Artık kaynaklarımızı teröre değil; eğitime, sanayiye, tarıma, sağlığa, turizme, ekonomik kalkınmaya hasretmek istiyoruz.
Hem iktidar hem Cumhur İttifakı hem de millet olarak bunu mutlaka gerçekleştireceğiz.
Müştereklerimizi büyüterek parlak yarınlara beraberce yürüyeceğiz.
29 Ekim Çarşamba günü Cumhuriyet Bayramımızı milletçe hep birlikte gururla kutladık.
Hem yurdumuz içinden birçok mümtaz şahsiyetin hem de dünyanın dört bir yanından dost ve kardeş ülkelerimizin tebrik ve iyi temennilerini aldık.
Şahsımıza gönderdiği anlamlı hediyeyle Cumhuriyetimizin 102’nci yılını kutlayan Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye, resepsiyonumuza iştirak eden siyasi partilerin genel başkanlarına ve tüm misafirlerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum.
Cumhuriyet tarihinin açık ara en başarılı kadrosu olarak ittifak ortağımız ve milletimizle beraber Cumhuriyetimizin ikinci asrını Türkiye Yüzyılı yapana kadar inşallah durmadan, dinlenmeden çalışmaya devam edeceğiz.
TBMM, ülkenin ve milletin güvenliğini çok yakından ilgilendiren bir oylama yapıyor ama bakıyorsunuz, ülkenin ana muhalefet partisi saçma sapan argümanlarla, kendilerinin bile inanmadığı bahanelerin arkasına saklanarak buna karşı çıkıyor.
Bunu anlamak ve kabul etmek mümkün değil.
Sayın Özel, CHP’nin yanlışlarını düzeltme noktasında iyi bir sınav veremiyor.
Daha önce yaptığı açıklamalar hilafına, ülkenin güvenliğine ve dış politikaya dair hususlarda ne yazık ki yerli ve millî duruş sergileyemiyor.
Meydanlarda atıp tutmayı çok iyi biliyor fakat iş sözlerinin arkasında durmaya gelince nedense aniden çark ediyor, hemen geri vitese takıyor.
Biz eskiden beri CHP’nin tutarsızlıklarına zaten alışığız. Dolayısıyla tezkereye hayır demelerine şaşırmadık.
Ancak siyaset otobanında bu kadar sık şerit ve fikir değiştirmek CHP’ye iyi gelmeyebilir.
Sayın Özel böyle siyaset yapmaya devam ederse endişem odur ki CHP ya hararet yapacak ya dingil kıracak ya da şanzımanı dağıtacaktır.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak kırmızı çizgimiz, bu ülkenin bekasının her şart altında muhafaza ve müdafaasıdır.
Bunun yolu ise hem hudutlarımız içinde hem de sınır ötesinde güvenlik bakımından en küçük bir boşluk bırakılmamasından geçiyor.
Tezkerelerin Terörsüz Türkiye çalışmalarını zorlaştıran değil, tam tersine süreci kolaylaştıran, destekleyen bir adım olarak görülmesinin daha doğru bir yaklaşım olacağına inanıyorum.
Tahriklere aldırmadan, süreci kundaklamaya dönük gizli-açık girişimlere prim vermeden çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.
Dünkü grup toplantısında yaptığı tarihî değerlendirmelerle başta FETÖ’cü alçaklar olmak üzere müfsit ve müflis zihniyetin bütün oyunlarını deşifre eden, bununla kalmayıp kirli heveslerini kursaklarında bırakan Sayın Devlet Bahçeli’ye canıgönülden teşekkür ediyorum.
Sayın Bahçeli’nin de isabetle dikkat çektiği üzere:
“Terörsüz Türkiye, ayağındaki paslı zincirleri kıran muktedir Türkiye’dir.
Terörsüz Türkiye, huzur ve barış içinde yaşayan mutlu Türkiye’dir.
Terörsüz Türkiye, muazzam bir kardeşlik ve kucaklaşma sahnesi olacak muvaffak, muzaffer ve muteber Türkiye’nin nişanesidir.”
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, bulunduğu her yerde barışı, dayanışmayı ve kardeşliği savunmaya devam edecek.
Türk bayrağı, dalgalandığı bütün coğrafyalarda tarih boyunca olduğu gibi daha nice seneler dostlarına güven vermeyi sürdürecek.
1945 yılında her yanı enkaz olan Almanya toparlanırken, iki atom bombası atılmış Japonya ayağa kalkarken, Fransa, İtalya savaşın yaralarını sararken Türkiye 52 yıl boyunca yerinde saydı.
1950-2002 arasındaki o 52 yılda Türkiye çok ağır badireler atlattı, çok ağır bedeller ödedi.
52 yılda Türkiye’de 39 hükûmet kuruldu. Bu, 52 yılda Türkiye’de ortalama her 16 ayda bir hükûmet değişmiş demek.
Hükûmetlerin ömrünün ortalama 16 ay olduğu bir ortamda yol yapamazsınız, okul açamazsınız, hastane inşa edemezsiniz, konut üretemezsiniz; tankın, topun, füzenin, uçağın, millî savaş gemisinin hayalini bile kuramazsınız.
Şimdi bize “tabii ki yapacaksınız, bu sizin göreviniz” diyorlar.
Elbette görevimiz, elbette yapacağız ama lütfen bir sorgulayın…
102 yaşındaki Cumhuriyet Halk Partisi kimi zaman seçimsiz, kimi zaman darbeyle, kimi zaman koalisyon ortağı olarak hükûmetteydi. Kendisi iktidarda olmadığında fikirleri iktidardaydı. Acaba şu ülkede dikili bir taşları var mı?
Sevgili gençler…
Büyüklerinize sorun, belgeselleri izleyin,
açın arşivden o dönemin gazetelerini okuyun; anarşi, terör, huzursuzluk, belirsizlik, karamsarlık, umutsuzluk dışında hiçbir şey göremeyeceksiniz.
AK Parti’nin daha 15 ay önce kurulmuş olmasına rağmen 3 Kasım seçimlerinde %36 oy oranına ulaşabilmesi, esasen bir isyanın, bir itirazın, bir çığlığın, büyük bir değişim talebinin tezahürüdür.
AK Parti’nin tek başına iktidara gelmesi, açıkçası bir halk devrimi olmuştur. 23 yıl boyunca biz 3 Kasım devrimine sadakatle bağlı kaldık.
23 yıldır her seçimde kazanıyorsak işte bu, 3 Kasım seçim sonuçlarına olan sadakatimizin bir neticesidir.
Yeterli mi? Elbette değil. Daha yapacak çok işimiz var…
Başlattığımız Yeşil Vatan Seferberliği’ne herkesin destek olmasını bekliyorum.
Başta yangınlardan zarar gören ormanlarımız olmak üzere 1 yılda 550 milyon fidan ve tohumu toprakla buluşturmayı hedefliyoruz.
Seferberliğimizin ilk adımı, 11 Kasım Millî Ağaçlandırma Günü olacak.
81 il, 922 ilçede, yediden yetmişe bütün vatandaşlarımızla birlikte fidanlarımızı toprakla buluşturacağız.
13,8 milyonla 2019 yılında kırdığımız bir günde fidan dikme rekorunu bu yıl yine birlikte aşmayı hedefliyoruz.
Gelin hep birlikte Yeşil Vatan’a olan sevgimizi gösterelim, Geleceğe Nefes olalım.
Gazze’de çocukların açlıktan öldüğü barbarlığa dikkat çekmek, Filistinli mazlumlara insani yardım götürmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na yönelik haydutluğu lanetliyorum.
İsrail’in uluslararası sularda seyreden sivillere yönelik düzenlediği bu saldırı, soykırım kadrosunun Gazze’deki insanlık suçlarını gizlemek için nasıl bir cinnet halinde olduğunu bir kere daha ispat etmiştir.
Soykırımcı Netanyahu hükûmetinin bırakın barışın tesis edilmesine, böyle bir ihtimalin yeşermesine dahi tahammülünün olmadığı görülmüştür.
Sumud Filosu, Gazze’deki vahşetin ve İsrail’in katliamcı yüzünün bir kez daha tüm dünyada görülmesini sağlamıştır.
Türkiye, insanlığın ortak vicdanına tercüman olan Sumud Filosu’ndaki tüm umut yolcularının yanındadır.
İlgili birimlerimiz gelişmeleri sahada anbean takip etmekte, aktivistlerin ve vatandaşlarımızın kılına zarar gelmemesi için gerekli tedbirleri almaktadır.
Devlet ve millet olarak önceliğimiz, Gazze’de akan kanın durması, insani yardımların engelsiz bir şekilde mazlumlara ulaştırılmasıdır.
Çok zor şartlarda hayat ve haysiyet mücadelesi veren Filistinli kardeşlerimizi sahipsiz bırakmayacak, ateşkesin tesisi ve sulhüsükûnun hâkim olması için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
AK Parti olarak biz, bir dava ve kadro hareketiyiz.
Bizi bir araya getiren çıkarlarımız değil değerlerimizdir, davamıza olan sadakatimizdir, milletimize olan hizmet sevdamızdır.
Kudüs’ün Fethi’nin 838’inci yıl dönümünde, bu mukaddes şehrin ikinci fatihi Selahaddin Eyyubi’yi ve kahraman askerlerini rahmetle yâd ediyorum.
Hazreti Nebi’nin ve ondan önce gelen peygamberlerin bizlere emaneti olan Kudüs için mücadele etmeyi azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz.
Bu söylemler boşa değil !
Erdoğan: “Kılıç kınından çıkarsa, kelama gerek kalmaz”
Hakan Fidan: “Diplomasinin sonuna geldik, artık söz bitti”
Devlet Bahçeli: “vakit geldi, bedel ödetilmeli”
Yaşar Güler: “Türk Ordusu Hazır”
Gazze’de evler yıkılıyor, hayatlar paramparça oluyor. Masum insanların yuvalarının sistematik olarak yok edilmesini izlemek, insanlığın en büyük sınavıdır.
Barış; kimsenin evinin harabeye dönmediği, çocukların korkuyla değil umutla yaşadığı bir dünya demektir.
Dualarımız, evsiz kalan tüm kardeşlerimizle.
Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında farklı bir klasmana çıkacağız.
ASELSAN tarafından geliştirilen, Çelik Kubbe’nin omurgasını oluşturacak yapay zekâ destekli komuta kontrol yazılımı ile sahadaki yüzlerce hava savunma sistemi tek bir sistem gibi hareket edecek.
#SavunmadaTarihiAdım
Savunma sanayisinde geliştirdiğimiz yüksek teknolojili ürünleri çok daha hızlı, verimli ve yüksek adetlerde üretmemiz şart.
Bugün açılışını yaptığımız 280 milyon dolar değerindeki 14 tesisle üretim kapasitemizi ciddi şekilde artırıyoruz.
#SavunmadaTarihiAdım
Bugün ASELSAN’ın 2’nci 50 yılına yakışacak dev bir yerleşkenin temelini attık.
Oğulbey Teknoloji Üssü, 1,5 milyar dolarlık yatırım büyüklüğü ile son yılların en büyük sanayi yatırımlarından biri olacaktır.
#SavunmadaTarihiAdım