Okulların ilk günü yine aynı film. Sendikalar yine başrolde. Lafımız oyunculara degil, senaryoya. Bu senaryolar artık çok sıkıcı ve demode. Alıcısının oldugunu sanmıyorum.
Akıl hastanesinden emekli olduk belki biraz dinleniriz, yılların yorgunluğunu atarız dedik ama bir de ne görelim içerisi ie dışarısı arasında pek bir fark kalmamış!!
Cezaevinde Kıbrıs Türkünün oranı %25. Bunun anlamı Kıbrıs Türkünün kültür ve karakterinde şiddet ve suça meyil yoktur. Diğer bir anlamı ise Kıbrıs Türkü şiddet ve suça yönelik insanların tehditi altındadır ve mevcut politikalar buna engel olamamaktadır.
Daha kaç ölüm, yaralanma, perişanlık ve rezillik olması gerekiyor ki bu toplum liyakatın önemini anlasın. Umudum yok çünkü bu halk ganimet ve para ile uyuşturulmuş ve bağımlı hale getirilmiştir.
Tarihe kesitsel baktığınız zaman güçlüler hep kazanıyor gibi görünse de uzun vadede bunun geçerli olmadığını ve güçlülerin düşüşünün çok daha net ve sert olduğunu görebilirsiniz. Bunun önemi günlük hayatta pek önemsenmez çünkü uzun vadede hepimiz ölüyüz.
Dünya tarihinde olmadığı kadar insanlar aşırı değerlendirilmiş düşüncelerin ve hezeyanların etkisi altında yaşıyorlar ve tehlikelilik arz ediyorlar. En büyük sebep de sosyal medya aracılığı ile paylaşılmış hezeyanların çok çabuk ve etkili bir şekilde yayılıyor olabilmesi. Bu hezeyanların etkisi ile yapay zeka da tam kapasiteyle uygulamaya geçince insanların topyekün delirme tehlikesi yüksek.
Bireyler arası ve toplumlar arası en komplike durumlardan biri karşındakinin güvenlik ihtiyacını anlamaktır. Güvenlik ihtiyacı fizyolojik ihtiyaçlardan sonra gelen temel ihtiyaçtır ve hasar alırsa veya görmezden gelinirse hiçbir şekilde ilişkiyi ileri götürmek mümkün olmaz.
Sürekli şikayet ediyorsunuz ama seçmen olarak hangi kriterler doğrultusunda oy kullandığınızı da biliyorsunuz aslında. Size diyebilirim ki kriterlernizin çoğunun karşılığını alıyorsunuz. Biraz aynaya bakmanın kmseye zararı olmaz, gördüğünüz hoşunuza gitmese bile.
Çok ve gereksiz konuşan insanların beyinlerinin sol yarım küresi baskındır. Beynin sağ yarım küresinin işlevi olan bütünsel düşünme kabiliyetleri sınırlıdır. Bundan dolayı çok konuşan insanların vizyonlarının zayıf ve tutarsız olma ihtimali yüksektir.
Diplomasi ile arabuluculuk ayni şey degildir. BM Kıbrıs görüşmelerinde arabuluculuk degil diplomasi yapmaktadır. Diplomasi yapıp adına arabuluculuk diyemezsiniz. Bunun kendilerine hatırlatilmasi gerekir. Her iki yaklaşım da problemi çözebilir ama arabuluculuk görünümlü diplomasi ile problem çözmeniz teknik olarak mucizelere kalır.
Günlük mutluluk katsayınız sosyal medya üzerinden belirleniyorsa dikkat edin çünkü gerçeklikle bağınız kopmaya başlamış olabilir ki bunun ne anlama geldiğini bilmek istemezsiniz.
Herkesin cebinde 3-4 değişik ülkenin kimlik kartı varsa bu ortamda bu toplumun en zayıf noktası, kör noktası aidiyet duygusu olacaktır. Bu şartlar altında sadece karakter yapılanması çok güçlü olanların dengesi bozulmaz. Bu açıdan toplum ruh sağlığı ciddi tehlike altındadır.
Elektrik üretim kapasitenizi bilerek sürekli nüfus artırıcı politikaları onaylayan gelmiş geçmiş tüm siyaset yapıcılar suçludur. İlkokul düzeyinde de mi matematik bilginiz yok? Yoksa nüfusu 300 bin olarak mı hesapladınız🤦♂️? Yazıklar olsun aldığınız eğitimlere veya iradenize.
İnsanın birden çok kişiliği ve kimliğinin olması sağlıklı bir durum değildir. Kişilik bölünmesi ciddi ruh sağlığı bozukluğu olarak kabul edilir. Tıbbi müdahale gerektirir.