🔊
"Bundan sonra söyleyeceğim şudur ki:
Sözün en hayırlısı Allah (c.c.)'ın kitabıdır. Yolların en hayırlısı Muhammed (s.a.v.)'in yoludur. İşlerin en kötüsü, sonradan ortaya çıkarılmış olan bid'atlardır. Her bid'at delâlettir, sapıklıktır." 🌹🇹🇷🌹
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir.
Terörün ya da terör örgütlerinin Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır.
Çerçeve yasanın çıkar��lması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken hiç şüpheniz olmasın ki Türkiye’nin hasımlarını üzmüş, onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
Bu vesileyle ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.
Sürecin kazasız belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse çerçeve yasanın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum.
Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz buna “iç cephenin tahkim edilmesi” diyoruz.
Biz buna “Büyük Türkiye Mutabakatı” diyoruz.
Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin.
Dün de ifade ettim: Biz başkalarına benzemeyiz.
Onlar baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar, belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar.
Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikâbı, her türlü kirli, pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara sahip çıktılar.
İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar.
Daha bizim söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar.
Şimdi çıkmış, kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar.
Onlara diyorum ki hadi oradan.
Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız?
Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın; şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.
İnsanlığa karşı suç işleyenler, 74 bin Gazzeli kardeşimizin kanını dökenler, Lübnan’dan Suriye’ye bölgemizde terör estirenler hukuk önünde hesap verene kadar duruşumuzu asla bozmayacak; hakkı haykırmaya, hakikatleri söylemeye cesaretle devam edeceğiz.
Sermaye piyasalarımızda yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Ekonomi kurmaylarımız, diğer sorumlu birimlerimizle koordinasyon içinde yoğun bir mesaiyle çalışmaktadır.
Biz de ilgili arkadaşlarımızla istişare halinde gerekli adımların atılmasını süratle temin ediyoruz.
Türkiye, bugün 2 trilyon dolara yaklaşan bir ekonomik büyüklüğe sahiptir.
Türkiye’nin finansal sistemi güçlüdür.
Yaşanan sorun, fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir.
Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzubahis değildir.
Türk sermaye piyasası dayanıklıdır, temelleri sağlamdır, bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye de hamdolsun ziyadesiyle sahiptir.
Her kim aksini iddia ediyorsa Türkiye borsasına, Türkiye ekonomisine, Türk halkına çok büyük bir haksızlık yapmış olur.
Muhalefet figürleri dâhil hiç kimsenin sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur.
Hiçbir sebep, yabancı basın kuruluşlarına yazılar yazarak kendi ülkesini kötülemenin gerekçesi olamaz.
Şikâyet mektuplarıyla Batılı ağababalarından yardım dilenen zihniyeti bugün bir kez daha milletimizin derin irfanına havale ediyorum.
Böyle bir zihniyetten ülkeye de millete de hiçbir fayda gelmez.
Bizim son 25 senedir olduğu gibi bugün de “uğruna canımız feda” dediğimiz Türkiye’nin itibarını artırmaktan, ferdi olmaktan her zaman iftihar ettiğimiz Türk milletini tüm dünyada layıkıyla temsil etmekten, 86 milyonun hak ve hukukunu korumaktan başka bir derdimiz yoktur ve olmayacaktır.
İster piyasa manipülasyonuyla, borsa oyunlarıyla ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun her kim milletin hakkına, hukukuna, malına mülküne el uzatırsa karşısında bizi ve devleti bulur.
Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın, biz onlara benzemeyiz.
“Allah, bu tweet'i geçip bizim acılarımıza dönüp bakmadan devam edenleri affetmesin ve bağışlamasın.
Biz Gazze'deyiz, din ve insanlık adına sizlere yalvarıyoruz: Bize yardım elinizi uzatın, hakkımızda konuşun ve sesimizi her yere taşıyın. Allah'a yemin olsun ki bizler mazlumuz, ne bir gücümüz var ne de kuvvetimiz; en ağır zulme, açlığa ve işkenceye maruz kalıyoruz.
Bizi yalnız bırakmayın.”
Tayyip Erdoğan olarak, vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin cumhurbaşkanı olarak BM kürsüsünden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların sesi olmaya, onlar için konuşmaya, mücadele vermeye devam edeceğim. #UNGA81
Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.
Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir:
Ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz.
Şüphesiz karanlığa yumruk sallamak kolaydır; zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir.
Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir.
Siyonist katliam şebekesi başta olmak üzere hangi odakların Terörsüz Türkiye sürecinden rahatsızlık duyduğunu biliyoruz.
Allah’ın izniyle bunlara umdukları fırsatı vermeyeceğiz.
Terör endüstrisinden beslenen millet ve memleket düşmanlarının hortumlarını tek tek keseceğiz.
Bunda kararlıyız, inşallah başaracağız.
Bir şehrin sevgisi, en güzel çocukların kalbinde büyür.
Anasınıfı ve ilkokul sıralarındaki evlatlarımıza, birlik olmayı öğrensinler ve bir şehre ait olmanın onurunu yaşasınlar diye, şehrimizin gururu ARCA Çorum Futbol Kulübü formalarımızı hediye ediyoruz.
Biz biliyoruz ve inanıyoruz ki, bugünün küçük taraftarları, yarın bu sevdayı, tribünlerde omuz omuza yaşatacak.
Bu forma sadece bir forma değil;
şehrine, takımına ve renklerine duyulan aidiyetin ilk adımı…
Geleceğimize armağan olsun…
Biz İstanbul Havalimanını ülkemize kazandırmaya çalışırken eskisi ve yenisiyle muhalefet aktörleri bu yatırımın önünü kesmeye çalışıyordu.
Bir sürü akıl ve mantık dışı eleştiriyle bu projeyi hedef aldılar.
“Uçak inmez” dedikleri İstanbul Havalimanı, hizmete girdiği günden beri rekordan rekora, başarıdan başarıya koşuyor.
Dediklerinin tamamı fos çıktı, bunlarda hiçbir vizyon olmadığı bir kere daha anlaşılmış oldu.
Havalimanımız, geçtiğimiz yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaparak yolcu sayısı bazında Avrupa’da 2’nci, dünyada 8’inci sıraya yerleşti.
Bugüne kadar sayısız kez “Yılın En İyi Havalimanı” ve “Dünyanın En Aile Dostu Havalimanı” ödüllerine layık görüldü.
110’un üzerinde hava yolu iş birliğiyle 340’tan fazla noktaya uçuş imkânı sunan Havalimanımız, geçtiğimiz Temmuz’da 8,15 milyon yolcu sayısına ulaşarak “Avrupa’nın En Yoğun Havalimanı” ünvanını aldı.
16 Ağustos’ta 291 binle Türkiye ve Avrupa’nın günlük yolcu rekorunu kırdı.
30 Ağustos’ta 1.787 uçuşla tüm zamanların uçuş rekorunu yeniledik.
Böylece İstanbul Havalimanımız, hem Türkiye hem Avrupa genelinde “tek günde ulaşılan en yüksek sefer sayısına” imza attı.
“Buradan uçaklar kalkamaz” diyorlardı ama sadece bir günde tam 1.787 uçak indi ve kalktı.
Şöyle geriye doğru baktığımızda gördüğümüz şudur:
Havalimanımız, İstanbul’a yapılmış en vizyoner yatırımlardan biridir.
İstanbul Havalimanıyla şehrimiz dev bir eser kazanmıştır.
Ülkemizin marka değeri global ölçekte daha da artmıştır.
Türkiye, sivil havacılıkta şampiyonlar ligine çıkarak gücüne güç katmıştır.
Bize İstanbul Havalimanı üzerinden saldıranlar ise en güzel cevabı işte bu başarılarla, alınan ödüllerle, kırılan rekorlarla almıştır.
Yıllarca taş üstüne taş koymayıp sadece takoz siyasetiyle gemilerini yüzdürmeye alışanlar için artık deniz tükenmiştir.
Entrikayla, yolsuzlukla, karanlık odalarda kotarılan siyaset mühendislikleriyle bu ülkede siyasetçilik oynama devri tamamen kapanmıştır.
İnanıyoruz ki bundan sonra Türkiye’de eser yarışacak, vizyon yarışacak, siyasi partilerin programları ve projeleri yarışacaktır.
Gazze’deki derme çatma bir çadırda yaşam mücadelesi veren, 15 yaşında olmasına rağmen 7,5 kiloya kadar düşen İbrahim’e Şefkat Eli İnsani Yardım Derneği ulaştı.
İslam Âleminin kalbi, barışın ve maneviyatın yegâne merkezi Mekke-i Mükerreme’ye yönelik gerçekleştirilmek istenen saldırı girişimini şiddetle kınıyorum.
Mukaddesatımıza yönelik bu girişim tüm İslam Coğrafyasının ortak vicdanında mahkûm olacaktır. Kutsal topraklarımızın huzur ve güvenliğini hedef alan hiçbir provokasyona asla müsamaha gösterilemez. Yüce Allah mübarek beldemizi her türlü kötülükten muhafaza eylesin.