Bugün eylemimin son günü.
Tam 3 yıl sonra eylemimi sonlandırıyorum.
Bu mücadele çocuklar içindi.
Ben bu eyleme, Ensar Vakfı'nda istismara uğrayan 45 çocuğun unutulmaması için başladım.
Çünkü çocuklar yaşadıkları acıyı ömür boyu taşırken, sorumluların ve ihmali bulunduğunu düşündüğüm kişilerin hiçbir şey olmamış gibi görevlerine devam etmesini kabul edemedim.
Bugün protesto ettiğim Şanlıurfa İl Millî Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu artık görevde değil. Bu nedenle üç yıldır sürdürdüğüm eylemimi sonlandırıyorum.
Bu bir zafer kutlaması değil; vicdanın sesini duyurma mücadelesiydi.
Eğer bu üç yıl boyunca bir kişi bile o 45 çocuğu hatırladıysa, bir kişi bile "Unutmadık." dediyse, verdiğim mücadele amacına ulaşmıştır.
Eylem bitiyor ama çocuklar için adalet arayışım bitmiyor. Çünkü çocukların sesi sustuğunda, vicdan da susar. Ben susmayacağım.
@mayrukcouture@sabahatakkiraz@fatihportakal@timursoykan@Serhan_Asker@solcugazete60 @istbassavcisi @siyahserit3
#ensarvakfı #urfa #asımsultaoğlu #HalukLevent #15temmuz #FatihTekke #YıkımDeğilÇözüm #DSTKF #zabıta #NaciGörür #Messi #KademeİçinTekSes #ZaferBizim #ENGARG #Arjantin #İcardi #LeventÜzümcü #NasuhMahruki #İlyasYalçıntaş #Gakatasaraylı #YeniParti #Chp #İmamoğlu #ÖmerHalisdemir #Mhp #EsasDarbeMahkumaOldu
Normalde çok politik stand up yapan oldu ama bu başka. İyi bir yurt dışı çıkış bileti gibi son showunu yaptı. Dokunmadığı fil dişi kulesi kalmadı. Bu dakikadan sonra istedikleri kadar dokunsalarda "söylenebilir her şey" algısı oturdu.Yaşlı kurumsallığına sokup sokup çıkarmış.++
CHP’de biraz önce Müslüm Sarı’nın açıkladığı dokuz milletvekilinin üyeliğini askıya alma ve ihraç talebiyle yüksek disiplin Kurulu’na verme kararı, mutlak butlan darbesinin maalesef beklenen doğal devamıdır! Birinci günden beri soyledigim gibi Kılıçdaroğlu’nun hiçbir şekilde hedefi kurultay yapmak veya partiyi gerçek sahiplerine halkın ve örgütün teveccühünü oylarını ve desteğini kazanmış değerli insanlara geri vermek değildir! Diyaloglardan da hiçbir şey çıkmaz! Bu umudu ancak siyasi derin makro-tecrübesi olmayanlar taşıyabilir! Kılıçdaroğlu’nun kurmaya ve topluma dayatmaya çalıştığı onun kontrolündeki butlan CHP’sinin hedefi partiyi bölmek, muhalefeti parçalamak, ana muhalefet Partisini, adeta iktidarın yavru kuzusu haline dönüştürme hamlesidir! Kılıçdaroğlu’nun yaptığı hamlelerin tamamı, onun CHP’sinin kararları, bu hukuki saldırıyı düzenleyen adalet mekanizmasına ve AKP iktidarına yarayan sorumsuz adımlardır ve gerçek CHP örgütünü-üyelerini galeyana getirecek açık bir darbedir! @eczozgurozel@alimahir @imamogluhaberrr @dk_imamoglu@imamoglu_int @chpgencistanbul @chpgenclikgm1 @CHPMuratBakan@cumhuriyetgzt1@szctelevizyonu@timursoykan@nefesgazete@baristerkoglu@barispehlivan
Herhangi bir partinin YSK ile onanmış kurultayı, 2 yıl sonra “mutlak butlan” ile iptal edilebiliyorsa, mühürsüz pusulaların kabul edildiği 2017 referandumu da iptal edilebilir demektir!
“Her şeyden önce çok üzgünüm. Bir annenin çocuğuna karşı nasıl davranması gerektiğini bilecek eğitime, bilgi ve beceriye sahibim sanıyordum ama bir yerlerde hata yaptım demek ki.” diye başlasaydı belki empati kurmaya çalışırdım ama mümkün değil. Kendinden böyle bir olayda dahi bu kadar emin bir insan korkutuyor beni.
Gecenin 4’ünde “yavaş çalışıyor” bahanesiyle ustası tarafından katledilen 12 yaşındaki çocuk işçi Eyüp Can Güner…
Bazı çocuklar hiç çocuk olamadı, bazı çocuklar ise hiç büyüyemedi.
📍 Gülistan Doku ’nun gömüldüğü yer yakında bulunacak!
👉Ve bu korkunç cinayeti “devlet gücü ile işleyip, devlet gücünü arkasına alarak gizleyenler” hesap verecek!
📍Tam 220 gün boyunca Gülistan’ı gömdükleri yerin çok uzağında, Uzunçayır Baraj’ında aradılar ve tüm Türkiye’yi kandırdılar.
📍200 milyon metreküp suyu boşaltıp aynı zamanda büyük bir ekonomik kayba da neden oldular.
👉Sadece “cinayetten” değil,
👉“Vatana ihanetten” de yargılanmaları gerekir!
Oğlumla kutladığımız son doğum günümdü.
35 yaşıma girmiştim.
Bugün 43 yaşıma giriyorum.
Oğlum yok.
Adalet yok.
Ve her geçen gün acıma başka annelerin acısı, gözyaşıma başka annelerin gözyaşı ekleniyor.
Her sene aynı dua ve dilekle,
Sorumlulara,hesabını soracağım günü göreyim.
Sonra da oğluma kavuşayım.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Savcı bir şeyler yapmak istemedi; birileri bu dosyada savcının bir şeyler yapmasını istedi. Bu kadar bakar kör olamazsınız ya! Gözünüzü seveyim, bırakın şu polyannacılığı ve kahraman yaratma çabanızı! Bu ülkede halktan başka kahraman yoktur, olmayacak.
1000 TL'ye vasat yemek yiyebiliyorsun. Kot pantolon da aynı para. 15 yemek parasına çamaşır makinesi 4 yemek parasına marka ayakkabı alıyorsun.
250 liraya sıradan kahve içiyorsun. Bira da aynı para.
Bu para işlerinde ya bütün dengeler değişti. Yahut şuur kalmadı. Çözemiyorum.
Kahramanmaraş Valisi Sayın Mükerrem Ünlüer Valim… @TCkahramanmaras
Her zaman olduğu gibi sorumluluğu yine gariban memurun üzerine yıkmışsınız...
Bir polis başmüfettişi, oğluyla birlikte poligona gelip atış yapmak isteyecek; poligon görevlisi polis memuru ise buna izin vermeyecek…
Böyle bir tabloda o memurun başına ne geleceğini hepimiz çok iyi biliyoruz. 34. madde kapsamında başka bir ile gönderilir, altındaki tüm evraklarda da sizin imzanız olurdu...
Birbirimizi kandırmanın bir manası yok…
Valilik olarak, böyle hukuk dışı bir durumda müdahale eden memurun arkasında duracağınıza dair personele bugüne kadar bir teminat verdiniz mi?
Kusura bakmayın ama gariban memuru görevden uzaklaştırmak kolay… Asıl mesele, hukuksuzluğun karşısında durabilmektir...
Eğer bu olayda gerçekten bir sorumlu alınacaksa, önce siz görevden affınızı talep etmelisiniz...
Bu sebeple haksız ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu ortada olan bu görevden uzaklaştırma işlemine ivedilikle son vermenizi bekliyoruz...
Saygılarımızla... KOLLUK-DER @KollukDer @KollukDerHukuk
📌Kahramanmaraş'ta okulda katliam yapan İsa Aras Mersinli'nin emniyet müdürü babası Uğur Mersinli hakkında şöyle bir bilgi var.👇👇👇
⏩1996-97'de Osmaniye'de yapılan bir operasyonda Uluslararası dolandırıcı Ali Bolat yakalanıyor.
O dönem Osmaniye'de görevli olan Uğur Mersini'nin de bu dolandırıcılık örgütü ile ilişkili olduğu ortaya çıkıyor ve meslekten ihraç ediliyor. Ama bir şekilde mesleğe geri dönüyor hatta yükselip 1. sınıf emniyet müdürü oluyor.
Bu iş nasıl oluyor hakikaten?
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi bu konuda bir açıklama yapacak mı?
Gazeteciler bunu araştıracak mı?
Bakın o döneme ait bir haberin linkini bırakıyorum şuraya;
https://t.co/bg4RjYjrmg
Uğur Mersinli şayet meslekten ihraç edildikten sonra bir şekilde geri dönüp emniyet müdürlüğüne yükselmeseydi, yani gerçek adalet tecelli etmiş olsaydı belki de #Kahramanmaraş'taki katliam gerçekleşmeyecekti.
🅾️Bu ülkede çok ciddi anlamda bir TEMİZ ELLER OPERASYONU başlatılmalı. Lakin bu ülkede Temiz Eller Operasyonunu yürütecek kadar temiz tek bir insan yok maalesef... Öyle bir durumdayız ki, ülke olarak kırklanıp paklanmamız lazım. Böyle bir Temiz Eller Operasyonunu yapacak savcıları da yurtdışından getirtmemiz gerekir sanırım...
#TemizEller #Adalet #OkullardaKatliamaHayır #yusuftekinistifa #Siverek #saldiri #hükümetistifa #okuldaşiddetehayır #okulsaldırısı #EgitimdeSiddeteHayır
Heves kırmak istemem ama Macaristan’la benzer değiliz.
Birkaç yıl evvele kadardı o benzerlik.
Orada seçim sonuçlarını tanıyan bir Orban var; burada seçim sonuçlarını tanıyor -muş gibi yapıp aslında tanımayan bir iktidar var.
Orada özgür bir aday vardı, burada aday ve ekibi hapiste.
Sonunun Orban gibi olacağını çoktan görmüş olanların, Orban’ın bile yapmaya kalkışmayacağı “şeyleri” yaptığına bizzat şahit olmaktayız.
Bu sebeple burada seçimlere katılmaktan öte daha kapsamlı ve öngörülü bir politika kurmak, örmek zorunlu.
Dün Aydınşafak Gazetesi’nde yayımlanan bir haberde, AKP Köşk Belediye Başkanı ve Aydın Belediyesi Grup Sözcüsü Nuri Güler hakkında dikkat çeken iddialar gündeme getirildi.
“Yasak aşk” başlığıyla verilen haberde yalnızca özel hayata ilişkin iddialar değil, belediyeye ait bir taşınmazın pavyon olarak kullanıldığı yönündeki iddialar da yer aldı.
Biz de bu haberi, kaynağını açıkça belirterek dünkü yayınımızda aktardık.
Ancak bugün gelinen noktada, söz konusu haberlere erişim engeli getirildi.
Türkiye’de artık alışıldık bir tabloyla karşı karşıyayız.
Aynı iddialar muhalefet belediyeleriyle ilgili olduğunda günlerce televizyon ekranlarında tartışılıyor, sosyal medyada dolaşıma sokuluyor.
Ancak konu iktidar tarafına geldiğinde, yargı adeta jet hızıyla devreye giriyor.
📍AKP ve Erdoğan’ı defalarca yendiği için cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu’nun bugünki duruşmada söylediği tarihe geçen cümleleri sizler için özetledim:
— Benim helal bir diplomam var, gösteremeyeceğim bir üniversite arkadaşım yok!
— Ben üniversite arkadaşlarımla stadyum doldururum başkası tavla oynanacak birini bile bulamaz!
— Öfkem çok büyük sayın hakim. Öfkem artık saklanamaz bir vaziyette!
— Bir tane AK Partili belediyeyle ilgili hiç mi soruşturma olmaz?
— Bu ülkede artık adalet, 'istediğimizi vermezsen seni aylarca tutuklu yargılarız' şeklinde yapılıyor!
— Size soruyorum. Biz mi suç örgütüyüz, yoksa her davayı aynı bilirkişi ve aynı savcılarla kurgulayıp, sonra o isimleri ödüllendiren sistem mi suç işliyor?
— 1.5 milyar TL bir duruşuma salonu için harcanmış. Buna bu para harcanır mı? Bunu ancak gayrimenkule meraklı bir yargı mensubu akıl edebilir!
— Savcı sorguda bana 'Ekrem Başkan, kusura bakmayın, yarın siz Cumhurbaşkanı olursunuz. O zaman da siz bizi yargılarsınız' dedi.
— Ben de kendisine çok net bir şekilde şu cevabı verdim: 'Neden yargılanacağınızı düşünüyorsunuz? Suç mu işliyorsunuz? Siz kim, biz kim? Neyin tarafıyız? Biz bu ülkeye adalet gelsin diye mücadele ediyoruz. Bu düşünce bile başlı başına bir sorun! Ülkeye artık adalet gelmeli!
Sadece okuyup geçmeyin, bizler için bedel ödeyen bu insanın her cümlesini her yerde paylaşın.
EKREM İMAMOĞLU’NA ÖZGÜRLÜK!
ankara'nın yarısı turgut altınok'un dediler ama seçilemeyince o mevzu unutuldu mesela. adam da ortalıktan kayboldu. kendisi o malvarlığını nasıl edinmişti hiç sorgulanmadı. kapandı gitti konu.
Sn. @omerrcelik, Genel Başkanımız Özgür Özel’in bugün kamuoyuyla paylaştığı belgeler üzerine "Belgesi varsa yargıya gitsin" şeklinde bir açıklama yapmışsınız. Partimizin nicedir hukukçu kurmayıyım; size eksik bırakılan bir bilgiyi ilk elden vereyim istedim. Biz bu konular için belgelerimizle defalarca yargıya ve HSK'ya gittik.
Bir haber daha vereyim, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in bugün açıkladığı belgeleri de yargıya taşıdık.
📌 07.11.2025 tarihinde, Akın Gürlek'in Lüksemburg merkezli ETIMINE SA şirketindeki kanuna aykırı yönetim kurulu üyeliği belgeleriyle HSK'ya,
📌 17.12.2025 tarihinde, Tema İstanbul 2 ve Senfoni Etiler'deki hayatın olağan akışına aykırı astronomik gayrimenkul trafiğini (Haksız Mal Edinme) delilleriyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına,
📌 26.01.2026 tarihinde ise reddedilen dosyamız için (Karar No: 2025/23972) yeniden inceleme talebiyle tekrar HSK'ya başvurduk.
Ancak belgeleriyle yargıya yaptığımız her başvuru bir biçimde ya hukuka aykırı şekilde kapatıldı ya da HSK'da beklemeye alındı. İşin en trajikomik yanı ise, şikayetlerimizi değerlendirecek olan HSK'nın başında şimdi Adalet Bakanı sıfatıyla bizzat şikayet edilen kişi, yani Akın Gürlek oturuyor.
Baktık ki yargıya giderek, yargıyı kilitleyenlerden bu gerçeğin hesabını sormak fiilen imkansızlaştırdı; Genel Başkanımız da bu durumu halka götürdü ki kararı milletimiz versin.
Belgeler savcılık ve HSK raflarında duruyor, dileyen bakabilir.
Takdir yüce milletimizindir.