Bu Yasin kol denen neydüğü belirsiz hakem Trabzonlu değil mi abi? Trabzonspor hala şampiyonluk yarışının içerisinde değil mi ? Bu maçta Galatasaray'ın olası puan kaybı Trabzonspor'un İşine gelmiyor mu? Yasin kolu derbiye nasıl atarsınız aq. Taşakmı geçiyorsunuz?
Hrant Dink: Şu telefonum benim çaldı. Sivas’ın bilmem ne köyünden, yaşlı bir amca; "Oğul" dedi, "seni söylediler, seni buldum ben " dedi. "Burada bir yaşlı kadın geldi Fransa’dan, bir on gün bura-
larda kaldı, dolandı, durdu sonra Allah’ın rahmetine kavuştu. Biz de aldık onu gömdük. Dua mızı ettik, namazımızı kıldık, gömdük. Ama öğrendik ki, herhal sizlerdendir. Ve seni söylediler, ben de seni buldum, bi bak, araştır, adı soyadı şudur, kimlerdendir, varsa eşi, dostu, akrabası, kızı buyursunlar biz burada onlara yardımcı oluruz eğer cenazeyi alıp götürmek isterlerse, biz gömdük ama, eğer isterlerse alıp götürürler." "Peki amca ben bakarım" dedim. Sivas'lı bir
Efa abim var benim. Hemen ona açtım, "abi soyadı şu", "o" dedi,"in" dedi, "senin şu karşı kaldırımdan geç" dedi, "orada ufak bir kundura, git onlara sor onlar bilir" dedi. Gittim sordum, “böyle birini tanır mısınız" dedim, ya saf bilmem neydi, döndü bana "o benim anam " dedi.
Dedim "senin anan nerde?", "Fransa'da yaşıyor". E dedim "Türkiye’ye gelir mi?", "Abi dedi," Türkiye’ye gelir ama" dedi, "İstanbul'a, bize ya uğrar ya uğramaz" dedi. "Bizim memlekete, Sivas'a gider" dedi. "Doğduğu yere. Bir onbeş gününü orada geçirir" dedi," Orada, köylülerle,
sonra dönüşte bana ya uğrar ya uğramaz, gider". “Bacı böyle böyle" dedim. Bir telefon aldım. Hüngür hüngür ağladı tabi. Neyse yolladım, dedim “gidin". Gittiler, ertesi günü kız telefon açtı. "Abi geldik", "doğru babam, anamdır, bulduk", “peki getiriyor musun?" "Abi ben getirecem de burada bir yaşlı amca var, geldi kulağıma dedi ki", "ne dedi?" Başladı ağlamaya, "ya kızım niye ağlıyorsun", bir panikledim bir şey mi var diye, yaşlı amca aldı "amca ne yaptın kızı?" "Oğul, bir şey yapmadım yavrum, hiçbir şey yok. Ona dedim ki; "kızım, anandır, hakkındır, alırsın gidersin sen bilirsin. Ama bana sorarsan bırak, SU ÇATLAĞINI BULDU!.." "KALSIN!"... Bu cümle beni mahvetti. Ben de oturdum ağladım. SU ÇATLAĞINI BULDU!... O ne laf Yarabbim. O ne edebiyat, o ne dervişlik, o ne Anadolu insanının cümlelerle sayfalarla anlatılamayacak özdeyişi. Geliyor su kendi çatlağını buluyor ve giriyor...
1. Venezuela konusunun; epey çocuksu bir uluslararası hukuka aykırılıkla veya çok bilmiş 3. Dünya Savaşı meraklılarının Çin heyecanıyla değerlendirilmemesi gerekiyor. Konunun temelinde uluslararası iktisat var.
Konu petrol; ama mesele PETROL ARZININ FAZLALIĞI. İnceleyelim.
Levent Gültekin: "Erden Timur'un ifadelerini okudum, neden tutuklandığını gerçekten anlayamadım. Ne şike, ne bahis var. Sadece daire sattığı kişiler sorulmuş. Öyle bir kanıksadık ki, yarın sabah herhangi biri tutuklanabilir ve gerekçesini kimse bilemez."
@bernalacin35_5 Acı olan ne biliyormusunuz? Siz isteseniz arama motoruna yazarak bu bilgiye ulaşabilirsiniz, fakat çamur at izi kalsın demek işinize geliyor. Çünkü takım tutmayı partizanlaştırmışsınız, kendi günahlarınıza ortak arıyorsunuz. Ayıp denen bir şey var ama kime söylüyorum.
@bernalacin35_5 bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak böyle bişey sanırım. Rezan epözdemir geçmiş dönemde Fatih terimin avukatı idi bu para transferide, Fatih terimin milli takımdan haklı olarak aldığı tazminatın avukatı vasıtasıyla transferidir. Dip not: bu para çocuk esirgemeye bağışlandı.
@Besiktas Formanızdaki sponsorları değiştirip öyle açıklama yapın siz salıncaksporlular. Çok şerefli, hakkaniyetli klüpseniz pazartesi günkü derbiden sonrada 2 çift laf edeydiniz..
@kayran35 Bize yakışmaz böyle paylaşımlar. Hakedenler hakettiği yerde. Türkiyenin en winner takımında bile çıt kırıldım hareketler gösteren bir oyuncuydu biz para kazanarak kurtulduğumuz için şanslıyız. Kaosun hakim olduğu yerde mentalini nasıl koruyacak bakalım. Allah kalbine göre versin
Bu Orospu çocuğu Napoli başkanı, hala vermedi mi Osimheni bize... girip girip bakıyorum aq. hala haber yok. 75 milyon verdik aq. daha ne yapak Eflakla, boğdanı da mı istiyon amın oğlu...