*“Allah’ım seni tanıma mutluluğunu bizlere ve tüm kullarına yaşat. Yolunu bulamayan, şaşıran kullarına katından bir yardım gönderek onlara varlığını hissettir. Onlara da seninle mutlu olmanın yollarını göster. Amellerimizi razı olduğun amellere çevir. Çevir ki rızana erelim.”*
Efendimiz Veda konuşmasını yaparken
‘Size cennet gibi bir dünya bırakıyorum’ demedi.
'Yaşayanlar çok kargaşa görecek. Aman sünnetime iyi sarılın’ dedi.
Allah'ım bizi dinde anlayış sahibi olmakla, ilim çokluğuyla, bol rızık sahibi olmakla, bedenimizi sıhhatle, ölümden önce tevbe; ölüm anında kolaylık ve rahat; ölüm sonrasında mağfiretle rızıklandır, şüphesiz ki sen dilediğini yapmaya gücü yetensin.
İftar ettiğinizde gün içinde çektiğiniz açlık ve sıkıntıdan eser kalıyor mu?
Cennet de mü'min için iftar gibidir. Mü'min oraya girdiğinde dünyada çektiği acılar, sıkıntılar ve musibetlerden hiçbir eser kalmaz.
Ateş düştüğü yeri yaksın deriz.
Bana dokunmayan yılan en güzel şekilde yaşasın deriz.
Deriz de deriz...
“Müslümanın derdiyle dertlenmeyen bizden değildir”(hadis-i şerif) denilince ne deriz peki.
Günahlarda ısrar, hiç şüphesiz kalpleri karartır. Nihayet kalp, öyle bir hale gelir ki kapkara ve kaskatı kesilir, ne samimiyet ve saflığından bir eser kalır, ne de ibadetlerden bir lezzet ve haz alır!
İmam GAZALİ