Bu kitabın ilkokulda işi nedir?
Okullarda bunca acı yaşanırken, hiç mi denetim yok?
Bu nasıl sorumsuzluk?
Karabük’ten Mummer Bey gönderdi görselleri…
İlkokula giden çocuğuna okuması için verilmiş bu kitap. Genelde çocuğu okur, o dinlermiş…
Dehşete düşmüş dinlerken…
Özgür Özel'den Mahinur Özdemir Göktaş'a: Kendi ailene gösterdiğin hassasiyeti göster bakalım bizim ailelere!
"Mahinur Hanım, 'Senin baban incindi, ellerinden öperim.'
Ekrem İmamoğlu'nun 85 yaşında babasına 'Senin oğlun hırsız' deyip, evine gelip bahçesini kazıp kasa aradılar. Ekrem Başkan'ın babası Hasan amcanın evindeki kuyuya inip kasa, para, altın aradılar. Ona konu, komşu, eş, dost önünde 'Hırsız oğlun geldi, parayı senin bahçene gömdü' dediler. Hiçbir şey çıkmadı. Sen aileden sorumlusun, Hasan amcadan özür dilediniz mi?
Hadi bakalım Aileden Sorumlu Bakan, kendi ailene gösterdiğin hassasiyeti göster bakalım bizim ailelere!"
Berna Laçin, içinde hakaret ve iftira olmayan bir siyasi transferi, içinde hakaret ve iftira olmadan, kendi penceresinden gördüğü bir espriyle tanımladığı için, halkı kin ve düşmanlığa sevketme suçu işlediği iddiasıyla savcılık tarafından ifade vermeye çağrılacakmış...
455,000 yurttaşımızı yaklaşık 2 milyar lira dolandırdığnı, para iadesi yaparak kabul eden Fatma Betül ve kocası ise, ellerinde kalan 310,000,000 liranın keyfini evlerinde yaşarken, halen ifade vermeye bile davet edilmiyor...
Çok çok üzgünüm, sevdiğim yakından tanıdığım, ülkesini çok seven akıllı, dürüst bir insan Berna. Yapmayın artık şunu, hiç faydası yok. Suç böyle bir şey değil…
Çok acı çok!
Bugün Başakşehir’deki okul saldırısında vefat eden öğrencimizin İBB çalışanı bir yol arkadaşımızın kızı olduğunu üzülerek öğrendim.
Kızımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve İBB ailemize başsağlığı, yaralı öğrencilerimize acil şifalar diliyorum.
Çocuklarını koruyamayan bir ülkeye dönüşmemizin sorumluları koltuklarında oturmaya devam ediyor ne yazık ki!
Kendinize gelin, önlem alın! Çocuklarımız bizim göz bebeğimiz; bakmaya bile kıyamadığımız evlatlarımızı toprağa vermeyelim artık.
Şimdiden söyleyeyim:
455.758 fon vurgunu mağduruna hazineden 1 kuruş bile ödenmesini bir yurttaş olarak kabul etmiyorum.
Vurgunu kimler yaptıysa, bu paralar onlardan tahsil edilip ödenmelidir.
Eğer yurttaşların vergisinden 1 kuruş ödenirse, hakkımı helal etmiyorum..!
Biz gazeteciler bu halkı asla terk etmedik. Halk bunun farkında mı bilmiyorum...
Bizim hücrede boyun eğmemizi bekleyenler boşa bekliyor. Namık Kemal'den gelen bir geleneğimiz var. Bu ülkenin aydınları, gazetecileri ve yazarları bu ülkeyi hiç terketmedi.
#merdanyanardağaözgürlük
Şule Aydın, Akp’li fondaşların içinden geçmiş
*Nihat Zeybekçi, faiz hassasiyeti olduğundan parasını Fona yatırmış
*1 koyup 1.000 alırken günah olmuyor da faiz alırken günah oluyormuş
*Ekonomik abdesti bozulmamış hamdolsun
*İnanılmaz serveti ortaya çıkan Fatma Betül Sayan’ı da Whatsapp grubundan çıkarmışlar öf ya mağduriyete bak
Bu bir bedduadır!
Allah, ailelere uzanan bu zulmü yapanları aileleriyle sınasın!
Mehmet Pehlivan:
Sevk edilmeseydim, ayda yalnızca bir kez açık görüşte kavuşabildiğim kızımı görecektim. Sevkin özellikle gece yarısı, apar topar yapılmasının amacı bu muydu? Kızımı görmemi engellemek, canımı acıtmak mı istediniz?
Merakınızı gidereyim: Vurduğunuz yer acıdı.
2 Ekim gecesi, gece yarısı, Çorlu Karatepe Kuyu Tipi Cezaevi’nden yüzlerce kilometre uzaktaki Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne sevk edildim. Bana makul, hukuki ve somut tek bir gerekçe dahi sunulmadı. Bunun yerine yapılanın “rutin bir uygulama” olduğu söylendi.
İnsanları gece yarısı uykularından uyandırıp dakikalar içinde eşyalarını toplatarak yüzlerce kilometre uzağa götürmek ne zamandan beri rutin?
Haftanın dört günü aralıksız devam eden duruşmaların tam ortasında, savunma hakkını fiilen kullanılamaz hale getirecek şekilde başka bir şehre sevk edilmek ne zamandan beri rutin?
Adını doğru koyalım: Bu, rutin bir uygulama değil. Bu eziyettir, zulümdür.
Sevk edilmeseydim, ayda yalnızca bir kez açık görüşte kavuşabildiğim kızımı görecektim. Sevkin özellikle gece yarısı, apar topar yapılmasının amacı bu muydu? Kızımı görmemi engellemek, canımı acıtmak mı istediniz?
Merakınızı gidereyim: Vurduğunuz yer acıdı.
Yargılarken de, kapattığınız cezaevlerinde de adaletin değil, eziyetin ve zulmün peşinden gidiyorsunuz.
Av. Mehmet Pehlivan
Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi