Biz Silivri’de kumpasa karşı mücadele ederken, bugünün İst. Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu yargılamaların derinleştirilmesini isteyen bildirinin imzacısıydı.
"Türkiyelilik"i savunanlar ile millî orduya kumpas karşısındaki tavırlar ortada. Herkes hesabını vermeli. Unutmadık!
Perşembe sabah Esilamızın yanındayız!
Tüm meslektaşlarımı sabah 09:00’da Anadolu 77. asliye ceza mahkemesine bekliyorum.
Adalet yerini bulana kadar tüm gençlerimize sahip çıkacağız!
Esilamız ve diğer gençlerimiz için duruşma salonu önündeyiz. Kalabalık meslektaş grubu var destek için, iyi ki varlar. Duruşma henüz başlamadı. Esilamız gelmiş nezarethanede bekliyor. Diğer iki sanığın Silivri den gelmesini bekliyoruz. Gelişmeleri an be an buradan paylaşacağım.
İçimde tarifsiz bir sıkıntı var.
Baroda ve ülkede hukuk adına tarihin en sancılı dönemlerinden geçiyoruz.
Ama biz, bu büyük haksızlıkara karşı ne sahada ne de masada etkili değiliz. Gencecik fidanlarımız haksız yere tutuklu.
Binlerce meslektaşımın aklında aynı soru:
Böyle bir dönemde daha güçlü, daha organize, daha etkili olmamız gerekmez mi?
Hepimiz “hak, hukuk, adalet” diye haykırmak istiyoruz.
Ama her geçen gün, zayıf eylemlerin etkisini göremiyor ve daha da umutsuz eve dönüyoruz.
Tüm karar alıcılara soruyorum:
Tüm baroların binlerce avukatla İstanbul’da görülmesi,
“Baro yalnız değildir” demesi ve bu birlikteliği güçlü bir şekilde İstanbul Barosunun kuruluş yıl dönümünde göstermesi gerekmez miydi?
@istbarosu@ibrahimkaboglu@erincsagkan@barolar
Ankara’da bomboş yollarda ağaçların seyirciliğinde yürümekten daha etkili olacağı kesin.
Her geçen gün hukuk devletinden uzaklaşırken bir de gözler üzerimizdeyken İstanbul Barosu yürüyüşleri denince akla gelen bu eylemleri mi özleyececeğiz?
Tüm Türkiye ve onun kıymetli avukatları olarak geriye değil ileriye gitmeyi HAK ediyoruz.
Kırk yıl önce öğrenmeye başladığım bütün hukuk bilgilerim yanlışmış.Bana anlaşmalı boşanma bile sormayın.Yanlış bilgi veririm diye korkuyorum.Bir tek iyi dilekçe yazabilirim ki onun da okunup okunmayacağından emin değilim.Emin olduğum tek şey : Hukuk bir gün herkese lazım olacak.
Ey ERKEK küfür ve hakaret ettiğin , şiddet uyguladığın, tecavüz ettiğin , öldürdüğün ben İNSAN 'ım ... Sen de İNSANOĞLU ' sun ...UNUTMA...!!!#8MartDünyaEmekçiKadınlarGünü
YİĞİT GENÇBAY ve ALP MERCAN. Bu iki genç,Kartalkaya’daki yangından kurtulup, içeriden gelen feryatlar karşısında birilerini kurtarabilmek umuduyla içeri girip ÖLDÜLER.Bu cümlenin ifade ettiği anlam bana çok dokundu.O otel yıkılmalı ve bu iki gencin heykeli tam da oraya dikilmeli.
İstanbul Barosu seçimlerini kazanarak başkan seçilen Sayın Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu’nu en içten dileklerimle tebrik ederim. Kendisinin bu çok önemli görevde başarılı olacağına inanıyorum.
Bizler de mesleğimize, savunma hakkına ve hukuk devletine olan sorumluluğumuzun bilinciyle, görevimizin başında olacağız ve bu doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz. Mesleğimizin onurunu korumak ve hukuk devleti ilkesini yaşatmak için her zaman çalışacağız. Biz Önce İlke ÇAG’ız. Buradayız, burada olmaya devam edeceğiz.
Projelerimize yapılacak eleştirileri memnuniyetle kabul ederiz. Ancak iftirayla kampanya yürütülmez. Mesleğimizin onuruna, saygınlığına ve etik kurallarına uygun davranılması en büyük dileğimizdir.
#BizÖnceİlkeyiz#BirliktenGüçDoğar#İstanbulBarosu
Avukatlik Kanunu Madde 34. — Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.
İstanbul Barosu Başkan Adayı Avukat Ali Gürbüz, sosyal medya hesabında paylaşım yaparak, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un Anayasa'nın 3. maddesindeki "Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür" tabirinin değiştirilmesi gerektiği söylemini eleştirdi.
Ankara Barosu Genel Kurulu'nda yaşanan olaylar hepimizi derinden üzdü. Bizler sadece adliyelerde değil; her zaman ve her yerde hukukun ve mesleğimizin onurunu korumakla yükümlüyüz. Farklı görüşler, tartışmalar olabilir; ancak bizleri birleştiren, hepimizin kalbinde taşıdığı adalet inancı ve meslektaş dayanışmasıdır.
Birlik olduğumuzda güçlüyüz, birlikte olduğumuzda daha güzel bir Türkiye için sesimizi daha gür çıkarabiliriz. Ülke olarak, ve dahi meslek olarak çok zor günlerden geçtiğimiz bugünlerde, bu yaşanan olayları bir an evvel unutmalı ve kimler olduğumuzu acilen hatırlamalıyız. Mesleğimizin asaleti her zaman üzerinizde olsun.