çoluk çocuk kavgasını bırakıp gerçek sorunlarımıza dönelim. Milleti zengin ettiğimiz de meşhur ettiğimiz de yeter.
Bizim nüfus can çekişiyor. Yok oluyoruz. İşin kötüsü bunu tespit edenlerin çözüm için önerdiği teklifler çok kötü. Dediklerini yaparlarsa bir bu kadar daha düşecek doğum oranları.
Bunu okuyup dişlerini sıkan ve hemen bir cevap yapıştırmayı düşünen sevgili dostum; evet bu bir sonuçtur. Evet bunun pek çok sebebi var, ben de sana katılıyorum ancak ne dersek diyelim manzara iç açıcı değil.
1982 yılında annem göğüs kanseri oldu ve kanser koltuk altına kadar yayılmıştı. Ben 8 yaşındaydım. Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesinde ikamet ediyorduk. O yıllarda bu hastalığa bakan bize en yakın hastane İstanbul Okmeydanı Onkoloji Hastanesi’ydi.
Babamın belediye dükkânları içinde iç çamaşırı satan bir dükkânı, Çarşı Camii merkez taksi durağının yanında da bir sergisi vardı. 14 yaşındaki abim dükkânı çeviriyor, babam sergide duruyordu. Evimiz kira değil, kendimize aitti. Babam 20 yıllık otobüs şoförü olmasına rağmen ikinci el araba alacak parayı kazanamıyordu. Annem ev bütçesine yardım olsun diye kendi evinde 3 günde bir, yeni evlenen çiftlere yastık yorgan dikiyordu. Bir ara annemin lakabı “Yorgancı Adile” idi. Babamın lakabı da “Şoför Remzi” idi ama işte yokluktan ikinci el bir arabası bile yoktu. Araba deyip geçmeyin; ikinci el Murat 124 o tarihlerde bir ev parasıydı.
Annem bana, “Ben İstanbul’a kontrole gideceğim, sen de gelir misin?” dedi. Ben de “Gelirim tabii” dedim. Mustafakemalpaşa otogarından direkt İstanbul’a giden otobüse bindik. 6 saat yolculuktan sonra otobüs İstanbul’a vardı. Topkapı’da akrabalarımız vardı. Semte, akrabalarımızın yanına gelince annem bakkal dükkânından taksi durağına telefon açmak istedi. Bakkal “çok yazar” diye izin vermedi. Annem ısrar etti ve bakkalı tatmin eden bir parayı vererek sadece “Biz İstanbul’a geldik, kocama haber verin” diyebildi.
Geceyi akrabaların evinde geçirdik. Akrabamızın evi bayırdaydı ve bize aşağıda lamba yanan bir arsa gösterdi. “Bakın buraya, bu gece ev dikecekler,” dedi. Yattık, kalktık; gösterdiği yerde sabah ışıklarıyla çatılı bir ev vardı. Eskiden ev sahibi olmak bu yüzden kolaydı; her yer kaçak yapılaşmaydı.
Sabahın altısında hastaneye doğru yola çıktık ve bir otobüse bindik. Annem otobüs şoförüne, “Onkoloji hastanesine gelince bize haber verir misin?” dedi. Yolda giderken ben hastane tabelası gördüm ve “Anne, sanırım hastaneyi geçiyoruz,” dedim. Annem, “Ben şoföre söyledim, hastaneye gelince bize haber verecek,” dedi. Adam kimi aklında tutsun; biz hastaneyi geçip köprüye gelmişiz. Neyse, geri akrabaların yanına döndük ve bir gün sonra tekrar otobüse binerek yola koyulduk. Ben hastane tabelasını görür görmez otobüsün dur düğmesine bastık ve hastanenin yanında indik.
Sanırım saat 7.30 gibi sıraya girdik ve bize sıra gelmesi akşam 5’i buldu. Son anda annem doktorla görüşüp ameliyat randevusu alabildi. Bizim sadece bir randevu alıp eve geri dönmemiz 4 gün sürmüştü. Bir de kışın tam ortasıydı ve hava çok soğuktu. Annem tekrardan ameliyata gitti ve tam 1 ay orada kaldı. Sanırım beraberinde ilaç da almıştı.
Bunu yaşamayan kişiler bugünkü hastane sistemini eleştirirken büyük haksızlık ediyorlar. Benim eşim de aynı hastalığa yakalandı ve son 1,5 yılda en az 150 kez hastaneye gitmişizdir. Bir önceki yazımda bana “Sen son zamanlarda hiç bilmem ne randevusu aldın mı?” diyenler oldu; peh! Neyse ki tedavi sürecimizin sonundayız. Ben iki türlüsünü de test ettim. Allah devletimizden binlerce kez razı olsun, hiç zorluk çekmedik.
@yulaflibar Eşim, kızımla beraber yurt içi ve yurt dışı olmak üzere 6 farklı seyahat gerçekleştirdi. Bunları Pegasus ve AJet ile yaptılar. Online check-in'leri sistem açılır açılmaz yaptım. Belki de bu yüzden hiç sıkıntı yaşamadık; sistem koltukları hep yan yana verdi.
6 Şubat haftasında bir gün. Bölgedeyim. Cenaze yıkama, cenaze yakınlarına eşlik etme, yemek dağıtma... Ne iş varsa onu yapıyoruz. On binlerce devlet memuru, yüzlerce yardım derneği alanda.
Bir günü uyku uyumaksızın devirmişiz. Sosyal medyaya bakayım bir dedim.
"Bana bunu emanet etti Allah. Ben bu çocuktan sorumluyum. İster alim olsun, ister cahil olsun. İster eşkıya olsun, ister evliya olsun. Ben bu çocuğun emanetçisiyim" dediğin gün, süper babasın.
De arrepiar: essa é a torcida da Bósnia homenageando o povo palestino na estreia da Copa do Mundo contra a seleção do Canadá.
Ações como essa enfrentam Trump e a FIFA que alimentam a guerra e já mancharam a Copa de 2026.
Palestina livre já!
Free Palestine!
🇵🇸🫱🏾🫲🏿🇧🇷
انا كل يوم بيزيد حبي وتقديري للسنغال👏👏
مدرب السنغال بابي ثياو تريند دلوقتي في امر ىكا بسبب تصريحاته في المؤتمر الصحفي
الصحفي : كانت هناك رياح شديده في ولايه نيوجيرسي اليوم والامن طلب من اعضاء البعثه عدم الخروج حفاظا علي سلامتكم لماذا خرجتم للصلاه؟
بابي ثياو : وهل يوجد شيئ اهم من الصلاه؟؟ اعتقد ان هذا سؤال ليس من شأنك انت خائف من رياح ونحن نخاف من الله الذي صنع الرياح نحن هنا من اجل لعبه ترفيهيه ونسينا اننا مخلوقين من اجل عباده الله
لو كان نهائي كاس العالم اليوم ونحن طرف في النهائي لخرجنا لأداء صلاه الجمعه حتي لو كلفنا خساره البطوله لاتتحدث معنا عن شعائر تخص ديننا.
افسم بالله الواحد فخور بالسنغال وخير ممثل للقاره الافريقيه تصريحات بابي ثياو عملت جدل كبير النهارده انا مشوفتش قوه وايمان كده في حياتي الصحفي حرفيا سكت ومعرفش يتكلم بعد الكلمتين دول....انا من النهارده سنغالي👏👏👏♥️♥️♥️
🏁2026 FIFA Dünya Kupası'nda görev alan Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan'ın ABD’ye girişine izin verilmedi
📌Artan, Afrika Futbol Konfederasyonu (CAF) tarafından düzenlenen ödül töreninde 2025 yılının “Afrika’nın en iyi hakemi” seçilmişti
https://t.co/7B0JlTF2w8
❝Müslüman olduktan sonra annem bana evden gitmemi söyledi ve benden tamamen elini eteğini çekti❞
❝Kimsenin benim yaşadığım zorlukları yaşamasını istemedim ve İslam’ı kabul eden kadınlara destek olacak bir kuruluş kurmaya karar verdim❞
İngiltere’de İslam’ı seçtikten sonra ailesi tarafından reddedilen Aliyah Umm Raiyaan, aynı zorlukları yaşayan kadınlara destek olmak için kurduğu Solace UK’i, AA Ayrımcılık Hattı’na anlattı ⤵️
https://t.co/coNNWmTm9a
@mahfildijital Uzun yıllar ülkemizde ikamet eden Cezayir uyruklu Lakhdar Abboud ve ailesi; İl Göç İdaresi Müdürlüğümüze davet edilip, kendilerinden "insani ikamet" başvuruları alınacaktır. Lakhdar Abboud'a ilmi çalışmalarında başarılar dileriz.
I hopped in a taxi in Damascus 🇸🇾 after Friday prayers، and a few minutes into the ride, I noticed the driver had a song playing, one of those tracks by the Turkish singer Sımga.
So I asked him: “Were you ever in Turkey?”
He looked surprised: “How did you know?”
I smiled and said, “You’re playing a Turkish song in the middle of Damascus, what do you mean how did i know?.”
He laughed and told me he’d lived in Bursa for eleven years but the moment the country was liberated, he came straight back, but part of him, he said, never quite left Turkey behind, We both laughed about it, and we even chatted a little in Turkish, (my Turkish language is broken and he mocked me too 😂)
Just last week, on my way to a film studio i was shooting here in Damascus, I was in another cab, a Yalla Go car, and the driver was playing Ibrahim Tatlises, Turned out he used to live in the Beyoğlu neighborhood in Istanbul.
When you walk into any mall here you’ll find Turkish and Ukrainian products filling the shelves, and people genuinely reaching for them.
Tomorrow, the Turkish brand LC Waikiki is officially opening a branch in Damascus. they’ve already put out the announcement.
Many of those who’ve returned home came back with Turkish university degrees or solid professional experience gained there, and they’re building things here with that same organized, structured mindset they picked up abroad.
And let’s not forget the obsession with Turkish dramas، entire families are glued to their screens watching all kinds of Turkish shows, even my own family has their two sacred hours every night, completely reserved for their favorite Turkish series.
Displacement was painful, there’s no doubt about it, but it also carried something with it too:
everyone who came back brought a piece of the world with them, and that’s quietly making its way into new Syria that we all trying to build together.