ZİRVE-İ TÜRKİYE..! 🇹🇷
36 ülkenin devlet ve hükümet başkanı...
Sadece Trump'la birlikte gelen 1000 kişilik heyet...
Toplamda on binlerce katılımcı...
Binlerce araç...
Kara ve hava güvenliği için görev yapan yüz binlerce güvenlik personeli...
Ve eey samancı yoldaş!
Ve eey NATO mermer, NATO kafa!
"Hayır, yapma!" dediğin...
"Aksaray", "Kaçak Saray" dediğin...
"Satacağız, yıkacağız." dediğin...
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi olmasaydı...
Dünya çapındaki bu dev organizasyondan alnımızın akıyla çıkabilir miydik?
Batı'nın yıllarca "hasta adam" dediği, ikinci sınıf gördüğü eski Türkiye'den...
Bugün böylesine büyük organizasyonlara ev sahipliği yapan güçlü Türkiye'ye...
Bu büyük değişimin, bu muhteşem gelişimin ve yeni Türkiye imajının dünyada oluşturduğu etkiyi ve gururu yaşayabilir miydik?
Güçlü Türkiye'nin inşasında emeği geçen herkesten Allah razı olsun.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a da ülkemize yaptığı hizmetlerden dolayı Allah hayırlı, sağlıklı ve bereketli ömürler nasip etsin.
#NATOsummit Cumhurbaşkanı Erdoğan F-35 Hükümet Başkanları Zirvesi NATO Devlet Macron Amerikan Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde
TBMM Başkan Vekili Celal Adan:
-"Bir köyde oturan Turgut Efendi diye bir vatandaş, şapkalı bir vatandaş evinin önünde oturuyor. Bir araba geliyor evinin önüne, üç kişi iniyor kravatlı.
Turgut Efendi ayağa kalkıyor, kendilerine yer gösteriyor. Kendisi de karşıdaki bir taburenin üzerine oturuyor. Biri diyor ki, 'Ben valiyim' diyor, 'Bu kaymakam, bu da paşa' diyor, tuğgeneral. 'Biz seni ziyarete geldik Turgut amca' diyor.
Turgut amca da diyor ki, 'Devletin bir sürü işi var, bana haber verseydiniz ben gelirdim' diyor.
'Ya' diyorlar 'Turgut amca, sen bir şehit babasısın. 9 ay evvel evladını kaybettin.' 'Vatan sağ olsun' diyor, ne yapsın şehit babası... 'Ama şehit babası olduğun için de bankaya para yatırıyoruz, onu da çekmemişsin.'
Adam döndü dedi ki;
-'Devletin paraya ihtiyacı var, benim 850 lira gelirim var. O bana yetiyor, karı kocaya yetiyor' dedi.
Şimdi Turgut Efendi'nin olduğu bir ülkede, kim hırsızsa şe.....dir"
https://t.co/x0P6GJIx16
ERDOĞAN’I ÖVDÜM
DİYE ÇILDIRDILAR!..
İÇİMDEN GELDİ, CUMHURBAŞKANI’NIN ÜLKE İÇİN ÖNEMİNİ ANLATTIM VE BANA SALDIRMAYAN KALMADI!.. NE KADAR DA HAKLIYMIŞIM, TÜM OYUNLARI BOZACAĞIM!
⚫️İşte ERDOĞAN'ın Türkiye'yi sarsan YÜZÜK videosu!
* Benim tek servetim bu yüzük.
* Bu yüzükten başka hiçbir servetim yok.
* Eğer ileride bu yüzükten başka servetim olursa bilin ki hırsızlık yapmışımdır'' sözlerini duymak isteyen muhalif Erdoğan düşmanları, bahsettikleri sözlerle ilgili tek bir haber, beyan, görüntü ortaya koyamadıkları için meselenin gerçek yüzünü anlatan bu videoyu da görmezlikten gelip inkar yoluna gidiyor.
ÇÜNKÜ bunları yapan bu utanmaz tayfa;
➡️Kirli siyasetten
➡️Çamur atmaktan
➡️Yalan söylemekten
➡️İftira atmaktan, organize kötülükten besleniyor..!
3 farklı kapıyı deneyip bir türlü kilidi açamayan Yavuz Ağıralioğlu hakkında çok mühim söylemler var.
Yücel Bulut net bilgi olmayan hiçbir şeyi anlatmaz, Muhsin Yazıcıoğlu ile nasıl ayrıldıklarını çok merak ediyorum...
Muhsin Yazıcıoğlu’nun oğlu Furkan Yazıcıoğlu: ‘Dosyamızın Ankara’da, devlet aklıyla ele alınacağına inanıyoruz’
İsmail Güneş’in eşi Yasemin Güneş: ‘Suçlular artık rahat uyuyamayacak’ | Nedim ŞENER Köşe Yazısı - Hürriyet Haberler https://t.co/owwcd3jjGE
Nedim Şener:
Helikopterin uçuş bilgilerini içeren GPS cihazlarını helikopterden söküyorlar!
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasını yürüten polisleri tutuklamayla tehdit ediyorlar! Bu cinayetin üzeri 17 yıl örtüldü!
FETÖ'nün silahı medya, kurşunu ise yalan, iftira ve algı operasyonudur!
FETÖ'cülerde ilke ve omurga yoktur. İsrail gibi hareket ederler!
Siz, FETÖ'cü dediğiniz isimlere CHP listelerinden oy verdiniz; İzmir'de, Ankara'da!
Nedim Şener ile Kritik gdhTv’de Yayında!👇🏼
https://t.co/oxkapJNldm
Süper Haber’den süper soru:
“FETÖ'nün gizli hücreleri var mı?”
Cevap: Olmaz mı….
Hele “renklenmişleri”, Okuyucusu, Yazıcısı; Nurcusu, Menzilcisi, Hak Yolcusu, Süleymancısı ve bunların kılığına girmiş KÖZ’cüsü, milli damarcısı ile FETÖ’cüsü vardır belki… @CNGZER
Ahmet Türk bir konferansta konuşuyor:
“Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum ama kimliğim yok, dilim yok, halkım yok sayılıyor. İşte Kürt sorunu benim.”
Bu ülkede milletvekilliği ve belediye başkanlığı yapmış biri söylüyor bunları.
Son 24 yılda adliye koridorunda Kürtçe savunmadan Kürtçe TV’ye kadar onlarca reform yapılmış, etnik köken ayrımcılığı her yerden sökülüp atılmış, her Kürt kendini özgürce ifade edebilmiş, her makama gelebilmiş, her hizmetten yararlanabilmiş, özetle bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olarak yaşamış ama bu zat kalkmış bölücü bir dille yalan ve kin kusuyor.
Evet.
Kürtler bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır ama eli kanlı teröristler değil.
Kardeşçe hep birlikte yaşarız ama sancınız bu ülkeyi bölmekse, kusura bakmayın, tek çakıl taşı bile sökemezsiniz.
Kendi binasını yıktıran bir müteahhit duymuş muydunuz hiç? Kendisine sunulan olumlu testlere rağmen, bir de kendi binasını kendisi teste sokan? Şanlıurfa’da eşine az rastladığımız bir olay yaşandı.
Ülkenin baş belası Fetö'yü Ak Parti besledi diyenlere izletin bu videoyu.
Eski Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral'dan dinleyelim:
-"İfadesi getirilen ve askeri orijinli, uzatmalı başçavuş bir arkadaşın ifadesi esnasında tesadüfen Fethullah Gülen'in İstanbul'daki bir mafya babasıyla iltisaklı olduğu ve para alışverişinde bulunduğu şeklinde bir paragraflık bir beyan ifadeye geçti.
Bu beyan, ifade medyaya sızınca Emniyet Teşkilatı içerisindeki cemaatin kadroları;
-"Vay, hoca efendinin ismi niye bu ifadeye girdi?" gerekçesiyle aleyhimizde bir kampanyanın içerisine girdiklerini fark ettik.
Dedim, Sayın Başbakanım, bu cemaat aleyhimizde müthiş bir kampanyanın içerisine girdi. Müsaade ederseniz bunun sebebi hikmetinin ne olduğunu anlamak ve bu cemaatin faaliyetleriyle alakalı da devleti bilgilendirmek istiyorum.
Mesut Bey bir duraklama geçirdi ve; -'Sakın ha!' ile başlayan bir cümleyle niyetini bana ifade etti.
Dediler ki: 'Bu konuyla alakalı bir çalışma yaptığını Sayın Ecevit duyarsa hükümeti yıkar. Çünkü Ecevit'in bu cemaate dönük önemli bir beklentisi ve sempatisi var. Bu itibarla bu çalışmayı yapma.' dediler.
Hepsi oradaydı!
2015 yılında Tayyip Erdoğan “Fetö ile mücadelede yalnız olduğumu biliyorum.” diye serzenişte bulunurken
sadece CHP'liler değil, HDP'li Selahattin Demirtaş,
Mithat Sancar ve
Garo Paylan FETÖ medyası kapanmasın diye kanala desteğe gitmişti.
Tarihi ve kültürel bağlarla ayrılmaz bir bütün olduğumuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirdiğimiz temaslarımız kapsamında; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sayın Ziya Öztürkler, Başbakan Sayın Ünal Üstel ve İçişleri Bakanı Sayın Dursun Oğuz ile bir araya geldik.
Görüşmelerimizde; Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki köklü kardeşlik bağlarını, güvenlik alanındaki iş birliğimizi, düzensiz göçle mücadeleyi, kamu düzeninin korunmasına yönelik ortak çalışmalarımızı ve iki ülke arasındaki dayanışmayı daha da güçlendirecek konuları ele aldık.
Ardından Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliğimizi ve Türk Polis İrtibat Ofisimizi ziyaret ederek yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi aldık. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç ile de bir araya gelerek güvenlik alanındaki iş birliğimizi değerlendirdik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin huzuru, güvenliği ve kamu düzeninin korunması için görev yapan tüm personelimize teşekkür ediyorum.
Programımız kapsamında Tarihi Selimiye Camii’ni, Boğaz Şehitliği’ni ve Hazreti Ömer Türbesi’ni de ziyaret ettik. Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ettik.
Anavatan Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağları, ortak tarihimizden aldığı güçle geleceğe emin adımlarla yürümeye devam edecektir. Kıbrıs Türkü’nün huzuru, güvenliği ve refahı için her alanda iş birliğimizi geliştirmeyi sürdüreceğiz.
Biz Rasimpaşa Camii’nde etkinlik dediğimizde; bunun camimizin alt katında bulunan Gençlik Merkezi olduğunu bilenlere, bildiği hâlde konuyu farklı yerlere çekmeye çalışanlara açıkça ifade ediyoruz:
Milli maç yayını cami içinde değil, Rasimpaşa Camii Gençlik Merkezimizde gerçekleştirilecektir.
Gençlerimizin camiyle, kardeşlikle, milli heyecanla ve güzel bir ortamla buluşmasından rahatsız olanların meseleyi saptırma çabası beyhudedir.