30 yaş üzeri insanların ebeveynlerinde gözlemlediğim bir şey var, çocukları 5 yaşındayken, 10 yaşındayken çocuklarıyla o kadar ilgilenmiyorlar. Anneydi, kaynanaydı, komşuydu, mukabeleydi, babaydı, kahveydi vs derken kendi hayatlarını yaşamışlar, çocuk kendi kendine büyüyüp yetişkin olmuş. Çocuk yetişkin olduğunda, 30-35 yaşına geldiğindeyse bu sefer azalan çevreleri, gelişen duyarlılıklarıyla çocuk 5 yaşındayken yapmadıkları ebeveynliği, çocuk 35 yaşındayken yapmaya çalışıyorlar. 5 yaşındaki çocuğu yetiştirirken tabii ki de müdahale edersin, sınırlarsın, ama 35 yaşına gelen çocuğa müdahale etmek artık çatışma alanı açmak demek oluyor.
35 yaşında bir yetişkin, anne baba ona sürekli müdahale ederse ve onlara ağzını açmazsa ayrı bir sorun; eğer anne babalarına sınır çizmeye çalışırsa (hele ki sevgisiyle cezalandırmaya çalışan ve duyguları kırılgan, hassas ebeveynse) ayrı bir sorun. Enteresan bir tablo. Tahminen gelecek nesilde böyle bir ebeveyn modeli de görülmeyecek bu arada.
5 yıldır spor yapan, 9 aydır eğitmenlikle uğraşan biri olarak, sporu hayatımıza oturtmanın tek bir yolu olduğunu söyleyebilirim: Aynı işe gider gibi sporu da sorumluluk bellemek. Nasıl işe gitmeye mecbur hissediyorsan, spora gitmeye de mecbur hissetmen lazım.
Balık burcu etkililerin aşırı abartılan duygu durumlarından midesi bulanıyor bu arada mesela şiir okunması komik geliyor ya da dramatikleştirilen şeylerden uzaklaşıyor onun için hayatın doğal romantik anları ve ufak ama tatlı ya da sadece sana özel denilecek jestler daha önemli
2 gün sonra 40’ı tamamlıyorum yazayım:
başarılı insanlardan tavsiye dinlemeyin. özellikle istemediğiniz tavsiyelere kulak asmayın.
aile her şeydir. istisnalar kaideyi bozmaz.
13,6 milyar yıllık evrende köpek sevmenin, şarkı söylemenin, bisiklete binmenin, sevgilinin yanında osurup eve kurbağa girmiş yaa demenin mümkün olduğu tek yer burası. hobiler edinin ve kısıtlı vaktinizin kıymetini bilin.
depresyon hareketli hedefleri vuramaz, gündelik hareket ve düzgün uyku sizi hiç sanmadığınız kadar dinç tutar.
psikolojik sandığınız sorunların metabolik olma ihtimali vardır, doğru düzgün yemekler yemeye özen gösterin. yemek yapmayı öğrenin.
paranızı biriktirin, düşük riskli uzun vadeli yatırımlar yapmayı öğrenin. ayda 100 lira bile olsa birikim alışkanlığınız olsun. yeter ki o kumbara her ay + yazsın.
nasıl geçmişteki kendimizi hatırlayıp bazı duygulara boğuluyorsak, gelecekteki kendimizi tahayyül etme şansımız da var. iradenizi zorlayan her davranış için gelecekteki kendinizi hayal edin, o davranışı onun için yapın. ona hediye edin. kendini sevmek, tıpkı eş ve sevgiliyi sevmek gibi emek ister.
sigaraya başlamayın. başladıysanız allen carr’ın “sigarayı bırakmanın kolay yolu” kitabını bir defa baştan sona okuyun.
“bu bilgi bana gerçekten lazım mı?” çok kritik bir sorudur. merak ettiğiniz her şeyin önünde bu soruyu bulundurun.
kafanız karışıksa yürüyün. çok doluysa yazın. bomboşsa müzik dinleyin.
3 ayda bir kan testi yaptırın, eksiğiniz neyse üzerine gidin. kışın d vitaminini eksik etmeyin.
bir şey olmaya çalışmayın. huzurlu, kendi halinde bir insan olursanız hayat sizi olmak istediğiniz yerlere yaklaştırır, seçim şansları tanır. şans kapıyı çalınca hazır olun yeter.
bazı şeyler bazen olmaz. yasını tutun, fırtınayı dindirin. kapılar camlar kapalı, dünyadan gizli ağlayın. sonra ya yeniden başlayın, ya da yeni bir şeye başlayın.
affetmeyi öğrenin. anne baba da, okuldaki hoca da, dallamalık yapan sevgili de hayatı ilk defa yaşıyor. sürekli nefretle yaşamak zehri içip başkasının ölmesini beklemek gibidir.
gerekli görürseniz terapi alın, ama bundan kimseye söz etmeyin.
her şeyi doğru düzgün yapmanın yolu iyi yemek, hareket etmek ve düzenli uykudan geçer. bunları halleden gerisini kolayca yürütür.
Yok sırasıyla şu dörtlü.
Mahallenin bıçkın delikanlısı, hak adamı, yiğit Yusuf Miroğlu
Maço sevmiyorum diyenler eğlenceli polis Memoli
Hem okumuş hem derin aşık olsun diyenler Gülbeyaz Kadir
Paraya pula bakmam, benim için her şeyi göze alsın diyenler romantik serseri Ömer'e aşıktı.