Ben hayatımda kimseye bu kadar kin beslemedim. Önümde olsa, imkanım olsa eziyet ede ede öldürürüm bu iti.
Allah bunların eline imkan vermesin. bunların eline geçen en ufak imkanda neler yapabileceğini biliyoruz.
@_sema_koc_ Sen nasıl bir insansın ki hala silmiyorsun paylaşımı. Bu kadın fotoğraflarını facebook profiline bilekoymayab bir insan hacklenmişti aylar önce telefonu. Ve telefonundaki bütün fotoları. Hemen siler misniz bu paylaşımı şikayette bulunacağım yoksa sizi de
Türk ve Türklük tartışması” başlığı altında okuması yazması kıt olanlardan birisi “ben Türkiyeliyim ama Kürd’üm” demek istemiş. Ne derseniz deyiniz, bununla birlikte kendisine aynı şekilde “ben Türkiyeli değilim, Türk’üm” diyen birine (Erhan Afyoncu’ya) hakaret ediyor. “Memleketin adı gerçekten Türkler tarafından kondu” dersem yanlış olur. Tarihçilerin kaynaklarda belirttiği üzere “Turkiya” ya da “Turkmenya” gibi isimleri Küçük Asya’yı çok iyi tanıyan, burada ticaret yapan Cenevizli ve Venedikli tüccar aileler koydu. Bütün orta zaman Alman seyyahları “Turkei, Türkenland” veya Fransızlar “Turquie” derlerdi. 16. asırda İngilizce seyahatname kaleme alan Nicolas de Nicolay ise “Turkie” diyor, dikkat ederseniz bizim bugünkü söyleyişimize oldukça yakın... Biz bu memlekete, Roma İmparatorluğu döneminden dolayı “İklim-i Rûm” diyorduk. Tabii, “Türk İmparatorluğu” ve “Turkiya” adları o asırlardan itibaren ölümsüz olarak yaşamaya başladı.
Zaten bir yerde coğrafyaya ad konmak istendiğinde ya hâkim milletin başkentinin, ya doğduğu kabilenin veya kurulduğu şehrin adını taşır, yahut çok az örnekte görüldüğü gibi Türklerin Roma hâkimiyeti nazariyesiyle ilgili bir isim olur. Osmanlı, kozmopolit bir dünya imparatorluğudur. Zamanla, çoğu Müslüman ülkede olduğu gibi, hanedanın kurucusunun ismi devletin adı olarak benimsendi. “Devlet-i Aliyye”nin tebaasına “Osmanlı” denmesi ise 19. yüzyılın bir denemesidir.
Milli Savunma Üniversitesi rektörü Prof. Erhan Afyoncu’nun “Türklük-Türkiyelilik” üzerine sosyal medyada ve TV programında yaptığı açıklamalar doğrudur. Herkesin altına imza atması gerekir. Bir kişinin, kendi “destructive” milliyetçiliği için böyle bir hücum yapması son derece yanlıştır. Ümit ederim ki o partide ve o gruptaki insanlar bu izaha katılmıyorlardır. Çünkü bu her şeyi bilen zat(!) maalesef saldırgan ve klişelere yüklenen bir tavır içindedir.
Erhan Afyoncu, gazete okur gibi, Osmanlıca denen Arap harfli eski asırlara ait kaynakları rahatlıkla okur. Yazdığı eserlerde kronolojik bilgide hata yoktur. Çok üretkendir. Millî Savunma Üniversitesi’nde başarılı çalışmaları görüldü. Askeri kanatla iyi ilişkiler kurarak donanımlı subay yetiştirilmesi için büyük emek sarfetmektedir. Bu sonuncusu da önemli bir meziyettir.
YENİ | Vak'anüvis Lütfi Efendizade Lütfi Bükülmez'in Doğu Cephesi Günlüğü ve Filistin Hatıraları - @muminyildiztas@berkemerter
▫️Hatıralar ve günlükler tarihin en önemli kaynaklarındandır. I. Dünya Savaşı’na süvari asteğmeni olarak katılan Vakanüvis Lütfi Efendizâde Lütfi Bükülmez’in yeni bulunan ‘Doğu Cephesi Günlüğü ve Filistin Hatıraları’ Doğu ve Filistin cepheleri ve cephe gerisine dair önemli bilgiler verir.
Doğu cephesi günlüğü ordunun cephe hattına kadarki sevkiyle ilgili önemli bilgiler ihtiva ettiği gibi, ordugâhın temizliği, firar olayları, askerlerin motivasyonunu sağlamak için neler yapıldığı, talim ve disiplin hususları ile yolculuk sırasında uğranılan yerlerin sosyal ve iktisadî hayatına dair kıymetli bilgiler verir. Yine yol boyunca hava durumu ve askerler üzerindeki etkisi de günlükten takip edilebilmektedir. Eserin ikinci bölümü olan Filistin hatıraları ise daha kısa olmasına rağmen Filistin cephesine dair detaylar vermesi açısından önemlidir.
Prof. Dr. Erhan Afyoncu (@eafyoncu)
▫️Lütfi Bey sivil hayattan kopup aniden dahil olduğu askerlik mesleğini bir dünya savaşı esnasında icra etmenin verdiği heyecan içinde yaşadığı şaşırtıcı tecrübeleri ve savaş şahitliğini yazdığı günlük ve hatıratta gelecek nesillere aktarmaya çalışmıştır. Bir yedek subayın küçük penceresinden etrafında cereyan eden devasa hadise ve muharebeleri aktarırken bazen bir seyyah gibi gördüğü yeni memleket ve insanları tasvir ederken çoğu zaman yaşanan zorluklar ve fedakârlıkları kaleme almıştır. Elimizde mevcut hatıratların büyük kısmı savaştan yıllar sonra günlükler ve notlar zamanın ruhuna uygun dönüştürülerek (çoğu zaman sansürlenerek) yayınlandığı için Lütfi Beyin sansürsüz ve savaşın tabiatını daha canlı anlatan günlükleri bizim için önemlidir. Özellikle İstanbul’dan Doğu Cephesi’ne intikalin tasviri savaşın zorluklarının sadece cephede yaşanmadığını cephe gerisinde asker ve sivillerin nelere maruz kaldıklarını ve aslında Osmanlı İmparatorluğu’nun savaşı neden kaybettiğini de göstermektedir.
Prof. Dr. Mesut Uyar (@mesutuyar10)
#Filistin #Doğu #günlük #hatıra
https://t.co/6lbWVUlDZX
Bir ailenin hikayesinden eski istanbul hikayesine.
Merter ailesinin köklerini aileden M.Berke Merter ve tarihçi Mümin Yıldıztaş araştırıp belgeler ışığında kaleme almış. Çok severek okudum ve yazdım. @yeditepekitap@muminyildiztas@berkemerter emeğinize sağlık.
Avrupa’nın göbeğinde, 25 binden fazla masumun katledildiği bir vahşetle ilgili hazırlanan, adı da “Ortadoğu’da yaşanan son gelişmeler: Hamas’ın İsrail’e saldırısı ve İsrail’in verdiği cevap” olan bir rapor görüşülürken neredeydiniz diye sorarlarsa;
“Buradaydık, asırlardır mazlumları asla yalnız bırakmamış bu aziz milletin vekili olarak zalimin yüzüne ‘Sen katilsin!’ diye haykırdık”
demek için…
📍Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Genel Kurulu/Strasbourg
🗓️23.01.2024
#GazaStarving #FreePalestine
Amerikalı kadın Nisa Suresi'nin 56. ayetini okudu.
"Merhaba. Nisa Suresi’ni okuyorum. Ve bir ayet beni çok etkiledi."
“Şüphe yok ki, ayetleri izi inkar edenleri gün gelecek bir ateşe atacağız. Onların derileri yanıp acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka deriler ile değiştiririz ki acıyı duysunlar. Allah daima üstündür ve hikmet sahibidir.”
Eğer 6 ay önce bu ayeti okuyup yorum yapmamı isteseydiniz, size çok farklı şeyler söyleyebilirdim. Bunun çok ağır olduğunu ve bunu insanlara yapan bir tanrı olmadığını söylerdim.
Ama sonra Filistinlilere yapılanları gördüm. İsrail ve milyarlarca dolar karşılığında bombaları tedarik eden benim hükümetimin, onlara uyguladığı dehşeti gördüm.
Sonra farkına vardım ki (ayette geçen) cezalandırma bence uygun."
@alperrrrrrrrr@abdiguzer O domates soyacağının domatesten başka bişeyi güzel soymadığı gerçeğiyle yüzleşince verdiğim paraya ağladım. Kiviyi bile ucuz olan daha iyi soyuyor
Batılılar İslama girmeye devam ediyor:
"Ben daha önce kadınlara bu kadar yüksek haklar veren ve kadınlara toplum içinde çok yüksek bir statü tanıyan başka bir din duymadım"
@MahmutGundogdu 90 dakikalık döngülere dikkat edilebilir. Yani bebek kendiliğinden uyanmıyorsa anne saati uyuduktan 3 saat sonrasına kurarak iki 90 dk lık uyku döngüsünü tamamlayarak uyanır. Ben 2 saatte bir uyanmak zorundaydım 4- 5 aya kadar. Denemek de o dönem hiç aklıma gelmedi açıkçası.
@rihsaneliacik “Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.” (Hac, 22/28),
@mechulmuhayyil Mutluluğu siz nasıl tanımlıyorsunuz? Yaşadığınız ülkede insanların mutluluğu dışardan gözlemleyince yüzünüze yüzünüze çarpıyor mu? Buradaki mutsuzluğunu neye kıyasla neye bakarak gözlemlediniz?Türkiye’deki basitlik, Avrupa’da da ‘yavanlık’ olarak gözünüze çarpıyor mu mesela?