Sendikaların iş bırakma eylemi “farkındalık” oluşturma amacı taşımaktadır.
“Polis karakoluna saldırı olduğunda bir gün sonra polisin göreve gitmemesi” teşbihi, abes bir mukayesedir!
Öğretmen kolluk görevlisi midir?
Meslektaşlarımız, öğretmenlerin ve öğrencilerin katledilmesine kadar varan şiddet hadiselerine dikkat çekmek istiyor.
Bunu göremiyor musunuz?
Dönün bir bakın, sadece son 10 yılda kaç tane öğretmenimiz görevi başında katledildi!
Hiç merak etmeyin!
Okullarımızın, öğrencilerimizin, eğitimimizin selameti konusunda ikaz edilmesi gerekmeyen tek meslek grubu öğretmenlerimizdir.
Okullarda yaşanan şiddet hadiselerini önlemeye yönelik yasal ve güvenlik tedbirleri İllaki alınmalıdır, alınacaktır.
Ancak öğretmeni itibarlı kılmadan, eğitim sürecinde öğretmenin etkisini artırmadan alınacak hiçbir tedbir beklenen sonucu sağlamayacaktır.
Fakat öğretmenlerimizin haklı feryatlarını dile getirmek için ortaya koyduğu eylem ve etkinlikleri, işte böylesi abes mukayeselerle rencide eder ve öğretmeni toplum nezdinde mahkum etmeye çalışırsanız ÖĞRETMENİN SAYGINLIĞINA bir darbe de siz vurmuş olursunuz!
Yapmayın!
Öğretmene kıymayın!
Çocuklarımıza kıymayın!
Öğretmene vereceğiniz değer, aslında çocuklarımıza verdiğiniz kıymettir!
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
İstanbul’daki okul dehşetinde öğretmen hayatını kaybetti
Zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan öğretmenlerin artırımlı puanı elinden alındı. Şimdi alan öğretmen ile alamayan arasındaki puan makası nasıl kapanacak?
Bununla ilgili sendikalarınızın planı var mı??
@_aliyalcin_@TalipGeylan06@kademozbay_@leventkuruoglu@oguzozat
Meb zorunlu hizmet görevini yapan öğretmenleri cezanlandırmaya devam ediyor.
Ekstra tazminat vermiyor.
Artık puan vermiyor.
Tayin neredeyse imkansız.
@Yusuf__Tekin@mebpgm
Zorunlu hizmet bölgesinde çalışan öğretmenlere verilen artırımlı puan uygulamasının kaldırılması büyük bir hatadır.
Artırımlı puan uygulaması devam etmelidir.
Bir kısmınıza verdik bir kısmınıza vermiyoruz anlayışı bozuk olan tayin adaletini daha da bozmaktadır.
%100'den %50'ye düşerken de aynı hata yapıldı. Birileri bu puanları alırken arkadan gelenler alamadı.
ÖĞRETMENLE BİRLİKTE KAYBETTİĞİMİZ, GELECEĞİMİZDİR!
Ankara Çankaya’da bir lisede bazı öğrencilerin ders sırasında öğretmenlerine yönelik uygunsuz ve alaycı davranışları sosyal medyada paylaşıldı.
Çok çirkin, üzücü ve bir o kadar da düşündürücü bir durum.
Her zaman söylüyoruz; eğitimin taşıyıcı kolonu ve asli unsuru öğretmendir.
Öğretmeni itibarlı kılamazsanız, eğitimde istenen hedeflere ulaşmanız mümkün değildir.
Yıllar içerisinde yapıla gelen yanlışlıklarla, maalesef öğretmenin eğitim sürecindeki etkinliği zayıflatılmıştır. İşte bunun sonucu olarak da örnek olayda olduğu gibi çirkinlikleri yaşar hale gelmişizdir.
Başta kamu yönetimi olmak üzere, toplumun tüm kesimleri öğretmenin saygınlığını korumak için sorumluluk almalıdır.
“Bir harf öğretinin kırk yıl kölesi olurum” terbiyesiyle yoğrulmuş bir kültürün mensupları olarak, öğretmeni rencide eden davranışları pervasızca sergileyen nesilleri nasıl meydana getirdik diye düşünmemizin zamanı değil midir?
Yıllardır Alo 147 gibi CİMER gibi vasıtalar üzerinden mesnetsiz başvurularla öğretmeni huzursuz eden, saygısızlığın faillerini cüretlendiren uygulamalar bugün yaşadığımız tablonun sebeplerinden değil midir?
Adeta, öğretmeni tezgahtar, öğrenci ve veliyi müşteri gibi kabul eden ve “Müşteri her daim haklıdır” yaklaşımıyla meslektaşlarımızı ortada bırakan anlayışların müsebbiplerini sorgulamamız gerekmiyor mu?
Artık yeter!
Kamu yönetimi gerekli tedbirleri hızlıca almalı, okullarımızda disiplin mevzuatı ve uygulamalarını tavizsiz düzenlemeli, ne veli ne öğrenci ne de başka bir unsurun öğretmenin saygınlığını rencide edecek tutumlarına müsamaha göstermemelidir.
Buradan ailelerimize de çağrıda bulunmak isterim ki; sizin öğretmene verdiğiniz değer, aslında çocuklarınıza verdiğiniz kıymettir. Çocuğunuzun yetişmesinde, iyi eğitilmesinde, güzel bir geleceğe ulaşmasında sizden çok daha fazla öğretmenin dahli vardır. Öğretmen sahip çıkmanız aslında çocuğunuzun hayalini kurduğunuz geleceğine sahip çıkmanızdır.