Sabah ekrana böyle necaset akıttıktan sonra,
Akşam peygamber övgüsüne mazhar sultanın dizisini vererek 'millî ve manevî değerler' bayrağını kimseye kaptırmayacak bu kanal.
Sabah tarihî-ahlakî kodları iğfal edip,
Akşam "günah çıkarma" seansı yapacak Osmanlı dizileriyle.
Kabirlerinden kalksalar yüzlerine tükürecek olan ecdadın romantizmini kasarak reyting avlayacaklar.
Gündüz toplumun ahlakî kolonlarını dinamitleyen kendileri değilmiş gibi;
Gece olunca fetih marşları, kılıç şakırtıları,
Vecde getiren tasavvufî vaazlarla plastik mukaddesatçılık ve naylon hamaset tüccarlığına soyunacaklar.
Sabah parlatılmış stüdyo ışıklarının altında ağlayan çaresiz insanların gözyaşlarından reklam geliri devşirme canavarlığından zerre utanmayanlar;
Akşam ecdadın pâk hatırasını ticarî bir meta hâline getirip,
Seyircinin millî-manevî duygularını coşturarak reyting patlamasıyla holding kasasını dolduran finansal enstrüman olarak kullanacaklar.
Gündüz en mahrem duygularını kaşıyarak toplumun ahlakî dokusunu kanatan aynı kanal;
Gece ekranı gaza naraları, cihad coşkularına boyayarak sabah üzerinden buldozer gibi geçtikleri toplum ahlakında yol açtıkları tahribatı epik bir ecdat makyajıyla örtme telaşına girecekler.
Sabah kuşağında yol açtıkları ahlakî aşınmaya,
Akşam 'yerli ve millî'lik kalkanıyla toplum nezdinde meşruiyet devşirecekler.
Toplumu hassasiyetlerinden tavlamaktan kolay ne var:
Hemen bi din, tarih ve siyaset soslu 'gönül alma' menüsü hazırla akşama.
Toplumun yumuşak karnına dokunarak politik dokunulmazlık zırhı kazan, sabahın çirkefliğini unuttur.
Şanlı tarihimizi tarihsel mirasımızla taban tabana zıt sabahki rezaleti kamufle etmek için bir paravan olarak kullan,
Ekranda reyting malzemesi ettiğin o "şanlı ve temiz" geçmişi,
Gündüzün kirli yayınlarını gizleyen, kapatan bi fondöten gibi istismar et.
Çarkın sorunsuz dönsün.
Bulmuşlar yolunu.
En trajik olansa;
Muhalif seslere sansür sopası kesilen ekran denetim aygıtı,
Ahlakî genetiğin içinden geçen bu gündüz kuşağı rezaletlerine sadece ufak parmak sallamalarla göz yumuyor.
Neden?
Artık yeter !
Elazığ merkeze bağlı Kuşhane Köyü Camii’nde Kur’an-ı Kerimleri ve cami eşyalarını talan ettiler.
Halkın talebi;
Her gün ayrı bir saldırıya uğrayan kutsallarımız derhal kanunla korunmalı ve cezası en üst seviyeden başlamalıdır!
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın baba ocağı Rize ilimize kapsamlı ve verimli bir çalışma ziyareti gerçekleştirdik.
Rize’mizde sunulan adalet hizmetlerinin etkinliğini artırmak üzere şehrimizin ihtiyaçlarını yerinde inceledik, meslektaşlarımızın ve vatandaşlarımızın taleplerini dinledik.
Şehrimizin yöneticileri, yargı teşkilatımızın kıymetli mensupları, gençlerimiz ve kanaat önderlerimizle bir araya gelerek "Türkiye Yüzyılı" vizyonumuz doğrultusunda adli altyapımızı daha modern ve güçlü bir yapıya kavuşturacak adımları istişare ettik.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın liderliğinde; milletimizin huzuru, toplumumuzun refahı ve adaletin tecellisi için var gücümüzle çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Sevda Türküsev:
“Kadınların sokakta bir karış şortla, arkasından lıngır lıngır kalçalar ortada dolaşmasını, içine iç çamaşırı giymeden göğüsleri ortada dolaşan kadınları destekleyenlere şöyle söylüyorum: O zaman erkekler de boxer şortla dolaşsınlar.”
Bu vatan evlatlarını kimse konvoy yaparak, villa vadederek cepheye göndermedi. Onlar da giderken “yatacak yerimiz var mı, yiyecek ekmeğimiz var mı?” diye sormadı. Ne olursa olsun, “Yeter ki vatan sağ olsun” dediler.
A Milli Takım oyuncuları ve TFF yöneticileri, bu şımarık tavırlarınızın niyeti ve maksadı nedir?
Bugün Yusuf Ziya Hoca’nın tahliyesiyle yaşadığımız sevinç bize bir hakikati daha hatırlattı:
Samimiyetle istenen, sabırla beklenen ve ısrarla gündemde tutulan hiçbir hayır gayreti biiznillah zayi olmaz.
Dün hayal gibi görünen bir kavuşma bugün gerçeğe dönüştüyse, Gazze için, mazlumlar için ve ümmetin diğer yaraları için bugün yazılanlar da yarının sevincine dönüşecektir Allah’ın izniyle.
Unutmayalım: Bugünün sevinçleri, dün vazgeçilmeyen mücadelelerin meyvesidir.
Çok şükür Yusuf Ziya hoca serbest bırakılmış...
Bundan sonra adaletin bu tür kumpaslara karşı daha uyanık ve dirençli olması lazım...
İftiraya uğrayan erkek de kadın da korunmalıdır; sadece kadın iftiraya uğramaz, erkek de iftiraya uğrar, ayrımcılık adalet değil, zulümdür.
Yusuf Ziya hoca adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış. Elhamdülillah..
Zora düşen Müslümanı gündem yapmamızın; işin peşini bırakmamamızın önemini anlayalım..
Bu nasıl bir hadsizliktir !
Erdoğan'ın yaptırdığı Marmaray’da, azgın azınlık mensubu dişi bir dinozor Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resminin olduğu tutacağı kırıp Erdoğan’ın fotoğrafını parçaladı.
Bu şarlatan derhal bulup gerekli cezaya çarptırılmalıdır!
İçişleri Bakanlığı görevine başlayan Sayın Mustafa Çiftçi Bakanımızı makamında ziyaret ederek hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirdik.
Cenab-ı Hak, mülki idaredeki tecrübesiyle vatanımıza büyük hizmetler sunacağına inandığımız Sayın Bakanımızın azmini artırsın, yükünü hafifletsin. Devletimizi payidar, milletimizi bahtiyar kılacak hayırlı kararlara imza atmayı nasip etsin. Ömrüne bereket, görevine muvaffakiyetler dilerim.
Konya Bozkır’daki BİMDER Erkek Öğrenci Yurdu'nda bir öğrencinin vahşice darbedildiği skandal görüntüler ortaya çıktı.
Olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatılırken şahsın görevden alındığı öğrenildi.
Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, İstanbul’un fatihi Fatih Sultan Mehmet Han’ın aziz hatırasını yaşatmak amacıyla saygı nöbeti başlatılması çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan; ''Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu'nun devamıdır...
Tarihin ve kaderin üzerimize yüklediği sorumlulukların farkında olarak, Allah nasip ederse, bu kapasiteyi hem içerde hem de dışarıda güçlendirmeye devam edeceğiz.''