"Her şeye rağmen muhakkak bir nura doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki payansız muhabbetim değil; bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ziya serpmeğe ve aramaya çalışan bir gençlik gördüğümdendir."
Mustafa Kemal Atatürk
#MustafaKemalAtatürk
#NeMutluTürkümDiyene
#TürkGençliği
#Yaistiklalyaölüm
Türklerin “korkma” ile başlayan İstiklal Marşı, kendisinden başka herkese korku salan tek milli marştır.
—Türklerin Milli Marşını duyan yabancıların yorumları;
Ben bu cumhuriyeti niye kürtçülere islamcılara falan beğendirmek zorundayım amk..Ben bin yıl önce bu anadoluya girdiğimde sen zagros dağlarında ağan için koyun otlatıyodun, aradan bin yıl geçti ben cumhuriyeti ilan edecek seviyeye geldim sen hala zagros dağlarında ağanın koyunlarını otlatıyodun. 100 kilometre aşağıda doğsan hayatında göremeyeceğin medeniyeti, çağdaş hakları, Allah yüzüne baktı 100 km yukarda doğdun piyango vurdu kucağında buldun, yatıp kalkıp şükredeceğin yerde daha hâla yüzsüz yüzsüz “ya bu cumhuriyetin üst kimlik tanımı niye türklük cart curt”..sanane yarram sana mı soracaz amk..velev ki Atatürkün canı öyle istedi öyle koydu sanane amk sen kimsin?. ben fransızlara gidip de “ya bu ihtilalin adı niye fransız?”diye soruyor muyum..sorsam adam bana demeyecek mi “lan hıyar ağası ihtilali yapan benim, o ihtilali yapacak tarihsel ilerlemeyi kat eden benim, senin faydalanıp, çağdaş seviyeye çıktığın o fikirleri geliştiren benim, kanıyla canıyla ihtilali yapan benim sen kimsin de sana bu ihtilali beğendireceğim amk”. Senin bu cumhuriyete isyan etmekten başka ne katkın oldu ki bir de paye istiyorsun amk son bin yıldaki tüm gelişimini son 100 yılda yaşadın, onu da cumhuriyet sayesinde yaşadın..sen kimsin ben sana cumhuriyeti beğendireceğim amk asıl sen kendini cumhuriyete beğendirmek zorundasın.
İşte Padişah Vahdettin’in İstanbul’u İngiliz Komutana teslim ettiği an…! Sen müfredattan kaldırsan bile biz bu ihanet görüntülerini gündemden düşürmeyeceğiz..! @Yusuf__Tekin
Biz bir savaş mı kaybettik? İşgal mi edildik? Parçalandık mı? Federasyon mu olduk? “Resmi dilimiz Türkçedir’ cümlesi Anayasamızdan çıkarıldı mı??? Sormanız gereken soru: kimin parmakları bu kuklaları oynatıyor??
Levent Gültekin isimli siyasi paparazzici yukarıda açık seçik yalan söylüyor.
1)Ben Numan Kurtulmuş’tan randevu isteyip gitmedim. Numan Kurtulmuş benden randevu alıp zafer Partisi Genel Merkezi’nde beni ziyaret etti.
2)Numan Kurtulmuş bana Erdoğan’ın selamını söyledi ve 2. Turda Erdoğan’ın Zafer Partisi’nin desteğimi istediğini iletti.
3)Ben de kendisine Zafer Partisi’nin 2. turda Erdoğan’a destek verebileceğini, bunun şartının 13 milyon sığınmacı ve kaçağı vatanlarına dönmesini Erdoğan tarafından kabul olduğunu ifade ettim ve ekledim. “Ancak bu politikayı kabul etmeniz yetmez. Uygulanması konusunda size güvenmemiz mümkün değil. Bu politikayı Zafer Partisi Genel başkanı ve İçişleri Bakanı olarak ben uygulayacagim destek şartıımız budur” dedim.
4)Kurtulmuş bunun üzerine “Erdoğan böyle çalışmaz. Siz kabul edeceksiniz. O size bir şey verecek” dedi. Ben de “ben de öyle çalışmıyorum” dedim ve ekledim “Numan bey teklifimi kabul veya reddedecek durumda değilsiniz siz lütfen Erdoğan’a teklifimi iletin” dedim.
5)Şimdi bak Levent senin zeka ve ahlak seviyene uygun bir şekilde anlatıyorum. Bunun benim için zor olduğunun altında çiziyorum.
6)Erdoğan’ın 13 milyon sığınmacı ve kaçak yollamayacağını biliyordum. Buna rağmen bu teklifi yaparken amacım Cumhur İttifakı seçmenine Erdoğan’a düşman olmadığımızı ancak Erdoğan’ın 13 milyon sığınmacı ve kaçağı yollamak gibi bir niyeti olmadığını göstermekti.
7)Ayrıca milyonda 1 ihtimal diyelim Erdoğan kabul etti Bahçeli’nin benim İçişleri Bakanlığımı kabul etmesi mümkün değildi.
8)Özetle yapmış olduğum şey Cumhur İttifakı seçmenine ulaşmak için bir hamleydi. Akıllı Siyasal iletişim uzmanları bunu anladılar ve beni hemen aradılar.
9)Gelelim Levent Gültekinin işlevine; Levent, muhalif gibi görünen ancak amacı muhalif kitlelerin muhalif siyasetçilere ve muhalif siyasi partileri olan inancını kırmak olan bir iktidar psikolojik harp aracıdır.
AK Parti’ye muhalif gibi davranırken esas amacı iktidara eleştirmek değil seçmenin muhalif liderlere olan inancını sarsamak için psikolojik operasyon yapmaktır. Böylece AK Parti iktidarına destek olmaktadır.
İktidar mensubu politikacıların Levent Gültekin’in telefonlarına neden cevap verdiğini zannediyorsunuz. Muhalif kanalların önünden geçmeyen, muhaliflere küfreder gibi konuşan AK Partililer Levent ile canciğer kuzu sarması her şeyi anlatıyorlar. @zaferpartisi
Kemal Kılıçdaroğlu’nun AKP’li olduğunu anlamaları 13 sene sürdü. Özgür Özel’in kürtçü olduğunu, DEM’in de Türk ve Atatürk düşmanı teröristlerle dolu olduğunu anlamaları da bi 20 sene sürer bunların.
Atatürk attığı her adımı Türk milletinin bağımsızlığı ve anadoludaki hukukunu korumak için atmıştır. Özür değil minnet duyarız! Tescilli belgeli vatan hainleri için yaygara yapanlarla asla aynı tarafta olamayız!
FETÖ "dinlerarası diyalog" adı altında Ruhban Okullarının açılması için büyük çaba sarf ediyordu.
Bunun basit bir din okulu meselesi olmadığını, Amerika-İsrail merkezli emperyalist bir proje olduğunu büyük Türk milleti bilmelidir.
Unutmayın, RUHBAN OKULLARINI TÜRKİYE KAPATMADI. RUMLAR KENDİLERİ KAPATTI. Çünkü tıpkı FETÖ okulları gibi ajanlık faaliyetlerinde bulunuyorlardı. Türk devleti 1971 yılında "bundan sonra her okul gibi siz de devlet denetimine tabi olacaksınız" dedi, kabul etmediler. Denetlenmemek için kendi okullarını kendilerini kapattılar!
Konu hiçbir zaman dini eğitim ve ruhban yetiştirme meselesi değildi. Vatanın bölünmez bütünlüğünü savunan her Türk vatandaşı, bu şeytani siyonist projeye karşı durmalıdır.
Kurt göründü itler tek tarafa toplandı, hiç olmadığı kadar saflar belli. Uzun zamandır unutulan bir gerçeği hatırlatmak gerekir “ Kurtla oyun kanla biter” #ODTÜ
“Amedspor’un ismi Melik Ahmet Turanspor’du. Rengi kırmızı ve beyazdı. ‘Amed’ ismini PKK verdi, renkler ‘Öcalan’ istedi diye değiştirdi!”
🗣️ Yılmaz Özdil: “Tıpkı Türk milli takımı gibi. Kırmızı beyazdı renkleri.
1985 yılına kadar böyle geldiler.
Kırmızı beyaz formalarla Melik Ahmet Turanspor olarak geldiler.
1990 yılında Melik Ahmetspor kulübü Diyarbakır Belediyesi tarafından satın alındı.
Kulübün adı da Diyarbakır Belediyespor olarak değiştirildi.
Kırmızı beyaz ufak ufak alerji yapmaya başlamıştı.
1990’da kulübün ismi değiştirilirken renkleri de değiştirildi. Yeşil beyaz oldu.
1996 yılında kulübün renkleri yine değiştirildi.
Yeşil beyazdan vazgeçildi, sarı kırmızı oldu.
‘Niye böyle bir şey yaptınız’ diye sordular.
1996 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Refah Partili Ahmet Bilgin’di.
Kulüp başkanı da o zaman Ferit Çağlayan diye biriydi.
Dediler ki ikimiz de aslında Galatasaray taraftayız. Bu yüzden kulübün renklerini sarı kırmızı olarak değiştirdik dediler.
Peki gerçekten öyle miydi?
E değildi tabii. Yani o dönemde medyaya yansıyan haberler gayet açık yazıyordu.
Abdullah Öcalan, Galatasaray taraftarıydı. Bunu röportajlarında açıkça dile getiriyordu. Hatta kardeşi Osman Öcalan gazeteci Hasan Cemal’e anlatmıştı. Demişti ki forma sarı kırmızı sahanın çimleri de yeşil. Sarı, kırmızı, yeşil PKK renkleri oluyordu. Bu yüzden Galatasaray taraftarıyız diyordu.
Tribünlerde hep aynı pankart açılıyordu.
Nedir o? ‘Seni seviyoruz Cimbom, seni seveni de’ diye pankart açılıyordu.
Sarı kırmızı renkler üzerinden Galatasaray kulübünün ismini alet ederek akıllarınca örgüt propagandası yapıyorlardı Galatasaray’ın popülaritesinden de faydalanarak.
Abdullah Öcalan da röportajlarına buna atıfta bulunuyordu. O tarihlerde futbolun ve Diyarbakırspor’un toplumda üstlendiği rolü falan anlatıyordu.
İsmiyle, sponsoruyla, felsefesiyle Türk kulübü olan Melik Ahmet Turanspor, renkleriyle, ideolojisiyle ufak ufak ismiyle örgütün oyuncağı haline getiriliyordu.
2013 yılı oldu. Kulübün renkleri bir kez daha değiştirildi. Ne yapıldı?
Yeşil kırmızı yapıldı. Dediler ki Diyarbakırspor’un orijinal renkleri bu.
Aradan bir yıl daha geçti. 2014 yılında. Bu defa kulübün ismi değiştirildi Amedspor spor yapıldı.
Amed ne?
Lafı böyle hiç eğip bükmeye gerek yok. PKK’nın istediği isimdi. PKK’nın Diyarbakır şehrimize vermek istediği isimdi.
Diyarbakır tarih boyunca aslında Türkmen boylarının yerleşim yeri. Kültürel dokusu hep bu kökenle şekillendi. 11. yüzyıldan itibaren Selçukluyla, Artukluyla, Akkoyunlu gibi Türk devletleriyle mimari ve sosyal açıdan daima Türk İslam merkezi haline getirilmişti.
PKK ise daima bambaşka bir tarih yazmak istiyordu. Alternatif bir tarih yazmak istiyordu.
Amed ismini Diyarbakır’ın en eski ve asıl ismiymiş gibi sunmaya çalışıyorlardı hep.
Halbuki tarihin hiçbir döneminde şehrin ismi Amed olarak kayıtlara geçmemiş.”
TR705'İN CHP'DE NE İŞİ VAR
TR705'İN CHP'DE NE İŞİ VAR
TR705'İN CHP'DE NE İŞİ VAR
TR705'İN CHP'DE NE İŞİ VAR
TR705'İN CHP'DE NE İŞİ VAR
TR705'İN CHP'DE NE İŞİ VAR
TR705'İN CHP'DE NE İŞİ VAR
TR705'İN CHP'DE NE İŞİ VAR
TR705'İN CHP'DE NE İŞİ VAR
TR705'İN CHP'DE NE İŞİ VAR
@MTanal
Türkiye'de Hristiyanların baskı altında olduğunu söyleyenler açıkça yalan konuşuyorlar.
Bakınız, Fener Rum Patriği, Antakya Patriği ile aynı gün İstanbul'un iki yakasında Yunanca ve Arapça dualarla iki ayin düzenledi.
Kiliselerin çanları çalıyor.
Yaklaşık 200 bin Müslüman'ın yaşadığı Atina'da ise cami yok, ezan yasak. Kim barbar?
Dünya ikiyüzlü.