Bu sınıfın eyleyicilerinin kendi sınıflarından gelenlerle tanışıp sevgili olma konusunda sorunlar yaşadığını görmekteyiz. Zira burada dindar-geleneksel bir kadın-erkek arkadaşlığı kavrayışı yok. Seküler bir arkadaşlık kavrayışını ödünç olarak kullanmaktadırlar. #MehmetAkifŞen
TED veya Doğa kolejine gidebilecek çocuk mevcut sistemde iyice yoksullaşmış devlet okulunun ortamına adapte olamaz. Mesele kaliteli eğitim değil, çevre ortam. Zaten o veliler de devlet okulu velisiyle anlaşamaz.
@AsliAslina@KaanSekbann En kotu devlet okulu ozelden iyidir. Hele bahcesehir, ted, doga gibi okullardan emin olun iyidir. Not: eski bir bahcesehir koleji ogretmeni.
Huricihan İslamoğlu ile Joe Biden'ın başkanlıktaki ilk yılını konuştuk. Biden dönemi Trump döneminden ne ölçüde ayrışabilir? Huricihan İslamoğlu, sorularımızı 49W için cevapladı:
https://t.co/kOnRi7ICuJ
Yorumlarda soran arkadaşlar olmuş, makalenin tamamına @pasajlardergisi#diningeleceği başlıklı sayısından ulaşılabilir. Online versiyonu yok diye biliyorum. Benim academia’ya eklediğim ise 4 sayfalık bir giriş yazısı.
@sedkaral Muhafazakar erkekler evlenene kadar sekuler kızlarla takılır, sevgili yapar sonra evlenme yaşı gelince muhafazakar bir kız bulur ve sonsuza kadar mutsuz olur.
Meselenin akademik dil olduğuna kesinlikle katılmıyorum. Mesele akademisyenin organik entellektüel olmamasıdır. Araştırma sorusunu sahadan, insanların ihtiyaçlarından değil de akademiden türetmesidir. Sizin de “gayeden” kastınız bu sanırım.
John Green'in İran İslam Devrimi'ni konu alan videosu 3,5 milyondan fazla izlenmiş. İçerikten bağımsız söylüyorum, konuya ilişkin herhangi bir akademik eser, böylesi geniş & çeşitli bir kitleye ulaşamaz.
Akademik üretimin dil & gayesi üzerine ciddi şekilde düşünmek gerekiyor.
Ben üstüme alınmıyorum, Antalya’daki köy evleri çok güzeller. (Lüks değil, 2göz evler, alt katları ahır, ahşap balkonun çatısı da üzümle kaplı olur) İçinde yaşayan kalmadıkça yıkılmış dökülmüş. Fakat insan yaşadığı için sağ kalanlar var. Bu da 90larındaki teyzem.
İspanya, İtalya kırsalındaki evleri görünce çoklukla ilk tepki ‘neden bizim eski köy evlerimiz de korunmamış? Neden eskinin yerine bu çirkin evler yapılmış?’ oluyor. Gerçek şu ki bizim dedelerimizden kalan evler yaşanacak gibi değilmiş. Osmanlı büyük bir kırsal sefaletmiş.
İddialı gelebilir ama benim için şiir de şiir dili de budur… Yıl 62 Mart 28
Prag-Berlin treninde pencerenin yanındayım
Akşam oluyor
Dumanlı ıslak ovaya akşamın yorgun bir kuş gibi inişini severmişim meğer Yaşamın ve aşkın şairi #nazimhikmet120yasinda
Endişeli Muhafazakarlar, Endişeli Laikler… Türkiye’de derin bir sorun olarak “ENDİŞE”. Çünkü kontrolcü bir toplumuz. Türkiye liberal bir topluma evriliyor, yeni nesil ailelerinin korkularını terk etme mücadelesi veriyor. Bu sorun cemaat sorunu değil, kültürel bir kriz.
Bu intihar muhtemelen şöyle yorumlanacak: Enes’in maneviyat eksikliği. Cemaatlerdeki sorun, zaten herkesin öyle yaşaması gerektiği inancı. Bu inanç her türlü müdahaleyi meşrulaştırıyor. Tahammülsüzlük ve köylüce bir korkunun giyotine dönüştüğü açık.
Bu ölümler kadın cinayetleriyle birlikte okunmalı. Geleneğin krizi olarak okunmalı. Köylü zihin (köyde yaşamak zorunda değil) en dirençli zihindir. Alışık olmadığına ve değişime en çok direnen zihindir. Bu sebeple bu mücadele de uzun ve şiddetli olacak.