Arabası okulun önünde kalmış ,içinde de çocugunun montu 😭 kesin "sıcak anne ya" demiştir oğlu ,o da kaygılanmıştır akşama soğuk olur diye,gözü açık gitti
#fatmanurcelik#OkullardaŞiddetİstemiyoruz
Rehber öğretmen rapor yazıyor, eleman ruh ve sinir hastalıklarına yatırılıyor. Ailesi gidip imza verip tekrar çıkartıyor. Sokağa salıyor, velet uyuşturucu kullanıp okula gidip öğretmen öldürüyor. Müdahale edilmese başkalarını da öldürecek. Ailenin de yargılanması gerekmiyor mu?
ÖĞRETMEN SAHİPSİZ DEĞİLDİR!
Eğitim çalışanlarına yönelik her türlü şiddeti en güçlü şekilde kınıyoruz. Bugün yaşanan menfur saldırıda hayatını kaybeden kıymetli öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’e Allah’tan rahmet; ailesine, öğrencilerine ve eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz.
#OEğretmenSahipsizDeğildir
Disiplin Gitti, Sorumluluk da Gitti
Disiplin uzun zamandır kötü bir kelime gibi dolaşıyor eğitim tartışmalarında.
Sertlik sanıldı, baskıyla karıştırıldı, otoriterlik diye yaftalandı. Sonunda da eğitimden yavaş yavaş çıkarıldı.
ÖğretmeneŞiddeteHayır
#fatmanurcelik +👇👇👇
İşte bu kadar….
Anlayışınız ve yorumunuz buysa….
Zaten bu çocukların annesi de biziz babası da… Kundakta veriyorlar bize herşeyi bizden umuyorlar.
Evlerde bizim düzelttiğimizi de bozuyorlar.
Yazıklar olsun..
#fatmanurcelik
Dün iki Fatma Nur Çelik vefat etti
Biri lösemi hastası 5. Sınıf öğrencisi çocuğunu geride bıraktı
Diğeri istismara uğrayan 4 yaşındaki çocuğunu da yanına alarak gitti
İsimleri ile beraber ölüm günleri ve yeride beraber kadere yazıldı
Rabbim merhameti ile muamele eylesin
🙏
Öğretmene cep telefonu kullanmak zorundaymış gibi muamele edilirse,
Öğretmene zorla öğrenci grubu kurudurulursa,
Öğretmene zorla veli grubu kurudurulursa,
Öğretmen sürekli veli ve öğrenci ile muhatap ettirilirse,
Öğretmene ders dışında sürekli etkinlik, angarya, cart, curt işler verilip eğitim öğretim ikinci hatta üçüncü plana atılırsa,
Öğretmen sürekli evrak, kürek, toplantı, seminer vs. ile oyalanırsa,
Toplumda öğretmenler sürekli tatil yapıyor algısı yaratılırsa,
Öğretmene çaycı ve güvenlik görevlisi maaşı reva görülürse,
Öğretmenleri cimer vb. yerlere şikayet etmek marifetmiş gibi lanse edilirse,
Eğitim öğretim basit bir şeymiş gibi formasyonu olmayanlar dahi ücretli öğretmenlik adı altında çalıştırılırsa,
Öğretmene asli görevi unutturulup eğitim öğretimden uzaklaştırılırsa,
Öğretmene sürekli aba altından sopa gösterilirse, ders programı ile, onla bunla tehdit edilirse,
Ne eğitimin değeri kalır ne de öğretmenin.
Eğitimde özü kaybettik. Toparlanıp özümüze dönmemiz gerekiyor.
Oğuzhan Abravcı
Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren F.S.B’nim ifadesi:
“Olaydan iki gün önce sevgilimden ayrılmıştım. Bu yüzden okula rehber öğretmenimiz Şeyda Hoca ile görüşmek için gittim. Aradım fakat bulamadım. Şeyda Hoca ile görüştükten sonra intihar edecektim. Bulamayınca strese girdim. Sesler duymaya başladım.
Rastgele bir sınıfa girip ilk kimi gördüysem ona saldırdım. Kendimde değildim. Sadece koridorda koştuğumu hatırlıyorum. Daha önce Fatmanur öğretmenin dersime girdiğini hatırlıyorum. Biyoloji dersimize giriyordu. Bir husumetimiz yoktu. Zeynep öğretmeni tanıyorum. Daha önce Kimya dersimize girmişti.
Onunla da aramda bir husumet yoktu. Salih'i ise daha önceden tanımıyorum. Rastgele bıçakladım. Yanımda her zaman bıçak taşırdım. O güne özel bir şey değildi. Beni azmettiren herhangi bir kimse yoktur. Yaralanan kişilerden özür diliyorum.”
(Burak Doğan)
🔺Eski Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, (Fatmanur öğretmen hakkında)
''Bütün ömrüm boyunca biz iyi olalım, çocuklar iyi olsun, öğretmen iyi olsun, aileler iyi olsun, okullar iyi olsun diye uğraştım; ne yazık ki, ruhumuzun derinliklerinde kök salan, göstermeye çalıştıkça görmezden gelinen o devasa çürümenin altında kaldı bütün uğraşlarım, uğraşlarımız.
Yine de durmadık. Biz öğretmenler hep yeniden başlarız, her yıl, her hafta, her ders yeniden başlarız. Buna alışkınız. Kolay kolay düşmeyiz, derdik. Bugün öyle olmadı.
Fatmanur Öğretmenin haberini aldığımda onunla birlikte düştüm yere. Sadece ben değil, bütün öğretmenler, bütün meslektaşlarım hiçbir silginin toplumsal hafızamızdan silip atamayacağı bir yükle yüklendik, çöküp kaldık olduğumuz yere.
Öğretmen kelimesi yeniden tefekkür edilmedikçe, öğrencinin tanımı yeniden yazılmadıkça, “öğretmeni say” cümlesi milyonlarca kez söylenmedikçe evlerde, okullarda, kalplerde, dudaklarda; kalkamayız ayağa.
Çok üzgünüm. Bütün öğretmenler adına, bütün öğrenciler adına, bütün veliler adına çok üzgünüm.''
Bu ülkede bir öğretmen, bir öğrencisi tarafından öldürülüyor ve cenazesinde MEB yok!
Çünkü MEB cadılar bayramını okullarda kutlatmamakla meşgul!
Çünkü MEB, bakamadığı bakanlıkta işi olmayan her şey ile meşgul!
Şiddeti önleyen tek bir mekanizma, uygulama yok!
Öğrencilere “merdiven altı öğretmen” ifadesi kullanarak öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran bir bakanın ülkesi burası!
Eğitimci olmayan ama öğretmeni küçümseyen bir bakan! Bizim aldığımız eğitimleri almayan ama bizi hor gören bir bakanın yönettiği eğitim sisteminde daha çok öğretmen değersizleşir!
Bütün ömrüm boyunca biz iyi olalım, çocuklar iyi olsun, öğretmen iyi olsun, aileler iyi olsun, okullar iyi olsun diye uğraştım; ne yazık ki, ruhumuzun derinliklerinde kök salan, göstermeye çalıştıkça görmezden gelinen o devasa çürümenin altında kaldı bütün uğraşlarım, uğraşlarımız. Yine de durmadık. Biz öğretmenler hep yeniden başlarız, her yıl, her hafta, her ders yeniden başlarız. Buna alışkınız. Kolay kolay düşmeyiz, derdik. Bugün öyle olmadı. Fatmanur Öğretmenin haberini aldığımda onunla birlikte düştüm yere. Sadece ben değil, bütün öğretmenler, bütün meslektaşlarım hiçbir silginin toplumsal hafızamızdan silip atamayacağı bir yükle yüklendik, çöküp kaldık olduğumuz yere. Öğretmen kelimesi yeniden tefekkür edilmedikçe, öğrencinin tanımı yeniden yazılmadıkça, “öğretmeni say” cümlesi milyonlarca kez söylenmedikçe evlerde, okullarda, kalplerde, dudaklarda; kalkamayız ayağa. Çok üzgünüm. Bütün öğretmenler adına, bütün öğrenciler adına, bütün veliler adına çok üzgünüm.