MÜSİAD İnşaat ve Yapı Malzemeleri Sektör Kurulu tarafından düzenlenen
“Türkiye’den Küresel Sahneye: Sahadan Gerçek Hikayeler, Kazandıran Stratejiler” programı, yoğun katılım ve güçlü içerikle başarıyla gerçekleştirildi.
#MÜSİAD#İnşaat#İhracat#YurtDışıProjeler#Finans
MÜSİAD İnşaat ve Yapı Malzemeleri Sektör Kurulu tarafından düzenlenen “Tedarikçi Günleri” programı, MÜSİAD Genel Merkez’de yoğun katılımla gerçekleştirildi.
MÜSİAD İnşaat ve Yapı Malzemeleri Sektör Kurulu tarafından düzenlenen “Tedarikçi Günleri” programı, 16 Nisan 2026 tarihinde MÜSİAD Genel Merkez’de yoğun katılımla gerçekleştirildi.
Program kapsamında satın alma tarafında 47 firma yer alırken, tedarikçi tarafında yaklaşık 500 kişi katılım sağladı. Gün boyunca gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde toplamda 3.000 civarında B2B görüşme yapıldı.
🔗 Detaylar için: https://t.co/sCnTnmsWuG
MÜSİAD İnşaat ve Yapı Malzemeleri Sektör Kurulu olarak Ramazan’ın bereketini aynı sofrada paylaştık. İftar sonrası yaptığımız istişare toplantımızla, sektörümüzün geleceği için fikir üreten tüm dostlarımıza teşekkür ederim.
Birliğimiz bereketimizdir.
#MÜSİAD#İnşaat#ramazan
Türkiye @isbankasi 'nın iştiraklerinden biri olan ve demir çelik piyasasında alım satım işlemlerini online platforma taşımak amacıyla Nisan 2023'te lansmanı gerçekleştirilen @proemtia nın Satış ve İş Geliştirme Direktörü @NYalt Bey, ofisimizi ziyaret etti.
İnsanların alışveriş alışkanlıklarının değiştiği bu dönemde, kurumların taleplerini daha hızlı ve uygun fiyatlarla karşılamak için teklif alma alışkanlıklarının da zamanla online platformlara kayacağına inanıyorum. Bu nedenle, #AYES olarak çelik hasır konusunda proemtia’nın ilk tedarikçisi olarak yerimizi almıştık.
Yeni neslin karar verici konuma geçmesiyle birlikte, bu tür platformların hayatımızın merkezinde olacağı öngörüyorum.
Nedim Yalt ile sektörel değerlendirmeler ve ekonomik gelişmeler hakkında kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdik.
Yıllar önce okuduğum #UluslarınDüşüşü isimli kitapta, ekonomik başarı ve başarısızlıkların temelinde yatan etkenleri, özellikle kapsayıcı ve dışlayıcı unsurları çok iyi ele almış ve herkesin anlayabileceği seviyede anlatan bir eser olduğu için çok dikkatimi çekmişti.
2024 yılı #Nobel Ekonomi Bilimleri Ödülü, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından “Kurumların nasıl şekillendiği ve bu kurumların refah üzerindeki etkilerini araştıran çalışmaları” nedeniyle Sayın #DaronAcemoğlu, #SimonJohnson ve #JamesRobinson’a laik görüldü.
Ödül Komitesi Başkanı Jakob Svensson, ödül hakkında yaptığı açıklamada dikkatimi çekti açıklama şu şekilde:
“Ülkeler arasındaki büyük gelir farklılıklarını azaltmak, çağımızın en önemli zorluklarından biridir. Ödül sahipleri, bu hedefe ulaşmada toplumsal kurumların kritik rolünü etkileyici bir şekilde ortaya koymuşlardır.”
Ulusların Düşüşü kitabının yazarlarından @DAcemogluMIT, Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazanmasından dolayı tebrik ederim.
#Ayes olarak katıldığımız #İşBankası tarafından düzenlenen ve #Proemtia’nın Satış ve İş Geliştirme Direktörü @NYalt beyin misafiri olarak katıldığımız “#YüzyılınBuluşması” etkinliğinde, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Sosyal Bilimler Büyük Ödülü sahibi, 1993 yılından bu yana akademik kariyerine ABD'deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde (MIT) devam eden ve 2000 yılında ekonomi profesörü, 2019 yılında ise enstitü profesörü unvanına layık görülen Prof. Dr. Daron Acemoğlu’nun konuşmasındaki ana başlıkları sizlerle paylaşmak isterim.
Prof. Dr. Acemoğlu’nun konuşmasında, Türkiye’nin geleceği açısından önemli stratejik unsurlara dikkat çekerek özellikle altı temel eğilime işaret ederek Türkiye'nin bu alanlarda hazırlık yapmaması halinde gelecekte ciddi sorunlarla karşılaşabileceğini belirtmiştir. Bu eğilimler şunlardır:
1- Teknolojik dönüşüm
2- Yapay zeka
3- İklim değişikliği
4- Nüfus yaşlanması
5- Küreselleşme
6- Demografik yapıdaki değişiklikler.
Teknolojik Dönüşüm ve Yapay Zeka: Prof. Dr. Acemoğlu, teknolojik yeniliklerin hızla ivme kazandığı bir dönemde Türkiye'nin bu alandaki treni kaçırma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle yapay zekâya hazırlıksız olunması, Türkiye'nin küresel rekabette geri kalmasına neden olabilir. Dijitalleşme ve yapay zekâ yatırımlarının artırılması, bu bağlamda stratejik bir öncelik olarak ele alınmalıdır.
Nüfusun Yaşlanması: Türkiye’nin genç bir nüfusa sahip olmasına rağmen, önümüzdeki 50-60 yıl içerisinde Güney Kore düzeyine benzer şekilde yaşlanan bir topluma dönüşeceğine işaret edilmiştir. Nüfusun demografik yapısındaki bu değişim, ekonomide iş gücü piyasalarını ve sosyal güvenlik sistemlerini etkileyecektir. Bu nedenle, uzun vadeli planlama ve stratejik yatırımların yapılması gerektiği belirtilmiştir.
İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik: Türkiye'nin iklim değişikliği konusunda hem ulusal hem de uluslararası alanda liderlik yapabilecek potansiyele sahip olduğu ifade edilmiştir. Ancak, şu anki duruma bakıldığında bu alanda yeterli yatırım ve politikaların bulunmadığına dikkat çekilmiştir. İklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için Türkiye'nin daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Sonuç olarak, Türkiye’nin bu kritik alanlarda adım atması gerektiği ve özellikle önümüzdeki 10-15 yıllık dönemin stratejik önem taşıdığına vurgu yapılmıştır. Bu fırsat penceresi içerisinde doğru politikaların uygulanmaması, uzun vadede ekonomik büyüme ve kalkınma hedeflerinde sapmalara yol açabileceğine işaret çekmiştir.
Prof. Dr. Daron ACEMOĞLU
“Türkiye’nin en büyük çelik hasır firması olarak, sektördeki uluslararası çelik kalite standartlarını ve yenilikleri ülkemize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz.”
Mesnet Sehpalarının Firmalara Sağladığı Avantajlar:
•Maliyetleri azaltır. (Bu konu hakkında daha detaylı bilgi için teknik ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.)
•Uygulama süresini kısaltarak zaman tasarrufu sağlar.
•İş güvenliği ve malzeme verimliliğinde artış sağlar.
Rashid (Reşit) Taşı - Rosetta Taşı
Kral Ptolemaios V Fermanı
Bu taşın benim için anlamı çok büyük. Hayatımda özel bir yeri olan ve bir medeniyeti anlamamıza ışık tutan bu eşsiz eserin orijinali şu anda İngiltere müzesinde ( #Britishmuseum ) sergileniyor. Mısır müzesinde ise sadece bir kopyası var.
Eski Mısır’da kullanılan hiyeroglifler ve demotik yazılar uzun süre sadece sembollerden ibaret sanılıyordu. Bu sembollerin gerçek anlamı çözülemediği için bir medeniyetin yönetim yapısı, kültürü, sosyolojisi, felsefesi ve yaşam tarzı tam olarak anlaşılmıyordu.
Ancak Rashid kasabasında tesadüfen bulunan #Rosetta Taşı, bu durumu değiştirdi. Üzerinde 3 farklı dilde yazılmış metinler bulunuyor. Bu metinler, MÖ 196 yılında Ptolemaios V tarafından yayınlanan bir fermanı içeriyor. Ferman, kralın tahta çıkışını kutlamak, onun yaptığı iyilikler ve reformları duyurmak amacıyla yazılmıştı. Aynı zamanda tapınaklara vergi indirimleri, din adamlarının ayrıcalıkları ve halkın memnuniyetine dair maddeler de bulunuyor.
Rahipler, bu fermanın tapınaklarda ve diğer kamusal alanlarda;
1- Hiyeroglif
2- Demotik
3- Eski Yunanca
dillerinde yazılı olarak sergilenmesini, böylece herkesin okuyup anlamasını sağladılar.
Taşa işlenen metin, Eski Yunanca’nın bilinmesi sayesinde diğer iki dilin de çözülmesini sağladı ve bu sayede Mısır tarihi çok daha iyi anlaşılmaya başlandı.
Bugün yaptığımız bir işin yıllar sonra ne gibi etkiler ortaya çıkaracağını kimse bilemez. Rosetta Taşı, bunun en güzel örneklerinden biri.
Bu yüzden benim için çok kıymetli.
#Ayes olarak katıldığımız #İşBankası tarafından düzenlenen ve #Proemtia’nın Satış ve İş Geliştirme Direktörü @NYalt beyin misafiri olarak katıldığımız “#YüzyılınBuluşması” etkinliğinde, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Sosyal Bilimler Büyük Ödülü sahibi, 1993 yılından bu yana akademik kariyerine ABD'deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde (MIT) devam eden ve 2000 yılında ekonomi profesörü, 2019 yılında ise enstitü profesörü unvanına layık görülen Prof. Dr. Daron Acemoğlu’nun konuşmasındaki ana başlıkları sizlerle paylaşmak isterim.
Prof. Dr. Acemoğlu’nun konuşmasında, Türkiye’nin geleceği açısından önemli stratejik unsurlara dikkat çekerek özellikle altı temel eğilime işaret ederek Türkiye'nin bu alanlarda hazırlık yapmaması halinde gelecekte ciddi sorunlarla karşılaşabileceğini belirtmiştir. Bu eğilimler şunlardır:
1- Teknolojik dönüşüm
2- Yapay zeka
3- İklim değişikliği
4- Nüfus yaşlanması
5- Küreselleşme
6- Demografik yapıdaki değişiklikler.
Teknolojik Dönüşüm ve Yapay Zeka: Prof. Dr. Acemoğlu, teknolojik yeniliklerin hızla ivme kazandığı bir dönemde Türkiye'nin bu alandaki treni kaçırma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle yapay zekâya hazırlıksız olunması, Türkiye'nin küresel rekabette geri kalmasına neden olabilir. Dijitalleşme ve yapay zekâ yatırımlarının artırılması, bu bağlamda stratejik bir öncelik olarak ele alınmalıdır.
Nüfusun Yaşlanması: Türkiye’nin genç bir nüfusa sahip olmasına rağmen, önümüzdeki 50-60 yıl içerisinde Güney Kore düzeyine benzer şekilde yaşlanan bir topluma dönüşeceğine işaret edilmiştir. Nüfusun demografik yapısındaki bu değişim, ekonomide iş gücü piyasalarını ve sosyal güvenlik sistemlerini etkileyecektir. Bu nedenle, uzun vadeli planlama ve stratejik yatırımların yapılması gerektiği belirtilmiştir.
İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik: Türkiye'nin iklim değişikliği konusunda hem ulusal hem de uluslararası alanda liderlik yapabilecek potansiyele sahip olduğu ifade edilmiştir. Ancak, şu anki duruma bakıldığında bu alanda yeterli yatırım ve politikaların bulunmadığına dikkat çekilmiştir. İklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için Türkiye'nin daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Sonuç olarak, Türkiye’nin bu kritik alanlarda adım atması gerektiği ve özellikle önümüzdeki 10-15 yıllık dönemin stratejik önem taşıdığına vurgu yapılmıştır. Bu fırsat penceresi içerisinde doğru politikaların uygulanmaması, uzun vadede ekonomik büyüme ve kalkınma hedeflerinde sapmalara yol açabileceğine işaret çekmiştir.
Prof. Dr. Daron ACEMOĞLU
Ayes Çelik Sanayi A.Ş. olarak, 28 Eylül tarihinde gerçekleştirdiğimiz ilk 6 Aylık Yönetim Gözden Geçirme (YGG) toplantımızı başarıyla tamamladık. Toplantı süresince, yılın ilk yarısında gösterdiğimiz performans detaylı bir şekilde değerlendirildi. #ayesçelik#çelikhasır#demir
#Ayes bünyesinde düzenlenen Yönetim Gözden Geçirme (YGG) toplantısında, tüm birim amirleri kendi sorumluluk alanlarıyla ilgili hedefleri doğrultusunda sunumlar gerçekleştirdiler. Toplantıda, hedeflere ulaşma, hedeflerin gerisinde kalma veya hedeflerin üzerinde performans gösterme durumları ele alındı; bu süreçlerde karşılaşılan engeller ve sorunlar yönetimle paylaşıldı.
Yönetim Kurulu olarak, belirlediğimiz hedeflere ulaşılması için profesyonel ekibimize sunduğumuz yol haritasını, günümüz ekonomik koşullarına uygun hali aktarıldı. Bu doğrultuda, şirketimizin #çelik hasır ile birlikte daha katma değerli yan ürünler alanındaki çalışmalarını artırarak, piyasa koşullarına uygun yeni stratejiler üzerinde heyecanla çalışmaya devam ettiğimizi paylaştık.
2024 yılında uygulanan sıkı para politikası sebebiyle azalan talep ve atıl kapasite kullanım oranları, bu senenin zorlu geçeceğinin sinyallerini vermektedir. Ancak, pazar şartlarının iyileşmesiyle birlikte, altyapımız ve geniş ürün yelpazemizle doğacak taleplere tam kadro cevap vermeye hazırız. Türkiye’nin en büyük #çelikhasır üreticisi olmanın gururunu taşıyor ve bu konumumuzu daha da pekiştirmek için daha katma değerli ürünlerle büyüme hedeflerimize hız kesmeden devam edeceğiz.
Toplantıda sunum yapan, değerli fikirleriyle şirketimizin gelişimine katkı sağlayan ve katılım gösteren tüm ekip arkadaşlarımıza içten teşekkürlerimizi sunarım.
#Batimat Uluslararası Yapı ve İnşaat Fuarı'na katılacağız. Değerli iş ortaklarımızı standımıza davet ediyor ve yeni iş birliğimizi geliştirmek adına sektördeki firmalarının değerli temsilcilerini görmekten memnuniyet duyacağız.
#Ayes olarak, marka değerimizi yükseltmek, piyasa bilinirliğimizi uluslararası arenaya taşımak, ihracat hacmimizi artırmak ve yeni müşteri portföyler edinmek amacıyla Paris'te düzenlenecek olan
#Ayes olarak, kapasite yönetiminde dikkate aldığımız bazı başlıkları paylaştım ve bunlarla ilgili teorik bilgileri tartışmanın yanı sıra, bu bilgileri sahada uygulayabilecek yetkin ve nitelikli bir ekibe sahip olmanın en önemli başarı faktörlerinden biri olduğuna inanıyoruz.
Fabrika Kapasiteleri Nasıl Yönetilmeli?
Volkswagen gibi dev bir otomotiv üreticisinin, Almanya’daki fabrikasını maliyet artışları nedeniyle kapatmayı düşünmesi, sanayi sektöründe oldukça dikkat çekici bir durum. Bu karar, sadece otomobil üretimini değil,
· Kalite Felsefesi: Çalışanlarımıza sürekli kalite bilincini aşılamalıyız. #Üretim sürecimizin her aşamasında kaliteye odaklanarak, hem şirket içi hem de ülke genelinde kalite standartlarını benimsemeliyiz.