Bir tanığım vardı olduğuma, kaybettim. Şimdi yansımamda bile görmüyorum kendimi, bu gördüğüm gözler benim değil. Bir izim vardı, geçip giderken tutunduğum yerde bıraktığım, silindi. Bir daha hiç tamamlanmayacağım biliyorum, olsun. Tıpkı Edward’ın o hüzünlü repliğindeki gibi.
Yıllardır bu şehirde yaşıyorum. Yıllardır özgürce dolaşabilme hissiyatını yaşattı hep bana burası. Ama son birkaç aydır kalbimde bir huzursuzluk,diken üstünde gibiyim. Allah bize böyle hissettiren, yüreğimizi korkudan titreten ne kadar kanı bozuk terörist varsa hepsini kahretsin!
Aşağıdaki adam biz çocukken Bakırköy Çetinkaya mağazasını ateşe verip içinde insanları diri diri yaktı ve hapisten çıkıp şimdi zalim cumhuriyet falan diyor.
"Baştakiler ondan habersiz bir karar almış
Mehmet’im yiğitliğin her tarafa ün salmış
Anan, baban, eşin, yavruların öksüz kalmış
Vatan korumak tek senin için mi kutsalmış?"
İnsan geçtiğini zannediyor, geçmiyor. Yaram iyileşti sanıyorsun ama o orda ilk günkü gibi duruyor asla kapanmıyor. Sadece üstü kabuk bağlıyor; bir anı, bir şarkı, bir eşya, bir şehir, bir gülüş, bir tetikleyen onu kaşıyıp tekrar kanatıncaya kadar. Yıllar geçse bile…
10 gün önce doğum günümde, eşim sana bir süprizim var diyerek beni otogara götürdü. Kalbim hızla çarparken bir saniyeliğine “acaba babam mı geldi” diye düşünüp öyle heyecanlandım ki. Sonra babamın 4,5 yıldır bu dünyada olmadığını hatırladım. Dayanılmaz bir andı…
Bugün 2 hafta önce kızının kanserden öldüğünü bildiğim bir müşterim geldi. Onla konuşurken birden kızının yaşadığını hatta hastaneye gideceğine dair bir şeyler demeye başladı. Bir an öyle bir nutkum tutuldu ki bir daha hiç konuşamayacagımı düşündüm.
Yıllardır defalarca kez yaşadım böyle anları. Yokluğunu unutup, aramak için telefonu kaç kere elime aldım. Tamirat işi olduğunda hep babam yapar dedim. Evime sevdiği yiyecekleri aldım, gelince yer diye. Ayakkabılıkta ayakkabısını görüp eve koştum babam gelmiş diye…
Daha iyi, daha gerçek bir şey izlemedim bugüne kadar. Muhteşemdi. Her bölümünde kendimi hayatımın başka evresinde buldum. Son bölümünde yüreğimdeki yaralar ilk günkü gibi kanadı durdu. Bittiğinde ise sanki çok yakın bir dostumu gökyüzüne uğurlamış gibi hissettirdi…