KORKUNÇ
Türkiye'de bir kadın, kendisine tecavüz eden adamla evlenmeye zorlandı. Adam daha sonra kadının 4 yaşındaki kızına da tecavüz etti ve mahkeme davayı düşürdü. Kadın, adalet talebiyle sokaklarda protesto gösterilerine başladı. Daha sonra kendisi ve kızı ölü bulundu!
Karavan alıp yan yana parkedince orayı bir otele çevirdiğinizi,
özel mülk gibi takılıp insanları rahatsız ettiğinizi,
çoluk çocuğun bile sizin yakınınızdan korkarak geçtiğini.
Kamuya ait sahil şeridini gecekondu mahallesi gibi işgal ettiğinizi,
Kış dönemi şehirlerin otoparklarını aylarca işgal ederek insanları mağdur ettiğinizi,
insanların sahilde yürürken karavanların toplandığı bölgeye yaklaşınca çekinerek geri döndüğünü,
Sahillerde topluca içip içip saçmaladığınızı,
Sağa sola Don atlet asarak görüntü kirliliği yarattığınızı,
Genel kamu düzenini ve huzurunu bozduğunuzu düşünüyorsanız
Haklısınız.
Terroristas del Estado Islámico asesinaron a niños yazidíes delante de sus madres.
Violaban a las madres y las dejaban morir de hambre durante días, luego mataban a los niños, cocinaban sus cuerpos y servían la carne con arroz para que las madres, sin saberlo, se comieran a sus propios hijos.
La mayoría de las mujeres se suicidaron al enterarse.
Todo el mundo musulmán sabía lo que estaba ocurriendo en aquel momento, ¡pero ni un solo activista musulmán o palestino protestó por los yazidíes!
@realMaalouf
Bir kadın, toplu taşımada “Yorulduysan çocuğunu kucağıma ver” diyen insanlarla nasıl kavga ettiğini anlattı:
• 2 yaşında bir kızım var ve akşamları onu kreşten ben alıyorum.
• Birlikte otobüse binince oturan insanlar “Kızını kucağıma verebilirsin” diyor.
• Sürekli bunu yaşıyorum ve bu üç oldu.
• Geçen sefer bunu yaşlı bir amca söyledi ve otobüste birbirimize girdik.
• Bugün de gayet genç ve dinç bir kadın aynısını dedi.
• Ya ben neden kızımı senin kucağına vereyim? Kalk sen bana yer ver.
• Şaka mısınız? Kendinize gelin!
Yolsuzluktan tutuklu derken ben hayatımda hiç tutuklanmadım ki
Ve şu ana kadar parti üyeliğim de sonlandırılmadı. Ayrıca Akepeli Kılıçdaroğlu tarafından parti üyeliğimin sonlandırılması onurdur
Ama size göre de yalancılık bir onur herhalde
Evet şu anda pek kimse farkında değil ama yıllardır seçim kaybetmeyen, girdiği her seçimi kazanan muzaffer Erdoğan imajı CHP’ye karşı yürütülen bu mutlak butlan davası ile çok ama çok ağır bir darbe aldı...
Erdoğan’ın yıllar boyunca binbir emek ile yarattığı bu imaj Kılıçdaroğlu’nun yıllardır iktidar ile işbirliği içinde olduğunun, Erdoğan’ın kazandığı seçimlerin esasında bir danışıklı dövüş ya da tabiri caizse şikeli maç olduğunun anlaşılması ile bir anda yıkıldı...
Zaten bu güne kadar geniş muhalif kesimler düzenlenen bu seçimlerde hep bir şaibe olduğunu, sandıklarda oyun düzenlenip oyların çalındığına inanır ve bunu her fırsatta iddia ederlerdi.
Son yaşanan bu olaylar ise bize düzenlenen oyunun çok daha derin ve kompleks olduğunu, Kılıçdaroğlu’nun her seçimde kazanması mümkün olmayan adayları sahaya sürerek seçimleri adeta Recep Bey’e hediye ettiğini gösteriyor.
Bu danışıklı dövüşün anlaşılması, şikeli maçların ortaya çıkması ne yazık ki çok uzun sürdü.
Evet, çok uzun sürdü çünkü iyi insanların aklı havsalası bu kadar iğrenç bir danışıklı dövüşü algılayamadı.
Ne Ekmelettin İhsanoğlu tepeden inme aday yapıldığında, ne Muharrem İnce “gel bakayım Muharrem” cümlesi ile sahaya sürüldüğünde ve ne de herkes “kazanamazsın” dediği halde altılı masada kavga çıkarma pahasına Kılıçdaroğlu kendi adaylığını dayattığında insanlar uyanmadı.
Amma ve lakin son yaşananlar neticesinde insanların gözü açıldı ve bu danışıklı dövüş ifşa oldu...
Bu danışıklı dövüşün ifşa olmasıyla doğal olarak Kılıçdaroğlu nam kifayetsiz muhterisin imajı çok ağır bir darbe aldı, tüm itibar ve saygınlığını yitirdi, insan içine çıkacak hali kalmadı ama onun bunu çok dert etmediği anlaşılıyor...
Elbette bu danışıklı dövüşün ifşa olması sadece kayyum Kemal’in imajına zarar vermedi. Aslında çok ama çok daha büyük bir zararı reyizin imajına verdi. Hiç seçim kaybetmeyen, girdiği her seçimden zafer ile çıkan muzaffer komutan imajı da yerle yeksan oldu. Neticede azdan az çoktan çok gider değil mi?
Sonuçta danışıklı dövüşte kazanmak kime ne ifade eder ki?
Bileğinin hakkı ile kazanılmayan bir seçim zafer olabilir mi?
Ben Erdoğan’ın kendi imajının bu şekilde zarar görmesinden çok daha fazla endişelendiğini görüyorum, bu yüzden de kendisini hep bu işlerin dışında göstermeye çalışıyor ama elbette inanan pek kimse yok..
Bu arada kimse fark etmiyor, fark eden varsa da pek konuşmuyor ama Erdoğan bunca yıldır “dava” dediği, “Menderes, Bayar çizgisi” olarak bilinen rotadan da çıkmış bulunmaktadır.
Hoca bunu da nereden çıkardın? Diye sorarsanız:
Cumhuriyet Halk Partisinden istifa edip Demokrat Partiyi kuran Celâl Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan özünde temel hak ve hürriyetlerin genişletilmesini, devlet yönetiminin demokratikleştirilmesini talep ediyordu.
Bu grubun ana talepleri şunlardı:
Türkiye'nin çok partili demokratik sisteme geçmesi.
Kanunların ve uygulamaların Anayasa'nın ruhuna ve demokrasi ilkelerine uygun hale getirilmesi.
Cumhurbaşkanlığı ve parti genel başkanlığı makamlarının birbirinden ayrılması.
Seçimlerin tek dereceli ve serbest yapılması.
Vatandaşların siyasi hak ve hürriyetlerinin önündeki engellerin kaldırılması.
Üniversitelere idari ve bilimsel özerklik tanınması.
Bugün yapılan operasyonlar yukarıdaki taleplerin hepsine de aykırı değil midir?
Peki, bu Menderes, Bayar ve DP rotasından çıkmak olmuyor mu?
Murat Sururi ÖZBÜLBÜL
Yeni çağ
🔴Cumhuriyet yazdı, Meclis harekete geçti!
Yurt dışına hiç çıkmadan sahte denklik belgesiyle Tıp ve Hukuk bitiren 419 kişi hakkında CHP'li Kayıhan Pala, Bakan Yusuf Tekin'e sordu:
"Şu an aktif olarak çalışan sahte diplomalı kaç hekim ve avukat var?"
DETAYLAR:
https://t.co/Ik3Bhmyuw2
CB danışmanı şöyle dedi; "Erdoğan'ın CB ihtiyacı yok ama Türkiye'nin bir kez daha Erdoğan'a ihtiyacı var"
Kibre bakar mısınız?
Bulunmaz Hint kumaşı mübarek.
Tam tersi memleketin hem de uzunca bir süre Erdoğansız, AKP'siz, muhafazakârsız (iktidar) dönemine ihtiyacı var.
Özgür Çelik: "Sanki bir OHAL döneminde bir OHAL valisi gibi 'bunu buraya aldım' gibi uygulamalarla CHP dizayn edilemez.
Buraya geçen yıl 5 bin polisin arkasına saklanarak geldiler. Geçtiğimiz ay genel merkeze plastik mermilerle, gaz bombalarıyla girdiler.
Mahkeme kararlarının arkasına saklanarak parti teamüllerini yok sayanlar 'Saray ittifakının' parçası olarak CHP'nin birliğini bütünlüğünü bozmaya çalışıyorlar. "
Kimlik numaram.
Adreslerim.
Plakam.
Taşınmazlarım. Hatta kullandığım ilaçları biliyorlar.
Arayan dolandırıcı neleri biliyor diye merak ettim, biraz konuştum. Rezalet !
Pişkin pişkin inkâr eden siyasileri değil, bu skandalın hesabını verecek sorumluları görmek istiyorum.
Özgür Çelik, ana akım siyasette epey istisnai sayılacak, inanılmaz güven veren bir siyasetçi. Çok etkileyici bir duruşu var özellikle 19 Mart’tan beri.
Millî Eğitim Bakanlığı "eğitimde işbirliği" adı altında 10 tanesi tarikat ve cemaat olarak nitelendirilen yapılarla antlaşma imzalanarak
üniversite mezunu olmayan tarikat kontenjanından feto örneğinde olduğu gibi okul müdürü sınıf öğretmeni atamaları yapılmıştır ,