Değerli arkadaşlar, dün akşam Merkez Bankası'nın haftalık repo ihalelerini yeniden başlattığını yazmıştım. Bugün ilk ihale yapıldı ve rakam belli oldu: Yüzde 37. Şimdi bu rakamın ne anlattığını, cebimize nasıl yansıyacağını ve 10 Eylül'deki faiz kararı öncesinde bunun ne anlama geldiğini tek tek açacağım.
Merkez Bankası'nın aslında tek bir faizi yok, 3 tane var. Bunu bilmeden bu kararı anlamak mümkün değil.
Birincisi politika faizi, yani haftalık repo ihale faizi: Yüzde 37. Bu, manşetlerde gördüğünüz, "Merkez Bankası faizi" denen rakamdır.
İkincisi gecelik borç verme faizi: Yüzde 40. Bankalar acil TL ihtiyacında buradan borçlanır ve bu, koridorun tavanıdır.
Üçüncüsü gecelik borçlanma faizi: Yüzde 35,5. Koridorun tabanı.
Şimdi kritik soru: Bankalar hangisinden fonlanıyor? Cevap, her şeyi değiştiriyor.
MART'TAN BU YANA NE OLUYORDU?
1 Mart'ta Merkez Bankası haftalık repo ihalelerine ARA VERDİ. Yani bankaların yüzde 37'lik ucuz kanaldan düzenli fonlanmasının önünü kapattı. Ne oldu? Bankalar TL ihtiyacını karşılamak için yüzde 40'lık pahalı gecelik pencereye mecbur kaldı.
Sonuç şuydu: Politika faizi kağıt üzerinde yüzde 37 yazıyordu, ama bankaların GERÇEKTE ödediği maliyet yüzde 40'a dayanmıştı. Kimse "faiz artırdık" demedi, kurul toplanmadı, karar metni yazılmadı; ama piyasa 3 puanlık bir sıkılaşmayı iliklerinde hissetti. Ticari kredi faizleri o dönemde yaklaşık 4 puan yükseldi. Ben buna örtülü sıkılaşma demiştim: Zam yapmadan zam.
BUGÜN NE OLDU?
Film tersinden oynatıldı. Merkez Bankası musluğu yeniden açtı ve bugünkü ihaleyle bankalara yüzde 37'den TL fonlaması sağladı.
Yani bankaların fonlama maliyeti, yüzde 40'lık gecelik pencereden yüzde 37'lik haftalık repo seviyesine çekildi. Sade bir dille: FİİLEN 3 PUANLIK BİR İNDİRİM YAPILDI.
Ama dikkat, çok önemli bir teknik nokta var: Politika faizi değişmedi. Gecelik borç verme yüzde 40'ta, borçlanma yüzde 35,5'te, politika faizi yüzde 37'de duruyor. Yani teknik olarak "Merkez Bankası faiz indirdi" demek DOĞRU DEĞİL. Yapılan şey, likidite kanalını değiştirmek. Ama pratikte sonuç aynı kapıya çıkıyor: Para ucuzladı.
İşte buna örtülü faiz indirimi diyoruz. Kurul toplanmadan, manşete "indirim" düşmeden yapılan indirim.
PEKİ BU 3 PUAN GERÇEKTEN CEBE YANSIR MI?
İşte burada kimsenin söylemediği bir inceliği söyleyeceğim, çünkü bu yazının en değerli kısmı burası.
Fonlama maliyetinin gerçekten yüzde 37'ye inip inmeyeceği, Merkez Bankası'nın bu kanaldan NE KADAR likidite verdiğine bağlı. Eğer ihalelerde bankaların ihtiyacının tamamını karşılarsa, ortalama maliyet yüzde 37'ye yaklaşır. Ama sınırlı miktarda verirse, bankalar kalan ihtiyacı için yine yüzde 40'lık pencereye gitmek zorunda kalır ve ortalama maliyet ikisinin arasında bir yerde, mesela yüzde 38-39'da oluşur.
Yani asıl bakılacak rakam manşetteki yüzde 37 değil; Merkez Bankası'nın her gün yayınladığı AĞIRLIKLI ORTALAMA FONLAMA MALİYETİ. Bu rakam önümüzdeki günlerde yüzde 40'tan aşağı ne kadar inerse, gevşeme o kadar gerçektir. Herkes manşete bakarken siz bu rakama bakın.
Beklenti şu yönde: Bu gerilemenin önümüzdeki günlerde önce mevduat, ardından kredi faizlerine yansıması bekleniyor. Reel sektörden ve sanayiciden gelen yüksek faiz şikayetleri düşünülürse, bu nefes ciddi bir ihtiyaçtı.
ŞİMDİ ASIL SORU: 10 EYLÜL'DE NE OLUR?
Merkez Bankası'nın bir sonraki Para Politikası Kurulu toplantısı 10 Eylül'de. Bu adımın hemen öncesinde atılması tesadüf değil ve bence 3 şeyi birden anlatıyor.
Birincisi: Merkez Bankası acele ediyor. Düşünün; politika faizini değiştirmek için kurul kararı gerekiyor ve o karara 2,5 hafta var. Ama Merkez Bankası beklemedi, likidite kanalını kullanarak gevşemeyi hemen başlattı. Bu, "gevşeme yönünde bir irade var ve o irade takvim beklemiyor" demektir.
İkincisi: Zemin yoklanıyor. Merkez Bankası bu adımla piyasanın tepkisini ölçüyor. Kur nasıl tepki verecek, mevduattan dövize kaçış olacak mı, enflasyon beklentileri bozulacak mı? Eğer 2,5 hafta boyunca kur sakin kalır ve tablo bozulmazsa, 10 Eylül'de resmi indirimin önü açılır. Yani bu bir prova.
Üçüncüsü: Kademeli gidiliyor. Merkez Bankası, tek hamlede sert indirim yapıp güveni sarsmak yerine, önce fiili maliyeti düşürüp sonucu görmeyi tercih ediyor. Ekonomistlerin "kontrollü gevşeme" dediği tam olarak bu.
Peki 10 Eylül'de ne bekleyelim? Ben size 3 senaryo bırakayım, kesin tahmin vermeyeceğim.
Senaryo 1 Ölçülü indirim. Kur sakin kalır, enflasyon verileri bozulmazsa politika faizinde ölçülü bir indirim gelebilir. Bu, en olası senaryolardan biri ve piyasanın da beklentisi bu yönde şekilleniyor. JP Morgan da geçen hafta enflasyon görünümündeki iyileşmenin Merkez Bankası'na eylülden itibaren indirim için alan açtığını yazmıştı.
Senaryo 2 Faiz sabit, gevşeme likiditeden devam. Merkez Bankası politika faizini yine yüzde 37'de tutup, fiili gevşemeyi likidite üzerinden sürdürebilir. Yani "resmi indirim" görmeden de faizler fiilen inmeye devam eder. Bunu da göz ardı etmeyin.
Senaryo 3 Ara verilir. Kur oynar, enflasyon momentumu bozulur ya da jeopolitik bir şok gelirse, Merkez Bankası bu adımı yavaşlatabilir. Hatırlatayım: Enflasyon Raporu'nda yıl sonu tahmini yüzde 26'dan yüzde 28'e YÜKSELTİLDİ ve sıkı duruşun süreceği vurgulandı. Yani her şey güllük gülistanlık değil.
10 EYLÜL'E KADAR NE İZLEYECEĞİZ?
Somut takip listesi bırakıyorum, kaydedin:
Ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti; yüzde 40'tan yüzde 37'ye doğru iniyor mu? Gevşemenin gerçek olup olmadığını burada göreceksiniz.
Mevduat faizleri; bankalar mevduata verdikleri faizi düşürmeye başladı mı? Bu, indirimin tabana yayıldığının ilk işaretidir.
Kur; en kritik gösterge bu. Kur sakin kalırsa 10 Eylül'de indirimin önü açılır, kur oynarsa süreç yavaşlar.
Sektör ayrışmaları; bankacılık, GYO, inşaat ve borçlu şirketler endeksten pozitif ayrışıyor mu? Dün yazmıştım, tekrar edeyim: Piyasa indirime gerçekten inanıyorsa bu sektörler laftan önce hareket eder.
Bknz : #ekgyo #Akbnk
Gösterge tahvil faizi; 2 yıllık faiz düşüyorsa tahvil piyasası indirimi fiyatlıyor demektir. Tahvilciler genelde hisseciden önce doğru tahmin eder.
Bugünkü adım küçük görünebilir ama yönü çok büyük. Aylardır sıkılaştırma tarafında duran Merkez Bankası, ilk kez gevşeme tarafına doğru bir adım attı. Ve bu tür dönüş noktaları, borsada en büyük fırsatların doğduğu yerlerdir.
Ama sakin olun. Hiçbir merkez bankası düz bir çizgide gitmez; veriler bozulursa geri adım atar. O yüzden bu haberle koşup tepeden mal kapmayın. Beklentiler alınır, gerçekler satılır dersini hatırlayın: Bu adımı fiyatlayacak olan para zaten hareket etmeye başladı bile.
Bizim işimiz tahmin etmek değil, hazır olmak. Takip listemiz belli, sektörlerimiz belli, tarihimiz belli: 10 Eylül.
Faydalı bulduysanız RT ve kaydet yapmayı unutmayın. Paylaşın ki herkesin haberi olsun.
#tcmb #faiz #repo #bist100 #borsa #enflasyon #YatırımTavsiyesiDeğildir
TCMB faizi indirmedi ama paranın vanasını değiştirdi.
Sırada bir faiz indirimi beklentisi varsa TL nin değerlenme hızı da artacak ...
Bankalar dün %40 gecelik pencereden fonlanıyordu; şimdi haftalık repo üzerinden %37’ye dönebilecek. Yeterli ihale açılırsa bu, fiilî TL maliyetinde yaklaşık 300 baz puanlık gevşeme demek.
Ama “parasal genişleme başladı” demek için erken.
Pazartesi günü sadece XBANK’a bakmayın:
Repo miktarı → TLREF → Dolar/TL
Gerçeği bu üçlü söyleyecek.
Banka hisseleri yükselir, TLREF %37’ye yaklaşır ve kur sakin kalırsa TCMB normalleşmeyi başarıyor demektir.
Kur baskılanır, uzun tahvil faizleri düşmez ve enflasyon beklentileri bozulursa bunun adı normalleşme değil; dezenflasyon tamamlanmadan finansal koşulları gevşetmektir.
Mesele faiz indirimi değil.
Mesele, marttan bugüne risklerin gerçekten azalması mı, yoksa piyasaların riske yalnızca alışması mı?
TCMB’den “örtülü faiz indirimi” mi?
Haftalık repo dönüşünün şifreleri : TCMB Haftalık Repo İhalelerine Dönüyor: Faiz İndirimi mi, Likidite Normalleşmesi mi? - BS Ekonomi https://t.co/5dWqQ0ZwCj
Bankacılık Endeksi'nde saatlik grafikte TOBO formasyon görüntümüz bu şekilde. 16.000 puan üzerinde biraz daha rahatlayacağını düşünüyorum. Formasyon hedefi 17.100 puan. #xbank
Merkez fiili faizi indirdi,
Eylülde faiz indirim ihtimali çok güçlendi,
Arka arkaya faiz indirimi raporu geliyor,
Yabancının beklediği SPK düzenlemesi geliyor.
Kitaba göre konuşursam
Yarın sabah borsada banka coşkusu,
Sanayi iyimserliği ve ihracatçı mutluluğu yaşanması lazım.
Bu haftanın pozitif geçmesi lazım.
Eğer yarın borsa negatif kapatır, bankalar nötr yada eksi olursa, bu hafta tatsız şekilde geçerse ve baskılanırsa, bir gücün bu borsayı gitmemesi için bizzat tuttuğu büyük oranda anlaşılmış olur.
O noktadan sonra analiz yapmaya da gerek kalmaz. Sahipli mal der, sahibi serbest bırakana kadar yurt dışına ve emtiaya yöneliriz.
El ingeniero que construyo Claude Code acaba de soltar un video de 28 minutos donde te enseña a escribir prompts que realmente funcionan
He visto cursos de 300 dolares que no llegan ni a la mitad de lo que explica en los primeros 10 minutos
Archivos CLAUDE.md, atajos de memoria, sesiones paralelas y patrones de prompting que cambian el juego
Todo en un solo video y completamente gratis
Da igual si eres principiante, desarrollador o ya llevas meses usandolo
Esto te va a hacer usar Claude como nunca antes
ABD, elektrik şebekesi altyapısını ve tedarik zincirini “ulusal savunma için kritik” ilan ediyor. Bu; trafo, iletim hattı, iletken, trafo merkezi ekipmanı, yüksek gerilim kesici, güç elektroniği, röle, kapasitör bankı, elektrik çeliği ve ilgili hammaddelerde yerli üretim kapasitesini artırmak için devlet alımı, satın alma garantisi ve finansal destek anlamına gelebilir.
BIST açısından en pozitif tema: elektrifikasyon + şebeke yatırımı + trafo/enerji ekipmanı + bakır/alüminyum kablo + elektrik çeliği + yenilenebilir entegrasyonu.
En olumlu etkilenebilecek BIST temaları
1) Trafo, şalt ekipmanı, elektrik altyapısı üreticileri
En doğrudan pozitif alan burası. ABD’de şebeke yatırımları hızlanırsa küresel trafo ve yüksek gerilim ekipmanı arzı daha da sıkışabilir. Bu da Türkiye’deki üreticiler için fiyatlama gücü, ihracat fırsatı ve sipariş görünürlüğü yaratır.
2) Kablo, iletken, bakır/alüminyum bağlantılı şirketler
Kararda “transmission lines and conductors” açıkça geçiyor. Bu, iletim hattı, kablo, alüminyum/bakır iletken ve bağlantı ekipmanları için pozitif.
3) Elektrik çeliği, çelik ve metal tedarik zinciri
Kararda “electrical core steel” özellikle belirtilmiş. Bu, trafo çekirdeğinde kullanılan özel elektrik çeliği açısından kritik. Türkiye’de doğrudan yüksek kaliteli elektrik çeliği üretimi sınırlı olduğu için BIST’te etkisi daha dolaylı.
4) Yenilenebilir enerji ve depolama
Şebeke altyapısı yatırımları, yenilenebilir enerji kapasitesinin sisteme bağlanabilmesi için kritik. Dolayısıyla karar sadece trafo değil, güneş/rüzgâr/depolama yatırımlarını da destekleyen bir arka plan yaratır.
5) Enerji üretim ve dağıtım şirketleri
Bu kararın ana etkisi üreticiden çok altyapı tarafında. Yine de elektrik talebinin artması, şebeke yatırımlarının hızlanması ve enerji güvenliği teması enerji şirketlerine uzun vadede destek olur.
Negatif veya riskli taraf olarak;
Bu karar “ABD yerli üretimini artırma” amacı taşıdığı için Türk şirketleri açısından iki yönlü okunmalı:
Bir yandan küresel talep artar, teslim süreleri uzar, fiyatlar yükselir; bu Türk üreticilere yarar. Diğer yandan ABD, kritik ekipmanlarda ithalata bağımlılığı azaltmak isteyebilir. Bu nedenle ABD’ye doğrudan ihracat yapan şirketlerde yerli üretim şartı, gümrük, sertifikasyon ve tedarik zinciri kısıtları risk yaratabilir.
Sonuç olarak;
Bu karar BIST’te en çok elektrik altyapısı, trafo, şalt ekipmanı, kablo/iletken, güç elektroniği ve enerji depolama temasını destekler. Kısa vadede piyasa bunu özellikle #ASTOR, #EUPWR/#GESAN ve #KONTR üzerinden fiyatlamaya çalışabilir. En doğrudan ve sade yatırım hikâyesi bence #ASTOR/#EUPWR/#GESAN tarafında; daha yüksek beklenti ve volatilite isteyen tarafta ise #KONTR ön plana çıkar.
Ereğli'nin en büyük rakiplerinden birisi elendi
Orta Doğu'nun en büyük çelik üreticilerinden birisi İran'daki Mobarakeh Steel bugün yaptığı açıklamada ABD'nin saldırılarının ciddi hasara sebep olduğunu üretim hatlarının tamamen durduğunu söyledi
Mobarakeh yıllık üretim kapasitesi 10.3 milyon ton
Ereğli yıllık üretim kapasitesi 8.1 milyon ton
#EREGL bu yüzden pozitif fiyatlamaya başladı rakibi belki de bu yıl sonuna kadar üretim yapamayacak pazar payı kapacak
#SONDAKİKA Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor:
"Vize serbestisi için karşılanması gereken 72 kriterden sadece 6 tanesi kaldı.
Türkiye bu 6 kriteri sağladığı an Avrupa’ya vize serbestisi söz konusu olacak”
Muhabir: Savaşın “büyük oranda tamamlandığını' söylediniz. Ama Savunma Bakanınız 'bu sadece başlangıç' diyor. Peki hangisi doğru?
Trump: İkisinin de doğru olduğunu söyleyebilirsiniz.
(Açıklamaya çalışmış ama piyasaya müdehale, artık bir alışkanlık oldu.
ABD-Türkiye arasında 500 Milyar Dolarlık işbirliği anlaşması imzalanmaya hazırlanıyor.
"Stratejik Enerji Planı" adıyla ABD-Türkiye arasında petrol, doğalgaz, finans sisteminde ortaklık kurulacak.
- Amerikan enerji şirketlerinin Türkiye’nin kara sularında ve topraklarında arama, üretim ve boru hattı geliştirme faaliyetlerine doğrudan yatırım yapması planlanıyor.
-ABD, Avrupa'ya aktaracağı enerji için Türkiye'yi ana merkez olarak kullanacak.
-Türkiye'de bakacılık sistemi başta olmak üzere finans sitemine ABD'li şirketler yatırım yapacak.
-Akdeniz, Suriye, Türkiye, Libya vb. ülkelerde ortak enerji arama, çıkarma yapılacak.
-Türkiye'ye yönelik CAATSA başta olmak üzere tüm yaptırımlar kaldırılacak.
Bu anlaşmalar, 2026 NATO Ankara zirvesinde 7-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin başkenti Ankara'da gerçekleştirilmesi planlanıyor.
#BIST100 Borsa İstanbul Teknik Analiz
🗣️13.980 – 13.741 bölgesi altında kapanışlar gelirse 13.200, hatta savaş riskinin artmasıyla birlikte 12.700’lere doğru bir geri çekilme görebiliriz.
🗣️Olumlu bir gelişme yaşansa bile 14.300 – 14.500 bölgesinin üzerine atılana kadar korunma disiplininde kalmak daha doğru olacaktır.
🗣️14.300 – 14.500 üzerinde güçlü bir kapanış gelmeden, kısa vadeli grafikte yeni işlem açarken temkinli olmak son derece sağlıklı.
Selçuk Gönençler { @xtraderx_ }
Perihan Tantuğ { @perihantantug }
@Ekoturktv #Borsateknik #bist100
Yayının Tamamı için: https://t.co/R5XYTmcljM
📌 Burada yer alan değerlendirmeler yatırım tavsiyesi değildir.
#PGSUS Pegasus Teknik Analiz
🗣️200,4 ara destek; 191,6 ise kısa vadeli ana destek konumunda.
🗣️191,6 altındaki küçük kapanışlar, haber akışına bağlı olarak fiyatı kısa süreli baskılayabilir. Ancak 191,6 altına olabilecek geri çekilmeler, taşıma maliyeti riskini kabul edenler için bence fırsat niteliğinde değerlendirilebilir.
🗣️191,6 ve altına sarkmalarda da 242,5 – 264,6 hedefleri değişmeyecektir.
🗣️Savaş haberleri sona erer ve borsadaki pozitif seyir devam ederse, orta vadede 296 – 324 bandı 2026 yılı içi hedefleri olmaya devam eder.
Selçuk Gönençler { @xtraderx_ }
Perihan Tantuğ { @perihantantug }
@Ekoturktv #Borsateknik #bist100 #pgsus
Yayının Tamamı için: https://t.co/R5XYTmcljM
📌 Burada yer alan değerlendirmeler yatırım tavsiyesi değildir.
4. Çeyrek Bilanço Tarihi Belli Olan Şirketler⤵️
📆Albaraka Türk (#ALBRK) 13 Şubat
📆Şişecam (#SISE) 16 Şubat
📆Tav Havalimanları (#TAVHL) 17 Şubat
📆Aksa Akrilik (#AKSA) 19 Şubat
📆Ebebek (#EBEBK) 19 Şubat
📆Aselsan (#ASELS) 24 Şubat
📆Rönesans GYO (#RGYAS) 25 Şubat
📆Büyük Şefler Gıda (#BIGCH) 26 Şubat
📆Borusan Boru (#BRSAN) 26 Şubat
📆Akmerkez GYO (#AKMGY) 27 Şubat
📆Doğuş Otomotiv (#DOAS) 27 Şubat
📆Özyaşar Tel (#OZYSR) 27 Şubat
📆Gelecek Varlık (#GLCVY) 2 Mart
📆Coca-Cola İçecek (#CCOLA) 3 Mart
📆Doğan Holding (#DOHOL) 4 Mart
📆Migros (#MGROS) 4 Mart
📆Pegasus (#PGSUS) 4 Mart
📆Sabancı Holding (#SAHOL) 4 Mart
📆Anadolu Efes (#AEFES) 5 Mart
📆Petkim (#PETKM) 5 Mart
📆Turkcell (#TCELL) 5 Mart
📆Şok Marketler (#SOKM) 9 Mart
📆Ülker (#ULKER) 10 Mart
📆Park Elektrik (#PRKME) 10 Mart
📆Bim (#BIMAS) 11 Mart
📆Emlak Konut (#EKGYO) 11 Mart
📆Kafein Yazılım (#KFEIN) 11 Mart
📆Kontrolmatik (#KONTR) 11 Mart
📆Qua Granite (#QUAGR) 11 Mart
Kaynak: ForInvest Haber
HSBC #ASELS için rapor yayımladı.
Raporda rekor seviyeye yaklaşan backlog (yaklaşık $19 milyar) ve artan tahsilat performansı sayesinde 2025–2027 dönemine yönelik tahminlerini yukarı yönlü revize ettiğini, özellikle jeopolitik risklerin savunma harcamalarını desteklemeye devam etmesiyle ihracat tarafında uzun vadeli büyüme potansiyelinin güçlendiğini vurguluyor.
2026’da yaklaşık $5,2 milyar ciro, $1,33 milyar EBITDA ve $809 milyon net kâr beklenirken, önümüzdeki yıllarda EBITDA marjının %25–26 bandında korunacağı öngörülüyor. Ankara’daki yeni tesis yatırımı nedeniyle 2026–2027 döneminin yüksek CAPEX süreci olacağı, bu nedenle nakit akışı üzerinde baskı oluşabileceği belirtiliyor.
Hissenin son dönemde prim yapması ve 2026 tahmini EV/EBITDA’da yaklaşık 24x çarpanla küresel benzerlerine yakın seviyelere gelmesi nedeniyle, operasyonel görünüm olumlu olsa da değerlemenin artık “adil” olduğu görüşüyle tavsiye “TUT” seviyesine düşürülmüş.
Bist 3.6% yukarıda:)
Bankacılık 7.40% yukarıda
Blackrock girdi haberi, üzerine haftalardır gelen yabancı alışı (Aralıktan beri 1.8 MLR).
"Yabancı nereye girer? bankaya, o zaman banka alayım" modu.
Bir de unutmadan, "dxy düşüyor, bize de para girecek" modu da var tabii
Birbirini besliyor...
DXY ile ters korale ne var? EEM gelişmekte olan ülke fonu
BlackRock'un Frontiers Investment Trust Fonu sanki bir anda Borsa İstanbul'a yönelmiş gibi çok konuşuldu. Ancak hem fonun değeri 360 milyon$ hem de Borsa İstanbul ağırlığı aşağıdaki gibi.
31 Mart 2025: %7,8
30 Eylül 2025: %10,6
31 Aralık 2025: %9,4
Bana kalırsa bundan daha önemlisi, MSCI'ın Endonezya borsasına yönelik şeffaflık sorunları içerikli olumsuz değerlendirmesiyle Endonezya borsasındaki bugün yaşanan sert düşüş. Son 10 ayda $ bazlı %50'den fazla prim yapmıştı. Gelişmekte olan ülke fonlarının ilgi odağıydı ve Çin'den çıkan sermaye için alternatif bir rotaydı. Bundan sonraki süreçte yoğunluk azaltabilecek fonların, ağırlık artırabileceği yerlerden biri, 2026'da yaşanan getiriye rağmen Borsa İstanbul.
Sadece Aselsan'da değil Avrupa ve ABD'de de savunma rallisi var. Ve Trump durdukça sürecek gibi.
Grafik: Son 1 ayda Aselsan, Leonardo (İtalyan), Rheinmetall (Alman), L3Harris (ABD), Shld (Global ETF), Lockheed Martin (ABD)