Birgün muhabiri Ebru Çelik’e 👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻. Şaşırdık mı! Tipik Kılıçdaroğlu beceriksizliği. Tipik rezillik. 🤮Bir de arınma diyorlar. Siz önce kendiniz arının 🛁
Bomba haber…
Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’daki üye katılım törenine farklı cast ajanslarından yüzlerce figüran 950 lira karşılığında taşınıp CHP Gençlik Kolları yeleği giydirilmiş.
BirGün muhabiri Ebru Çelik o figüranların arasındaydı, bizzat tanık oldu👇
Butlancı Kemal Bey,
Tarih sizi seçim kazanmayı başaramayan, ama Atatürk'ün kurduğu CHP' yi tabela partisine dönüştürmeyi başaran atanmış Genel Başkan olarak yazacak.
Eserinizle gurur duyabilirsiniz!
Bisiklet kıyafeti yüzünden görevinden alınan Ardahan valisi haberinden sonra bürokratların, devlet görevlisinin ağırlığına uygun şekilde denize takım elbiseyle girmesine oy birliğiyle...
Ardahan’a bir dosyam için 4-5 kez gitmiştim. Hayatımda gördüğüm en şehir olamamış, bakımsız, atıl kalmış ilimizdi diyebilirim. Bu fotoğraflarda böyle yemyeşil göründüğüne bakmayın. Kışın o insanın içine işleyen soğuğu, çamur içindeki sokakları ve gri rengiyle gerçekten yaşanması zor bir yerdi.
Vali bey o şartlar altında yapılabilecek en iyi işlerden birini yapmış. Şehre bir misyon kazandırmış. Üstelik bunu nispeten kolay ulaşılabilir bir spor dalı olan bisikletle, festival düzenleyerek yapmış.
Bu Vali hiçbir şey yapmasa, öylece gelip koltuğunda oturup gitse başına bir iş gelmeyecekti. Bir fark yaratmaya kalktı ve “tayt giyen vali mi olur” denilerek görevden aldırıldı.
Biz niye böyleyiz ya? Biz niye güzel olan her şeye düşmanız? Anadolu’nun en ücra köşesinde, buz gibi bir şehirde yaşayan insanların hayatına bir renk gelmişti. Biz niye her şeyi griye boyamayı kendimize görev ediniyoruz?
Özgür Özel, istinafın mutlak butlan dosyasını Yargıtay'a 57 gün sonra göndermesine ilk tepkiyi Kırıkkale'den verdi:
"Bugün öğle saatlerinde dosyayı Yargıtay’a yolladı ki hakkımızı arayamayalım. Yargıtay dosyayı adli tatilden önce görüşemesin, bundan sonraki süreçte aslında bozulacağını bildiği, arkasında duramadığı, yukarıdan talimatla aldığı o kararı savunmadığını tarih önünde itiraf etti. Gözümüz, kulağımız pazartesi günü Yargıtay’da. Yargıtay ya bu tarihi hatadan dönecek ya da bu milletin iktidar umutlarına yapılmış olan bu darbeyi görüşmeden ta sonbahara kadar bırakacak"
@ozgecanozgenc
Deniz Göktaş Kılıçdaroğlu tarafının yalanladığı “CHP’yi salın” cümlesini söylediğini açıkladı. İşte Göktaş’ın sözleri: “Sabah Kemal Bey'in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim. Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. Madem geldiniz milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti.
( Bu görüşme yaşanırken Twitter'da bahsedildiği gibi ortamın çok kalabalık olmadığını Kılıçdaroğlu hariç birkaç kişi olduğunu hatırladığını belirtti.)
2023'te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026'da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu. Avukatımın söyledikleri doğrudur.”
https://t.co/68aeARcWzz
Yaparsa AKP yapar!
1 Temmuz 2026 itibariyle;
Yap-İşlet-Devret modeliyle işletilen tünel ve köprülerdeki araç geçiş ücretlerine çifte zam geldi.
Bir yandan gişe ücretlerine zam yapılırken diğer yandan da tünel ve köprüleri işleten şirketlere ödenen garanti tutarlarına güncel kur ayarlaması yapıldı.
1 Temmuz 2026’dan itibaren geçerli zam ve güncel kur ayarlamasıyla birlikte;
❗️Osmangazi Köprüsü’nde;
Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş ücreti 2.697 TL’ye çıkıyor.
Bu tutarın 1.170 TL’si köprüden geçen araç sürücüsü tarafından ödenecek.
Hazinenin şirkete köprüden geçen her araç için ödeyeceği fark tutarı 1.527 TL olacak.
❗️Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde;
Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş ücreti 279 TL’ye çıkıyor.
Bu tutarın 110 TL’si köprüden geçen araç sürücüsü tarafından ödenecek.
Hazinenin şirkete köprüden geçen her araç için ödeyeceği fark tutarı 169 TL olacak.
❗️Avrasya Tüneli’nde;
Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş ücreti 348 TL’ye çıkıyor.
Bu tutarın 330 TL’si tünelden geçen araç sürücüsü tarafından ödenecek.
Hazinenin şirkete tünelden geçen her araç için ödeyeceği fark tutarı 18 TL olacak.
❗️Çanakkale Köprüsü’nde;
Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş ücreti 1.170 TL’ye çıkıyor.
Bu tutarın 1.170 TL’si köprüden geçen araç sürücüsü tarafından ödenecek.
Hazine şirkete köprüden geçen araçlar için fark ödemesi yapmayacak.
Ayrıca bu projelerde garanti edilen günlük araç geçiş sayıları tutturulamaz ise, Hazine şirketlere tutturulamayan sayıdaki her araç için⬇️
Osmangazi Köprüsü’nde 2.697 TL
Çanakkale Köprüsü’nde için 1.170 TL
Avrasya Tüneli’nde 348 TL
YSS Köprüsü’nde 279 TL
ödemek durumda!
Futboldan anlamam, insan davranışından anlarım.
Milli Takım 24 yıl sonra bir kuşağın umuduyla Dünya Kupası’na gitti ve Haiti’den sonra turnuvayı en erken terk eden ikinci takım oldu.
Bu bir futbol hikâyesi değil; ders kitaplık bir davranış bilimi vakası.
Tablo şu: Transfermarkt’a göre ~473,7 milyon euroyla grubun açık ara en pahalı, 48 takım içinde 13. en değerli kadrosuyuz. Kişi başı gelirde ise ~26. sıradayız. Yani gelirimizin kat kat üstünde bir serveti sahaya sürdük. Peki neden olmadı?
Çünkü kaynağın çokluğu değil, akılcı kullanımı belirler başarıyı. Onun da yolu hesap verebilirlikten geçer. Rule of Law Index’te 143 ülke içinde 118., grupta sonuncuyuz. Kimsenin hesap vermediği yerde para performansa değil, gösterişe gider.
Davranış biliminin temel kuralı: Ödüllendirilen davranış tekrarlanır (Skinner). Steven Kerr bunu 1975’te bir klasiğe çevirdi: “A’yı ödüllendirip B’yi ummanın saçmalığı.” Kurumlar gerçekten istediklerini değil, görünür ve ölçmesi kolay olanı ödüllendirir; sonra şaşırır.
Biz tam da bunu yapıyoruz. Performansı değil gösterişi ödüllendiriyoruz: transferi, polemiği, magazini. Daha turnuvaya katıldıkları için villa vaadi, ortada başarı yokken kahramanlaştırma…
Kamu kaynağı yanlışı ödüllendirirken her marka da bütçesini aynı vitrine yığıyor. Ödülü peşinen veriyoruz; sonra sıfır puanla dönünce şaşırıyoruz.
İyi haber: Bu işin çaresi de bizde var. Filenin Sultanları aynı ülkede, aynı kültürde dünya bir numarası oldu. Demek ki sorun kültür değil, sorun sistem. Voleybolda emek görülüyor, performans ödüllendiriliyor, hesap soruluyor. Yani, önce performans, sonra ödül. Önce başarı, sonra alkış.
Futboldan hâlâ anlamam. Ama insan davranışından şunu biliyorum: Vasatlığı ödüllendirmeyi bıraktığımız gün, vasatlık da bizi terk eder.
Yazının tamamı @GazeteOksijen ‘de!