Bugün Almanya Şansölyesi Scholz’la birlikte düzenlenen basın toplantısında Almanya’nın ve diğer batılı ülkelerin hükümetlerinin çifte standardını eleştiren, mazlum Filistin halkının maruz olduğu korkunç katliamları açıkça dile getiren ve yaşanan vahşetin gözardı edildiğini vurgulayarak ülkemizin duruşunu ortaya koyan Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ı tebrik ediyorum.
Hakkı söylemek elbette takdir edilmesi gereken bir tutumdur fakat Türkiye gibi bir ülkenin Cumhurbaşkanı’nın sorumluluğu hakkı söylemekten çok daha fazlası olmalıdır. Sayın Erdoğan ekonomisi güçlü, toplumsal barışını tesis etmiş ve kendi vatandaşının hakkını ve hukukunu gözeten, adil ve demokratik bir ülkenin lideri olarak bu sözleri söylemiş olsaydı, yaratacağı etki iç siyasetin ötesine geçip mazlum Filistin halkı için bir sonuç doğurabilirdi.
Bir ülkenin liderinin ağırlığı söylediği cesur sözlerden değil, yaptırım gücü ve uluslararası saygınlığından gelir. Bugün Türkiye maalesef derin ekonomik sıkıntılar, korkunç adaletsizlikler ve anayasal krizlerle boğuşan zor durumda bir ülke konumundadır. Ve bu sebeplerle ne yazık ki Sayın Cumhurbaşkanı’nın sözlerinin muhatapları üzerinde hiç bir ağırlığı yoktur.
Keşke Sayın Cumhurbaşkanı’nın sözlerinin muhataplarının üzerinde etki edebilecek bir ağırlığı olsaydı da Filistin’de yaşanan katliamları durdurabilseydik, barış için etkili bir siyaset geliştirebilseydik.
Sayın Erdoğan‘ın Filistin konusunda haktan ve adaletten yana tutumunu, kendi ülkesinde de ortaya koyar ve Türkiye kendi vatandaşlarının en temel haklarına saygı gösteren bir hukuk devleti olma yoluna girerse, işte o zaman Cumhurbaşkanı‘nın sözleri gelecekte uluslararası camiada çok daha etkili olur. Ve ancak o zaman Filistin ve diğer tüm mazlum coğrafyalar için doğru sözlerden öte bir şeyler de yapabilmiş oluruz.
Koordinasyonunun başındayım ve sosyal medyaya bakamıyorum bile.
Aranızda beni seven varsa gerçekten varsa bir twit istiyorum.
Çalışmalarımıza sekte vurmak isteyenlere inat!
Afad da bizim Ahbap da!
Tek cümle istiyorum!
Afad da bizim Ahbap da!