Selimiye Camii, Osmanlı süsleme sanatlarının taş, kalemişi, çini ve ahşap işçiliğini bütüncül bir estetik anlayışla bir araya getiren nadide bir başyapıttır.
Klasik dönem sanatının zirve örneklerinden olan bu eşsiz eser, restorasyon sürecinin ardından yeniden ibadete açılarak hem kültürel mirasımızın sürekliliğini hem de Osmanlı estetik anlayışının ihtişamını bir kez daha görünür kılmaktadır.
Fotoğraflar: Pbase
Suriyeli çok iyi taş ustaları, oymacılar var ancak bu beyefendi sanatkâr değil. Sanatkâr olsa dahi herhangi bir esere bilimsel bir araştırma, analiz yapmadan ve ilgili kurumların izni, onayı olmadan yaklaşmıyoruz. Diyarbakır'da 1988 yılından itibaren Koruma Kurulu'nun Müdürlüğü var. Çeşme bazalt değil, taraklı sıvalı ama 1970'li yılların estetiği var. Muhtemelen araştırılsa tescilli eser olmadığı da ortaya çıkar. Ancak yapılan niteliksiz uygulamayla bir Diyarbakır ustasının, bir dönemin izi kayboldu, baninin kitabesi kapatıldı. İşleyişini de algılayamadığı için çeşmenin teknesini çimento ile doldurdu.
Bursa Ulu Cami minberini 1960-70 li yıllarda, cami cemaati sevap kazanmak için yağlıboya ile yeşile boyamıştı. Günümüze gelene kadar bu müdahaleler olabildiğince azaldı. İlgi görmek, sevilmek veya herhangi bir sebeple sivillerin eserlere yaklaşmasını uygun bulmuyorum. Hangi eserin tescilli olup olmadığını bilemeyebilirler. Bu uygulamalar izinsiz olmamalı.
İznik Yeşil Cami'nin en hoş parçalarından biri de son cemaat yerindeki mermer korkuluk şebekeleri. Kare, altıgen, sekiz köşeli yıldız gibi motiflerin yoğunlukta olduğu geometrik kompozisyonlar zaten harikayken palmet ve rum bezemeli bordürlerle daha etkileyici hâle getirilmişler.
Orta çağ el yazmalarında bölüm başlarındaki ilk harfler kırmızı boyalıdır. Bu renkler (kırmızı kurşun tozu) ile yapılan miniatura adlı tezhipten gelmekte ve “sülüğenle boyanmış” anlamı taşımaktadır.
*Osmanlı resim sanatında minyatür sözcüğün çıkış kelimesi aslında buradan gelir.
Kimi gider papaz görür, kimi gider şeytan görür! Sen insanlara akıl fikir ver Allah’ım. Koskoca Ecdat bilmemiş, görmemiş, etmemiş bizim nesil bilmiş, görmüş, etmiş.. Bu düşünce içinde olan insanlara söyleyecek söz bulamıyorum. Sadece Kültürel Mirasımızı rahat bırakın yeter!
UFO’lar tekrar gündem olmuşken
500 yıl önce Osmanlı döneminde resmedilen bir eserde UFO algısını yansıtan bir tasvir vardır. 🛸
Video kayıt: Prof. Dr. Bahattin Yaman
Seslendiren: Naçizane ben 🌝
Video tamamı: https://t.co/srAWhj6noy