Çözüm esaret değil, Dijital Hayvanat Bahçesi
Kaplanı özgürce ormanda görmek mi, kafeste ileri geri adımlarken izlemek mi gerçek bağ kurdurur? Ankara Büyükşehir Belediyesi, hayvanları esir tutmak yerine 2024’te kurduğu Dijital Hayvanat Bahçesi ile özgürlüğü ve etiği seçmeli. @mansuryavas06@ankarabbld@akglgkc haberi.
https://t.co/f60CW4Hn6u
#HayvanatBahçesiniAçma
Bir kaç ay önce zimmetine para geçirmekten şikayet edip yakalattığı ve belediyeden uzaklaştırdığı bir eski belediye çalışanın yalan ifadeleriyle ile tutuklandı. Ve o kişi aynı operasyonda gözaltına alınıp serbest bırakıldı
“Sokak sadece ‘çocuklara güvenli’ ya da ‘hayvanlara güvenli’ diye ikiye ayırarak düşünülemez”
Çocuk Hakları Savunucusu Efsun Sertoğlu’na göre çocukların hayvan beden dilini ve sınırlarını öğrenmesi kıymetlidir; ancak güvenli kentler kurma sorumluluğu çocukların omuzlarına yüklenemez.
@akglgkc 'ün haberi.
https://t.co/07DtKsKePO
“Sokakları bağ kurarak ve sorumluluk alarak güvenli kılacağız”
Çocuk Hakları Savunucusu Hatice Kapusuz, “çocuklar mı, hayvanlar mı?” ikiliğinin kamu idaresindeki ihmalleri örtbas etmek için kullanılan politik bir manevra olduğunu vurguluyor. @hatcakap@akglgkc 'ün haberi.
https://t.co/qYMGpfe92M
#KatliamYasasıİkiYıldırÖldürüyor
Ben Derin Deniz. 2,5 yıldır hamileyken bile eşimden şiddet gördüm. Son olayda bebeğimi kucağımdan zorla aldılar. Eşim beni yatağa fırlatıp defalarca yumrukladı, kaşım patlayınca durdu. Küçük kızımın önünde canıma kastedildi. Ölmek istemiyorum, sesimi duyun! #DerinDenizinSesiyiz
Sokaklarda ne değişti: Gönüllüler anlatıyor
Yasanın ikinci yılında mahalle gönüllüleri, sokakta yaşayan hayvanların kayboluşunu, barınaklara dair belirsizliği, belediyelerden bilgi alamamayı ve cezasızlıkla büyüyen şiddeti anlatıyor: “Komşularımızı kaybettik. @aslialpar 'ın haberine @aahsocute 'un illüstrasyonu eşlik ediyor.
https://t.co/xKdjyavPQk
#KatliamYasası2YıldırHayvanlarıÖldürüyor
Kadına yönelik şiddetin binbir türlü veçhesinden biri... Kadın sünneti...
"Kadın dayanışması yaşatır" sözü ve eylemi neden önemli? sorusunun da yanıtı aynı zamanda.
“90 bin kapasiteli barınaklarla 4 milyon hayvanı hapsetmek lojistik bir illüzyon”
Veteriner Hekim İlkyaz Yalçın’a göre Katliam Yasası’ndan dönmek hâlâ mümkün. Ancak bunun yolu tecrit, toplama ya da öldürme değil; kent-yaban sınırını koruyacak acil bir kitlesel kısırlaştırma seferberliği başlatmak ve sokaktaki popülasyonu sürekli besleyen ticari üretim kaynaklarını tamamen kurutmak.
@akglgkc 'ün haberi.
@yasamdanyanavet
https://t.co/LK2annRDHD
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
deniz göktaş 6 yaşındaki kızını müridiyle evlendiren bir tarikat lideri olsaydı geçen hafta tahliye olacaktı. emeği geçen yetkililere teşekkür edecekti. islamcı camia tarafından coşkuyla karşılanacaktı. dini değerlerle uyumu tescil edilmiş olacaktı. geçen hafta böyle oldu çünkü.
Kuğulu’dan yuvaya: Pativista’dan yuvalandırma krizine yerel çözüm
Dünya genelinde 346 milyon evsiz evcil hayvan bulunurken, barınaklardan yuvalandırma yetersiz kalıyor. ABD’de mobil araçlarla getirilen alternatif çözümler, Ankara’da Pativista’nın Kuğulu Park’taki pazar buluşmaları ile yerel bir karşılık buluyor.
Gökçe Akgöl’ün haberi. @akglgkc@pativistankara
https://t.co/CRDXCRjWgs
Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Kadriye Mahallesi’nde yaşayan 16 yaşındaki Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) öğrencisi Yasemin Bolat'tan 28 Mayıs Perşembe gününden beri haber alınamıyor.
Sevgili okurlarımız,
Bugün sizlerle “Seni Altında Bulduğum Şarkılar” etrafında çevrim içi bir okur buluşmasında bir araya gelmeyi, toplantı linkini de bu saatlerde sizlerle paylaşmayı planlıyorduk.
Ancak dün ve bugün yaşanan gelişmeler hepimizi derinden üzdü ve sarstı. Böyle bir atmosferde, içimiz bu kadar ağırlaşmışken, edebiyatın etrafında buluşmayı çok istesek de bu buluşmayı hakkıyla yapamayacağımızı hissettik.
Bu nedenle bugünkü okur buluşmamızı ileri bir tarihe erteleme kararı aldık.
Biliyoruz ki bazı günlerde bir araya gelmek, yalnızca konuşmak değil; birbirimize güç vermek, birbirimizi duymak ve birlikte ayakta kalmak anlamına gelir. Biz de en kısa zamanda, daha güçlü, daha umutlu ve birbirimize daha çok tutunarak yeniden buluşacağız.
Anlayışınız, sabrınız ve varlığınız için çok teşekkür ederiz.
Sevgiyle,
atatürk ün partisini kapattıkları gün, tarihin en büyük atatürk düşmanlarından birinin hikayesini anlattıkları dizinin galasını, atatürk kültür merkezinde yapmışlar. anlayamazsın.
Erol Ülker'in hatırlattığı bu tarihi olaya dair bizden de bir muzır katkı:
Riyaset Hilmi Efendi'ye teslim ediliyor
Sosyalist Fırkası reisi İştirakçi namıyla maruf Hilmi Efendi'nin tevkifi üzerine Sosyalist Fırkası'nda yeni intihap yapılarak heyet-i idare tebdil edilmişti. Hilmi Efendi tahliye edildikten sonra icap eden makamata müracaatla fırka intihabatının yolsuzluğunu iddia ve beyan-ı şikayet eylemiş ve fırkanın reüs-ı karında ancak kendisinin bulunabileceğini söylemiştir.
Aldığımız malumata nazaran Dahiliye Nezareti'nce Hilmi Efendi'nin bu müracaatı muvafık görülmüş ve fırka riyasetinin mumileyhe teslimine karar verilerek bu hususta Polis Müdiriyet-i Umumiyesi'ne tebligat-ı lazıme icra edilmiştir.
Bugün fırka riyasetinin Hilmi Efendi'ye devr ü teslimi muamelesi icra edilecektir maahaza fırka nizamnamesinin şekl-i hazırında muhafazası hükümetçe de muvafık görülmediğinden tadili takarrur etmiştir.
Çeviren: Gökçe Akgöl / @akglgkc
Yargı tuşlara bastı: CTRL+Z
Mahkeme kararı bir kurultayı hükümsüz kılabilir; peki bir partinin yaşadığı dönüşümü de geri alabilir mi? CHP’de mutlak butlan kararı, Kılıçdaroğlu’nun olası dönüşünden çok daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor: Dönen lider, aynı partiyle mi karşılaşacak?
https://t.co/azAOOt8Xll
Kayıp olarak aranan Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Zeliha Akkoyun ölü bulundu !
Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Zeliha Akkoyun’dan bir süredir haber alamayan ailesi kayıp başvurusunda bulunmuştu . Maalesef Genç öğrenciden Acı haber geldi . Aslen Ardahan’ın Göle ilçesinden olduğu öğrenilen Zeliha Akkoyun’un cansız bedeni İstanbul Boğazı’nda bulundu.Olayla ilgili soruşturma başlatılırken
kesin ölüm nedeninin Adli Tıp incelemesi sonucu netlik kazanacağı bekleniyor ! 👇@TC_istanbul@istanbul_EGM@universiteusak@usakemniyetmd