Benim hangi travmam bunu tetikliyo inanın bilmiyom ama yakın olduğum insanlar belli aralıklarla benim onlar için değerli olduğuma ve beni sevdiklerine dair cümleler kurmazlarsa ben beni artık önemsemekten ve sevmekten vazgeçtiklerini sanıyorum ve huzurum kaçıyor ve çok üzülüyorum
Sonra çıkıyosun dışarı.
Bakıyorsun, güneş hala tepede.
Bir sigara yakıyorsun ve yıllardır
Kurduğun cümleyi bilmem kaçıncı kez kuruyorsun :
Ne yapalım, kısmet değilmiş...
Kusura bakmayın da stajyer hakimin bile 80.000 TL maaş aldığı bir ülkede komik bir rakama biz cmk görevine gidiyoruz. Yine maaşları artırılmalı dediğiniz hakimler beraat vekalet ücretini olmadık şeyler yapıp vermiyorlar. O yüzden mümkünse herkes kendi hakkını kendi savunsun
Tekrar söylüyorum Hakimlerin ve savcıların maaşları arttırılmalıdır. Bu maaşlarla yargıda nasıl bir verim bekliyorsunuz? Denetimler ve maaşlar da eşit oranda artmalıdır. Dosya sürelerinin gereksiz uzaması,her halta bilirkişiye gitme adeti, etik dışı davranışlar ve haksız kararlarda çok katı bir sistem uygulanmalı ancak maaşlar da arttırılmalıdır. 120 bin tl alan savcı hakim geçim derdi dışında verim sunamaz.
Sizi emek verilmeye değer bulan herkes,sizi kaybetmemek için dünyanın öteki ucuna bile gidebilir. İnsan bunu en çok kendisine bakarak anlar.Ben sevdiğim insanlar için neleri göze alıyorsam pekala o da alabilir.Alamıyorsa ya sevgisi noksandır ya da sizi o kadar da umursamıyordur
İyi gelmek bir insana verilebilecek en güzel hediye bence.Gidebilecek olmasına rağmen gitmemesiyle,direnmesiyle,kendi sıkıntıları bile varken yanında durabilmesiyle,eylemleriyle, bakışıyla,çabasıyla,duruşuyla birine iyi gelmek.Bundan daha iyisi birbirine iyi gelmek olsa gerek..
Ketçap mı mayonez mi deseniz ben saçımı okşayıp artık belirsizliklerin tamamı bitti ben hep yanındayım denmesini o kadar çok isterdim kii ama illa bu soruya cevap vereceksem mayonez..
Bilirsin ki herkes gitmeleriyle meşhurdur, bak işte yeniden baş başayız. Ben yeniden yazıyorum, kaybolan çılgın neşemizi, geç gelen farkındalığın acısını, pişmanlıklarımı yazıyorum;elimden başka bir iş gelmez bunu en iyi sen biliyorsun. Orada kimse olmasa bile,orada olmasan bile
Ölüm var lan diye bi hışımda çıkmıştım yola. Ne kadar aptaldım, ne kadar güzel gülerdim, ne kadar gurursuz ve ne kadar heyacanlı. Sanki yaşamadım da her şeyin yanından geçtim. Canın sıkkın gibi neden seni tam ortadan bölen şeye teğet geçmiş gibi davranıyorsun?
Eski bir fotoğrafıma denk geldim de evet küçüklükten beri yüzüm epey bir değişmiş. Ama kendimi açıklamaya çalışırken ağlayacak gibi olmam ve boğazımın düğümlenmesi hiç değişmemiş.
Kendimle bile yüzleşemediğim bazı şeyler varken bir kitapta beni çok etkileyen bir cümleye rastgeldim. Bu geceki overthink mesaimi bu cümle üzerine harcayacağım.
" Bu gece günceme yazacağım.
" Neyi?"
"Ateşten eli yanan çocuğun ateşi sevdiğini."
Gerçekten meraken soruyorum.Bu Türkiye Barolar Birliği neden var? 2 gün kadar önce bir meslektaşımız katledildi aksiyon yok.1 yıllık Sgk prim desteği kaldırıldı.Aksiyon yok. CMK ücretlerinden bahsetmiyorum bile. Ne zaman aksiyon alınacak? Yeterince zor şartlarda çalışmıyor muyuz?
Bizimle dalga mı geçiyorsunuz?Biz CMK ücretlerinin AÜTT'ye eşitlenmesi gerektiğini söylüyoruz şuna bakın.Yeterince zor şartlar altında çalışıyoruz zaten.KDV ve stopaj vergisi kesildiğindeyse geriye hiçbir şey kalmıyor. Sesimiz çıkmadığı sürece de bu böyle devam edecek.
Yıl biterken bu yıl kaybettiklerim tam listeyi yazabilirim artık;
- Akıl ve ruh sağlığımı
- Güllü'yü
- 3635262627 saç telimi
Bi de kazandıklarım var ki onlara paha biçilemez.