Şartlar 2002 yılına benziyor… Memleketin sorunları birikti, siyaset kilitlendi.
2002’de sandık nasıl bir değişim getirdiyse, bugün de milletin önünde yeni bir tercih var.
Memleketin kilitlenmiş sorunlarına Anahtar Parti iktidarıyla çözüm getireceğiz.
Üsküdar Belediye Başkanvekili Sayın Dündar Ziya Gültekin’in geçirdiği elim trafik kazası sonucu vefat ettiği haberini büyük bir üzüntüyle öğrendim.
Merhuma Cenab-ı Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine, Üsküdar Belediyesi mesai arkaşlarına ve AK Parti teşkilatlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.
Kazada yaralanan belediye çalışanlarımıza da acil şifalar temenni ediyorum.
Üsküdar’ımızın başı sağ olsun…
Bursa’da ilk gün: Umutla buluştuk…
Üç günlük Bursa programımıza Mustafakemalpaşa’da başladık. İlçe Başkanlığımızın açılışını gerçekleştirdik, hemşehrilerimizle de halk buluşmasında bir araya geldik.
Türkiye Yüzyılı diye müjdesi verilen günlerin ekonomik şartlarını, vatandaşlarımızın yaşadığı geçim sıkıntılarını ve ülkemizin geleceğine dair hedeflerimizi konuştuk.
İstanbul’da yağmur yağdı, sokakları su bastı, 14 yaşındaki Mahmut Işıldak elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti!
Peki, bu çocuğun ölümünün hesabını kim verecek?
Belediyesi mi? İSKİ mi? Elektrik dağıtım şirketi mi? Kim?
Yoksa sokakta yürüyen 14 yaşındaki çocuk mu suçlu?
Bu memlekette çocuklarımız sokakta güven içerisinde yürüyemeyecek mi? Geleceğimizin teminatı evlatlarımızın can güvenliğini kim sağlayacak?
Bir çocuğun hayatını kaybetmesini sıradan bir haber gibi okuyup geçemeyiz!
Mahmut’un ailesine başsağlığı dilemek yetmez. Bu ölümde ihmali bulunan herkes ortaya çıkarılmalı ve hukuk önünde hesap vermelidir!
#MahmutIşıldak #SorumlularHesapVersin #felaket #istanbul
Namus sözümüz olsun milletimize, kamuda babalar ve oğullar dönemine son vereceğiz.
Yemin olsun.
Ailelerin bütün şubeleriyle; kuzenler, yeğenler, evlatlar, damatlar yani bütün aileleriyle bürokrasiye çöken, devletin bütün imkânlarını aileleriyle beraber kendi hakkı zanneden bu azgınlığa son vereceğiz, söz veriyoruz.
Millet açken bu kadar zevküsefayı kendine hak görenlerin dönemini hatırlatmak için tespit edilmiş bir isimdi bu:
Lale dönemi.
Bu Lale dönemine hükûmetimiz bir de sülale dönemi ekledi.
Yani kamuda lale, yönetimde sülale dönemine son vereceğiz.
Bir milletin istiklal iradesi, Ankara’da başkent oldu…
27 Aralık 1919’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bağrına basan Ankara, Milli Mücadele’nin karargâhı, bağımsızlık yürüyüşümüzün kalbi oldu. 13 Ekim 1923’te başkent ilan edilmesi ise bu tarihi sorumluluğun Cumhuriyet’in geleceğiyle buluşmasıydı adeta.
Ankara’nın coğrafi konumu, Ankaralıların bağımsızlığa olan inancı ve Milli Mücadele boyunca ortaya koydukları kararlılık, bu tercihin temelinde yer aldı. Şehrin köklü Ahilik geleneği ve tarihi birikimi de Ankara’nın taşıdığı anlamı zenginleştiren değerler arasındaydı.
Ankara; taşıdığı değerleri ve çok zengin mirasıyla, Milli Mücadele ruhu ve Cumhuriyet’in kuruluşunda üstlendiği rolüyle milletimizin hafızasında müstesna bir yere sahiptir.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Milli Mücadele’nin kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ankara’nın başkent oluşunun yıl dönümü kutlu olsun...
Babaların en güzel sevinci…
Kız çocukları büyüse de anne babaların gözünde hep o küçük kız çocuğu olarak kalıyor.
Çocuklarımızın sevgiyle büyüdüğü, güvenle yaşadığı ve hayallerinin peşinden özgürce yürüyebildiği bir Türkiye hedefliyoruz.
Dünya Kız Çocukları Günü kutlu olsun…
Kamu görevi yaparken attığınız ve atamadığınız imzalarla,
gün gelir ki çok sayıda insanı öldürürsünüz..
Kamu sorumluluğu böyle bir sorumluluktur.
Bilirkişi ön raporu ortada.
Yıkım kararları alınmış ama uygulanmamış.
Peki, o yıllarda uygulanmamış; sonraki dönem, bir sonraki dönem ve daha sonraki dönem neden uygulanmamış bu yıkım kararları?
Yıllarca, belki her gün defalarca önünden geçtikleri bu kaçak binayı yıkmayan, alınan kararların uygulanmasını takip etmeyen, ihmali önlemekle görevli kamu görevlileri nerede?
Bizim moralimiz yüksek, yüzümüz gülüyor, umudumuz diri!
Liderimize inanıyoruz, yol arkadaşlarımıza güveniyoruz. Her geçen gün büyüyen, birbirine kenetlenen bir teşkilatız.
Yavuz Ağıralioğlu’nun ardında yürümekten gurur duyuyoruz.
Yolumuz uzun, hedefimiz büyük, heyecanımız tarifsiz.
Ne güzel insanlarla, ne güzel bir yoldayız! 🔑🇹🇷
#AnahtarParti #YavuzAğıralioğlu #AnahtarPartiÜsküdar #deprem #RİZvFB #FonZedelerAnkarada #GSvKAS #Cumartesi #FonZedeyeAnaParaVerilsin
🔑🇹🇷 Üsküdar İlçe Teşkilatı olarak, İlçe Başkanımız Akay Kamiloğlu’nun öncülüğünde, Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu’nun da katılımıyla Pendik İlçe Başkanlığı açılış töreninde yerimizi aldık.
Pendik teşkilatımıza hayırlı olsun!
Birlikte daha iyisi mümkün. 🇹🇷
@akaykamiloglu
#AnahtarParti #YavuzAğıralioğlu #Pendik #Üsküdar #İstanbul
KALEM SAHİBİ OLMAK, YAZAR OLMAYA YETMEZ
Sayın Nihat Nasır,
Yazınızı dikkatle okudum. Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu’nun Gaziantep’teki konuşmasını eleştirmek elbette hakkınızdır. Ancak siz konuşmanın bağlamını daraltarak şahsi kanaatlerinizi kesin hükümler hâlinde okuyucunuza sunmuşsunuz.
Dil bilimi üzerinden yaptığınız çözümlemede başörtüsünü özne olarak değerlendiriyorsunuz. Oysa cümlede eylemin faili, “bakan yaptıklarınız” diye işaret edilen kişilerdir. Dil bilgisini bu kadar iddialı biçimde anlatan bir kalemin, özneyle niteliği birbirinden ayırabilmesini beklerdim. Bir ifadenin yanlış anlaşılabilmesi, konuşmacıyı başörtüsü düşmanlığıyla suçlamanızı haklı çıkarmaz.
Muhsin Yazıcıoğlu meselesinde ise daha vahim bir durum var. Genel Başkanımız hakkında bir iddia aktarıyor, hemen ardından bunu belgeleyemediğinizi söylüyorsunuz. Buna rağmen bu iddiadan vefa ve karakter sorgulaması çıkarıyorsunuz. Sayın Nasır, belgeleyemediğiniz bir iddiayı hangi gazetecilik sorumluluğuyla okuyucunuzun önüne koyuyorsunuz?
Otuz yıl önceki bir ifadeyi bugünkü niyetin kanıtı gibi sunuyor, Erdoğan’a duyulan gizli düşmanlıktan, kıskançlıktan ve şuuraltındaki öfkeden söz ediyorsunuz. Bunların hangisini biliyorsunuz, hangisini tahmin ediyorsunuz?
Üstelik siyasi bir konuşmayı eleştirirken Genel Başkanımızın annesini ve eşini de tartışmaya dahil ediyorsunuz. Hangi bilgiye dayanarak onların incindiğini varsayıyor, kendileri adına konuşuyorsunuz?
Yazınız boyunca Yavuz Ağıralioğlu’nun Türkçesini, siyasi geçmişini, vefasını ve ailesini tartışmışsınız. Ancak konuşmanın esasını oluşturan kamu yönetimi, yolsuzluk iddiaları ve hesap verme sorumluluğuna neredeyse hiç değinmemişsiniz.
Başörtüsü nedeniyle geçmişte yaşanan mağduriyetler tarihimizin acı gerçeklerindendir. Bu mağduriyetlerin sona ermesi kıymetlidir. Ancak kamu görevi üstlenen herkesin dürüstlükle görev yapmasını ve gerektiğinde hesap vermesini istemek de son derece doğaldır.
Sayın Nasır, bir köşe yazarının en büyük sorumluluğu okuyucusuna karşıdır. Belgeleyemediğiniz iddialardan hüküm çıkaramaz, şahsi kanaatlerinizi tartışılmaz gerçekler gibi sunamazsınız.
Bir köşenizin olması size yazma imkânı verir. O köşeyi hak etmek ise bilgi, vicdan, tutarlılık ve fikrî dürüstlük gerektirir.
Başkalarının mahcubiyetini tartışmadan önce kendi kaleminizin sorumluluğuyla yüzleşmenizi öneririm.
Okuyucunun aklına güvenmeyen bir kalemin, okuyucunun güvenini hak etmesi mümkün müdür?
İl Başkanımız Sayın Op. Dr. Altuğhan Cahit Vural, Maltepe’deki olay yerine giderek yetkili birimlerden yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgi aldı.
Arama kurtarma faaliyetlerini sahada aralıksız sürdüren ekiplerle bir araya gelerek kolaylıklar dileyerek süreçle ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti.
Olayla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize sabır diliyorum. Dualarımız ve tüm çabamız enkaz altında bulunan vatandaşlarımızla; Rabbim en kısa sürede sağ salim ulaşmayı nasip etsin.
İstanbul Maltepe'deki bina çökmesiyle bir kez daha acı bir gerçekle yüzleştik. Bizler her fırsatta İstanbul’daki deprem ve güvensiz yapı sorununu dile getiriyor, somut çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Benzer acıların ve felaketlerin bir kez daha yaşanmaması adına kentsel dönüşüm ve yapı güvenliği konularında kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bu müessif olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı; yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Enkaz altında bulunan vatandaşlarımızın bir an önce sağ salim kurtarılmasını temenni ediyorum.
İstanbul Maltepe’de meydana gelen bina çökmesinin ardından, Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkan Yardımcımız ve MYK Üyemiz Sayın Cem Cebir, Maltepe İlçe Başkanımız Sayın Sevim Demir ve Kartal İlçe Başkanımız Sayın Yunus Şahin ile birlikte olay yerindeyiz.
Bölgedeki çalışmaları yerinde takip ediyor, yetkililerden bilgi alarak süreci yakından izliyoruz.
Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
Yalan söylediklerini biliyoruz.
Yalan söylediklerini biliyorlar.
Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar.
Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz.
Ama hala yalan söylüyorlar.
#çöktü