Akarsularının bolluğu nedeniyle benzetilerek Urfa’ya adı verilen Makedonya’nın Edessa şehrini ziyaret şaşırtıcıydı. 2300 yıldan beri şelaleleri akmaktan yorulmamıştı, ama bizde neredeyse kurumayan su kaynağı kalmamıştı. Kısmetimize izlenimleri yazıya dökmek düşer inşallah.
Günün tarihi:
Ülkenin geleceğine Büyük Millet Meclisi’nin el koyduğu günün millet hatırasında yaşatılması için Büyük Millet Meclisi’nin açılışının birinci yıl dönümü olan 23 Nisan 1921 tarihinde bir kanunla bu günün milli bayram sayılması kabul edilmiştir. Kutlu ve daim olsun.
Urfa Barosu "Silahsızlanma" Etkinliği (2005).
Katılan çocukların pankartları: Silâha Hayır,Yaşama Hak Tanıyın,Yaşam Hakkı Kutsaldır, Silâhım Kalemimdir,Silâh Yerine Sevgi Taşıyın.
Silahsızlanma panelinde Dr. Ayhan Akcan ve Av. Fikret İlkiz'le beraberdik
Geçmiş zaman olur ki..
11 Nisan, Urfa’nın her mahalle ve sokağında düşman işgaline karşı kurulan Millî Kuvvet çeteleriyle onlara destek için başlarında reisleri ve atlılarıyla dört yönden Urfa’ya akan aşiret güçlerinin elele işgale son vermeleriydi. Şehit ve gazilerimize rahmet, şükran ve minnet..
Avukatların ulaşmaya yardımcı oldukları adalet, toplumun aldığı nefes gibidir. Ancak yokluğunda değeri anlaşılabilir, hayatımızdan eksilmesin.
Avukatlar günümüz kutlu olsun.
“İçinizde liseyi bitirinceye kadar doktora gitmiş olan kimse var mı” diye sorduğum bir kaç dost grubumuzun tamamı ‘yok’ dedi.
Dün 500 yt. hastane; yollara taşan park yerleri, bekleyenleri, yatak başında duranları ve “acil” iyle mahşer yeri gibiydi. Toplum ciddî olarak hasta.
50 yıl, Urfa’nın tek gazete bayiiydi.Yerel gazeteler ve halk şafakta o köşebaşı dükkâna gelen gazete demetleri dağıtılınca İstanbul’dan haber alırlardı.Bayiliği bıraktığında uğraştığı için yerel haberlere:”Fotografçı Ömer Işıklar öldü”diye geçmiş. Ne diyelim. Nur içinde yatsın.
1930’lu yıllarda, bugün halk arasında ‘Asfalt Cadde’ denilen Vali İzzet Caddesi, solda Vatan ilkokulu. İlerisinde, o zaman Hükümet Konağıyken önce Ortaokula ve bir kat eklenerek 1946’da Urfa Lisesine çevrilen bina.
1923 zor yıldı ülkenin yorgun savaşçıları için. 24 Temmuz’da Lozan Anlaşması imzalanmış, Ekim’de İtilâf ordusu yerini ordumuza terketmişti. Ankara’nın ‘başkent’ ilânınından sonra TBMM Cumhuriyet’i ilân ettiğinde tarih 29 Ekim’di.
Tam 102 yıl geçmiş. Sonsuza dek ‘pâyidar’ olsun.
Buraya “Zulmiye Camii” de derlermiş.Padişahın İran seferlerine gönderdiği Ahmet Paşa’nın Urfadaki vekili Damat Süleyman Ağa üç yılda 29 bin kese akçeyi zorla topladığından halkın şikâyet dilekçeleri üzerine Padişah bunu zulüm ve Paşa’yı sorumlu saymış, Rodos’a sürgün etmiştir.
Rakka Valisi Hamavîzade Ahmet Paşa, Urfa’da Halilürrahman mevkiinde yaptırdığı Medrese ve Camiye 1741 tarihli Vakfiyesinde ‘Cennete sahip’ anlamıyla Rızvaniye adını verdi. Bundan sonra kendisine bu nedenle, ‘Cennet kapısının bekçisi’ anlamına gelen Rızvan Ahmet Paşa denildi.
Urfa’nın hafızası, Ustam, ağabeyim Naci İpek’i kaybettik.
Allah’ın rahmeti üzerine olsun, üzüntümüz sonsuz.
Son fotografımız 2022 sonuna aitti.
“Başka Urfa yok” derdi, başka Naci İpek de yok.