AK Parti’nin, milletimizin bağrından doğan bir siyasi hareket olarak Türkiye’ye hizmet için yola çıkışının 22’nci yıl dönümü…
@Akparti çatısı altında yürüttüğümüz Türkiye’ye hizmet mücadelemizde birlikte yol yürüdüğümüz tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. #AkParti22Yaşında
Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ATMACA füzesi bu alandaki ABD defterini kapatacak…
Bugüne kadar ABD üretimi Harpoon’u kullanan Türk Deniz Kuvvetleri, 11 platforma daha muadillerinden oldukça üstün olan ATMACA entegre edilmesini istedi.
@YukselisAkademi Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ATMACA füzesi bu alandaki ABD defterini kapatacak…
Bugüne kadar ABD üretimi Harpoon’u kullanan Türk Deniz Kuvvetleri, 11 platforma daha muadillerinden oldukça üst��n olan ATMACA entegre edilmesini istedi.
Cumhurbaşkanı @RTErdogan:
"Türkiye'yi gelip geçici gündemler içinde boğmaya, rotasından çıkarmaya, işleyen çarklarını durdurmaya kimsenin gücü yetmeyecektir."
#AkParti22Yaşında
Masada "belediye" çatlağı...
İsmail Saymaz'a konuşan İyi Partili isim: İstanbul'da Bilge Yılmaz Ankara'da Kürşad Zorlu İzmir'de Ümit Özlale'nin isimleri konuşuluyor
İ.S.: Kaybettiren olmakla suçlanırsınız
İP: CHP'liler yüzünden Türkiye'yi kaybettik belediye kaybetsek ne olur
Masada "belediye" çatlağı...
İsmail Saymaz'a konuşan İyi Partili isim: İstanbul'da Bilge Yılmaz Ankara'da Kürşad Zorlu İzmir'de Ümit Özlale'nin isimleri konuşuluyor
İ.S.: Kaybettiren olmakla suçlanırsınız
İP: CHP'liler yüzünden Türkiye'yi kaybettik belediye kaybetsek ne olur
Masada "belediye" çatlağı...
İsmail Saymaz'a konuşan İyi Partili isim: İstanbul'da Bilge Yılmaz Ankara'da Kürşad Zorlu İzmir'de Ümit Özlale'nin isimleri konuşuluyor
İ.S.: Kaybettiren olmakla suçlanırsınız
İP: CHP'liler yüzünden Türkiye'yi kaybettik belediye kaybetsek ne olur
📌İmamoğlu'nun maskesini düşüren o fotoğrafı Allah çekmişti !
Görünürdeki tartışma, İmamoğlu gibi bir belediye başkanının yönettiği kent kara teslim olmuşken, 1 saat dediğine bakmayın, tam 3 saat ortalıktan kaybolmasının kabul edilir olmamasıydı. Vicdanlı CHP'liler bile bu durumu hazmedemiyor, doğru çıkmasın diye de dua ediyordu.
**
O gece, fotoğrafta dikkatimi çeken başka bir detay daha öne çıkmıştı. İmamoğlu'nun, milyonlarca insanın çığlık attığı bir krizde kayıplara karışmasının nedeni neydi? İmamoğlu, daha önce 1 saatlik yemek molam diyerek geçiştirdiği, bu tutmayınca, ailecek görüşme'ye döktüğü, bunda da başarılı olamayınca, ''Bu görüşme de en az karla mücadele kadar önemliydi' seviyesine çıkardığı buluşmada,kiminle ve ne için bir araya gelmişti?
**
Fotoğraftaki seyrek saçlı ve üzerinde plato bulunan beyfendi ve yanındaki eşi bu coğrafyanın insanından çok bir İngiliz profilini andırıyordu. Arama motoru Google'dan İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Dominik Chilcott ile eşleştirmeye çalıştığım fotoğraf bir türlü eşleşmiyordu. Kendimden emin bir şekilde ''Evet bu İngiliz büyükelçisidir'' diyemiyordum.
Gazeteci Zafer Şahin'in tanıyabileceğini düşünerek fotoğrafı ilk ona gönderdim, ''Hayır, İngiliz Büyükelçisi değil'' yanıtını aldım. Yetinmedim, Büyükelçi ile röportaj yapan bir gazeteci bile ''Kesinlikle o değil'' deyince, kendimi, sabaha kadar süren bir araştırmanın içinde buldum. Fotoğraftaki kişinin bizden olmadığını, önemli biri olduğunu hissedebiliyordum ama bir türlü somutlaştırıp sonuca varamıyordum.
Nihayet...
Eşi Jane Lady Chilcott üzerinde yoğunlaştım, kıyasladığım fotoğraflarda biraz daha benzerlik olduğunu fark etmeye başlamama rağmen hala da sonuca ulaşabilmiş değildim.. Dolaylı yoldan ulaştığım büyükelçi ise ne İmamoğlu ile bir araya geldiğini itiraf ediyor ne de konuyla ilgili en ufak bir açıklama yapıyordu. İmamoğlu'nun yalan üstüne yalan söylediği anlarda büyükelçinin ağzını bıçak açmıyordu..
Ufak bir pürüz vardı o da yüzde yüz emin olamıyordum. Beynimim uyuşmaya, dikkat dağınıklığı yaşamaya başladığım o sorunlu eşikte, hislerime de güvenerek, İmamoğlu'nun kadeh tokuşturduğu kişinin İngiliz Büyükelçi Chilcott olduğunu gündeme düşürmek, ülkedeki manşetlerin yeniden atılmasına neden olacaktı...
**
Peki, CHP'den kimseye haber verilmeden, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan bile gizlenerek gerçekleştirilen bu gizli kapaklı görüşmede neler konuşulmuştu ve İmamoğlu'nun ne talebi vardı?
Mevzudan birkaç gün sonra 'Balık lezzetinden ve kadınlardan konuştuk'' diyecek kadar Türk medyasını aptal yerine koyan İmamoğlu, siyaseten zor durumda olduğunu biliyor, İBB'de ortaya çıkarılan usulsüzlüklerin yer aldığı binlerce sayfalık dosyaların altında ezileceğini düşünüyor, yargılama kısa sürede neticelenirse de siyasi hayatının sona ereceği kendisine söyleniyordu . Çünkü İçişleri Bakanlığı'ndaki Karadeniz lobisine mensup bazı görevliler İmamoğlu ve İBB ile alakalı hangi bilgiye sahipse anında ona uçuruyor, ''CHP'den sana fayda yok, Erdoğan düşmanı küresel güçlerin safında yer aldığını ve onlara her şekilde biat edeceğini göster'' diyorlardı.
Zaten, Büyükelçilerle sık sık toplantı yapması, Türkiye'yi AB ve ABD'ye şikayet etmesi, Hristiyan ve Ermeni lobisi desteğini alabilmek için burun kıvırdığı Diyanet yerine gayrimüslim inanışa sahip olanlarla dirsek temasına ve kucak kucağa muhabbete geçiyordu.
**
Sonuç olarak;
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Erdoğan'ı devirecek tek gücün kendisi olduğunu ama Erdoğan'ın kendisini bitirmek için en ufak bir fırsat kolladığını, şayet dış destek verilirse şartsız bir şekilde kendilerine uyum sağlayacağını belirttiği o toplantıda Türk siyasetindeki yükselen yıldızın kendisi olacağına da büyükelçiyi ikna etmeye çalışıyor, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde doğru ismin kendisi olabileceğini işaret ediyordu.
Şayet o akşam kadeh tokuşturduğu İngiliz ile olan gizli-kapaklı buluşması ortaya çıkmamış olsaydı, ''Benim siyasi hayatımı bitirdin Kahraman'' diyerek balıkçıya salladığı o titreşimli parmaktan da haberimiz olmayacaktı.
**
O geceye dair GERÇEKLER..
1- İmamoğlu'nun dediği gibi 1 saatlik yemek molası değil, 3 saatlik kayıp bir zamandı...
2- Görüşme, ne bir aile görüşmesi ne de resmi bir görüşmeydi
3-İmamoğlu konvoyunun hem önünde hem de arkasında o gece için İmamoğlu'na özel olarak tahsis edilmiş 2 adet kar küreme aracı vardı
4-Şarap ve rakıların akıtıldığı balık ziyafetinin faturası olan 48 bin TL. İBB'ye yani sana fatura edildi
5-Restoran rezervasyonu İmamoğlu'nun iddia ettiği gibi 25 gün önce değil, aynı gün öğle sularında gerçekleştirildi
6-İmamoğlu'nun aynı balıkçıda sana-bana-İstanbullu'ya ödettiği o günkü hesap ilk RAKI-BALIK hesabı değil, keyifçi belediye başkanımız defalarca o mekanda yiyip, içip hesabı İBB'ye fatura ettirdi
7-Yaptığım haberden dolayı olmadık hakaret eden hiç kimseye kızgın, kırgın değildim
8-Bu rezaletin ortaya çıkmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum
9-O fotoğrafı, ahalinin gözü açılsın diye kullarının eliyle Allah çekmişti!
**
YARIN; İBB Başkanı CHP'li Ekrem İmamoğlu-CHP Milletvekili Özgür Karabat ve bir iş adamı arasında kurulan İETT'deki 5 Milyar TL'lik Rant Üçgeni'nin perde arkasını yazacağım...!
🔴 İmamoğlu korumasına, neden ''Restorandaki kayda el koy, kopyasını al ve imha et'' dedi!
İstanbul kar fırtınasına teslim olmuşken, bir balıkçıda yakalanmış olması İmamoğlu'nun canını fena sıkmıştı. Apar topar ayrıldığı restorandan AKOM'a giderken bir korumasına ''Sen geri dön, restorandaki kayda el koy, bir kopyasını al, başkasının eline geçmesine izin vermeden imha et, çalışanlara da ağızlarını sıkı tutmaları yönünde baskı kur'' diyecekti. Çünkü internetteki algı o sıralar bir balıkçıda olduğu yönündeydi. Kadeh tokuşturduğu kişinin çok önemli birisi olduğundan, İngiliz Büyükelçi ile sır dolu bir görüşme yaptığından ne benim ne medyanın, ne Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, ne herhangi bir CHP'linin ne de mekandakilerin haberi vardı ve İmamoğlu bunun açığa çıkmasını hiç mi ama hiç istemiyordu.
**
Koruma, aldığı talimat üzere döndüğü balıkçıda kamera kaydına el koyarken, hem fotoğrafı kimin çektiğini öğrenmeye çalışıyor hem de bir araya topladığı çalışanlara ''Kimseye bilgi vermek yok, restoran kapalıydı biz de izinliydik çalışmadık, fotoğraf çok eski, geçen yıla ait diyeceksiniz'' baskısını kurarken, çalışanlardan birisi ''Bunun için çok geç kaldınız, Cengiz Alçayır Twitter'da 'Seni tanırım, sakın mekan sahibini tehdit ettirip bu görüntüler eski'' falan dedirtme, eşinle birlikte mekana giriş videonu koyarım, İKİNCİ KEZ GOL YERSİN'' diye paylaşım yapmış diyecek, koruma da yanındakilerle birlikte sessiz sedasız mekanı terk etmek zorunda kalacaktı.
**
İyice panikleyen İmamoğlu bir yandan kamuoyunu ikna etmek için ''1 saatlik yemek molamdı'' gibisine bir gerekçeyle mevzuyu geçiştirmeye çalışırken, diğer yandan restoran sahibi Kahraman'a, ''Bu işi temizle, görüntülerin eski olduğunu açıkla, elimizi rahatlat '' mesajı gönderiliyor, yoksa başının çok büyük bir belada olacağı söyleniyordu.
O esnada, çalan telefonumun ucundaki kişiyle aramızda şu diyalog geçecekti;
- Abi, Kahraman'ı epeyce sıkıştırmışlar, bunalmış durumda, onun İmamoğlu'na bir tuzak kurduğunu düşünüyorlar, ne yaparsa yapsın bu işi temizlesin diyorlarmış, Kahraman da araya aracı sokup ''haberi yapan gazeteci paylaşımı kaldırsın, eski bir fotoğraf olduğunu söylesin, mesele kapansın'' diyor..
+Peki, sen ne dedin?
- Cengiz abi böyle bir şeyi asla yapmaz'' dedim...
**
Bu aşamaya kadar ortada olan tek şey sobanın başında ve masadayken çekilen birkaç kare fotoğraf bir de milyonlarca insanın müdahil olduğu sosyal medya atışmalarıydı.
Metropol kentte yolların kapalı olduğu, İstanbullu'nun evine gidemediği, çaresiz kaldığı anlarda konvoyun önüne ve arkasına eklettiği kar küreme aracıyla rakı-balık muhabbetine kaytaran İmamoğlu'nun ne söyleyebilecek bir sözü ne de mevzunun üstünü örtecek mecali kalmıştı. Sessiz bir bekleyiş içerisinde kimin, kimin hakkından geleceğini merak ederek sadece gözlemliyordu.
Olayın kötü kahramanı İmamoğlu sessiz kalınca, CHP'li gazeteciler, partinin ağır topları, muhalif sosyal medya fenomenleri, akla gelebilecek tüm isimler İmamoğlu'nu savunmak adına galiz küfürler edecek, hakaretler yağdıracak, şahsımı hedefe koydukları gibi haberi paylaşan AK Partili siyasetçileri de iğrenç bir şekilde aşağılamaya çalışacaklardı.
**
Kamera kaydını ele geçiren İmamoğlu, fotoğrafı çekenin restoran sahibinin bir akrabası olduğunu görünce kafasındaki kurgu daha da büyümeye başlar. Çünkü fotoğrafı çeken kişi, mekan sahibi tarafından konukların ağırlanması adına kendisine yardım edilmesi için çağrılmış, kapıda karşılaştıklarında da İmamoğlu'na ''Başkanım bak bu da benim yeğenim'' diyerek tanıştırılmıştı.
Bir saat önce tanıştığı kişinin kendisini kayda aldığından habersiz olan İmamoğlu'nun, bu kaydın da sırf can s��kıntısından kaynaklandığını öğrenmesi ise belki de bu yazıya denk gelmiş olacaktı. Çünkü fotoğrafı çeken kişi, mekana çok erken gelen İmamoğlu'nun bir aşağı bir yukarı volta atmasından ve konuğu karşısında ellerini göbek hizasında birleştirmesinden huylanmış, merakından da elleri telefon tuşlarına gitmişti. Plan, kurgu, kasıt falan yoktu yani..
Ta ki, o fotoğraf bana gelene, benim elime geçene dek...
**
FİNAL, YARIN
▶️İngiliz Büyükelçi ve İmamoğlu neden buluştu?
İmamoğlu, İngiliz Büyükelçisi buluşmasını MİT mi yoksa Kılıçdaroğlu mu ifşa etti?
Kimine göre Milli İstihbarat Teşkilatı'nın sıkı bir takibiyle ortaya çıkartılan, kimine göreyse Kılıçdaroğlu ekibinin iz sürmesiyle gündeme düşürülen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu- istihbarat kökenli İngiliz Büyükelçi Dominik Chilcott'un bir balıkçıda buluşmasının ülke gündemine düşmüş olması iki önemli açıdan ses getirmişti.
Birincisi : İstanbul kar fırtınasına esir düşmüşken, kentin belediye başkanının nerede olduğunun hiç kimse tarafından bilinmiyor olması...
İkincisi : Nerede olduğu deşifre edilen belediye başkanının eski istihbaratçı İngiliz Büyükelçi ile hiç kimseye haber vermeden gizli-kapaklı bir araya gelmesiydi.
Sonrası ise birkaç gün sürecek toplumsal ve siyasal tartışmadan kaynaklı fırtınadan ibaret olacaktı...
**
İmamoğlu deşifre olan o buluşma için, 1 saatlik yemek molamdı diyecek, 25 gün önceden ayarlanmış bir randevuydu diyecek, İstanbul'dan ve kadınlardan bahsettik diyecek, genel başkanımın bilmesine ne gerek vardı ki diyecek ama her bir sözü diğerini yalanlar nitelikte ve toplum nazarında değersiz karşılanacaktı.
Destekçileri ve CHP'liler ise ''Fotoğraf geçen yıla ait, orada kısa kollu tişört giyen birisi var, yaz olduğu çok belli'' diyerek kurulu sobayı ve palto giyenleri görmezlikten gelecek, sosyal medya üzerinden de hakaretler havada uçuşacaktı..
**
Ayrıntıyla daha fazla boğmadan MİT ile Kılıçdaroğlu üzerine yıkılmaya çalışılan o gizemli fotoğrafın nasıl çekildiğini kısaca anlatmaya çalışayım..
**
Sene 2022, Ocak ayının 24'ü...
Çalan telefonumun ucundaki AK Partili siyasetçiyle aramızda geçen diyalog şöyleydi;
- Abi, Ekrem İmamoğlu Sarıyer'de Kahraman'ın ordaymış..
+ Kahraman kim?
- Kahraman balıkçı abi...
+Ne var bunda?
- Abi, millet yollarda perişan, İstanbullu kara teslim olmuş, belediye başkanı çözüm bulmak yerine balıkçıda sefa sürüyor, bunun haber değeri yok mu?
+Yok, bence haber değeri yok....Milletin diyeceği aynen şu olacak: Adam yemekte mi yemesin..! Ancak, işin işinde rakı balık varsa ve fotoğraf ya da video çekilirse benim için haber değeri olur..!
- O kadar yapabilseydim ben de gazeteci olurdum abi.!
+Yine de bakabilirsen sevinirim, belki de bir fotoğraf çeken olabilir, olmazsa da yapacak bir şey yok..!
**
Biz bu konuşmayı yaptığımız dakikalarda, İmamoğlu mekana 1 saat önce gelir ve çok önemli konuğunu kusursuz karşılamak üzere masayı kontrol eder, içkilere göz gezdirir ve mekan içinde bir aşağı bir yukarı volta atar. İçi içine sığmamaktadır, heyecanı yüzüne vurdukça etrafındakilerin de ister istemez dikkatini çeker. Mekanın kapısından içeri beklenen konuk girdiğinde ise ellerini göbeğinde birleştirdiğinde balıkçıdaki bir çalışan sırf gelenin kim olduğunu anlamak için peş peşe fotoğraf çeker ve ''İmamoğlu'nun karşısındaki adam kim'' sorusuyla bir arkadaşına atar atmasına da 40 saniye sonra hem kendisinden hem de karşısındakinden silinmek üzere fotoğrafların hepsini yok eder..
Ancak...
Yok ettiğini sandığı fotoğraflar karşı taraftan silinene kadar o esnada 3 el değiştirmek kaydıyla beni telefonla arayan AK Partili siyasetçiye, ondan da bana ulaşmış, ben de sosyal medya üzerinden ülke gündemini sarsacak o paylaşımı yapmıştım. Bir el, gizli bir güç sanki İmamoğlu'nun aleyhine çaba sarf ediyor, olmaz denilen her şey birkaç dakikalık zaman içerisinde olgunlaşıyordu.
Fotoğrafı sosyal medyada paylaştığım an danışmanı Murat Ongun İsviçre'de kayak tatilinde olduğu için, paylaşımı İmamoğlu'na göstermek korumasına düşecek, İngiliz büyükelçi ile gizli buluşması deşifre olan İmamoğlu önce bana ağır bir küfür edecek, akabinde de kendisine tuzak kurduğunu zannettiği mekan sahibine parmak sallayarak, ''Yaktın beni Kahraman, siyasi hayatımı bitirdin, bunun hesabını sana soracağım'' diyerek mekanı terk edecek, İngiliz Büyükelçi'den özür üstüne özür dileyerek soluğu AKOM'da alacaktı.
**
Balıkçı'da İngiliz Büyükelçi ile buluştuğunun üstünü örtmek için kravatlı çıktığı AKOM'a kravatsız dönecek, sahada çalışıyor izlenimi verecekti. Çünkü bu buluşmanın duyulmasını asla ve asla istemiyordu, o yüzden de ne pahasına olursa olsun yalanlanması talimatını vermiş, kendisi de sessizliğe bürünerek, kullanabileceği gazeteciler ve yüksek hesaplı twitter kullanıcılarıyla süreci ilerletip, mekan sahibine de ''İmamoğlu bu akşam buraya gelmedi, zaten biz de kapalıydık'' talimatı gönderilecekti.
Balıkçı, emrivaki bu talimatı yerine getirecek, fotoğrafın eski olduğunu söyleyecek ve o akşam da kimseye hizmet vermediğini söyleyecekti.
**
Bu aşamadan sonra büyük bir psikolojik savaş başlayacak, bir yandan haberi gündeme düşüren beni itibarsızlaştırmak için tüm çaba sarf edilecek, diğer yandan da İmamoğlu'nu temizleme operasyonuna hız verilecekti. Herkes üstüne düşen görevi yerine getirmeye çalışırken, huzursuzluğu bir türlü geçmeyen tek kişi vardı, o da Ekrem İmamoğlu idi.
Çünkü...
Bal gibi biliyordu ki Cengiz Alçayır asla yalan haber yapmaz ve ortaya çıkardığı her şeyin mutlaka belgesi de bulunurdu...Sessizliğe bürünmesinin, etrafındaki herkesi maşa gibi kullanmasının asıl nedeni de buydu...
**
Devamı YARIN...!
**
Fener Rum Metropolitliği'nin (Patrikhane) Sümela Manastırı'nda, Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u fethettiği 15 Ağustos gününde ayin yapmasına verilen izin yeniden gözden geçirilmelidir.
Türkiye toprakları, hiçbir inanç ve topluluk için,ibadetlerin ya da ibadethanelerin "intikam" ya da "propaganda"ya dönüştürüldüğü bir zemin haline getirilmemelidir.
Benzer organizasyonların, Yunanistan ya da Ermenistan'da yapılabilmesini tasavvur etmek bir tarafa, bu ülkelerde, Türklere, Müslümanlara ve Müslümanların ibadet ve ibadethanelerine karşı yapılan uygulamalar, milletimizin sabır taşını çatlatmaktadır.
Keçiören ovasında,
Bozkurtların yuvasında,
Türk'ün kutlu davasında,
Kurdu yoldaş bilen gelsin. 🇹🇷🤘
14 Ağustos Pazartesi günü saat 16.00 da İl Başkanımız Sayın Alparslan Doğan tarafından MHP Keçiören ilçe Başkanlığı devir teslim töreni yapılacaktır .
Tüm halkımız davetlidir..
İstanbul Üniversitesi'nde çalışmış Dr. Şahika Yüksel gençlere ergenlik durdurucu tedaviler uygulayarak cinsiyet değiştirme ameliyatlarına nasıl ikna ettiklerini ve hatta 4 yaşından itibaren çocukların akıllarını nasıl karıştırdıklarını utanmadan anlatmış!
Türk gençlerinin hayatlarını karartan bu zihniyet PKK'dan daha tehlikelidir!
Bu zihniyete, geç kalınmadan yasal olarak en ağır cezaya çarptırılacak işlemler uygulanmalıdır!
ÖNEMLİ DUYURALIM ⚠️
Kültür Bakanlığının Öncülüğünde
15 Ağustos Yani Fatih Sultan Mehmed 'in Trabzonu Fetih Yıldönümünde Sümela Manastırında Ayin Yapılacak.
Ekümenlik Projesi Kapsamında,
Fener Rum Patriği Barthholomeos 'un
Yaptıracağı Ayin Lozan Anlaşmasını İhlal Ediyor. (Fener Rum Patrikanesinin Trabzon'da Yetkisi Yok)
* Ayine Trabzon Valiliği izin Verdi
* Mütekabiliyet Yasasına Göre Bu
Ayinin Yapılması Durumunda, Yunanistan'ın da Her Yıl 30 Ağustos'ta
Atina'da Fatih Sultan Mehmed'in Feth
Ettiği Fethiye Camisinde Hatimler Okunması Gerekiyor.
@TC_icisleri - @HakanFidan
Basında yer alan; “18 yaş altı 28 çocuğa cinsiyet değiştirmesi için ergenlik baskılayıcı ilaç ve çapraz hormon uygulandığı.”; “Çocuklardan 7’si 17 yaşına geldiğinde ameliyat masasına yatırıldığı.”; “18 yaş altı 28 çocuğa cinsiyet değiştirmesi için ergenlik baskılayıcı ilaç ve çapraz hormon uygulandığı.”; “Çocukların ses telleriyle oynandığı, yüzlerine kadınsılaşması için operasyon yapıldığı.” haberlerini dehşet ve üzüntüyle takip ediyoruz.
Ülkemizle birlikte, tüm dünyada, aklıselim sahibi her insanın; genel ahlak, toplum düzeni, aile müessesesi, neslin devamı, insanların sağlıklı gelişimi başta olmak üzere çok sayıda konuda endişe duymasına sebep olan LGBT terörünün, bugün, çocuklarımıza yönelmiş olması, devletin, ilgili tüm kurumlarıyla bu sapkınlığa müdahale etmesini zaruri hale getirmiştir.
Tabipler Odası ve başta barolar olmak üzere hukukçuların konuya sessiz kalmasını ayrıca kınıyorum.
Çocuklarımızın Kur’an öğrenmesi dahil, manevi değerlerimize dair her etkinliği, kamuoyuna “Cumhuriyet aleyhinde kalkışma” olarak kamuoyuna pazarlamaya çalışıp bir ayaklanma vesilesi haline getirmeye çalışanların iki yüzlülükleri, bu hadiseyle bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Bu uygulamaların, operasyonların kimler ve hangi gruplar tarafından yapıldığı, kimler tarafından desteklendiği, tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkarılmalı, haklarında yasal ve hukuki işlemler yapılarak kamuoyuyla da paylaşılmalıdır.
İddiaların cinayetten hiçbir farkı yoktur .
Milletimizi, gelecek nesilleri, çocuklarımızı koruması devletimizin ilk ve en asli görevlerindendir.
DUYURALIM TUTUKLANSINLAR ⚠️
EN AZ TERÖR KADAR TEHLİKELİLER❗️
Prof.Dr Şahika Yüksel
Prof.Dr Feyza Darendeliler
Prof.Dr. Firdevs Baş
Prof.Dr. Şükran Poyrazoğlu
Doç.Dr. Ayşe Burcu Erdoğdu
Doç.Dr. Neşe Direk
Dr.Melek Yıldız
Arş.Gör. Ayşe Pınar Öztürk
Arş.Gör. Esin Karakılıç Özturan
Arş.Gör. Aslı Derya Kardelen Al
Psikiyatrist Seven Kaptan
💢 İstanbul Üniversitesi akademik kadrosunda yer alan Bu 11 doktor ve öğretim görevlisinin, tıbbi ve kanuni ilkelere aykırı olarak, ergenliğini tamamlamamış 22 çocuğa ergenlik durdurucu haplar verdikleri ve geriye dönüşü mümkün olmayan cinsiyet değiştirme ameliyatları yapılmasına öncülük ettikleri ortaya çıktı.
@EmniyetGM , @AliYerlikaya
Koca yürekli Eren’imizin ve Jandarma Astsubay’ımız Ferhat Gedik’in şehadetlerinin üzerinden 6 yıl geçti…
Vatanımızı korkusuzca savunan Eren evladımızın ve aziz şehitlerimizin kanını yerde bırakmadık, bırakmayacağız. Terör örgütü PKK ve uzantılarıyla mücadelemiz devam edecek.
Ülkemizin uzaya erişim çalışmaları kapsamında ileri mühendislik teknolojilerimizle geliştirilen sonda roketimiz, İğneada’dan başarıyla fırlatıldı.
Tüm kritik alt sistemleri yerli, milli ve özgün olarak @roketsan tarafından geliştirilen roketimizin başarılı fırlatma testi ülkemize hayırlı olsun. 🇹🇷