CHP'li Zülfü Livaneli'den şaşırtan açıklama:
“Abdülhamid kitabını yazdığımda
ona çok hücum etmemi istediler.
Oysa II. Abdülhamid, 34 yıllık imparatorluk döneminde
sadece 11 idam kararı imzalamış,
onların da biri hariç hepsi adi suçlardan.
Aynı dönemde Belçika Kralı Leopold,
kauçuk işçisi çocukların kollarını kestirip saraya getiriyor ki tatmin olsun diye.
Bir milyondan fazla insanın kolu kesiliyor.
Ama biri ‘Kızıl Sultan’, diğeri ise gelişmiş, uygar bir Batılı…
Batılı tarihçileri okudukça hayal kırıklığına uğruyorum.
Tarihi nasıl çarpıttıklarını gördükçe şaşırıyorum.
‘Avrupa değerleri’ dedikleri şeyler… İnsan hakları, evrensel bildirgeler falan.
Avrupa’nın bunlarla uzaktan yakından ilgisi yok.
Gazze’de yaptıklarını görmüyor musunuz?
Tarihleri baştan sona soykırımlarla dolu.
Ben Batı’yı okudukça ve anladıkça
Batı’dan hoşlanmamaya başladım.”
🔴 Gazzeli bir adamın paylaşımı:
“Sevgili eşim Şeyma,
Canım kızım Faika,
Ve kalbimin neşesi oğlum Muhammed…
Hepsi şehit oldular.
Ben de Allah’a döneceğim.
Hiç beklemiyordum… Ne güzel bir aileydik.
Oğlum Ömer için dualarınızı eksik etmeyin, şu anda yoğun bakımda yaşam savaşı veriyor.”
1909 yılında Sirkeci Garı’na gelen İngiliz heyetini karşılayan Jön Türkler, öyle bir “hürmet” göstermiş ki; at arabasından atları çıkarıp, arabayı omuzlayarak İngilizleri Tarlabaşı’ndaki büyükelçiliğe kadar kendileri çekmiş.
Batı hayranlığı o gün at arabası çektiriyordu, bugün fikir dayatıyor.
Manda sevdası bir kere zihne yerleşti mi, ne at kalıyor ne akıl…
Üsküdar Eski Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Üsküdar Belediyesi'nde son 1 yılda değişenleri tek tek anlattı:
▪️KENTSEL DÖNÜŞÜM: Büyük bir hızla devam eden dönüşüm tamamen durdu. Belediye 1 tane bile kentsel dönüşüm projesine başlamadı.
▪️ÜSKÜDAR ÇOCUK KÖYÜ: Hergün binlerce ziyaretçisi olan yer, 1 yılda harabeye döndü, kapandı.
▪️MISIRLI MİLLET BAHÇESİ: Mezbeleye döndü, kapandı.
▪️YEŞİL ALAN, PARKLAR: 1 yeni park, 1 m2 yeşil alan yapılmadı, mevcut parkların hali perişan! Kuzguncuk Bostanı haline terkedildi.
▪️RESTORASYON: Bu 1 yılda tek restorasyon projesi yapılmadı, proje çalışılmadı, elde var sıfır!
▪️KUZGUNCUK KÖY PAZARI: Kapatıldı.
▪️MAHALLE MAHALLE KURULAN İFTAR SOFRALARI: Kurulmadı.
▪️ŞEHİR DIŞI CENAZE OTOBÜSÜ: Kaldırıldı, artık yok.
▪️TEMİZLİK: İstanbul’un en temiz ilçesi, artık toplanmayan çöplerle anılıyor.
▪️BİLİM ÜSKÜDAR: Sadece “kapandı tabelası” asılmadı, onun harici kapalı, işlevsiz, içi boşaltıldı.
▪️SUFFAHANE: Yetimhane yaşı dolmuş kızlarımızın kaldığı yurt kapatıldı.
▪️ÖĞRENCİLERE DOĞALGAZ VE AKBİL DESTEĞİ: Türlü bahanelerle sonlandırıldı.
▪️DESTEK KART: Dar gelirli vatandaşlarımız için başlattığımız bir uygulamaydı. Geçmiş olsun!
▪️7-24 AÇIK KÜTÜPHANELER: Türkiye’ye model olan kütüphanelerimize 1 yenisi elbette eklenmedi ve artık 7-24 açık da değiller.
▪️EVE SICAK YEMEK: İhtiyaç sahiplerine ücretsiz eve sıcak yemek hizmeti veren aşevi, Kent Lokantası’nın yemeklerini yapıyor artık.
▪️SALI - CUMA GERİ DÖNÜŞÜM GÜNÜ: Geliri sosyal yardıma aktarılan sıfır atık seferberliğimiz sona erdi.
▪️HAVUZLAR: 17 yarı olimpik havuz yapmıştık. Otoparkları paralı yapıldı, korkunç zam geldi ve evet havuzlar karma hale geldi. Üsküdar’da yeni havuz, spor tesisi yapılmasını geçtik, olanlar da herkesin değil, tek bir yaşam tarzının oldu!
▪️ÖĞRENCİ BURSLARI: Kesildi!
▪️EVİM ÜSKÜDAR PROJESİ: Dar gelirli ailelerin acil ev tadilatlarını ücretsiz yapıyor, yaşam şartlarını düzeltiyorduk. Proje sonlandırıldı.
▪️İKİNCİ BAHAR KAHVESİ: Emekli büyüklerimizin ücretsiz hizmet aldığı kahve sıklıkla tadilat gerekçesi ile kapandı.
▪️ÜSKÜDAR KİTAP FUARI: Pandemi yılı hariç, 9 sene eksiksiz yaptığımız, İstanbul’un en büyük ikinci kitap fuarı artık yok!
▪️KÜLTÜR FAALİYETLERİ: Bir kültür sanat vahası haline gelen Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nin tadilatını yeni yapmış, yenilemiştik. 1 yıldır tadilat gerekçesi ile kapalı. 1 yıldır hiçbir etkinlik yok!
Bunlar gözle görülüp yapılmayan işler. Bunlar harici yeni bir yatırım, proje var mı? Cevap belediye ve başkan hanımın sosyal medya hesaplarında. Girin bakın;
açılışsız ve yeni proje anonsu yapılmadan geçen koca 1 yıl göreceksiniz.
Peki bütçe ne durumda?
Bunca yatırıma rağmen İstanbul’un en az borçlu 2. belediyesini teslim etmiştik. 1 yılda borcun 4 katından fazla taşınmazı satışa çıkardılar ama buna rağmen belediye borcu katlanarak arttı.
Dikkat ederseniz CHP’siyle, medyasıyla, diğer yapılarıyla muhalefet tarafı, gerek diploma gerekse yolsuzluk-hırsızlık meselesinde yargının ortaya koyduğu iddialara asla cevap veremiyor.
Bunun yerine konuyu siyasi sloganlara hapsederek milleti aldatma kolaycılığına kaçıyorlar.
Muhalefetin kendi iç kavgalarını veya hukukla olan sıkıntılarını ülkenin en önemli meselesi gibi gösterme gayreti, riyakârlığın dik âlâsıdır.
Hırsları ve ihtirasları âdeta akıllarını esir almış durumda.
Polisimize saldıracak; hâkime, savcıya, mahkemelere tehditler savuracak kadar muvazeneyi yitirmiş vaziyetteler.
Deseler ki “kardeşim, bu diploma alın teriyle, usulüne uygun şekilde alınmış bir belgedir”, bunu ilgili arkadaşlarımız vasıtasıyla ve hukuki argümanlarla konuşup tartışmak mümkün.
Aynı şekilde deseler ki “kardeşim, belediyede hiçbir hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlük, haksızlık, karanlık ve karmaşık ilişki yok”, bunu da yine işin erbabı vasıtasıyla ve hukuki deliller ışığında konuşup tartışmak mümkün.
Ama bunları yapmıyorlar, yapamıyorlar çünkü hepsinin ve çok daha fazlasının doğru olduğunu, gerçek olduğunu en iyi kendileri biliyor.
Hatta bu bilgi ve belgelerin çoğunun bizzat kendi partilileri tarafından yargıya aktarıldığının da farkındalar.
Kamuoyu önünde timsah gözyaşları döken CHP yöneticilerinin çoğunun, parti içi çekişmede rakip eledikleri için kapalı kapılar ardında sevinçten yerlerinde duramadıkları da ortadadır.
Bir kez daha söylüyorum: CHP’nin meseleleri ülkenin ve milletin değil, kendi genel merkezlerindeki bir avuç muhterisin konusudur.
Bizim ne şahsen ne parti ne de ittifak olarak muhalefetin müsamerelerine ayıracak vaktimiz yok.
Bizim havanda su döverek boşa harcayacak zamanımız, pervasızca etrafa saçacak kirli ve karanlık para kulelerimiz de yok.
AK Parti olarak biz ülkenin gerçek gündemiyle meşgulüz.
Biz sadece işimize bakıyoruz, hedeflerimize odaklanıyoruz.
Hamdolsun 23 yılımızın her günü, her anı bu şekilde ülkemize sayısız eser ve hizmet kazandırarak geçti.
81 vilayetimizin her karışına yatırımlarımızla mührümüzü vurduk.
Türkiye Yüzyılı’nın inşasına giden yoldaki engelleri sabırla ve kararlılıkla tek tek ortadan kaldırdık.
Bu şekilde de yola devam ediyoruz.
Adamlar bir AVM otoparkı için 5 milyon Avro rüşvet istemiş. İş sabcılığa gitmiş.
Pandemi döneminde herkes eve kapanırken 1388 konser verildiğine dair faturalar kesmiş. Milyonları cebe indirmiş.
İnanılmaz bilgiler akıyor.
Bugüne kadar nasıl sabredildi ve hiç bir şey yapılmadı.
Tarihin en büyük düzenbazı ve çetesi, her yeri yağmalamış.
🔴Youtuber'lar Esed’in işkencelerini nasıl gizledi?
Bakın Türk youtuberların�� kim yönlendiriyor, neyin karşılığında bu gerçekler gizleniyordu?
Bu youtuberlar da sorgulanmalı..
Nevşin Mengü: CHP dış politika ekibinin yerinde olsam istifa ederdim.
Alpaslan AKKUŞ: Vizyonsuzluk falan diye açıklayabileceğim bir konuşma değil (Özgür Özel’in konuşması)
Atatürk'ün 'Outline of History' ve 'Annali dell’Islam' eserlerinden etkilenerek hazırlattığı tarih müfredatından alıntılar:
—Muhammet 40 yaşına geldiği zaman vatandaşlarını, kendinin bulduğu ve doğru olduğuna inandığı yeni bir dine davete başladı. Muhammet’in koyduğu esasların toplu olduğu kitaba Kuran denir.
—Muhammet birdenbire Allah’ın Resulüyüm diyerek ortaya çıkmamıştır. O, senelerce düşünmüş sonra kendisine vahiy ve ilham fikri doğmuştur.
—Muhammet uzun bir devirdeki tefekkürlerin mahsulü olan ayetleri lüzum ve ihtiyaçlara göre anlatıyordu.
▶ İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanı olmasının ardından 1939’da Şemsettin Günaltay’a hazırlattığı ders kitabıyla söz konusu din anlatısı ortadan kaldırılmıştır.
🖊Mete Yavuz
🔗Detaylar | https://t.co/a85CsWFEvI
Milletin çocuklarını “hizmet” diyerek, “himmet��� diyerek mankurtlaştıranların sonu tarihteki diğer insan kılıklı iblisler gibi onursuz bir ölüm olmuştur.
Biliyor ve inanıyoruz ki “Allah’ın cezalandırması çetindir”.
Bu hainler tüm uğraşlarımıza rağmen, maalesef, emrinde oldukları ağababalarının eteğine yapışarak Türk adaletinden kaçmayı başardılar.
Bu dünyadan işledikleri suçların, hakkına girdikleri insanların, ifsat ettikleri körpe beyinlerin ve döktükleri şehit kanlarının hesabını vermeden gittiler.
Ama ilahi adaletten kaçamayacaklardır.
Rabbimiz, bu ülkeye ve bu millete yaptığı kötülüklerin ve verdiği zararların hesabını bu hainlerden tek tek soracaktır.
Biz de devlet olarak FETÖ tamamen tasfiye oluncaya kadar mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz.
Devletimizin tüm kurumlarının nefesi, ister yurt içinde ister dünyanın en ücra köşesinde olsun, FETÖ’cü sırtlan sürüsünün ensesinde olacaktır.
Baş hainin ölümüyle şehit ailelerimizin yüreği biraz olsun soğumuş, gazilerimiz biraz olsun teselli bulmuş, Türkiye’ye ihanet edenlerin akıbetinin ne olacağı böylece görülmüştür.
Başta dava ve yol arkadaşımız Erol Olçok ile kıymetli evladı Abdullah Tayyip olmak üzere 15 Temmuz gecesi istiklal ve istikbalimiz uğrunda şehit olan bütün kahramanları rahmetle, şükranla, minnetle yâd ediyor; ruhları şad olsun diyorum.
“allah onların evlerine ateşler salsın, yuvalarını yıksın, birliklerini bozsun, duygularını sinelerinde bıraksın, önlerini kessin, bir şey olmaya imkan vermesin”
meşhur bedduasında dediği ne varsa kendinin ve yandaşlarının başına geldi. şimdi ateşi görsün.